bugün
- kurtuluş savaşı'nın müfredattan kaldırılması16
- mel mel bakan adama gülümsemek6
- yeni yazarlara öneriler7
- kişinin tipine yakıştırdığı meslek4
- nato toplantısı anısına basılan 5 tl3
- milyonların temmuz zammı netleşmesi5
- atatürk'ün istiklal madalyasını iptal etme planı4
- değersizlik hissi3
- gocu buraya bak parlak çocuk2
- dinozorların gerçekten yaşadığını sanan cahiller5
- salih özcan2
- yeni yazar taklidi yapan eski yazar fake leri6
- folarin balogun'nun kart cezasının ertelenmesi2
- viski içen erkek seksiliği6
- predator'ün kamuflajı kuru temizlemeye vermesi2
- zihni göktay7
- hulk'ın ikea mobilya kurması2
- spiderman'ın yeni boyanmış duvarda yürüme3
- günün şiiri20
- ragnar rockefeller38
- neden herkes aynı anda tatil yapmak ister3
- hoşlanılan kızın evlilik düşünmüyorum demesi2
- televizyonun sesini tekli sayılarda bırakamamak5
- ofsaytımsı2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları28
- deniz göktaş36
- çok güzel kızların kertenkelelerle takılması2
- 5 temmuz 2026 brezilya norveç maçı7
- türkiyenin hep kötüye gidişinin tepki görmemesi2
- otobüste yere oturan kızlara bağıran adam4
- ferdi tayfur2
- venezuela daki deprem felaketi2
- kısa parmaklı erkek3
- fight club'a misafir getirebilir miyim diye sormak2
- ilk buluşmada evden kek getiren kız19
- 2026 dünya kupası21
- dünya17
- futbol17
- insanların neden böyle olması6
- yeni bir kitaba başlama sorunu2
- sözlük yazarlarının trileçeleri18
- hava sıcak üstünü örtme gerek yok diyen sivrisinek3
- norveç6
- brezilya5
- velvet32
- gandalf'ın toplu taşımaya ücretsiz binmesi2
- sevilen kadının orasını burasını yalamak5
- dünyayı ele geçirme planı yaparken kpss çalışmak2
- evde bornozla dolaşmak2
- türk insanının paraya acımadığı harcamalar3
Postulatından dolayı cevapsız sorudur, biz varsak varlık var olmuştur ve Tanrı olmak zorundadır. Size bunun Aristoteles'in felsefesiyle açıklayayım. Aristoteles'e göre her şey nedensellik içerisinde gerçekleşmiştir ve her olayın 4 nedensellik kategorisinine uygun nedenleri olmak zorundadır.
Birinci olarak oluşun kendisinden meydana geldiği şeyden, yani maddi nedeni vardır. ikinci olarak oluşan şeyin biçiminden, yani formundan, bir nedeni vardır. Üçüncü olarak oluşan şeye biçimini verenden, yani etkenden bir nedeni vardır. Dördüncü olarak oluşan şeyin niçin oluştuğundan, yani erekten bir nedeni vardır.
Aristoteles'e göre, doğada bu nedenler geçerlidir ve doğa filozofuna düşen görev de bunların hepsi üzerine bilgi edinmek, "ne için"i bütün bunlara uygulamaktır. Çünkü ancak bu yapılırsa, yani "ne için" maddeye, biçime, devindiriciye ve ereksel nedene indirgenirse, doğaya uygun bir açıklama yapılmış olur. Bununla birlikte, kendi deyimiyle,çoğu kez üçü tek bir nedene indirgenebilmektedir: "nedir" ile "ereksel neden" tek şey,ilk devinim kaynağı da bunlarla biçimce aynı şey ... . Dolayısıyla "ne için" hem maddeye, hem "nedir"e hem de ilk devindiriciye (etken) bakılarak açıklanabilir. Öyleyse, Aristoteles'e göre form, etken ve erek aslında tek bir başlık altında birleşebilirler. Bu durumda gerçekte iki neden kalmış olur: madde ve form.
"Olan şeyler içinde bazıları doğanın, bazıları sanatın, nihayet başka bazıları rastlantının ürünleridirler. Olan her şey, bir şey vasıtasıyla ve bir şeyden hareketle bir şey olur. Bu "bir şey"den de her kategori (yani töz, nicelik, nitelik veya yer kategorisi) bakımından olmayı kastediyorum. Doğal meydana gelişler (generations), doğal olan şeylerin meydana gelmeleridir. Onların kendilerinden meydana geldikleri şeye madde adını veririz.... Ayrıca gerek doğa, gerekse sanat tarafından meydana getirilen her şeyin bir maddesi vardır. ... Nihayet meydana gelmenin kendisi vasıtasıyla ortaya çıktığı, gerçekleştiği şey de doğadır. Ancak bu, bir başka varlıkta bulunmakla birlikte, form ve tür bakımından aynı olan anlamında doğadır." bu konuda sarf ettiği sözleridir.
Görüldüğü üzere, Aristoteles için ister doğal isterse yapma sonucunda gerçekleşmiş olsun, her varlığa gelişin bir maddesinin ve bir formunun olması zorunludur. Çünkü bu iki neden her varlığa gelişin zorunlu başlangıcıdırlar. Bundan dolayı da, meydana getirilmiş olamazlar. Dolayısıyla, her oluştan öncedirler, çünkü hiç bir oluş onlar olmadan olamaz.
Örneğin tunç veya mermer işlenmemiş madene göre form, heykele göre ise maddedir. Aristoteles'e göre ancak, her şeyin form ve maddesinin olmasının bir tek istisnası vardır, en yüksek varlık, kendi deyimiyle, "zorunlu olarak ezeli ve ebedi hareketsiz töz" olan tanrı. Tanrı saf formdur, maddesizdir, başka bir deyişle "duyusal şeylerden ayrı bir varlık"tır. Böyle bir tözün hiçbir büyüklüğe ve parçaya sahip olamayacağı ve dolayısıyla da bölünemez olduğu, aynı zamanda uzamsallığının bulunmadığı ve etkiden de arınık olacağı açıktır. Bu nedenle tanrı en yüksek varlık, mutlak mükemmelliktir. Ondan daha üst düzeye geçişi sağlayan madde yoktur. Ezeli ve ebedi olarak fiil halinde olan varlık, eşyanın hem devindiricisi ve doğurucu nedeni, hem formu, hem de amacıdır. Kendisi devinimsiz olup devindiricidir.
Aristoteles'e göre bu ilk devindirici, nedensellik ilkesinin bir sonucudur. Her devinim, devinen şeyin varlığından başka, bir de devindiricinin bulunmasını gerektirir. Bu devindirici de devinimini başka devindiriciden ahr. Böylece sonsuza kadar giden nedenler dizisi bulunmadığı için, zorunlu olarak bir devindiricide durmak gerekir. Bu ilk devindirici ebedi bir devinimle sonsuz zaman boyunca devindirir. Öyleyse şu açık: o bölünemez, parçası yoktur, hiçbir büyüklük taşımaz.
Tanrı Aristoteles'in bu dört nedensellik ilkesinden sadece erekten nedenin, bazılarının nihai neden dediği nedenin, bir gerekliliği değil dört nedensellik kategorisinden dördünün de bir gerekliliğidir.
Not: Bu yazıyı bir daha Aristotales'in felsefesi ile alakadar kısmı baştan yazmak yerine http://dusundurensozler.b...fizik-felsefes-devam.html adresindeki yazıdan belli parçaları alıp düzenleyerek derledim. Okuyanlara o yazıyı da okumalarını tavsiye ederim.
Bu girinin üzerine söylenmesi olası sözlere verilebilecek cevaplar:
Birinci olarak "tut ki 'tanrı' var, peygamber gönderdiği, kitap indirdiği nereden malum? belki de hiç bulaşmak istememiştir insanların işlerine.. belki de bir bilinci yoktur... "tanrı" dediğin ne? özellikleri neler?" diyenler olabilir. Şu anki konumuz dinler veyahut Tanrı'nın sıfatları değil Tanrı'nın olup olmadığı. Bu konuyu açık seçik bir şekilde küçük bir çocuğun dahi anlayabileceği ispatlardan birini paylaştım.
ikinci olarak "ateistleri bulabilirsen sorarsın. onlar cevap veremeyeceği konuları sessizce terk ederler. bu da onların kişiliği garipsemiyorum artık. zira herkes adam gibi adam olmak zorunda değil. insan çeşit çeşittir kimileri doğruları konuşmaktan haz alır, kimileri ise doğruları konuşandan rahatsız olur..." diyenler olabilir. iyi niyetle söylemiş dahi olsa, genelleme içerdiğinden yanlıştır. Tanıdığım, tartışmaya açık adam gibi adam ateistler de vardır.
Birinci olarak oluşun kendisinden meydana geldiği şeyden, yani maddi nedeni vardır. ikinci olarak oluşan şeyin biçiminden, yani formundan, bir nedeni vardır. Üçüncü olarak oluşan şeye biçimini verenden, yani etkenden bir nedeni vardır. Dördüncü olarak oluşan şeyin niçin oluştuğundan, yani erekten bir nedeni vardır.
Aristoteles'e göre, doğada bu nedenler geçerlidir ve doğa filozofuna düşen görev de bunların hepsi üzerine bilgi edinmek, "ne için"i bütün bunlara uygulamaktır. Çünkü ancak bu yapılırsa, yani "ne için" maddeye, biçime, devindiriciye ve ereksel nedene indirgenirse, doğaya uygun bir açıklama yapılmış olur. Bununla birlikte, kendi deyimiyle,çoğu kez üçü tek bir nedene indirgenebilmektedir: "nedir" ile "ereksel neden" tek şey,ilk devinim kaynağı da bunlarla biçimce aynı şey ... . Dolayısıyla "ne için" hem maddeye, hem "nedir"e hem de ilk devindiriciye (etken) bakılarak açıklanabilir. Öyleyse, Aristoteles'e göre form, etken ve erek aslında tek bir başlık altında birleşebilirler. Bu durumda gerçekte iki neden kalmış olur: madde ve form.
"Olan şeyler içinde bazıları doğanın, bazıları sanatın, nihayet başka bazıları rastlantının ürünleridirler. Olan her şey, bir şey vasıtasıyla ve bir şeyden hareketle bir şey olur. Bu "bir şey"den de her kategori (yani töz, nicelik, nitelik veya yer kategorisi) bakımından olmayı kastediyorum. Doğal meydana gelişler (generations), doğal olan şeylerin meydana gelmeleridir. Onların kendilerinden meydana geldikleri şeye madde adını veririz.... Ayrıca gerek doğa, gerekse sanat tarafından meydana getirilen her şeyin bir maddesi vardır. ... Nihayet meydana gelmenin kendisi vasıtasıyla ortaya çıktığı, gerçekleştiği şey de doğadır. Ancak bu, bir başka varlıkta bulunmakla birlikte, form ve tür bakımından aynı olan anlamında doğadır." bu konuda sarf ettiği sözleridir.
Görüldüğü üzere, Aristoteles için ister doğal isterse yapma sonucunda gerçekleşmiş olsun, her varlığa gelişin bir maddesinin ve bir formunun olması zorunludur. Çünkü bu iki neden her varlığa gelişin zorunlu başlangıcıdırlar. Bundan dolayı da, meydana getirilmiş olamazlar. Dolayısıyla, her oluştan öncedirler, çünkü hiç bir oluş onlar olmadan olamaz.
Örneğin tunç veya mermer işlenmemiş madene göre form, heykele göre ise maddedir. Aristoteles'e göre ancak, her şeyin form ve maddesinin olmasının bir tek istisnası vardır, en yüksek varlık, kendi deyimiyle, "zorunlu olarak ezeli ve ebedi hareketsiz töz" olan tanrı. Tanrı saf formdur, maddesizdir, başka bir deyişle "duyusal şeylerden ayrı bir varlık"tır. Böyle bir tözün hiçbir büyüklüğe ve parçaya sahip olamayacağı ve dolayısıyla da bölünemez olduğu, aynı zamanda uzamsallığının bulunmadığı ve etkiden de arınık olacağı açıktır. Bu nedenle tanrı en yüksek varlık, mutlak mükemmelliktir. Ondan daha üst düzeye geçişi sağlayan madde yoktur. Ezeli ve ebedi olarak fiil halinde olan varlık, eşyanın hem devindiricisi ve doğurucu nedeni, hem formu, hem de amacıdır. Kendisi devinimsiz olup devindiricidir.
Aristoteles'e göre bu ilk devindirici, nedensellik ilkesinin bir sonucudur. Her devinim, devinen şeyin varlığından başka, bir de devindiricinin bulunmasını gerektirir. Bu devindirici de devinimini başka devindiriciden ahr. Böylece sonsuza kadar giden nedenler dizisi bulunmadığı için, zorunlu olarak bir devindiricide durmak gerekir. Bu ilk devindirici ebedi bir devinimle sonsuz zaman boyunca devindirir. Öyleyse şu açık: o bölünemez, parçası yoktur, hiçbir büyüklük taşımaz.
Tanrı Aristoteles'in bu dört nedensellik ilkesinden sadece erekten nedenin, bazılarının nihai neden dediği nedenin, bir gerekliliği değil dört nedensellik kategorisinden dördünün de bir gerekliliğidir.
Not: Bu yazıyı bir daha Aristotales'in felsefesi ile alakadar kısmı baştan yazmak yerine http://dusundurensozler.b...fizik-felsefes-devam.html adresindeki yazıdan belli parçaları alıp düzenleyerek derledim. Okuyanlara o yazıyı da okumalarını tavsiye ederim.
Bu girinin üzerine söylenmesi olası sözlere verilebilecek cevaplar:
Birinci olarak "tut ki 'tanrı' var, peygamber gönderdiği, kitap indirdiği nereden malum? belki de hiç bulaşmak istememiştir insanların işlerine.. belki de bir bilinci yoktur... "tanrı" dediğin ne? özellikleri neler?" diyenler olabilir. Şu anki konumuz dinler veyahut Tanrı'nın sıfatları değil Tanrı'nın olup olmadığı. Bu konuyu açık seçik bir şekilde küçük bir çocuğun dahi anlayabileceği ispatlardan birini paylaştım.
ikinci olarak "ateistleri bulabilirsen sorarsın. onlar cevap veremeyeceği konuları sessizce terk ederler. bu da onların kişiliği garipsemiyorum artık. zira herkes adam gibi adam olmak zorunda değil. insan çeşit çeşittir kimileri doğruları konuşmaktan haz alır, kimileri ise doğruları konuşandan rahatsız olur..." diyenler olabilir. iyi niyetle söylemiş dahi olsa, genelleme içerdiğinden yanlıştır. Tanıdığım, tartışmaya açık adam gibi adam ateistler de vardır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar