bugün
- sözlükler arası savaş çıksa11
- ütü13
- taşaklardan birinin kayıp olması4
- çay içen kız9
- cedidacer bey ne yapıyor sorusu7
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- evde yapılabilecek aktiviteler4
- duyulan en ilginç isim5
- anın fotoğrafı14
- mutsuz olmak3
- oralet içen erkek5
- uludağ sözlük çeteleri9
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz9
- galatasaray6
- aklınıza gelen şarkı sözü4
- çaya şeker atan erkek5
- galatasaray 3 rennes 33
- 2 ağustos 2026 galatasaray rennes maçı3
- atatürk düşmanlarının ortak özellikleri2
- en tehlikeli insan tipleri2
- kız arkadaşına mini etek giydiren erkek3
- kalem4
- en boktan on yıl7
- yıkık yazarlar4
- latte içen erkek4
- rennes2
- yerinde dur3
- patates kızartması4
- veda mesajları hep yanlış yazılır2
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak7
- 45 defa kürtaj oldum bebek öldürmeyi seviyorum2
- erdal beşikçioğlu8
- yelpaze3
- smallville'deki konuk oyuncular3
- dolma kalem3
- ona bir şey söyle13
- doa otomatı3
- gocu bak bi5
- eğleniyormuş gibi yapan kadın2
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- telefona cevap vermeyen kız3
- ayrılık8
- red flag erkek listesi9
- gece ormanda birisi tarafından takip edilmek3
- oturunca göbeği kat kat olan kız3
- menemen9
- mehdi nereye inecek sorunsalı3
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- en gey özelliğiniz3
- borç ve kira olupta iyi olan para7
' kötü ruh daima kazanır.' mesajı veren bir başka gerilim/korku filmi.
*****Spoiler *****
film iki genç kardeşin, yıllar once ebeveyinlerinin ölümünü konu alan olayı soruşturmaları ile başlıyor. erkek kardeş, akıl hastanesindeki tedavisinden yeni ayrılmış, bilinen şekilde babasının katili. kız kardeş ise evlatlık verilmiş, maşallah hali vakti de pek bir güzel. sanat koleksiyoncusu olmuş, sebebi de tabiki, filmimizin esas ögesi olan aynamız. kız kardeş yıllardır aynanın izini sürmüş, ve bir şekilde, bu aynayı çalıştığı müzenin sanat koleksiyonuna almayı başarıyor. kardeşlerin tek bir amacı var, aynayı kırarak tamamen ortadan kaldırmak, çünkü kız kardeş inanıyor ki, ailelerinin ölümüne sebebiyet veren şey, andaki kötü ruh.
filmi aslında büyük bir beklentiyle izledim, çünkü hala daha, izlediğim ruhani niteliklere bezeli ve kötü ruhun somut bir objeye, bir cisme yüklendiği en iyi film, 2008 yapımı the mirrors. Kiefer babamızın başrolünü oynadığı film, aynaları harika bir şekilde kullanarak ' gerilim/korku filmi yapmak' durumuna muhteşem vakıf olmuştu. oculus' u izleme sebebimde, acaba aynı ayarda veya daha iyi bir yapıt ortaya konabilmiş mi acaba? sorusuna yanıt aramamla ilgiliydi. zaman zaman gerildiğim yerler oldu tabi, ama yine de the mirrors' dan aldığım zevki oculus' ta alamadım. konu çok akla vakıf değil, film çok hızlı gelişiyor, olay örgüleri iyi kurulmuş, ama aradaki yapaylığı hissedebiliyorsunuz. film dediğin düşündürmeli, ' aa şurada ne oldu atladık mı acaba?' gibi sorular sordurmalıdır kanımca, senarist(ler) bunu sağlamaya çalışmış, çünkü film esnasında geçmiş ve şimdiki zaman arasında mekik dokuyorsunuz.
*****spoiler *****
genel itibari ile oculus, kanımca son donemlerde çekilen orta sınıf korku filmlerinden biri. bu filmi izlemek yerine, zamandan tasarruf yaparak direkt aynı konu ile ilintili the mirrors veyatta the possesion gibi (bence) başyapıt gerilim/korku filmleri izlemek daha mantıklı.
*****Spoiler *****
film iki genç kardeşin, yıllar once ebeveyinlerinin ölümünü konu alan olayı soruşturmaları ile başlıyor. erkek kardeş, akıl hastanesindeki tedavisinden yeni ayrılmış, bilinen şekilde babasının katili. kız kardeş ise evlatlık verilmiş, maşallah hali vakti de pek bir güzel. sanat koleksiyoncusu olmuş, sebebi de tabiki, filmimizin esas ögesi olan aynamız. kız kardeş yıllardır aynanın izini sürmüş, ve bir şekilde, bu aynayı çalıştığı müzenin sanat koleksiyonuna almayı başarıyor. kardeşlerin tek bir amacı var, aynayı kırarak tamamen ortadan kaldırmak, çünkü kız kardeş inanıyor ki, ailelerinin ölümüne sebebiyet veren şey, andaki kötü ruh.
filmi aslında büyük bir beklentiyle izledim, çünkü hala daha, izlediğim ruhani niteliklere bezeli ve kötü ruhun somut bir objeye, bir cisme yüklendiği en iyi film, 2008 yapımı the mirrors. Kiefer babamızın başrolünü oynadığı film, aynaları harika bir şekilde kullanarak ' gerilim/korku filmi yapmak' durumuna muhteşem vakıf olmuştu. oculus' u izleme sebebimde, acaba aynı ayarda veya daha iyi bir yapıt ortaya konabilmiş mi acaba? sorusuna yanıt aramamla ilgiliydi. zaman zaman gerildiğim yerler oldu tabi, ama yine de the mirrors' dan aldığım zevki oculus' ta alamadım. konu çok akla vakıf değil, film çok hızlı gelişiyor, olay örgüleri iyi kurulmuş, ama aradaki yapaylığı hissedebiliyorsunuz. film dediğin düşündürmeli, ' aa şurada ne oldu atladık mı acaba?' gibi sorular sordurmalıdır kanımca, senarist(ler) bunu sağlamaya çalışmış, çünkü film esnasında geçmiş ve şimdiki zaman arasında mekik dokuyorsunuz.
*****spoiler *****
genel itibari ile oculus, kanımca son donemlerde çekilen orta sınıf korku filmlerinden biri. bu filmi izlemek yerine, zamandan tasarruf yaparak direkt aynı konu ile ilintili the mirrors veyatta the possesion gibi (bence) başyapıt gerilim/korku filmleri izlemek daha mantıklı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar