bugün
- kış gelince kısa etek ince çorap modası7
- yeni evli çift aktiviteleri6
- from gold from dust36
- nervio'ya evlenme teklif etmek30
- yarragi olan adam5
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı77
- sözlük kızlarına hallenen erkek yazarlar4
- ıspartalıları sevmemek6
- bir sözlük erkeğine patik hediye etmek8
- 2026'nın yaşayan en seksi erkeği4
- sözlükte götü çok kaldırılmış kızlar8
- sözlük kızlarının çorapları8
- bir sözlük kızının çoraplarını hediye olarak almak8
- nervio'nun peşinden koşan yazarlar9
- rusyada neden kızlar şımarık değil sorunsalı8
- mutlu günleri beklemek5
- para kazanmak3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı9
- okumuş kültürlü insandan nefret eden tip4
- seks hikayesi yazan trajedi yazarı4
- çinliler alevi mi3
- binyamin netanyahu6
- 2026 yılında kitap oku falan diyen tip3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı2
- en son ne aldınız13
- evlenecek 35 40 yaşlarında kadın aramak4
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar17
- kitapçıda dakikalarca vakit geçiren dallama7
- nervio abla13
- instagram da artan erotizm sebebi10
- okuduğu kitaplardan bilgiler vermek4
- ismail kartal22
- sinemada yiyişen sevgililer9
- sözlükteki gizli geyi ifşalıyorum13
- sözlük erkeklerinin çok havalı olması3
- dudaktan öpüşmek neden seksle bağlantılı9
- ayak sevecek kadar abaza olmak10
- paçoz sözlük yazarı3
- vajinaya dil atmak11
- ümit kocasakal20
- aşkım ben berkecanlara ders çalışmaya gidiyorum2
- 27 ekim 2026 borussia dortmund werder bremen maçı3
- emir ismed buhari hazretleri3
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları12
- terlemeden sevişmek3
- gammazlar göreve4
- kars ardahan ığdır5
- kuru amlı10
- yaşam koçu3
- ayağa boşmalmak10
hiçbir zaman böyle bir şey olmamasına rağmen, yine beyoğlu'nda "şşş artık bu gece bi hatunla dönerim hacı hahaha" düşüncesiyle içip, elim çükümde, en yakın arkadaşın evinde soluğu almıştım. neyseki erkek tenini arzulamıyordum, yoksa bu abazanlıkla en yakın arkadaşımla çoktan sevişmiştim. erotizm hep satar felsefesi yüzünden böyle girdim, pardon. evet biliyorum, çok olmadı gibi ama, idare et. tamam sus, dilin zehirli mi senin?!!
uzun vakitlere kadar "ya aslında eli yüzü düzgün adamlarız da ha, valla bak..niye olmuyosa?" avuntusuyla sohbet ettikten sonra geceyi, "ya skerim kızları hacı ya, sana bi şey olmasın mınakoyim" özdeyişiyle bitirdik. arkadaşım kral yatağımı-çekyat- hazırlarken, üst kattaki eve hırsız girdiğinden bahsediyordu. bense o'nun boru sesini dinlemek yerine, bir dilber'in "üstte mi seversin, altta mı seni aygır herif-neden aygır sorma-" sorusuyla fantazi havuzumda yüzüyordum. lakin bu bilinç, çok orospu çocuğu bi şey inan! dilberi arzularken aslında, bu hırsız düşüncesi aklıma yerleşmiş mi? he valla yerleşmiş.
kurduğum fantaziler ağır gelmişti ki, fazlasıyla gazım vardı ve yabancıların evinde gaz çıkarmak ne kadar zordu biliyordum. lakin, ben yabancı bi yerde değildim. cayır cayır osurduktan sonra mışıl mışıl uykuma daldım.
o hırsız rüyama girmişti. aynı zamanda rüyamda benim evime girmişti. ancak ben arkadaşımın bana hazırladığı kral yatağımdaydım. böyle de saçma bi rüyaydı bu. o yataktan doğruluyordum. dışarıdan sesler geliyordu. ben, yanımda yatan o dilberin bana "korkuyorum ben :(( sarılalım lütfen" demesi için soluma bakıyordum ama, solumda sadece akıttığım salyalarım vardı. dilber rüyama bile girmeyi çok görmüştü. sana mı kaldım bea! ben elimi sallasam var ya, anında boşal....sesler artıyordu. kapıyı hafiften açtım. bir ergendi bu. 14 yaşında anca vardı ya yoktu. bana baktı, ben de o'na. hiçbir şey demeden dışarı yöneldi ve çelik kapıyı kapatmadan dışarı çıktı. ben de kapıyı kapatmak için yöneldim. tam kapıya geldiğimde, kapıyı iterek açtı ve bu sefer elinde nahhh şu kadar bir bıçak vardı. üstünde "paslanmaz çelik" yazıyordu. yoksa yazmıyor muydu? bu, kurban bayramlarından da aklımda kalmış olabilir, bilmiyorum. rüya bu sonuçta, mantık mı arıyorsun lan!
