bugün
- sabahları nefret edilen şeyler6
- göz teması kuramama4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı20
- true'ya özgürlük5
- kız troller12
- kalabalığı seviyor musunuz13
- mustafa sandal'ın gündemde olması4
- maaş için birbirine katlanan insanlar4
- akp seçmeni4
- ilham aliyevin türkiyeye nankörlük yapması8
- gece 1 de 10 birayla gelen kız kanka9
- aliyev'in türkiye'ye gönderme yapan sözleri4
- kedilerin yedigi ilginc seyler17
- kadın ile erkek arasında yaşanacak en güzel şey12
- tekerlek toplayan cocuk14
- adını bile bilmediğin bir sözlük kızına aşık olmak13
- trump'ın süper zeka zirvesinin sonuçları3
- birini unutmak için başkasıyla birliktelik yaşamak11
- pazar günü kahvaltı gazete ve kovboy filmi üçlüsü2
- arkadaşlar ben birinden fena halde hoslanıyorum14
- devlet bahçeli'nin öcalan'a selam göndermesi47
- sözlükte devamlı eksileyeceğiniz yazar17
- ispanya'nin terör bitirme formülü41
- ona bir şey söyle6
- almanya da yaşasaydınız nerede yaşamak isterdiniz11
- evli bir adama aşık oldum sözlük25
- 29 yaşında erkek 41 yaşında kadın ilişkisi12
- burcunun yükselenini bilen erkek8
- yazarların anlık durumları9
- osmanlı mali açıdan zordayken saray yaptırması13
- galatasaray büyüklüğü14
- arkadaşlar bakar mısınız14
- afrikada bir ülkede yaşasaydınız nerde yaşardınız7
- kız tavladığım için içerlenen sözlük geyi15
- avokado yiyen insan8
- özel sektör de çalışmak11
- çocuklar niye sünnet edilir7
- zencilerin birbirine nigger demesi6
- morning2
- gece sokakta baş belaya girer mi6
- brad pitt2
- şeker hastalığı9
- ellerim bos gonlum hos14
- fiziği güzel sözlük kızları56
- mafya kızı olma isteği6
- claudian clouds6
- memesiz kızlardaki özgüvenin kaynağı17
- boğaz ağrısı7
- damarsız tüysüz manisa yaprağı17
- feminen erkek davranışları6
ankara sbf'nin efsanelerinden ayhan yalçınkaya'nın en son eseri,tez zamanda alınıp okunası...diğer türkiye akademisi efsaneleri için: (bkz: cemal bali akal) (bkz: kadir cangızbay) (bkz: ulus baker)
Elinizdeki kitap, başlığı her ne kadar Alevileri anlamaya dönük bir vurgu taşısa da Alevileri anlamaktan çok, devletin ve ondan daha geniş olarak bir iktidar şebekesinin Alevi ayinselliğine yönelik ağır saldırıla-rını -Alevilik açılımından Tuzluçayır'a, Dersim'in seyitlerinden devlet kirliliğiyle malûl dedeliğe- devlet, ayin ve siyasallık çerçevesinde tartışmaya yöneliktir. Ayhan Yalçınkaya tam bu ânda bir kez daha soru-yor: Bedreddin'i mi seçeceğiz, devleti mi? Bedreddin bugün Gezi ve Gezi'nin dolanıp durduğu bütün toplumsal yüzeydir; Tuzluçayır'dır, Okmeydanı'dır, Antakya'dır< "Bu yüzey bizi özgürlüğe ve eşitliğe çağırıyor; devlet ise baskıya, şiddete, ölümsüz bir eşitsizliğe ve ölüme" diyecektir çoğu; "öyleyse bu soru ne saçma, ne haince bir sorudur!" Üstelik giderek solgunlaşan bir hayalete dönüştürülen Gezi'nin tüm yüzeylerinde giderek belirginleşen bir hayalet olarak Alevilik, Alevi çocuklarda ölüp dururken! Oysa Yalçınkaya'nın yanıtı biraz farklı: Bir kez daha devleti seçmek belki tarihte hiç olmadığı kadar, ilk kez bize devlet ve siyasetin kökleriyle son bir yüzleşme, sert bir hesaplaşma zemini sunuyor; siyasetin hakikat iddiasının siyasalın gerçekliğiyle yerle yeksan edilme fırsatını da. Türkiye'deki Alevi toplulukla-rın hepimiz için yaşamsal önem taşıyan varlıklarının anlamı tam buradadır: Tarihçilerin ve sosyologla-rın, geçmişin ve şimdinin gayri-siyasal salıncağında salladıkları o bünyeyi bütün siyasal yüküyle gör-memizi mümkün kılan ve tam da bu yüzden devletin siyaseti nasıl gayri-siyasallaştırdığını da aşikâr eden son örneklerden biridir Aleviliğin siyasal bünyesi; can çekişen varlığıyla da olsa.
(Tanıtım Bülteninden)
Elinizdeki kitap, başlığı her ne kadar Alevileri anlamaya dönük bir vurgu taşısa da Alevileri anlamaktan çok, devletin ve ondan daha geniş olarak bir iktidar şebekesinin Alevi ayinselliğine yönelik ağır saldırıla-rını -Alevilik açılımından Tuzluçayır'a, Dersim'in seyitlerinden devlet kirliliğiyle malûl dedeliğe- devlet, ayin ve siyasallık çerçevesinde tartışmaya yöneliktir. Ayhan Yalçınkaya tam bu ânda bir kez daha soru-yor: Bedreddin'i mi seçeceğiz, devleti mi? Bedreddin bugün Gezi ve Gezi'nin dolanıp durduğu bütün toplumsal yüzeydir; Tuzluçayır'dır, Okmeydanı'dır, Antakya'dır< "Bu yüzey bizi özgürlüğe ve eşitliğe çağırıyor; devlet ise baskıya, şiddete, ölümsüz bir eşitsizliğe ve ölüme" diyecektir çoğu; "öyleyse bu soru ne saçma, ne haince bir sorudur!" Üstelik giderek solgunlaşan bir hayalete dönüştürülen Gezi'nin tüm yüzeylerinde giderek belirginleşen bir hayalet olarak Alevilik, Alevi çocuklarda ölüp dururken! Oysa Yalçınkaya'nın yanıtı biraz farklı: Bir kez daha devleti seçmek belki tarihte hiç olmadığı kadar, ilk kez bize devlet ve siyasetin kökleriyle son bir yüzleşme, sert bir hesaplaşma zemini sunuyor; siyasetin hakikat iddiasının siyasalın gerçekliğiyle yerle yeksan edilme fırsatını da. Türkiye'deki Alevi toplulukla-rın hepimiz için yaşamsal önem taşıyan varlıklarının anlamı tam buradadır: Tarihçilerin ve sosyologla-rın, geçmişin ve şimdinin gayri-siyasal salıncağında salladıkları o bünyeyi bütün siyasal yüküyle gör-memizi mümkün kılan ve tam da bu yüzden devletin siyaseti nasıl gayri-siyasallaştırdığını da aşikâr eden son örneklerden biridir Aleviliğin siyasal bünyesi; can çekişen varlığıyla da olsa.
(Tanıtım Bülteninden)
Gündemdeki Haberler