bugün
- yazarların on üzerinden komiklikleri38
- bireysel silahlanmanın önü açılırsa alınacak silah6
- yazarların üstüne çizik attığı burçlar4
- iremga11
- ezandan rahatsız olan kadın sanatçı4
- en sevilen meyveler6
- togg'a lpg taktırmak11
- yeşilçam'da çocukken travma yaşattığınız sahneler5
- beyazsemsiyeliyabanci48
- çocukken alınamayan şeyleri büyüyünce almak5
- eve usta gelince yaşanan tedirginlik2
- sibel can diyeti6
- dizi izleyerek ingilizce öğrendim diyen tip2
- sözlükte erkekleri istemiyoruz17
- özgürlükçü eğitimin imkansızlığı2
- 7 haziran 2026 aziz yıldırım'ın başkan seçilmesi11
- insanları mutlu etmek2
- yagmurcu3
- evlenilecek erkek nasıl anlaşılır10
- zaman baba7
- beyazpenisliyabancı3
- ona bir şey söyle15
- kezo saçından meslek tahmini yapmak2
- bebeksi bir hatunla sevgili olmak9
- türkçe'nin edebi bir dil olmadığı gerçeği7
- aziz yıldırım13
- aberdeen2
- güne kahve ve donut ile başlamak2
- ilk aşkınız5
- sydney sweeney'in memeleri7
- instagram'a sürekli hikaye atan kadın5
- 7 haziran 2026 büyük sözlük ifşası32
- schopenhauer'un kadın nefreti3
- gereksiz vergiler2
- türk mü türkiyeli mi sorunsalı4
- florya ormanı2
- yorgun mermi22
- ısparta9
- cinayet saati neredeydin3
- fetöcü olduğunu beklemediğiniz kişiler4
- ermeni kini2
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle63
- günün sözü2
- soğuk suyla duş alan insan3
- gammazlama yapmamak12
- kaşlarını alan erkek3
- 21 gün diyetteyim2
- aziz başkan efsanesinin geri dönmesi2
- haysenin1212
- ölüm4
belli bir coğrafi bölgede bir arada yaşayan ve köken, tarih, kültür bağlarıyla ortak yaşama iradesi gösteren insanların bizzat kendileri veya seçtikleri vekilleri tarafından aktedilen sözleşme ile ortaya çıkardığı egemen güçtür. buna mukabil, kuruluş amacına uygun olarak kamunun yani varlığına neden olanların hizmetinde olması beklenir.
- lakin,
devletin yürütme organı olan siyasi iktidarın gözü, çoğu kez sahip olduğu güç ile döner, yöneticileri kibre kapılır. bu kez devlet, kamunun efendisiymiş gibi davranmaya, insanların özgürlüklerini kısıtlamaya, kendileri ile farklı siyasi görüş ve düşüncedekileri ezmeye, zulmetmeye başlar.
- kamu homurdanmaya başlar,
"aga! biz seni niye kurduk, bu sözleşmeye neden imza attık, neden tek egemen güç kıldık? dişimizden tırnağımızdan artırıp niye vergi ödedik? bize elektrik, su, yol, köprü, okul yap, hizmetler getir diye, öyle değil mi? peki sen ne yaptın? toplaşma, konuşma, karışma, yürüşme dedin! toplaşanı gazladın, konuşanı copladın, karışanı dipçikledin, yürüşeni suladın.
- devlet baskıyı daha da artırır,
kitle iletişim organlarına sansür uygulanmaya başlanır, en basit eylemler dahi örgütlü suç kapsamında ağır bir biçimde cezalandırılmaya başlanır, yüksek mahkeme kararları sorgulanmaya ve uygulanmamaya başlar, kişi hak ve özgürlüklerini ciddi anlamda kısıtlayan uygulamalar başlar. adli sistem keyfi olarak işletilmeye başlanır.
- bu kez kamu alır sazı eline,
yüzbinlerce kişinin katıldığı kitlesel gösteriler ve eylemler başlar. devletin kolluk kuvvetleri eylemleri bastırmakta zafiyet yaşamaya başlar. bankalar, mağazalar, alışveriş merkezleri, kamuya ait tesisler yakılır, yıkılır, yağmalanır. meydanlarda darağaçları kurulur. devletin yürütme organının üyeleri, yani asıl müsebbipler, yürüteceklerini yürütmüş ve koşar adım kaçmışlardır ülkeden de 'ıdılarının dıdıları' darağaçlarında sallandırılarak halkın önü alınmaz öfkesi dindirilmeye çalışılır.
- neticede,
devleti kuran halktır yani kamudur ve daima kontrol edilmesi gereken bir güce sahiptir. bu kontrol, demokratik ülkelerde yasama ve yargı ile sağlanır. yasama ve yargıya yürütmenin müdahalesinin olduğu her durumda yukarıda uzun-uzadıya özetlenen senaryonun sahnelenmesini beklemek gerekir.
- lakin,
devletin yürütme organı olan siyasi iktidarın gözü, çoğu kez sahip olduğu güç ile döner, yöneticileri kibre kapılır. bu kez devlet, kamunun efendisiymiş gibi davranmaya, insanların özgürlüklerini kısıtlamaya, kendileri ile farklı siyasi görüş ve düşüncedekileri ezmeye, zulmetmeye başlar.
- kamu homurdanmaya başlar,
"aga! biz seni niye kurduk, bu sözleşmeye neden imza attık, neden tek egemen güç kıldık? dişimizden tırnağımızdan artırıp niye vergi ödedik? bize elektrik, su, yol, köprü, okul yap, hizmetler getir diye, öyle değil mi? peki sen ne yaptın? toplaşma, konuşma, karışma, yürüşme dedin! toplaşanı gazladın, konuşanı copladın, karışanı dipçikledin, yürüşeni suladın.
- devlet baskıyı daha da artırır,
kitle iletişim organlarına sansür uygulanmaya başlanır, en basit eylemler dahi örgütlü suç kapsamında ağır bir biçimde cezalandırılmaya başlanır, yüksek mahkeme kararları sorgulanmaya ve uygulanmamaya başlar, kişi hak ve özgürlüklerini ciddi anlamda kısıtlayan uygulamalar başlar. adli sistem keyfi olarak işletilmeye başlanır.
- bu kez kamu alır sazı eline,
yüzbinlerce kişinin katıldığı kitlesel gösteriler ve eylemler başlar. devletin kolluk kuvvetleri eylemleri bastırmakta zafiyet yaşamaya başlar. bankalar, mağazalar, alışveriş merkezleri, kamuya ait tesisler yakılır, yıkılır, yağmalanır. meydanlarda darağaçları kurulur. devletin yürütme organının üyeleri, yani asıl müsebbipler, yürüteceklerini yürütmüş ve koşar adım kaçmışlardır ülkeden de 'ıdılarının dıdıları' darağaçlarında sallandırılarak halkın önü alınmaz öfkesi dindirilmeye çalışılır.
- neticede,
devleti kuran halktır yani kamudur ve daima kontrol edilmesi gereken bir güce sahiptir. bu kontrol, demokratik ülkelerde yasama ve yargı ile sağlanır. yasama ve yargıya yürütmenin müdahalesinin olduğu her durumda yukarıda uzun-uzadıya özetlenen senaryonun sahnelenmesini beklemek gerekir.
güncel Önemli Başlıklar
