bugün
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- ölümden korkuyor musunuz12
- queen feristah15
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir bela geliyor29
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- işiniz gücünüz yok mu11
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- hafızayı sildirmek6
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- bir kadından hoşlanmak3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- melatonin2
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- zalbert ramstein4
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ itiraf15
- erkekler neden evlenmek ister15
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- kendin hakkında bir entry bırak9
- intihar düşüncesi2
- uludağ sözlük evreni8
- 195 kaslı pilot14
- nervio12
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- kürdü sevin21
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- hasan atilla uğur14
- para yok huzur var11
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- heyt bea gocu mu5
- mazotun litresi 101 lira35
- ben basit bir insanım2
aşağıdaki yazıda hissedilebilecek şeydir.
sevgiyi görebilmek
Restoranda bizden başka çocuklu aile yoktu. Samet'i çocuklar için özel olarak yapılmış yüksek sandalyeye oturturken restoranın ne kadar sessiz olduğunu farkettim. Herkes sessizce yemeğini yiyordu. Samet birden tombik bebek ellerini havaya kaldırarak ellerini sallamaya başladı ve yüzünde gülücüklerle bağırdı:
"Meyhabaaa"
Yüzünde gülücüklerle, mutluluk içinde el sallıyor ve sesinin çıktığı kadar bağırıyordu: "Meyhabaaaaa"
Onu bu kadar mutlu eden, el salladığı kişiyi görmek için arkamı döndüm. Kapının yakınında oturan, üstünde eski, yırtık, kirli bir palto, ayak parmakları yırtık ayakkabılarından dışarı fırlamış, saçları günlerdir taranmamış ve yıkanmamış, yaşlı bir adamdı Samet'in el salladığı kişi... Kokusunu duyamayacak kadar ondan uzakta oturuyorduk ama çok pis koktuğundan da emindim.
Adam Samet'e el sallarken restoranda başka kimse yokmuşcasına seslendi Samet'e:
"Merhabaaa bebek, merhaba koca oğlan, evet, seni görüyorum"
Eşimle birbirimize baktık."Ne yapabiliriz?"
Samet el sallamaya devam ederek adama seslendi:"Meyhabaaa"
Restorandaki herkes bize ve yaşlı adama baktı. Yaşlı serseri bizim güzel bebeğimizle uzaktan konuşmaya, ona el sallamaya devam ediyordu. Nihayet yemeğimiz geldi ve aceleyle yemeğe başladık. Adam uzaktan Samet'e bağırıyordu: "heyy, yemeğini beğendin mi bebek?"
Diğer müşterilerin bakışlarından adamın hareketlerini şirin bulduklarını sanmıyordum. Büyük olasılıkla sarhoşun tekiydi ve kendince eğleniyordu. Sessizce yemeğimizi bitirdikten sonra eşim "Sen arabaya git, ben hesabı ödedikten sonra gelirim" dedi. Kapıya doğru yürürken içimden dua ediyordum. "Tanrım, ne olur şimdi kalkıp bize bir şey söylemesin bu pis serseri"
Tam adamın yanından geçerken adam ayağa kalktı ve Samet ona kollarını açarak "beni kucağına al" dercesine uzandı. Durdurmaya vakit bulamadan kollarımdan adamın kollarına atladığını gördüm.
Birden yaşlı, pis kokan adamla, benim tertemiz, güzel bebeğim birbirlerine sarılıp bir sevgi yumağı oluşturdular. Samet adamın kollarında çok mutluydu ve kendini güvende hissettiğini gösterircesine sevgiyle başını adamın omzuna yasladı. Adam gözlerini kapatarak, iri, nasırlaşmış elleriyle incitmemeye özen göstererek, Samet'in başını okşadı... O anda gözlerinden aşağı süzülen gözyaşlarını farkettim. Restorandaki herkes sessizce bizi izliyordu. Sonra Samet'i kucağıma uzatırken
"Lütfen, bu bebeğe çok iyi bakın bayan" dedi.
Farkında olmadan "bakarım&" sözcüğü çıktı ağzımdan. Sonra ellerini uzatarak: "Tanrı sizinle olsun bayan, çok teşekkür ederim, bana şu ana kadar aldığım en güzel Noel hediyesini verdiniz" dedi.
içtenlikle sıktım adamın elini... Ve "Ben teşekkür ederim" dedim. Arabaya doğru giderken hem ağlıyor, hem de "Tanrım, beni bağışla lütfen" diyordum.
Ben adamın yalnızca giysilerini ve dış görünümünü görürken benim üç yaşındaki bebeğim adamın sevgi dolu ruhunu görebilmişti.
(burdaki samet adı bana göre de sırıtmış ama...)
sevgiyi görebilmek
Restoranda bizden başka çocuklu aile yoktu. Samet'i çocuklar için özel olarak yapılmış yüksek sandalyeye oturturken restoranın ne kadar sessiz olduğunu farkettim. Herkes sessizce yemeğini yiyordu. Samet birden tombik bebek ellerini havaya kaldırarak ellerini sallamaya başladı ve yüzünde gülücüklerle bağırdı:
"Meyhabaaa"
Yüzünde gülücüklerle, mutluluk içinde el sallıyor ve sesinin çıktığı kadar bağırıyordu: "Meyhabaaaaa"
Onu bu kadar mutlu eden, el salladığı kişiyi görmek için arkamı döndüm. Kapının yakınında oturan, üstünde eski, yırtık, kirli bir palto, ayak parmakları yırtık ayakkabılarından dışarı fırlamış, saçları günlerdir taranmamış ve yıkanmamış, yaşlı bir adamdı Samet'in el salladığı kişi... Kokusunu duyamayacak kadar ondan uzakta oturuyorduk ama çok pis koktuğundan da emindim.
Adam Samet'e el sallarken restoranda başka kimse yokmuşcasına seslendi Samet'e:
"Merhabaaa bebek, merhaba koca oğlan, evet, seni görüyorum"
Eşimle birbirimize baktık."Ne yapabiliriz?"
Samet el sallamaya devam ederek adama seslendi:"Meyhabaaa"
Restorandaki herkes bize ve yaşlı adama baktı. Yaşlı serseri bizim güzel bebeğimizle uzaktan konuşmaya, ona el sallamaya devam ediyordu. Nihayet yemeğimiz geldi ve aceleyle yemeğe başladık. Adam uzaktan Samet'e bağırıyordu: "heyy, yemeğini beğendin mi bebek?"
Diğer müşterilerin bakışlarından adamın hareketlerini şirin bulduklarını sanmıyordum. Büyük olasılıkla sarhoşun tekiydi ve kendince eğleniyordu. Sessizce yemeğimizi bitirdikten sonra eşim "Sen arabaya git, ben hesabı ödedikten sonra gelirim" dedi. Kapıya doğru yürürken içimden dua ediyordum. "Tanrım, ne olur şimdi kalkıp bize bir şey söylemesin bu pis serseri"
Tam adamın yanından geçerken adam ayağa kalktı ve Samet ona kollarını açarak "beni kucağına al" dercesine uzandı. Durdurmaya vakit bulamadan kollarımdan adamın kollarına atladığını gördüm.
Birden yaşlı, pis kokan adamla, benim tertemiz, güzel bebeğim birbirlerine sarılıp bir sevgi yumağı oluşturdular. Samet adamın kollarında çok mutluydu ve kendini güvende hissettiğini gösterircesine sevgiyle başını adamın omzuna yasladı. Adam gözlerini kapatarak, iri, nasırlaşmış elleriyle incitmemeye özen göstererek, Samet'in başını okşadı... O anda gözlerinden aşağı süzülen gözyaşlarını farkettim. Restorandaki herkes sessizce bizi izliyordu. Sonra Samet'i kucağıma uzatırken
"Lütfen, bu bebeğe çok iyi bakın bayan" dedi.
Farkında olmadan "bakarım&" sözcüğü çıktı ağzımdan. Sonra ellerini uzatarak: "Tanrı sizinle olsun bayan, çok teşekkür ederim, bana şu ana kadar aldığım en güzel Noel hediyesini verdiniz" dedi.
içtenlikle sıktım adamın elini... Ve "Ben teşekkür ederim" dedim. Arabaya doğru giderken hem ağlıyor, hem de "Tanrım, beni bağışla lütfen" diyordum.
Ben adamın yalnızca giysilerini ve dış görünümünü görürken benim üç yaşındaki bebeğim adamın sevgi dolu ruhunu görebilmişti.
(burdaki samet adı bana göre de sırıtmış ama...)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar