bugün
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması13
- ananı mı dinlersin karıyı mı7
- cadılar bayramı kutlamayan geri zekalılar6
- millette manyak para var13
- köy göçüren mantarı3
- esra'yı aç esra'yı8
- kemal sunal'ın en kötü filmi6
- türkiyeli kahvesi5
- sözlük kürdü54
- cadılar bayramı kutlayan gerizekalı türkler31
- fon krizi kimin üstüne yıkılacak16
- sözlük sosyal medya mı4
- volkswagen passat5
- incil karakterlerinden hangisi size yakışır3
- cansu taşkın2
- kitap okuyamamak4
- devlet bahçeli'nin il olmasını önerdiği 19 ilçe10
- ilkokulda dayak yemiş efsanevi nesil10
- cam açık uyumak7
- en gereksiz kurum2
- ibb davasında üçüncü celse2
- sözlükteki halloween kavgası5
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek11
- tavuk olmasa bu kadar insan ne yiyecekti7
- asgari ücret8
- cadılar bayramı kutlayan kız9
- karton toplayan cocuk 15 temmuzda ne yapıyordu10
- dünya sefalet endeksi nde türkiye'nin yeri5
- 30 liraya satılan tavuk döner9
- tuğla kitap okumak2
- biyoloji sınavı2
- çaykur'un türk çayı ibaresini kaldırması3
- türklerin abartılmış bir ırk olması3
- ne olursan ol yine gel3
- yogartiksen4
- nev vs teoman3
- ak parti2
- osman pamukoğlu14
- arkadaş edinme yolları5
- ismail kartal25
- türklerin ırkçı olması8
- portekiz2
- enses ilişkiyi savunan tc erkeği11
- sözlüklere ihtiyacın bitmesi7
- sözlükteki kızların bilgisiz olması23
- ileri dönüşüm5
- kartoncu abi ırkçı mı4
- dem partili kezo3
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- badoo4
çok farklı bir noktadan baktığım konudur ;
Evrim teorisine ise çok farklı bir açıdan yaklaşacağız. öncelikle kunatum fiziğini ortaya çıkmasını sağlayan çift yarık deneyi ile kuantumu çok az bir şekilde açıklayarak bazı şeylerin bizim için anlam kazanmasını sağlayalım ;
Çift yarık deneyinin eğlenceli bir görsel açıklamasını bu videoda bulabilirsiniz ; (bkz: (vid #31799))
Young deneyi olarak da bilinen çift-yarık deneyi, madde ve enerjinin aynı anda dalga ve parçacık özellikleri sergileyebileceğini gösterir. Deneyin basit versiyonunda lazer ışını gibi koherent (eş fazlı) bir ışık kaynağı, iki paralel yarık açılmış ince bir levhayı aydınlatır, ve yarıktan geçen ışık levhanın arkasındaki bir ekranda gözlemlenir. Işığın dalga doğası ışık dalgalarının iki yarıktan da geçerek girişim yapmasını, ve ekranda aydınlık ile karanlık bantlar oluşturmasını sağlar, ki bu sonuç ışık tamamen parçacıklı yapıda olsa beklenemez. Fakat, parçacıklardan veya fotonlardan oluşuyormuş gibi, ekranda her zaman ışığın soğurulduğu görülür. Bu durum dalga-parçacık ikiliği olarak bilinen prensibi ortaya koyar.
(bkz: http://tr.wikipedia.org/w...C4%B1k_%28Young%29_deneyi)
Bu tanımdan önemli bir sonuç çıkmaktadır ;
Gözlemci maddenin davranışına direk etki etmektedir. Bilinç ile madde etkileşiminin sebep olduğu bu durum , kesin bir dille veya teoremle açıklanamayan bir durumdur. Maddenin ve enerjinin bu davranış biçimi bildiğimiz tüm fizik yasalarını ihlal eder. (Kuantum mekaniği farklı bir konudur , burada anlatmak istediğim Atomaltı parçacıkların hereketleridir)
Bu bilgi temelini attıktan sonra bir de evrime matematik gözüyle bakalım ;
Matematik , olasılık teoremi üzerinden evrimi kesinlikle kabul etmez. Evrim durumları anlatılırken "şu oldu bu oldu" diye kesin bir dille anlatılmaktadır , fakat anlatılmayan olasılık durumu tüm dünya genelinde olan bir piyangonun size çıkmasının kesin olduğuna inanmak gibidir. Keza bu olasılık bile 10 üzeri 118 kez daha kuvvetlidir. Örnek olarak anlatılan ve öğretilenlerde "canlı sudan çıkmaya başlayarak kara hayatına uyum sağlamaya başlamıştır...." denir , fakat cümlenin doğrusu şudur ;"canlı 10 üzeri 48'de 1 ihtimalle sudan çıkmaya başlayarak kara hayatına uyum sağlamaya başlamıştır...." olması gereklidir. Bunları bilimsel olarak da destekleyebilirsiniz.
Keza biyoloji size hayal gücünüzü kullanma yetisini verir fakat matematik kesindir ve nettir. Biyoloji biliminde "bu şu an iki olabilir ama önceden 1 idi çünkü söyle söyle şeyler oluşarak 2 olmuştur" der fakat matematikte 2 , 2dir , 1 ise 1dir. kesindir , nettir. ihtimaller hesabı ile evrim teorisi yüzlerce kez çökertilmiştir. Keza ihtimaller teorisine göre bu ihtimal tüm evrende gezen bir toz parçasının size denk gelmesi gibi bir durumdur. Ayrıca bu toz parçasından size binlerce kez denk gelmesi de gereklidir , 1 kere değil. Yani matematiğe göre imkansızdır.
Bu arada bu araştırmayı günümüzde , en son bilimsel sonuçlara dayalı bir biçimde yapan ve kendisi bu hesaplamalardan önce ateist olan Prof. Dr. Stephen D. Unwin'e aittir. Bundan önce ise aralarında Pascal'ında bulunduğu birçok matematikçi bu konuda görüşlerini bildirmiştir. Prof. Dr. Stephen D. Unwin'e göre Tanrı'nın "olmama" olasılığı 17x10^117de 1'dir. Bu da demek oluyor ki ; matematik Tanrı'nın varlığını kesinlikle doğrular. Keza matematikte 10^18'de 1 ihtimal imkansız olarak nitelendirilmketedir.
Bunları neden anlattım peki? Yani evrimle kuantumun ne alakası var?
Gördüğünüz üzere matematiksel olarak , bildiğimiz fiziğe göre hareket eden bir parçacığın bir insan ortaya getirme olasılığı yoktur.
Peki bu madde bildiğimiz fiziğe göre değil de kuantum yasalarına göre davranırsa? Yani atom parcacıkları bilinçli hareketlerde bulunursa?
işte bu zaman evrim mümkündür. Fakat burada atlanılmaması gereken bir nokta vardır. Eğer madde kuantum yasasına göre bilinçli hareket ediyor bile olsa , belli bir bilgisi olmadan bunları deneme yanılma yoluyla bulması gene imkansızdır. Keza Jeolojik olarak evrime bakarsak eğer kütlesel yokoluşları görebilmekteyiz. Yeryüzü 5 defa kitlesel yokoluştan geçmiştir. Bunlardan 3.sü ise en ünlüsü olan ve dinazorları yokeden Kretase-Tersiyer yokoluşudur. Bu yokoluşlar çerçevesinde Dünya üzerindeki türlerin %99.6sı türlerin soyu kurumuştur. Keza ilk yokoluşun 3 milyar yıl önce olduğu düşünülürse ve o zamanlar dünyanın şu anki tür sayısının 250 kat fazla olduğu düşünülürse evrim o kadar hızlı ilerlemeliydi ki , 200-300 yıl içerisinde çok rahat gözle görülür farklar gözlemlememiz gerekirdi. Yani eğer evrim varsa bile kuantum yasalarına göre ve belli bir bilgi birikimi olan maddeler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu bilgileri kendiliğinden öğrenme gibi de bir şansı yoktur. Şu an ise halen evrim varsa eğer , bildiğimiz fiziğe göre değil kuantum fiziğine göre hareket etmelidir ve bunu da yapmayı durdurmuştur , çünkü eğer devam etseydi kesinlikle bunu gözlemleyebilirdik.
dolayısıyla evrim yoktur , varsa bile tanrı olmadan oluşması imkansızdır.
Evrim teorisine ise çok farklı bir açıdan yaklaşacağız. öncelikle kunatum fiziğini ortaya çıkmasını sağlayan çift yarık deneyi ile kuantumu çok az bir şekilde açıklayarak bazı şeylerin bizim için anlam kazanmasını sağlayalım ;
Çift yarık deneyinin eğlenceli bir görsel açıklamasını bu videoda bulabilirsiniz ; (bkz: (vid #31799))
Young deneyi olarak da bilinen çift-yarık deneyi, madde ve enerjinin aynı anda dalga ve parçacık özellikleri sergileyebileceğini gösterir. Deneyin basit versiyonunda lazer ışını gibi koherent (eş fazlı) bir ışık kaynağı, iki paralel yarık açılmış ince bir levhayı aydınlatır, ve yarıktan geçen ışık levhanın arkasındaki bir ekranda gözlemlenir. Işığın dalga doğası ışık dalgalarının iki yarıktan da geçerek girişim yapmasını, ve ekranda aydınlık ile karanlık bantlar oluşturmasını sağlar, ki bu sonuç ışık tamamen parçacıklı yapıda olsa beklenemez. Fakat, parçacıklardan veya fotonlardan oluşuyormuş gibi, ekranda her zaman ışığın soğurulduğu görülür. Bu durum dalga-parçacık ikiliği olarak bilinen prensibi ortaya koyar.
(bkz: http://tr.wikipedia.org/w...C4%B1k_%28Young%29_deneyi)
Bu tanımdan önemli bir sonuç çıkmaktadır ;
Gözlemci maddenin davranışına direk etki etmektedir. Bilinç ile madde etkileşiminin sebep olduğu bu durum , kesin bir dille veya teoremle açıklanamayan bir durumdur. Maddenin ve enerjinin bu davranış biçimi bildiğimiz tüm fizik yasalarını ihlal eder. (Kuantum mekaniği farklı bir konudur , burada anlatmak istediğim Atomaltı parçacıkların hereketleridir)
Bu bilgi temelini attıktan sonra bir de evrime matematik gözüyle bakalım ;
Matematik , olasılık teoremi üzerinden evrimi kesinlikle kabul etmez. Evrim durumları anlatılırken "şu oldu bu oldu" diye kesin bir dille anlatılmaktadır , fakat anlatılmayan olasılık durumu tüm dünya genelinde olan bir piyangonun size çıkmasının kesin olduğuna inanmak gibidir. Keza bu olasılık bile 10 üzeri 118 kez daha kuvvetlidir. Örnek olarak anlatılan ve öğretilenlerde "canlı sudan çıkmaya başlayarak kara hayatına uyum sağlamaya başlamıştır...." denir , fakat cümlenin doğrusu şudur ;"canlı 10 üzeri 48'de 1 ihtimalle sudan çıkmaya başlayarak kara hayatına uyum sağlamaya başlamıştır...." olması gereklidir. Bunları bilimsel olarak da destekleyebilirsiniz.
Keza biyoloji size hayal gücünüzü kullanma yetisini verir fakat matematik kesindir ve nettir. Biyoloji biliminde "bu şu an iki olabilir ama önceden 1 idi çünkü söyle söyle şeyler oluşarak 2 olmuştur" der fakat matematikte 2 , 2dir , 1 ise 1dir. kesindir , nettir. ihtimaller hesabı ile evrim teorisi yüzlerce kez çökertilmiştir. Keza ihtimaller teorisine göre bu ihtimal tüm evrende gezen bir toz parçasının size denk gelmesi gibi bir durumdur. Ayrıca bu toz parçasından size binlerce kez denk gelmesi de gereklidir , 1 kere değil. Yani matematiğe göre imkansızdır.
Bu arada bu araştırmayı günümüzde , en son bilimsel sonuçlara dayalı bir biçimde yapan ve kendisi bu hesaplamalardan önce ateist olan Prof. Dr. Stephen D. Unwin'e aittir. Bundan önce ise aralarında Pascal'ında bulunduğu birçok matematikçi bu konuda görüşlerini bildirmiştir. Prof. Dr. Stephen D. Unwin'e göre Tanrı'nın "olmama" olasılığı 17x10^117de 1'dir. Bu da demek oluyor ki ; matematik Tanrı'nın varlığını kesinlikle doğrular. Keza matematikte 10^18'de 1 ihtimal imkansız olarak nitelendirilmketedir.
Bunları neden anlattım peki? Yani evrimle kuantumun ne alakası var?
Gördüğünüz üzere matematiksel olarak , bildiğimiz fiziğe göre hareket eden bir parçacığın bir insan ortaya getirme olasılığı yoktur.
Peki bu madde bildiğimiz fiziğe göre değil de kuantum yasalarına göre davranırsa? Yani atom parcacıkları bilinçli hareketlerde bulunursa?
işte bu zaman evrim mümkündür. Fakat burada atlanılmaması gereken bir nokta vardır. Eğer madde kuantum yasasına göre bilinçli hareket ediyor bile olsa , belli bir bilgisi olmadan bunları deneme yanılma yoluyla bulması gene imkansızdır. Keza Jeolojik olarak evrime bakarsak eğer kütlesel yokoluşları görebilmekteyiz. Yeryüzü 5 defa kitlesel yokoluştan geçmiştir. Bunlardan 3.sü ise en ünlüsü olan ve dinazorları yokeden Kretase-Tersiyer yokoluşudur. Bu yokoluşlar çerçevesinde Dünya üzerindeki türlerin %99.6sı türlerin soyu kurumuştur. Keza ilk yokoluşun 3 milyar yıl önce olduğu düşünülürse ve o zamanlar dünyanın şu anki tür sayısının 250 kat fazla olduğu düşünülürse evrim o kadar hızlı ilerlemeliydi ki , 200-300 yıl içerisinde çok rahat gözle görülür farklar gözlemlememiz gerekirdi. Yani eğer evrim varsa bile kuantum yasalarına göre ve belli bir bilgi birikimi olan maddeler tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu bilgileri kendiliğinden öğrenme gibi de bir şansı yoktur. Şu an ise halen evrim varsa eğer , bildiğimiz fiziğe göre değil kuantum fiziğine göre hareket etmelidir ve bunu da yapmayı durdurmuştur , çünkü eğer devam etseydi kesinlikle bunu gözlemleyebilirdik.
dolayısıyla evrim yoktur , varsa bile tanrı olmadan oluşması imkansızdır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar