bugün

beşiktaş

1 tane transfer yapmasa, ligde kalmaya oynasa da yine de destekten vazgeçemeyeceğim takımdır.
dün beşiktaş tv'de manşet programına katılan zeki demirkubuz'un söyledikleri benim ve birçok arkadaşımın burada binlerce kez söylediği şeyler...
*hilbert neden satıldı? satıldıysa alternatifi neden bulunamadı?
*pasolig uygulamasının cezası ödenemez miydi? (fener'in yaptığı gibi) koskoca derbiyi azıcık bir seyirci önünde oynamak nasıl bir iştir?
*matematiksel olarak şampiyonluk şansımız devam ederken fenerbahçe'ye jest yapmak abes olmadı mı?
*çarşı ve beşiktaş seyircisi önce nitelikli duruşa bakar. sen caner'le ilgili fener anlaşmazsa devreye gireriz derken fener senin elinden ribas'ı aldı mı almadı mı? kulüpler arası iyi ilişkiler tek taraflılığıa indirgenirse rakipten küçük bir takım olduğunu kabul etmiş olmaz mısın? yani kendini aşağıda konumlandırmış olmaz mısın? adamlar bizim kulübümüzü önemsese ribas'a talip olur muydu?
*gerekirse oyuncu almayalım ama fenerleşme çizgisinden kurtulalım. şu iki büyüğün eskilerini toplamaktan vazgeçelim. töre'ye gece kurşunlandı diye kızan yönetim ne toraman'ın ne de sezer'in gözünün yaşına bakmamalı. özellikle genç futbolcular üzerinde büyük takım da oynadığının farkına varacak bir oto kontrol sistemi geliştirilmeli.
*transferleri tüm dünyaya duyurmadan sessiz ve derinden niye yürütemiyoruz? maddi güç olarak sonra diğer takımların devreye girmesiyle vaziyetin altında ezilmiyor muyuz?

son tahlilde beşiktaşılılık büyük aşktır. varsın büyük transferler yapılmasın. seviyoruz duruşumuzu, takımımızı, formamızı.
© copyright 2005 - 2026