içeri bıçakla girdi, pis pis sırıttı. ben de korkaklığımdan gurur duyarak "ne istersen al, bak cüzdanım da şurda" dedim. derken, gelip yatağıma oturdu ve bıçağı geçen sene kullandığım yeşil yorganımın üstüne bıraktı. o yorgan ne alaka dedim ama elinde bıçak vardı, sormadım. "otur iki sohbet edelim ya" dedi. şaşırdım ama, o an korkma duygusu şaşırma duygusunun ırzına çoktan geçmişti. oturdum, bir şeyler anlatıyordu, onları hatırlamıyorum. o coştuğu bi vakitte, yorganın üstünde duran bıçağa hamle yaptım ve bıçağı aldım. bu sefer ben pis pis güldüm. bıçağı o'na doğru düşman gibi tuttum. oysa o'nu tanımıyordum bile. ne dostumdu ne düşmanım. ancak şunu diyebilirim ki, yüzünü de hatırlamıyorum. belki de tanıdığım biriydi, kim bilir?
bana, sanki o'na ihanet etmişim gibi bakıyordu. sanki o'nu haklı bi davasındayken yarı yolda bırakmıştım. anlamayamadım, anlamak istemedim. hiçbir şey söylemeden kafamla "hadi çık dışarı" işareti yaptım. kalktı, odamın kapısını açtı. kapı açıldığında, dışarıda iki ablamı gördüm. yere oturmuş, biber turşusu yapıyorlardı. hem de köyden gönderilmiş köy biberleriyle. ikisi de dönüp bi kere yüzüme baktılar ve işlerine kaldıkları yerden devam ettiler. elimde bir bıçak, önümde kim olduğunu bilmediğim bir ergen vardı ve ben boxer'laydım. üstelik saat gecenin bilmem kaçıydı. tüm bunlara rağmen, her telefon ettiğimde "nee, ne oldu, kötü bi şey mi oldu..aaağğhhh" diye ağlayan bu iki ablam ağızlarını bile açmıyorlardı. e bu rüyaydı la o zaman. evet bu kesinlikle rüyaydı ve ben bu rüyanın içine sıçmalıydım.
midem ekşimişti ve benim su içmem gerekiyordu. mutfağa doğru gittiğimde, arkadaşım rüyasında yine konuşuyordu. en son rüyasında "limp bizkit" diye bağırmıştı ve artık bunlar bana hiç olağandışı gelmiyordu.
sabah bunların hepsini arkadaşıma anlattım ve arkadaşım "osbirin sayısını azalt sen hacı" gibi bi tavsiyede bulundu. bunu yaparsam bütün sorunlarım çözülecekmiş.
ben ve sorunlarım! artık yalnız değiliz. bundan kelli, iflah olmaz rüyalarımda bizimle beraber olacaklar. o'na hoşgeldin deyin. dediniz mi, iyi. hadi şimdi siktir gidin!!
uzun vakitlere kadar "ya aslında eli yüzü düzgün adamlarız da ha, valla bak..niye olmuyosa?" avuntusuyla sohbet ettikten sonra geceyi, "ya skerim kızları hacı ya, sana bi şey olmasın mınakoyim" özdeyişiyle bitirdik. arkadaşım kral yatağımı-çekyat- hazırlarken, üst kattaki eve hırsız girdiğinden bahsediyordu. bense o'nun boru sesini dinlemek yerine, bir dilber'in "üstte mi seversin, altta mı seni aygır herif-neden aygır sorma-" sorusuyla fantazi havuzumda yüzüyordum. lakin bu bilinç, çok orospu çocuğu bi şey inan! dilberi arzularken aslında, bu hırsız düşüncesi aklıma yerleşmiş mi? he valla yerleşmiş.
