bugün
- türk esnafı9
- fatma betül sayan kaya4
- türküm doğruyum çalışkanım11
- karın seni çok üzüyor diyen sekreter5
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası16
- fon vurgunu30
- ben bir yahudiyim4
- keşke nickim şu yazarınki olsaydı denen nickler4
- aykolik efendi6
- 19 ekim 2026 trabzonspor beşiktaş maçı6
- iltica27
- sözlüğü 5 ailenin yönetmesi5
- kolye142
- eskortluk yapan sözlük yazarı27
- kadınların yedekte erkek tutması7
- sabahın 3 ünde gecelikle sarma getiren komşu kızı3
- andımız3
- cam açık ve çıplak uyumak7
- ofis pornosu13
- sabah elinde bavulla kapıya dayanan bugs bunny2
- emret komutanım ferit in silahını kaybettiği bölüm2
- saraca096
- uzaylı gelinler evlenirken duvar takıyor mu2
- güne bir şiir dizesi bırak2
- bir gün çok konuşkan olup devirsi gün suskun olmak11
- uzaylılar selam verir mi4
- sabahın 4 ünde ayakta olan 420 yazar2
- ısparta da kanyonda mahsur kalan ihh gönüllüleri5
- escort kadınla kondomsuz ilişkiye girmek8
- ilişkiye ara vermek10
- uykusuz kedi ablanın çok tatlı bir insan olması20
- çoktan hareket etmiş trene el sallamak2
- hoşlanılan kişinin sizden hoşlanmaması9
- öyle koşup varmak ki sen sonra gelmek2
- platon un mağara alegorisi8
- 5 bin kişinin katıldığı konserde ölüm3
- marka giyinmek9
- düşün ki o bunu okuyor3
- 18 ekim 2026 başakşehir gaziantep maçı2
- saraca09'a yapılan haksızlık3
- koro halinde ulumak2
- asansörde konuşmama kuralı9
- üç rus kız ve bir türk erkek bu saatte neyapabilir9
- tertemiz delirmek2
- uzaylılar kovalasın seni3
- emret komutanım sinyor seyfi2
- komşuya hola lopez como estas demek2
- aleyna kalaycıoğlu2
- vizyonsuzları bakan yapmak2
- moovit2
geçen akşam bizim tayfayla yine bir park gecesi yine bi çekirdek-kola gecesi,aramızdan birinin de doğum günü. üniversitenin bitmesine az kaldı,birimiz bir yaş daha aldı, inceden gelecek planları var herkesin kafasında. muhabbet de zaten o yola doğru akıp gidiyor. ekibin alayının da sevgilisi var, bi ben sap kaldım. neyse.
bu vakte gelene kadar, diğerlerinden farklı olarak kendimi yaklaşık 15 yaşından beri sıradanlık, ortalama hayatlar sürmek, döngünün/sistemin, adı her ne boksa, bir parçası olmak minvalinde buhranlarla donatmış biriydim. o akşam, elemanlardan birinin sorduğu soru, yıllardır benim kafamda gezinen bulutların bir parçasıydı sadece.
"bir insan neden çocuk yapar, ben anlayamıyorum abi "-
"hem de böyle bir ülkeye, böyle bir dünyaya de mi" diye devam ettim ben de. kafamdakileri gösterip elletmedim şeklindeydik o gece.
umut sarıkaya özet geçmiş kanımca, bir düşünmeli der çekilirim.
"Yoldan geçenleri izlerken 'ne çok insan var' diye düşündüm. Hepimiz bir yerlere gidiyoruz, birileriyle konuşuyoruz, çalışıyoruz, dinleniyoruz. Ne kadar çoğuz. Hepimiz ne kadar çok kendimizi önemsiyoruz. Hayallerimiz var. Çok azımız gerçekleştiriyor hayallerini. Uğraşıyoruz yine de. Belli bir yaşa kadar, bir şey olmaya çalışıyoruz. Olamayanlarımız çocuk yapıyor, kendi olamadıklarını, onlar olsun istiyor. Kafamızdaki olmak istediğimiz insan da farklı farklı. Genelde çok zengin olmak istiyoruz.Sıradan olmayı hazmedemiyor yine birçoğumuz.Özel olmalıyız, en azından bir kişi için. Kafasında olmak istediği kişiyi olamamış biri olarak, başka bir olamamış ile ilişkiye giriyoruz. iki sıradan insan, birbirinin ne kadar özel biri olduğunu hatırlatıp duruyor. Aralarından biri hatırlatmayınca ilişkiyi kesip, başka bir sıradana hatırlatması için arayışa giriyor. Uzun süre hatırlatanlar belli bir zaman sonra sıkılıp evleniyor, baktılar ikisi de birbirine bunu hatırlatmaktan sıkılmış, çocuk yapıp onu dünyanın en özeli kılıyorlar. Seçildiği için, annesinin babasının sıradanlığını aşmakla görevlendiriyor. istediği gibi biri olmak yerine anne babasının kafasında olmak istediği ama olamadığı insan olmak zorunda. Hayır demesi neredeyse imkansız. Bu hayır diyemeyenler de büyüyüp çabalıyor, olmuyor, birini buluyor, sıkılıyor, çocuk yapıyor.Bu kısır döngü böyle sürüp gidiyor, gittikçe artıyoruz."
düşündüğüm zaman, ki hayatta en çok kafa yorduğum mevzuydu bu sıradanlık şu günlere kadar, diğerlerinden daha sıradandım. bugüne kadar bana 'özel olduğumu hatırlatan' bir zat olmadı. direndim de denebilir. çoğu arkadaşım sinir bozacak derecede gerçekçi olduğumu söyler, kendimi de başkasını da sıradanlık için kandırmadım hiç.
'özel birisin' ilüzyonundan çok, sıradanlığa dair bir şey aramak sebeplerden olabilir.
---
tipten de kaybediyorum tabi biraz ehe mehe.
bu vakte gelene kadar, diğerlerinden farklı olarak kendimi yaklaşık 15 yaşından beri sıradanlık, ortalama hayatlar sürmek, döngünün/sistemin, adı her ne boksa, bir parçası olmak minvalinde buhranlarla donatmış biriydim. o akşam, elemanlardan birinin sorduğu soru, yıllardır benim kafamda gezinen bulutların bir parçasıydı sadece.
"bir insan neden çocuk yapar, ben anlayamıyorum abi "-
"hem de böyle bir ülkeye, böyle bir dünyaya de mi" diye devam ettim ben de. kafamdakileri gösterip elletmedim şeklindeydik o gece.
umut sarıkaya özet geçmiş kanımca, bir düşünmeli der çekilirim.
"Yoldan geçenleri izlerken 'ne çok insan var' diye düşündüm. Hepimiz bir yerlere gidiyoruz, birileriyle konuşuyoruz, çalışıyoruz, dinleniyoruz. Ne kadar çoğuz. Hepimiz ne kadar çok kendimizi önemsiyoruz. Hayallerimiz var. Çok azımız gerçekleştiriyor hayallerini. Uğraşıyoruz yine de. Belli bir yaşa kadar, bir şey olmaya çalışıyoruz. Olamayanlarımız çocuk yapıyor, kendi olamadıklarını, onlar olsun istiyor. Kafamızdaki olmak istediğimiz insan da farklı farklı. Genelde çok zengin olmak istiyoruz.Sıradan olmayı hazmedemiyor yine birçoğumuz.Özel olmalıyız, en azından bir kişi için. Kafasında olmak istediği kişiyi olamamış biri olarak, başka bir olamamış ile ilişkiye giriyoruz. iki sıradan insan, birbirinin ne kadar özel biri olduğunu hatırlatıp duruyor. Aralarından biri hatırlatmayınca ilişkiyi kesip, başka bir sıradana hatırlatması için arayışa giriyor. Uzun süre hatırlatanlar belli bir zaman sonra sıkılıp evleniyor, baktılar ikisi de birbirine bunu hatırlatmaktan sıkılmış, çocuk yapıp onu dünyanın en özeli kılıyorlar. Seçildiği için, annesinin babasının sıradanlığını aşmakla görevlendiriyor. istediği gibi biri olmak yerine anne babasının kafasında olmak istediği ama olamadığı insan olmak zorunda. Hayır demesi neredeyse imkansız. Bu hayır diyemeyenler de büyüyüp çabalıyor, olmuyor, birini buluyor, sıkılıyor, çocuk yapıyor.Bu kısır döngü böyle sürüp gidiyor, gittikçe artıyoruz."
düşündüğüm zaman, ki hayatta en çok kafa yorduğum mevzuydu bu sıradanlık şu günlere kadar, diğerlerinden daha sıradandım. bugüne kadar bana 'özel olduğumu hatırlatan' bir zat olmadı. direndim de denebilir. çoğu arkadaşım sinir bozacak derecede gerçekçi olduğumu söyler, kendimi de başkasını da sıradanlık için kandırmadım hiç.
'özel birisin' ilüzyonundan çok, sıradanlığa dair bir şey aramak sebeplerden olabilir.
---
tipten de kaybediyorum tabi biraz ehe mehe.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar