bugün

lemonde

erkekleri anlayamamış yazar, ablam.

o anlayamadıysa benim durumum gayet normalmiş o zaman.

erkek 'kısmısı' hep aynı.

kendimden misalle bu tezi destekleyecek olursam:

bizim oturduğumuz ev 4+1 ve afedersin hayvan gibiydi. temizlikti, yemekti, çamaşırdı yetişemiyor ve şikayet ediyordum haliyle. eşim de benim kadın olmadığımı ima ediyordu. erkek haliyle beni bin kere alıp satacağını iddia ediyordu. şimdi ayrıyız , malum şahıs o evde oturmaya devam ediyor. tahmin edersiniz ki evi b*k götürüyor.

-ne oldu, zormuş değil mi bu evin işi?
+yok olm, sen gittiğinden beri ben neler çekiyorum haberin var mı?
-e depresyondasın diye kumanda mutfakta, tencere oturma odasında, kıyafetlerin yatağın üzerinde ve şampuanın misafir odasında tabii. haklısın.
+ben depresyonda olmasam senden fazla avrat olurum şu evin işinde.

can çıkar huy çıkmaz işte.
madem pis değilsin, o evin hali ne?
madem pissin, benimle zorun ne?
madem depresyondasın, gel barışalım?
madem barışmazsın, depresyonun lüzumu ne?

o yüzden erkek milletini anlamayı bıraktım ben.

ablacığım sen o yemekleri bize hazırla. takılalım hatun hatuna.

afedersin ama;

eşek hoşaftan ne anlar?

bir diğeri için (bkz: eşek hoş laftan ne anlar)

artık hangisi doğruysa.

sen hep kendin kal abla.
© copyright 2005 - 2026