kurduğum fantaziler ağır gelmişti ki, fazlasıyla gazım vardı ve yabancıların evinde gaz çıkarmak ne kadar zordu biliyordum. lakin, ben yabancı bi yerde değildim. cayır cayır osurduktan sonra mışıl mışıl uykuma daldım.
o hırsız rüyama girmişti. aynı zamanda rüyamda benim evime girmişti. ancak ben arkadaşımın bana hazırladığı kral yatağımdaydım. böyle de saçma bi rüyaydı bu. o yataktan doğruluyordum. dışarıdan sesler geliyordu. ben, yanımda yatan o dilberin bana "korkuyorum ben :(( sarılalım lütfen" demesi için soluma bakıyordum ama, solumda sadece akıttığım salyalarım vardı. dilber rüyama bile girmeyi çok görmüştü. sana mı kaldım bea! ben elimi sallasam var ya, anında boşal....sesler artıyordu. kapıyı hafiften açtım. bir ergendi bu. 14 yaşında anca vardı ya yoktu. bana baktı, ben de o'na. hiçbir şey demeden dışarı yöneldi ve çelik kapıyı kapatmadan dışarı çıktı. ben de kapıyı kapatmak için yöneldim. tam kapıya geldiğimde, kapıyı iterek açtı ve bu sefer elinde nahhh şu kadar bir bıçak vardı. üstünde "paslanmaz çelik" yazıyordu. yoksa yazmıyor muydu? bu, kurban bayramlarından da aklımda kalmış olabilir, bilmiyorum. rüya bu sonuçta, mantık mı arıyorsun lan!
içeri bıçakla girdi, pis pis sırıttı. ben de korkaklığımdan gurur duyarak "ne istersen al, bak cüzdanım da şurda" dedim. derken, gelip yatağıma oturdu ve bıçağı geçen sene kullandığım yeşil yorganımın üstüne bıraktı. o yorgan ne alaka dedim ama elinde bıçak vardı, sormadım. "otur iki sohbet edelim ya" dedi. şaşırdım ama, o an korkma duygusu şaşırma duygusunun ırzına çoktan geçmişti. oturdum, bir şeyler anlatıyordu, onları hatırlamıyorum. o coştuğu bi vakitte, yorganın üstünde duran bıçağa hamle yaptım ve bıçağı aldım. bu sefer ben pis pis güldüm. bıçağı o'na doğru düşman gibi tuttum. oysa o'nu tanımıyordum bile. ne dostumdu ne düşmanım. ancak şunu diyebilirim ki, yüzünü de hatırlamıyorum. belki de tanıdığım biriydi, kim bilir?
bana, sanki o'na ihanet etmişim gibi bakıyordu. sanki o'nu haklı bi davasındayken yarı yolda bırakmıştım. anlamayamadım, anlamak istemedim. hiçbir şey söylemeden kafamla "hadi çık dışarı" işareti yaptım. kalktı, odamın kapısını açtı. kapı açıldığında, dışarıda iki ablamı gördüm. yere oturmuş, biber turşusu yapıyorlardı. hem de köyden gönderilmiş köy biberleriyle. ikisi de dönüp bi kere yüzüme baktılar ve işlerine kaldıkları yerden devam ettiler. elimde bir bıçak, önümde kim olduğunu bilmediğim bir ergen vardı ve ben boxer'laydım. üstelik saat gecenin bilmem kaçıydı. tüm bunlara rağmen, her telefon ettiğimde "nee, ne oldu, kötü bi şey mi oldu..aaağğhhh" diye ağlayan bu iki ablam ağızlarını bile açmıyorlardı. e bu rüyaydı la o zaman. evet bu kesinlikle rüyaydı ve ben bu rüyanın içine sıçmalıydım.
midem ekşimişti ve benim su içmem gerekiyordu. mutfağa doğru gittiğimde, arkadaşım rüyasında yine konuşuyordu. en son rüyasında "limp bizkit" diye bağırmıştı ve artık bunlar bana hiç olağandışı gelmiyordu.
sabah bunların hepsini arkadaşıma anlattım ve arkadaşım "osbirin sayısını azalt sen hacı" gibi bi tavsiyede bulundu. bunu yaparsam bütün sorunlarım çözülecekmiş.
ben ve sorunlarım! artık yalnız değiliz. bundan kelli, iflah olmaz rüyalarımda bizimle beraber olacaklar. o'na hoşgeldin deyin. dediniz mi, iyi. hadi şimdi siktir gidin!!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar