bugün
- iskilipli atıf hoca21
- favlayan yazarın asıl amacı10
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması6
- tanımadığı kadına tokat atan adam5
- kasımda aşk başkadır5
- kablosuz mouse7
- kasım ayının beraberinde getirdikleri6
- aktara girip özgürce alışveriş yapmak6
- ahmet nazif zorlu7
- fon vurgunu3
- togg2
- iş yerinde atletle çalışmak4
- robert de niro denince akla gelen ilk film5
- tenerife andorra maçında futbolcunun ölmesi2
- güney kore devlet başkanı lee den türkiye mesajı3
- herşeyi boşverip arıcak'a yerleşmek5
- evli bir kadını sikmek4
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- otel odasında yalnız kalmak4
- fb'nin inanılmaz başarısı2
- herşeyi kusursuz sadece ayağı çirkin olan kız3
- sarhoş insanlarla dolu partideki tek ayık kişi5
- millette manyak para var21
- travis bickle'a benzeyen sözlük yazarı2
- traveler seri oy atınca ay silkecek beni sanmak3
- sevimli kafir3
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi5
- sözlüğün sapık dolması sorunsalı3
- pazarama com3
- kale3112 tarzı entry girmek2
- sözlük kürdü54
- dünürüm haçan sana hamsi yaptum'ye bagayım3
- 30 liraya satılan tavuk döner15
- anın görüntüsü32
- casino2
- neden herkes sabah erken kalkmayı erdem sanıyor4
- zenci kadın poposu2
- osmanlı hanedanı3
- boşandığı eşine araba alan adam8
- hüzünlü bakışlı ünlüler2
- 693
- red flag sözlük yazarları2
- nick vermeden bir yazara seslen3
- ismail kartal16
- nar tanelemek5
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler2
- escort ile para kavgası6
- zenci uşağın aniden içeri girmesi5
- okulda ayağa kalkma ritüeli3
- handjob3
aşağıdaki yazıda hissedilebilecek şeydir.
sevgiyi görebilmek
Restoranda bizden başka çocuklu aile yoktu. Samet'i çocuklar için özel olarak yapılmış yüksek sandalyeye oturturken restoranın ne kadar sessiz olduğunu farkettim. Herkes sessizce yemeğini yiyordu. Samet birden tombik bebek ellerini havaya kaldırarak ellerini sallamaya başladı ve yüzünde gülücüklerle bağırdı:
"Meyhabaaa"
Yüzünde gülücüklerle, mutluluk içinde el sallıyor ve sesinin çıktığı kadar bağırıyordu: "Meyhabaaaaa"
Onu bu kadar mutlu eden, el salladığı kişiyi görmek için arkamı döndüm. Kapının yakınında oturan, üstünde eski, yırtık, kirli bir palto, ayak parmakları yırtık ayakkabılarından dışarı fırlamış, saçları günlerdir taranmamış ve yıkanmamış, yaşlı bir adamdı Samet'in el salladığı kişi... Kokusunu duyamayacak kadar ondan uzakta oturuyorduk ama çok pis koktuğundan da emindim.
Adam Samet'e el sallarken restoranda başka kimse yokmuşcasına seslendi Samet'e:
"Merhabaaa bebek, merhaba koca oğlan, evet, seni görüyorum"
Eşimle birbirimize baktık."Ne yapabiliriz?"
Samet el sallamaya devam ederek adama seslendi:"Meyhabaaa"
Restorandaki herkes bize ve yaşlı adama baktı. Yaşlı serseri bizim güzel bebeğimizle uzaktan konuşmaya, ona el sallamaya devam ediyordu. Nihayet yemeğimiz geldi ve aceleyle yemeğe başladık. Adam uzaktan Samet'e bağırıyordu: "heyy, yemeğini beğendin mi bebek?"
Diğer müşterilerin bakışlarından adamın hareketlerini şirin bulduklarını sanmıyordum. Büyük olasılıkla sarhoşun tekiydi ve kendince eğleniyordu. Sessizce yemeğimizi bitirdikten sonra eşim "Sen arabaya git, ben hesabı ödedikten sonra gelirim" dedi. Kapıya doğru yürürken içimden dua ediyordum. "Tanrım, ne olur şimdi kalkıp bize bir şey söylemesin bu pis serseri"
Tam adamın yanından geçerken adam ayağa kalktı ve Samet ona kollarını açarak "beni kucağına al" dercesine uzandı. Durdurmaya vakit bulamadan kollarımdan adamın kollarına atladığını gördüm.
Birden yaşlı, pis kokan adamla, benim tertemiz, güzel bebeğim birbirlerine sarılıp bir sevgi yumağı oluşturdular. Samet adamın kollarında çok mutluydu ve kendini güvende hissettiğini gösterircesine sevgiyle başını adamın omzuna yasladı. Adam gözlerini kapatarak, iri, nasırlaşmış elleriyle incitmemeye özen göstererek, Samet'in başını okşadı... O anda gözlerinden aşağı süzülen gözyaşlarını farkettim. Restorandaki herkes sessizce bizi izliyordu. Sonra Samet'i kucağıma uzatırken
"Lütfen, bu bebeğe çok iyi bakın bayan" dedi.
Farkında olmadan "bakarım&" sözcüğü çıktı ağzımdan. Sonra ellerini uzatarak: "Tanrı sizinle olsun bayan, çok teşekkür ederim, bana şu ana kadar aldığım en güzel Noel hediyesini verdiniz" dedi.
içtenlikle sıktım adamın elini... Ve "Ben teşekkür ederim" dedim. Arabaya doğru giderken hem ağlıyor, hem de "Tanrım, beni bağışla lütfen" diyordum.
Ben adamın yalnızca giysilerini ve dış görünümünü görürken benim üç yaşındaki bebeğim adamın sevgi dolu ruhunu görebilmişti.
(burdaki samet adı bana göre de sırıtmış ama...)
sevgiyi görebilmek
Restoranda bizden başka çocuklu aile yoktu. Samet'i çocuklar için özel olarak yapılmış yüksek sandalyeye oturturken restoranın ne kadar sessiz olduğunu farkettim. Herkes sessizce yemeğini yiyordu. Samet birden tombik bebek ellerini havaya kaldırarak ellerini sallamaya başladı ve yüzünde gülücüklerle bağırdı:
"Meyhabaaa"
Yüzünde gülücüklerle, mutluluk içinde el sallıyor ve sesinin çıktığı kadar bağırıyordu: "Meyhabaaaaa"
Onu bu kadar mutlu eden, el salladığı kişiyi görmek için arkamı döndüm. Kapının yakınında oturan, üstünde eski, yırtık, kirli bir palto, ayak parmakları yırtık ayakkabılarından dışarı fırlamış, saçları günlerdir taranmamış ve yıkanmamış, yaşlı bir adamdı Samet'in el salladığı kişi... Kokusunu duyamayacak kadar ondan uzakta oturuyorduk ama çok pis koktuğundan da emindim.
Adam Samet'e el sallarken restoranda başka kimse yokmuşcasına seslendi Samet'e:
"Merhabaaa bebek, merhaba koca oğlan, evet, seni görüyorum"
Eşimle birbirimize baktık."Ne yapabiliriz?"
Samet el sallamaya devam ederek adama seslendi:"Meyhabaaa"
Restorandaki herkes bize ve yaşlı adama baktı. Yaşlı serseri bizim güzel bebeğimizle uzaktan konuşmaya, ona el sallamaya devam ediyordu. Nihayet yemeğimiz geldi ve aceleyle yemeğe başladık. Adam uzaktan Samet'e bağırıyordu: "heyy, yemeğini beğendin mi bebek?"
Diğer müşterilerin bakışlarından adamın hareketlerini şirin bulduklarını sanmıyordum. Büyük olasılıkla sarhoşun tekiydi ve kendince eğleniyordu. Sessizce yemeğimizi bitirdikten sonra eşim "Sen arabaya git, ben hesabı ödedikten sonra gelirim" dedi. Kapıya doğru yürürken içimden dua ediyordum. "Tanrım, ne olur şimdi kalkıp bize bir şey söylemesin bu pis serseri"
Tam adamın yanından geçerken adam ayağa kalktı ve Samet ona kollarını açarak "beni kucağına al" dercesine uzandı. Durdurmaya vakit bulamadan kollarımdan adamın kollarına atladığını gördüm.
Birden yaşlı, pis kokan adamla, benim tertemiz, güzel bebeğim birbirlerine sarılıp bir sevgi yumağı oluşturdular. Samet adamın kollarında çok mutluydu ve kendini güvende hissettiğini gösterircesine sevgiyle başını adamın omzuna yasladı. Adam gözlerini kapatarak, iri, nasırlaşmış elleriyle incitmemeye özen göstererek, Samet'in başını okşadı... O anda gözlerinden aşağı süzülen gözyaşlarını farkettim. Restorandaki herkes sessizce bizi izliyordu. Sonra Samet'i kucağıma uzatırken
"Lütfen, bu bebeğe çok iyi bakın bayan" dedi.
Farkında olmadan "bakarım&" sözcüğü çıktı ağzımdan. Sonra ellerini uzatarak: "Tanrı sizinle olsun bayan, çok teşekkür ederim, bana şu ana kadar aldığım en güzel Noel hediyesini verdiniz" dedi.
içtenlikle sıktım adamın elini... Ve "Ben teşekkür ederim" dedim. Arabaya doğru giderken hem ağlıyor, hem de "Tanrım, beni bağışla lütfen" diyordum.
Ben adamın yalnızca giysilerini ve dış görünümünü görürken benim üç yaşındaki bebeğim adamın sevgi dolu ruhunu görebilmişti.
(burdaki samet adı bana göre de sırıtmış ama...)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar