bugün
- müfredattan felsefe dersinin çıkarılması12
- erectoton4
- her 3 kadından 1 inin bedava yemek için buluşması4
- 1 milyon verseler sözlük hesabınızı satar mısınız8
- motor inecek abi4
- sgk'nın gözlük camı için 130 tl karşılaması5
- düğmeye basıldı yakında çaylak olacakmışım3
- metro 20333
- sözlüğün mal dolması5
- durduk yere size kafayı takan yazarlar5
- deniz göktaş'ın babasının thko mensubu olması6
- gocu8
- bütün biraderlere hükmeden birader3
- 4 temmuz 2026 arjantin yeşil burun adaları maçı5
- bu sözlüğe son ihtarımdır2
- gizli artı vermek5
- diamond bosphorus11
- tai lung30
- deniz göktaş31
- 7 temmuz 2026 isviçre kolombiya maçı4
- erkeğin vajina karşısındaki çaresizliği27
- 7 temmuz 2026 arjantin mısır maçı4
- bir demlik kahve içmek3
- sözlükte seviye ve üslup yoksunu yazarlar7
- ömründe hiç büyük musibetle imtihan edilmemiş tip6
- vajinayla ilgili 4 sayfa yazı yazan erkek3
- kadın siniri5
- ciddi ciddi aşure seven insan6
- dine hakaretin ifade özgürlüğü olup olmadığı8
- araya adam sokup yazar banlatmak4
- yargıtay'ın pislik sözcüğünü hakaret saymaması3
- lionel messi2
- yaş ilerledikçe fark edilen şey5
- 6 temmuz 2026 meksika ingiltere maçı3
- kirazlı hiçbir şeyin olmaması2
- erkekler pipilerini birbirlerine gösteriyor mu14
- haklı çıkmak3
- penisden kot pantolunun belli olması5
- aç yatıyorum8
- cumhuriyetin halka sorulmadan getirilmesi27
- 3 temmuz 2026 portekiz hırvatistan maçı12
- lana lang vs mary jane watson2
- emam ashour2
- ioçk geldi buranın tadı kaçtı2
- radamel falcao garcia2
- genç yuzırlarla gereksiz sohbet4
- 7 temmuz 2026 abd belçika maçı3
- 4 temmuz 2026 kanada fas maçı4
- birader yazar başlıkları5
- seyredilmiş en zevkli dünya kupası4
güzel bir sözlük kurmuş kendine. çalışmış çabalamış başarmış bunu ama tebrik etmiyorum kendisini. çünkü mahallemizdeki can'ı hatırlatıyor bana. piç can ya. sürekli takdir getiren çok akıllı bi velet...
atari salonlarında ken ve ryu ile araba parçalayıp bira fıçılarına aryuket çekerken, bu can inek gibi ders çalışırdı. anamgil de hep o çocuğu örnek gösterirdi. '' bak yine okul birincisi olmuş can '' derdi. '' bak bak ne güzel üniversite kazanmış '' derdi. '' bak mühendis oldu o'' derdi. gerilirdim sürekli. aklımca durumu kurtarmak için; '' yahu anne, benim ismimi de can koysaydınız ben de üniversite okurdum '' derdim... ismi can olup da üniversite okumayan çocuk yoktu çünkü... hala da öyle...
sırf annemin çenesinden kurtulmak için derslere önem gösterip arada bir ben de teşekkür belgesi alırdım ama o can piçi hep takdir aldığı için annem yine de susmazdı. lan teşşekkür almışız bi sarıl, bi öp, bi aferin oğluma de di mi? bildiğim bileli aramızda müthiş bir yarış vardı.
sonradan öğrendim ki, aslında bu yarış sadece can ve benim aramda değildi.
meğer can'ın annesi ile benim annem arasında da bi rekabet varmış. evlatları olarak bizler başarı elde ettiğimiz zaman onlar da birbirine hava atıyorlarmış.
- ya, bizim can da mühendis olmaya karar verdi cemile hanım. biz doktor olsun istiyorduk ama o mühendis olmayı tercih etti.
+ bizimkisi tam ne olacağına karar veremedi nerimancım... öğretmenliği çok seviyor ama du bakalım hayırlısı.
çocukluk zamanlarında oynanan oyunların ileride meslek tercihi olarak insanların karşısına çıkabileceği taa o atari yıllarım aklıma geldiği müddetçe anlarım. can sürekli uzaktan kumandalı arabalarla oynadığı ve onları tamir ettiği için, resmen salak salak şeyleri kurcalayıp oyalandığı için makina mühendisi olmuştu. ben de ken ve ryu ile bira fıçılarına odaklandığım için barmen.
- şükürler olsun oğlum itü de makina mühendisi oldu cemile hanım. okulu bitirsin işi de hazır. emeklerimi boşa çıkarmadı yavrum.
+ inşallah bahtı da açık olur neriman.
- senin kukla ne yapıyor, bu saatte uyuduğuna göre ağır bir işte çalışıyor galba.
+ kız onu boş ver de, yeşil soğanın püsküllerini salataya doğramak çok faydalıymış, çöpe atmayın dedi doktorlar.
- yaaa
+ evet ya demin dinledim.
ahh anam be, ah be.. ben de bu konuşmaları yan odadan dinledim... hayatımın en büyük keşkesini, en büyük pişmanlığı, en çok sıkıldığım o anı o gün tattım.
annem resmen yaptığım işi söylemekten utanmıştı. diyemedi. yaktım bi sigara ve gözümü kırpmadan tavana bakıp durdum.
oğlu üniversite kazanmış bir annenin o gururlu ve havalı bakışı hiç olmadı ve olmayacaktı annemde... bunun suçlusu bendim veya can piçi.
neyse, çok dramatik gidiyor yazı. ne anlatmaya geldim, noldu amk. içimde kalmış demek ki paylaşıyoruz.
hülasa, bu can'ı her haliyle (hani abartmıyorum) tipiyle, azmiyle, duruşuyla ve hatta hafif kekeleyen konuşması ile bile zall'a benzetiyorum.
fotolarını falan görünce, sanki '' ahaha nası koydum sana kuki'' dermiş gibi tuhaf oluyorum,
görsel
hele şu profil fotoğrafındaki resmi gördükçe monitörü kırasım geliyor,
görsel
ooovv çocuk böyle koyulur kuki.
bu bakışları beni deli ediyor.
yahu tamam. çalıştı çabaladı önemli bi adam oldu ama bu fotolar nedir abi.
gelişmeler butonundan ciddi bir şey paylaştığı zaman seni bu foto ile kim sikler?
''zall: arkadaşlar sözlüğümüzün herkes tarafından sevilen yazarlarından olan xxxxx adlı onuncu nesil arkadaşımız bugün öğlen saatinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. cenazesi yarın bursa'dan kalkacaktır. gelişmeleri tekrar paylaşacağız.
görsel
not: o aramızda ha...
bu nedir amk?
bu tepedeki fotonun yanına yazılan o yazıyı kim sikler?? lan adamın tipini gördükçe cinnet geçiriyorum.
vay efendim cumartesi akşamları olay tv'de salca ile beraber sosyatrend programına çıkacaz imza zall. izleyin bizi.
olay tv yi kökten sildim ben... hani belki zamping yaparken denk gelir diye.
abartmıyorum çünkü iyiden iyiye deli olmaya başladım.
yapmazsam da çatlarım,
görsel
oooovvv.
görsel
ooooovvv.
seni hiç sevmedim süt oğlan. babanı da sevmezdim zaten.
atari salonlarında ken ve ryu ile araba parçalayıp bira fıçılarına aryuket çekerken, bu can inek gibi ders çalışırdı. anamgil de hep o çocuğu örnek gösterirdi. '' bak yine okul birincisi olmuş can '' derdi. '' bak bak ne güzel üniversite kazanmış '' derdi. '' bak mühendis oldu o'' derdi. gerilirdim sürekli. aklımca durumu kurtarmak için; '' yahu anne, benim ismimi de can koysaydınız ben de üniversite okurdum '' derdim... ismi can olup da üniversite okumayan çocuk yoktu çünkü... hala da öyle...
sırf annemin çenesinden kurtulmak için derslere önem gösterip arada bir ben de teşekkür belgesi alırdım ama o can piçi hep takdir aldığı için annem yine de susmazdı. lan teşşekkür almışız bi sarıl, bi öp, bi aferin oğluma de di mi? bildiğim bileli aramızda müthiş bir yarış vardı.
sonradan öğrendim ki, aslında bu yarış sadece can ve benim aramda değildi.
meğer can'ın annesi ile benim annem arasında da bi rekabet varmış. evlatları olarak bizler başarı elde ettiğimiz zaman onlar da birbirine hava atıyorlarmış.
- ya, bizim can da mühendis olmaya karar verdi cemile hanım. biz doktor olsun istiyorduk ama o mühendis olmayı tercih etti.
+ bizimkisi tam ne olacağına karar veremedi nerimancım... öğretmenliği çok seviyor ama du bakalım hayırlısı.
çocukluk zamanlarında oynanan oyunların ileride meslek tercihi olarak insanların karşısına çıkabileceği taa o atari yıllarım aklıma geldiği müddetçe anlarım. can sürekli uzaktan kumandalı arabalarla oynadığı ve onları tamir ettiği için, resmen salak salak şeyleri kurcalayıp oyalandığı için makina mühendisi olmuştu. ben de ken ve ryu ile bira fıçılarına odaklandığım için barmen.
- şükürler olsun oğlum itü de makina mühendisi oldu cemile hanım. okulu bitirsin işi de hazır. emeklerimi boşa çıkarmadı yavrum.
+ inşallah bahtı da açık olur neriman.
- senin kukla ne yapıyor, bu saatte uyuduğuna göre ağır bir işte çalışıyor galba.
+ kız onu boş ver de, yeşil soğanın püsküllerini salataya doğramak çok faydalıymış, çöpe atmayın dedi doktorlar.
- yaaa
+ evet ya demin dinledim.
ahh anam be, ah be.. ben de bu konuşmaları yan odadan dinledim... hayatımın en büyük keşkesini, en büyük pişmanlığı, en çok sıkıldığım o anı o gün tattım.
annem resmen yaptığım işi söylemekten utanmıştı. diyemedi. yaktım bi sigara ve gözümü kırpmadan tavana bakıp durdum.
oğlu üniversite kazanmış bir annenin o gururlu ve havalı bakışı hiç olmadı ve olmayacaktı annemde... bunun suçlusu bendim veya can piçi.
neyse, çok dramatik gidiyor yazı. ne anlatmaya geldim, noldu amk. içimde kalmış demek ki paylaşıyoruz.
hülasa, bu can'ı her haliyle (hani abartmıyorum) tipiyle, azmiyle, duruşuyla ve hatta hafif kekeleyen konuşması ile bile zall'a benzetiyorum.
fotolarını falan görünce, sanki '' ahaha nası koydum sana kuki'' dermiş gibi tuhaf oluyorum,
görsel
hele şu profil fotoğrafındaki resmi gördükçe monitörü kırasım geliyor,
görsel
ooovv çocuk böyle koyulur kuki.
bu bakışları beni deli ediyor.
yahu tamam. çalıştı çabaladı önemli bi adam oldu ama bu fotolar nedir abi.
gelişmeler butonundan ciddi bir şey paylaştığı zaman seni bu foto ile kim sikler?
''zall: arkadaşlar sözlüğümüzün herkes tarafından sevilen yazarlarından olan xxxxx adlı onuncu nesil arkadaşımız bugün öğlen saatinde hakkın rahmetine kavuşmuştur. cenazesi yarın bursa'dan kalkacaktır. gelişmeleri tekrar paylaşacağız.
görsel
not: o aramızda ha...
bu nedir amk?
bu tepedeki fotonun yanına yazılan o yazıyı kim sikler?? lan adamın tipini gördükçe cinnet geçiriyorum.
vay efendim cumartesi akşamları olay tv'de salca ile beraber sosyatrend programına çıkacaz imza zall. izleyin bizi.
olay tv yi kökten sildim ben... hani belki zamping yaparken denk gelir diye.
abartmıyorum çünkü iyiden iyiye deli olmaya başladım.
yapmazsam da çatlarım,
görsel
oooovvv.
görsel
ooooovvv.
seni hiç sevmedim süt oğlan. babanı da sevmezdim zaten.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar