bugün

ben bu yazıyı öylesine yazdım

sigarayı bırakmaya çalışıyorum kendimce ama aslında çok da seviyorum içmeyi.
nazlanıyorum ona huysuz huysuz.
bazen masanın üzerine bırakıyorum, bakmadan yanından geçip gidiyorum, sonra da kapının eşiğinden çaktırmadan bakıyorum bir şey olacak mı diye? olmuyor amk. ne bekliyorsam artık?
bazen iplemiyorum çakmakla ikisini. çakmak da az puşt değil hani. yardakçısı sigaranın. ama öyle alımlılar ki cazibelerine kapılmamak imkansızlaşıyor bazen.
sohbete başlıyoruz sonra; bir süre sonra kitap, dergi ve telefon ayrılıyor bizden. biz devam ediyoruz biraz daha.
bir, iki üç, dört, beş, altı, yedi, sekiz, dokuz derken bir de bakıyoruz ki sabaha çeyrek var.
yatalım artık diyorum, kaale almıyorlar beni.
"sen yat" diyor biri, öbürü de onaylıyor onu.
ben de onları kırmıyorum ve yatıyorum.
uyumadan önce "yarın kesin bırakıyorum olm sizi" diyerek.
© copyright 2005 - 2026