bugün
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı3
- ağlamamak için kendini tutmak11
- asla yapmam denilen şeyler4
- yıllar sonra sözlüğe dönen yazar4
- en iyi simit hangi şehirdedir18
- sözlüğü yakınlarının okuması hırsızlık mıdır3
- ctrlx22
- kendinize yaptığınız en büyük yatırım3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması6
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- eskisi gibi olamamak2
- gelibolu da yaşamak vs çanakkale merkez de yaşamak5
- e'e f e6
- gürcistan22
- zenci isyanı2
- yalnız yaşamak5
- sigortalı bir iş bul çalış4
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin10
- gece gece 3 tane kurabiye yemek2
- güneş gözlüğü3
- hewal ebo18
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- intihar3
- içim yanıyor be sözlük7
- lahmacunu elle yiyen kız14
- chatgpt ile dertleşmek3
- tuvalete gitmenin zaman kaybı olması2
- kuran da namaz yok21
- beleş sigarayı öksürtüyor diyerek reddeden keriz4
- bütün hiçlerle toplanıp beyin fırtınası yapmak2
- velvet hanım iyi geceler2
- ilgi isteyen kız16
- parcalandim toparlanamiyorum5
- neden namaz kılmıyorsun3
- pamuk şeker pembesi oje2
- toksik insanlar2
- mutfağına konuk olunan yazarın işine karışmak3
- alman atasözleri2
- cinle karşılaşınca yapılacak ilk hareket7
- öyle bir şey yaz ki okuyan şaşırsın5
- memelerini okşarken kız nasıl inler4
- geçmişe özlemle bakmak3
- öldürme arzusu2
- usualsuspectss3
- şimdi arkadaşlar3
- paranın üstüne instagram adresini yazan sığır2
- türk düşmanları4
- asansörde kalmak7
- hiç tadın tuzun olmaması3
dünyada siyah-beyaz ayrımcılığından ayrı olarak siyah-daha siyah ayrımcılığının da olduğunu gösteren, 1994 yılında ruandada 800 000 den fazla insanın sebepsizce ve acımasızca katledildiği,dünyanın en büyük katliamlarından biri olan ruanda soykırımını konu alan sönük film. böylesine sağlam bir konu bu kadar ruhsuz, bu kadar yavan bir şekilde nasıl aktarılır çok iyi gösterdi don cheadle bizlere. kendisinin aşırı yavan oyunculuğu ile böylesine sağlam bir konu olması gerekenın kat kat altında bir duygu yansıttı bence. çok ama çok daha iyi olabilirdi bu film. kötü demek haddime değil. süper bir film ama çok yavan.
izleyen birçok kişi gibi bende bu filmi schindler s list ile karşılaştırdım. yahudiler (ki hiç sevmem) dünyanın anasını siken, üç kağıtçı,düzenbaz, ahlaksız, karaktersiz, pislik bir topluluk. benim gözümde böyleler. sen seversin bilemem. neyse, schindlers listte öyle bir işlemişler ki bu lanet mahlukları , izleyen ister istemez bir vicdan yapıyor, duygulanıyor, acımaya başlayıp bir sempati besliyor. yani ben o filmi izlerken öyle duygulanmıştım.
ama gelelim bu filme. dünyada 1 milyona yakın insanın hunharca katledildiği, beyazın siyahı kırdığı değil, siyahın siyahı kırıp geçirdiği, böylesine büyük bir vahşetin bu kadar ruhsuz anlatılmış olması hoş olmamış. keşke daha sağlam bir kara abimizi (jamie foxx mesela) oynatıp duyguyu dibine kadar yaşatsalardı. he bir de hutu ve tutsilerin arasındaki fiziksel farklardan sadece yüzeysel bir şekilde bahsedildi, aslında bir komisyon kurulup bu farklılıklar ciddi ciddi tespit edilmiş. burun ölçüsünden ten rengine, boylarından çene yapılarına kadar. aslında bu komisyon filmin başında detaylı şekilde işlenseydi, o örgütlenmelerin temeline biraz inilseydi daha da çekici bir film olabilirdi.
cut down the tall trees anonsu filmin en can alıcı repliğiydi bence.
filmde şu birleşmiş milletlerden amcanın "sen siyahsın, zenci bile değilsin" sözünü anlamadım ben.
dünyada benim idrak edebildiğimden kat kat kat büyük bir ırkçılık saçmalığı gidiyor besbelli.
ama olmuş bu film. izleyin efenim. gerçekten müthiş bir film.
he bir de imdb de cast de yazılmamış ama filmde jean reno yu görmek müthiş bir sürprizdi. hastasıyım lan onun o bayık bayık bakışlarına.
izleyen birçok kişi gibi bende bu filmi schindler s list ile karşılaştırdım. yahudiler (ki hiç sevmem) dünyanın anasını siken, üç kağıtçı,düzenbaz, ahlaksız, karaktersiz, pislik bir topluluk. benim gözümde böyleler. sen seversin bilemem. neyse, schindlers listte öyle bir işlemişler ki bu lanet mahlukları , izleyen ister istemez bir vicdan yapıyor, duygulanıyor, acımaya başlayıp bir sempati besliyor. yani ben o filmi izlerken öyle duygulanmıştım.
ama gelelim bu filme. dünyada 1 milyona yakın insanın hunharca katledildiği, beyazın siyahı kırdığı değil, siyahın siyahı kırıp geçirdiği, böylesine büyük bir vahşetin bu kadar ruhsuz anlatılmış olması hoş olmamış. keşke daha sağlam bir kara abimizi (jamie foxx mesela) oynatıp duyguyu dibine kadar yaşatsalardı. he bir de hutu ve tutsilerin arasındaki fiziksel farklardan sadece yüzeysel bir şekilde bahsedildi, aslında bir komisyon kurulup bu farklılıklar ciddi ciddi tespit edilmiş. burun ölçüsünden ten rengine, boylarından çene yapılarına kadar. aslında bu komisyon filmin başında detaylı şekilde işlenseydi, o örgütlenmelerin temeline biraz inilseydi daha da çekici bir film olabilirdi.
cut down the tall trees anonsu filmin en can alıcı repliğiydi bence.
filmde şu birleşmiş milletlerden amcanın "sen siyahsın, zenci bile değilsin" sözünü anlamadım ben.
dünyada benim idrak edebildiğimden kat kat kat büyük bir ırkçılık saçmalığı gidiyor besbelli.
ama olmuş bu film. izleyin efenim. gerçekten müthiş bir film.
he bir de imdb de cast de yazılmamış ama filmde jean reno yu görmek müthiş bir sürprizdi. hastasıyım lan onun o bayık bayık bakışlarına.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar