bugün
- ortada bir yolsuzluk olmaması25
- sözlük yazarlarının kombinleri15
- kolesterol5
- akp nin arzu ettiği muhalif tipi6
- melih gökçek soruşturması ne oldu21
- meme yalarken düşünülen şeyler8
- diyabet3
- hapiste kalanlardan kira bedeli alınması3
- sözlükçe aç kalsak birbirimizi yer miyiz3
- istanbul şu an bulutlu 19 derece2
- yağmurdan nefret etmek9
- yağmuru romantik bulan tip5
- fatma betülleri doyurmak5
- aliarnas2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir27
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları23
- romanya53
- netanyahu'ya vatana ihanet suçlaması2
- 28 eylül 2026 türkiye italya maçı5
- kemal kılıçdaroğlu3
- alfabede j harfi neden var4
- deniz göktaş2
- yağmurlu havalarda yapılabilecek en güzel şeyler3
- 28 eylül 2026 deniz göktaş'ın ilk duruşması5
- sözlüğün meme platformuna dönmesi8
- süper para kazanma yöntemi buldum garanti6
- patrona sigorta yap diye yalvarmak3
- adam yine kazanacak4
- 27 eylül 2026 almanya yunanistan maçı8
- ankara da aym önünde intihar eden emekli polis9
- crp2
- sırbistan da vucic'in istifası3
- 2 gecede 40 bin iranlıyı katleden molla rejimi15
- albea var mı abi düşük kilometreli6
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz24
- heyt bey'nin fon olayından para kazanmış olması7
- golden axe2
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur34
- hemogram2
- fatma betül sayan kaya39
- nihat genç5
- almanya25
- sürü psikolojisinin felsefi temeli2
- dünya61
- street fighter3
- türkiye24
- bir arabuluculuk yöntemi olarak arkadan sarılmak2
- fırtınalı hava3
- karton toplayan çocuk16
- bolu da zimmet soruşturması 9 gözaltı2
cemaziyülevvelin halk arasındaki kullanımıdır. bir kişinin geçmişiyle ilgili olumsuzluklarını anlatmak anlamını içerir. ve şöyle kullanılır: Biz onun cemâziyelevvelini biliriz gibi.
bir de hikayesi vardır...
Osmanlılarda arşivciliğe büyük önem verilir ve devlete ait her belge titizlikle saklanırdı. Şimdiki gibi dosyalama düzeninin olmadığı o dönemde devlet dairelerinde bu iş için çuvallar kullanır ve her aya ait biriken belgeler bir torbaya doldurarak korunurdu.
Arşive kaldırılan belgelerin birbirine karışmamasının ve arandığı zaman kolay bulunabilmesinin sağlanması için torbaların üzerine iri yazı ile ait olduğu ayın adı yazılır, bundan sonra torbalar mahzene indirilip, orada sıraya konulurdu.
Yıllardan birinde cemâziyelevve ayına ait belgelerin bir sandığa konulup, sandığın kapağı mühürlenerek belgelerin başka bir yere götürülmesi gerekmişti.
Arşivde görevli dar gelirli bir memur, istenilen belgeyi sandığa boşalttıktan sonra boş torbayı alıp evine götürmüş. Bir süre sonra da yoksulluk nedeniyle bu torbadan kendine bir iç çamaşırı diktirmiş, onu giymeye başlamış.
Torbanın üzerindeki saf bezir işi mürekkep, çamaşırın birkaç kez yıkanmasına karşın çıkmamış ve torbanın üzerindeki cemâziyelevvel yazısı, iç çamaşırın arka bölümünde olduğu gibi kalmış.
Bir gün işyerindeki öteki memur arkadaşları, onun iç çamaşırının arka bölümündeki bu cemâziyelevvel yazısını görmüşler ve kendi aralarında gülüşmeye başlamışlar.
Bu dar gelirli memur, ilerideki yıllarda daha yüksek okullarda okumuş ve işinde daha yüksek makamlara yükselmiş. Artık kadife astarlı samur kürkler, mücevher işlemeli kaftanlar giyer olmuş.
Eski arkadaşları kendisine gıptayla bakmaya ve hatta onu zaman zaman da kıskanmaya başlamışlar.
Bir gün onun başarılarından söz edilirken, onu kıskanan eski arkadaşlarından biri hemen söze karışmış ve "Siz onun bugünkü durumuna bakmayın" demiş. "Biz onun cemâziyelevvelini biliriz."
"Cemâziyelevvelini bilmek" sözü o günden sonra, herhangi bir kişinin geçmişteki bir kusurunun unutulmadığını "üstü kapalı bir biçimde" anlatmak için kullanılmaya başlanmış.
bir de hikayesi vardır...
Osmanlılarda arşivciliğe büyük önem verilir ve devlete ait her belge titizlikle saklanırdı. Şimdiki gibi dosyalama düzeninin olmadığı o dönemde devlet dairelerinde bu iş için çuvallar kullanır ve her aya ait biriken belgeler bir torbaya doldurarak korunurdu.
Arşive kaldırılan belgelerin birbirine karışmamasının ve arandığı zaman kolay bulunabilmesinin sağlanması için torbaların üzerine iri yazı ile ait olduğu ayın adı yazılır, bundan sonra torbalar mahzene indirilip, orada sıraya konulurdu.
Yıllardan birinde cemâziyelevve ayına ait belgelerin bir sandığa konulup, sandığın kapağı mühürlenerek belgelerin başka bir yere götürülmesi gerekmişti.
Arşivde görevli dar gelirli bir memur, istenilen belgeyi sandığa boşalttıktan sonra boş torbayı alıp evine götürmüş. Bir süre sonra da yoksulluk nedeniyle bu torbadan kendine bir iç çamaşırı diktirmiş, onu giymeye başlamış.
Torbanın üzerindeki saf bezir işi mürekkep, çamaşırın birkaç kez yıkanmasına karşın çıkmamış ve torbanın üzerindeki cemâziyelevvel yazısı, iç çamaşırın arka bölümünde olduğu gibi kalmış.
Bir gün işyerindeki öteki memur arkadaşları, onun iç çamaşırının arka bölümündeki bu cemâziyelevvel yazısını görmüşler ve kendi aralarında gülüşmeye başlamışlar.
Bu dar gelirli memur, ilerideki yıllarda daha yüksek okullarda okumuş ve işinde daha yüksek makamlara yükselmiş. Artık kadife astarlı samur kürkler, mücevher işlemeli kaftanlar giyer olmuş.
Eski arkadaşları kendisine gıptayla bakmaya ve hatta onu zaman zaman da kıskanmaya başlamışlar.
Bir gün onun başarılarından söz edilirken, onu kıskanan eski arkadaşlarından biri hemen söze karışmış ve "Siz onun bugünkü durumuna bakmayın" demiş. "Biz onun cemâziyelevvelini biliriz."
"Cemâziyelevvelini bilmek" sözü o günden sonra, herhangi bir kişinin geçmişteki bir kusurunun unutulmadığını "üstü kapalı bir biçimde" anlatmak için kullanılmaya başlanmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar