bugün
- fatma betül sayan kaya23
- bir vatandaşını bile kurtaramayan büyük türkiye3
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur23
- çalıyor ama çalışmıyor4
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak2
- dişler neden çürümeyecek şekilde yaratılmadı3
- yarın cennete gidiyorum2
- türkiyede askerlikte değişmesi gerekenler3
- pazar sabahı erkek kalkmak3
- asansörde kapı kapatma tuşuna basmak2
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri2
- 0 0 714
- dünya52
- baldız hanımdan güzel çıkınca yaşanan pişmanlık3
- command and conquer generals3
- koklayarak öpmek17
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- cesur olmak4
- sözlükteki anlık online sayısı4
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- platon un mağara alegorisi6
- erzurumda sokak hayvanı beslemenin yasaklanması5
- akp kazandı11
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- sabahları sevilen şeyler5
- sigara içelim mi7
- bir şey söyle8
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- gocu29
- morkstar yazdı bunu12
- anın görüntüsü28
- tiktok3
- sözlüğün en güzel kadını25
- yalnız erkek sayısının patlaması9
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- amerika birleşik devletleri28
- koklayarak insan tanımak7
- siyahi peygamber olmaması8
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- çocuğuyla birlikte dans eden vajinası belli anne4
- çalıyor ama çalışıyor5
- güzel miyim diyen kıza götünü açan erkek3
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- uyuyamama nedeni5
- recep tayyip erdoğan'ın ülkeye çağ atlatması30
güzel bir sözlük kurmuş kendine. çalışmış çabalamış başarmış bunu ama tebrik etmiyorum kendisini. çünkü mahallemizdeki can'ı hatırlatıyor bana. piç can ya. sürekli takdir getiren çok akıllı bi velet...
atari salonlarında ken ve ryu ile araba parçalayıp bira fıçılarına aryuket çekerken, bu can inek gibi ders çalışırdı. anamgil de hep o çocuğu örnek gösterirdi. '' bak yine okul birincisi olmuş can '' derdi. '' bak bak ne güzel üniversite kazanmış '' derdi. '' bak mühendis oldu o'' derdi. gerilirdim sürekli. aklımca durumu kurtarmak için; '' yahu anne, benim ismimi de can koysaydınız ben de üniversite okurdum '' derdim... ismi can olup da üniversite okumayan çocuk yoktu çünkü... hala da öyle...
sırf annemin çenesinden kurtulmak için derslere önem gösterip arada bir ben de teşekkür belgesi alırdım ama o can piçi hep takdir aldığı için annem yine de susmazdı. lan teşşekkür almışız bi sarıl, bi öp, bi aferin oğluma de di mi? bildiğim bileli aramızda müthiş bir yarış vardı.
sonradan öğrendim ki, aslında bu yarış sadece can ve benim aramda değildi.
meğer can'ın annesi ile benim annem arasında da bi rekabet varmış. evlatları olarak bizler başarı elde ettiğimiz zaman onlar da birbirine hava atıyorlarmış.
- ya, bizim can da mühendis olmaya karar verdi cemile hanım. biz doktor olsun istiyorduk ama o mühendis olmayı tercih etti.
+ bizimkisi tam ne olacağına karar veremedi nerimancım... öğretmenliği çok seviyor ama du bakalım hayırlısı.
çocukluk zamanlarında oynanan oyunların ileride meslek tercihi olarak insanların karşısına çıkabileceği taa o atari yıllarım aklıma geldiği müddetçe anlarım. can sürekli uzaktan kumandalı arabalarla oynadığı ve onları tamir ettiği için, resmen salak salak şeyleri kurcalayıp oyalandığı için makina mühendisi olmuştu. ben de ken ve ryu ile bira fıçılarına odaklandığım için barmen.
- şükürler olsun oğlum itü de makina mühendisi oldu cemile hanım. okulu bitirsin işi de hazır. emeklerimi boşa çıkarmadı yavrum.
+ inşallah bahtı da açık olur neriman.
- senin kukla ne yapıyor, bu saatte uyuduğuna göre ağır bir işte çalışıyor galba.
+ kız onu boş ver de, yeşil soğanın püsküllerini salataya doğramak çok faydalıymış, çöpe atmayın dedi doktorlar.
- yaaa
+ evet ya demin dinledim.
ahh anam be, ah be.. ben de bu konuşmaları yan odadan dinledim... hayatımın en büyük keşkesini, en büyük pişmanlığı, en çok sıkıldığım o anı o gün tattım.
annem resmen yaptığım işi söylemekten utanmıştı. diyemedi. yaktım bi sigara ve gözümü kırpmadan tavana bakıp durdum.
oğlu üniversite kazanmış bir annenin o gururlu ve havalı bakışı hiç olmadı ve olmayacaktı annemde... bunun suçlusu bendim veya can piçi.
neyse, çok dramatik gidiyor yazı. ne anlatmaya geldim, noldu amk. içimde kalmış demek ki paylaşıyoruz.
hülasa, bu can'ı her haliyle (hani abartmıyorum) tipiyle, azmiyle, duruşuyla ve hatta hafif kekeleyen konuşması ile bile zall'a benzetiyorum.
fotolarını falan görünce, sanki '' ahaha nası koydum sana kuki'' dermiş gibi tuhaf oluyorum,
görsel
hele şu profil fotoğrafındaki resmi gördükçe monitörü kırasım geliyor,
görsel
ooovv çocuk böyle koyulur kuki.
bu bakışları beni deli ediyor.
yahu tamam. çalıştı çabaladı önemli bi adam oldu ama bu fotolar nedir abi.
gelişmeler butonundan ciddi bir şey paylaştığı zaman seni bu foto ile kim sikler?
''zall: arkadaşlar sözlüğümüzün herkes tarafından sevilen yazarlarından olan xxxxx adlı onuncu nesil arkadaşımız bugün öğlen saatinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. cenazesi yarın bursa'dan kalkacaktır. gelişmeleri tekrar paylaşacağız.
görsel
not: o aramızda ha...
bu nedir amk?
bu tepedeki fotonun yanına yazılan o yazıyı kim sikler?? lan adamın tipini gördükçe cinnet geçiriyorum.
vay efendim cumartesi akşamları olay tv'de salca ile beraber sosyatrend programına çıkacaz imza zall. izleyin bizi.
olay tv yi kökten sildim ben... hani belki zamping yaparken denk gelir diye.
abartmıyorum çünkü iyiden iyiye deli olmaya başladım.
yapmazsam da çatlarım,
görsel
oooovvv.
görsel
ooooovvv.
seni hiç sevmedim süt oğlan. babanı da sevmezdim zaten.
atari salonlarında ken ve ryu ile araba parçalayıp bira fıçılarına aryuket çekerken, bu can inek gibi ders çalışırdı. anamgil de hep o çocuğu örnek gösterirdi. '' bak yine okul birincisi olmuş can '' derdi. '' bak bak ne güzel üniversite kazanmış '' derdi. '' bak mühendis oldu o'' derdi. gerilirdim sürekli. aklımca durumu kurtarmak için; '' yahu anne, benim ismimi de can koysaydınız ben de üniversite okurdum '' derdim... ismi can olup da üniversite okumayan çocuk yoktu çünkü... hala da öyle...
sırf annemin çenesinden kurtulmak için derslere önem gösterip arada bir ben de teşekkür belgesi alırdım ama o can piçi hep takdir aldığı için annem yine de susmazdı. lan teşşekkür almışız bi sarıl, bi öp, bi aferin oğluma de di mi? bildiğim bileli aramızda müthiş bir yarış vardı.
sonradan öğrendim ki, aslında bu yarış sadece can ve benim aramda değildi.
meğer can'ın annesi ile benim annem arasında da bi rekabet varmış. evlatları olarak bizler başarı elde ettiğimiz zaman onlar da birbirine hava atıyorlarmış.
- ya, bizim can da mühendis olmaya karar verdi cemile hanım. biz doktor olsun istiyorduk ama o mühendis olmayı tercih etti.
+ bizimkisi tam ne olacağına karar veremedi nerimancım... öğretmenliği çok seviyor ama du bakalım hayırlısı.
çocukluk zamanlarında oynanan oyunların ileride meslek tercihi olarak insanların karşısına çıkabileceği taa o atari yıllarım aklıma geldiği müddetçe anlarım. can sürekli uzaktan kumandalı arabalarla oynadığı ve onları tamir ettiği için, resmen salak salak şeyleri kurcalayıp oyalandığı için makina mühendisi olmuştu. ben de ken ve ryu ile bira fıçılarına odaklandığım için barmen.
- şükürler olsun oğlum itü de makina mühendisi oldu cemile hanım. okulu bitirsin işi de hazır. emeklerimi boşa çıkarmadı yavrum.
+ inşallah bahtı da açık olur neriman.
- senin kukla ne yapıyor, bu saatte uyuduğuna göre ağır bir işte çalışıyor galba.
+ kız onu boş ver de, yeşil soğanın püsküllerini salataya doğramak çok faydalıymış, çöpe atmayın dedi doktorlar.
- yaaa
+ evet ya demin dinledim.
ahh anam be, ah be.. ben de bu konuşmaları yan odadan dinledim... hayatımın en büyük keşkesini, en büyük pişmanlığı, en çok sıkıldığım o anı o gün tattım.
annem resmen yaptığım işi söylemekten utanmıştı. diyemedi. yaktım bi sigara ve gözümü kırpmadan tavana bakıp durdum.
oğlu üniversite kazanmış bir annenin o gururlu ve havalı bakışı hiç olmadı ve olmayacaktı annemde... bunun suçlusu bendim veya can piçi.
neyse, çok dramatik gidiyor yazı. ne anlatmaya geldim, noldu amk. içimde kalmış demek ki paylaşıyoruz.
hülasa, bu can'ı her haliyle (hani abartmıyorum) tipiyle, azmiyle, duruşuyla ve hatta hafif kekeleyen konuşması ile bile zall'a benzetiyorum.
fotolarını falan görünce, sanki '' ahaha nası koydum sana kuki'' dermiş gibi tuhaf oluyorum,
görsel
hele şu profil fotoğrafındaki resmi gördükçe monitörü kırasım geliyor,
görsel
ooovv çocuk böyle koyulur kuki.
bu bakışları beni deli ediyor.
yahu tamam. çalıştı çabaladı önemli bi adam oldu ama bu fotolar nedir abi.
gelişmeler butonundan ciddi bir şey paylaştığı zaman seni bu foto ile kim sikler?
''zall: arkadaşlar sözlüğümüzün herkes tarafından sevilen yazarlarından olan xxxxx adlı onuncu nesil arkadaşımız bugün öğlen saatinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. cenazesi yarın bursa'dan kalkacaktır. gelişmeleri tekrar paylaşacağız.
görsel
not: o aramızda ha...
bu nedir amk?
bu tepedeki fotonun yanına yazılan o yazıyı kim sikler?? lan adamın tipini gördükçe cinnet geçiriyorum.
vay efendim cumartesi akşamları olay tv'de salca ile beraber sosyatrend programına çıkacaz imza zall. izleyin bizi.
olay tv yi kökten sildim ben... hani belki zamping yaparken denk gelir diye.
abartmıyorum çünkü iyiden iyiye deli olmaya başladım.
yapmazsam da çatlarım,
görsel
oooovvv.
görsel
ooooovvv.
seni hiç sevmedim süt oğlan. babanı da sevmezdim zaten.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar