bugün
- iltica22
- cam açık ve çıplak uyumak6
- ofis pornosu13
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası8
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- ilişkiye ara vermek10
- kolye142
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- pazartesilerden nefret etmek2
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek7
- filistin eğitim bakanlığı ndan koruma çağrısı2
- bu saatte yemek yemek8
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- asansörde konuşmama kuralı8
- ölümün çözüm olduğunu düşünmek4
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri4
- kadınların yedekte erkek tutması3
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- marka giyinmek8
- sevgiliden ayrılamama nedenleri2
- sevgiliden ayrilamayip onun terk etmesini beklemek2
- siyah saçlı beyaz tenli kız8
- migren4
- gerçekten iğrenç bir hayat2
- gecelerin kötü olması2
- şargoz2
- kaybolan çorabın teki3
- nervionun mavi gözleri11
- hayatın acı gerçekleri6
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- erzurum'da 150 tl'ye satılan serpme kahvaltı14
- bik bik'in hacker'a yemek yapması18
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi18
- cep telefonu22
- ona bir şey söyle13
- 186 boyundaki erkek7
- nervioya yürüyecem diye nazım hikmete dönüşmek7
- sözlük yazarlarının köpekleri8
- aşk13
- nokia20
- biz büyüdük ve kirlendi mi dünya sorunsalı7
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı8
- teselli vermek6
- asla evlenilmeyecek kızlar11
- bik bik'in kraliçe olması10
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı23
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- sohbet edecek kimsenin olmaması7
- taze fasülye sevenin kendisine saygısı yoktur8
- 30 yaşımı devirmiş sözlük teyzeleri7
Bilmem hatırlar mısın?
Çok küçük yaşlardayken ben, seni uyarmıştı arkadaşların; ' senin belanı bu çocuk tüttürecek diye'
Tekmelenen bir wc kapısında takılı kaldı sevgi ile saygı arasındaki incecik yapraklar... içeride nasıl huzursuzdum bilir misin?... Hatırlar mısın?
ya saçımı traş ederken burnum akıyor diye attığın fırçayı o bağırmaları... yanında ki dayıma haklı olduğunu gösterme çabalarını hatırlamadın mı?
Ben sigara içebilecek kadar büyümüşken okulun ortasında yanağıma ve de futbol hayatıma attığın o tokadı, pardon şamarı... o acıyı...?
ilk kez sigara ile yakalandığımda sana, beni evden kovduğunu... ben gitmeyince senin evi terk ettiğini, üstüne şehri terk etmek zorunda kaldığımı...
Odtü'den profesör diye, dersimize girip herkesin içinde attığın fırçayla beni yerin dibine soktuğunu...
Gözümün içine baka baka yalan konuşup, sırf evladınım diye insan yerine koymadığın anları...
Daha öğrenciyken ben, senden para almanın ne kadar zor olabileceğini o zamanlarda acıtarak anlattığını...
Hayatta hepsini geçmişken bugün, okul yıllarında beni kıyasladığın çocuklarla artık kıyaslayamadığını...
Bana kızdığında anneme, anneme kızdığında hepimize kan kusturduğunu...
Bu dünyanın en cahilce ve de acizce suçlamasını hiç de hak etmeyen birine yaptığını...
Senin karşında hiç bir fikrimize değer vermediğini... hatta sormadığını...
Abime yaptıklarından sonra hiç de utanmadan 'ben hiç bir şey yapmadım' açıklamalarını, yalanlarını...
Yediğim herhangi bir boku hiç vakit kaybetmeden herkese anlattığını...
ticaret hayatına yeni başlamışken, küçük hatalar yapmama izin vermediğini... Haliyle bugün bile radikal kararlar alamadığımı...
özel hayat konusunda bana hiç bir şekilde bir gramlık bile saygı göstermediğin ergenlik dönemlerimi...
söylesene baba hatırlar mısın... ben söyleyeyim senin yerine... sen benim yaptıklarımı tekrar etmekten... onları defalarca kez anlatmaktan vakit bulup da bunları hatırlamazsın...
Dedemin cenazesine gittiğinde onunla küs olduğunuzu... bir hiç uğruna 100 yaşındaki adamı sana dargın şekilde defnettiğinizi...
Hatırlamazsın dimi...
ben hatırlarım senin de yerine... ama korkma sana hatırlatmam bir kez daha... çünkü sen haklı çıkarsın... çünkü sen en son sözü değil, en çok sözü söylersin...
Kaç kez aylarca küs kaldık seninle... gençliğimin yarısı sana kırgın ya da dargın geçti... Korktuğumdan değil... Anlamadığımdan kaçtım hep senden...
Bugün de aynıyım... Kaçıyorum senden...
Sen bunları hatırlamayacaksın yine bugün... Belki içinden geçireceksin haftaya 'babalar gününde bile aramadı' diye...
Evet aramadım... aramayacağım da...
Yukarıda yazan sebeplerden dolayı değil ama... ben onları her daim hatırlasam da sen görmezsin benim hatırladığımı... göstermem sana..
Göstermem çünkü; görmen gereken ve de hala göremediğin son bir şey daha var aklımda, yarınlarımda...
Seninle son konuşmamızda kurduğun tek bir cümle... unutmadım... unutmayacağım...
ve sana da unutmayacağımı sessizlik ve hissizlik ile anlatacağım...
her zaman evlatlar hata yapmaz... bazen babalar da özür diler... Gurursuz olduğundan değil... Baba olduğundan be...!!!! Baba olduğundan...
Sen özür dilemeden, benden sana bu dünyada evlat olmaz.
Bir kalem daha aldım elime... Bu sefer hikayemde sen yoksun baba...
Çok küçük yaşlardayken ben, seni uyarmıştı arkadaşların; ' senin belanı bu çocuk tüttürecek diye'
Tekmelenen bir wc kapısında takılı kaldı sevgi ile saygı arasındaki incecik yapraklar... içeride nasıl huzursuzdum bilir misin?... Hatırlar mısın?
ya saçımı traş ederken burnum akıyor diye attığın fırçayı o bağırmaları... yanında ki dayıma haklı olduğunu gösterme çabalarını hatırlamadın mı?
Ben sigara içebilecek kadar büyümüşken okulun ortasında yanağıma ve de futbol hayatıma attığın o tokadı, pardon şamarı... o acıyı...?
ilk kez sigara ile yakalandığımda sana, beni evden kovduğunu... ben gitmeyince senin evi terk ettiğini, üstüne şehri terk etmek zorunda kaldığımı...
Odtü'den profesör diye, dersimize girip herkesin içinde attığın fırçayla beni yerin dibine soktuğunu...
Gözümün içine baka baka yalan konuşup, sırf evladınım diye insan yerine koymadığın anları...
Daha öğrenciyken ben, senden para almanın ne kadar zor olabileceğini o zamanlarda acıtarak anlattığını...
Hayatta hepsini geçmişken bugün, okul yıllarında beni kıyasladığın çocuklarla artık kıyaslayamadığını...
Bana kızdığında anneme, anneme kızdığında hepimize kan kusturduğunu...
Bu dünyanın en cahilce ve de acizce suçlamasını hiç de hak etmeyen birine yaptığını...
Senin karşında hiç bir fikrimize değer vermediğini... hatta sormadığını...
Abime yaptıklarından sonra hiç de utanmadan 'ben hiç bir şey yapmadım' açıklamalarını, yalanlarını...
Yediğim herhangi bir boku hiç vakit kaybetmeden herkese anlattığını...
ticaret hayatına yeni başlamışken, küçük hatalar yapmama izin vermediğini... Haliyle bugün bile radikal kararlar alamadığımı...
özel hayat konusunda bana hiç bir şekilde bir gramlık bile saygı göstermediğin ergenlik dönemlerimi...
söylesene baba hatırlar mısın... ben söyleyeyim senin yerine... sen benim yaptıklarımı tekrar etmekten... onları defalarca kez anlatmaktan vakit bulup da bunları hatırlamazsın...
Dedemin cenazesine gittiğinde onunla küs olduğunuzu... bir hiç uğruna 100 yaşındaki adamı sana dargın şekilde defnettiğinizi...
Hatırlamazsın dimi...
ben hatırlarım senin de yerine... ama korkma sana hatırlatmam bir kez daha... çünkü sen haklı çıkarsın... çünkü sen en son sözü değil, en çok sözü söylersin...
Kaç kez aylarca küs kaldık seninle... gençliğimin yarısı sana kırgın ya da dargın geçti... Korktuğumdan değil... Anlamadığımdan kaçtım hep senden...
Bugün de aynıyım... Kaçıyorum senden...
Sen bunları hatırlamayacaksın yine bugün... Belki içinden geçireceksin haftaya 'babalar gününde bile aramadı' diye...
Evet aramadım... aramayacağım da...
Yukarıda yazan sebeplerden dolayı değil ama... ben onları her daim hatırlasam da sen görmezsin benim hatırladığımı... göstermem sana..
Göstermem çünkü; görmen gereken ve de hala göremediğin son bir şey daha var aklımda, yarınlarımda...
Seninle son konuşmamızda kurduğun tek bir cümle... unutmadım... unutmayacağım...
ve sana da unutmayacağımı sessizlik ve hissizlik ile anlatacağım...
her zaman evlatlar hata yapmaz... bazen babalar da özür diler... Gurursuz olduğundan değil... Baba olduğundan be...!!!! Baba olduğundan...
Sen özür dilemeden, benden sana bu dünyada evlat olmaz.
Bir kalem daha aldım elime... Bu sefer hikayemde sen yoksun baba...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar