bugün
- nervio19
- şizofren denilince akla gelen ilk yazar9
- arkadaşlar galiba kavga var6
- kavga edenlerin hep aynı kişiler olması5
- sözlük kızlarının kahveleri9
- uludağ sözlük size ne kattı13
- tembel avrat böreği3
- şarapçının birden tayyipçi olması7
- şarapçı koala yalnız değildir8
- aykolik adamdır4
- tayyip bey yaşayan en büyük devrimci liderdir6
- sözlükte yazan ünlüler3
- hasmet ibriktaroglu2
- kuş fotoğrafçılığı2
- fusya semsiyeli yabanci14
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya2
- keşan4
- 73m512
- sarapci koala42
- bir kadının en zevk aldığı an5
- mel mel bey birader2
- dışarıdaki insanların çok iyi olması3
- mutlu ama tekerlek olsun4
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı20
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i7
- recep tayyip erdoğan8
- dinen kabul edilir ağlama biçimi3
- sözlükteki mağara adamları3
- amin feryadi2
- yazın anlamının kadın ayağı olması3
- sorgulanmayan eğitim2
- barbunya2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci19
- kıvırcık saç8
- sigara içmeyenleri anlamamak5
- 2026 ekonomik krizi2
- sevmediğiniz insanla devamlı karşılaşmak3
- 4 kez üst üste cumaya gitmemek5
- melissa vargas'dan tokat yemek5
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi5
- gece 2 de komşu kızının balkonda seksting yapması4
- serhat kılıç20
- bir kızın aşkı size naptırabilir5
- bireysel emeklilik2
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü13
- piercing takmanın zorluğu5
- bazılarına gereken cevabı reis'in vermesi2
- çağla idi3
- hiçbir şeyin tat vermemesi4
- arkadaşlar görüşürüz2
belli bir coğrafi bölgede bir arada yaşayan ve köken, tarih, kültür bağlarıyla ortak yaşama iradesi gösteren insanların bizzat kendileri veya seçtikleri vekilleri tarafından aktedilen sözleşme ile ortaya çıkardığı egemen güçtür. buna mukabil, kuruluş amacına uygun olarak kamunun yani varlığına neden olanların hizmetinde olması beklenir.
- lakin,
devletin yürütme organı olan siyasi iktidarın gözü, çoğu kez sahip olduğu güç ile döner, yöneticileri kibre kapılır. bu kez devlet, kamunun efendisiymiş gibi davranmaya, insanların özgürlüklerini kısıtlamaya, kendileri ile farklı siyasi görüş ve düşüncedekileri ezmeye, zulmetmeye başlar.
- kamu homurdanmaya başlar,
"aga! biz seni niye kurduk, bu sözleşmeye neden imza attık, neden tek egemen güç kıldık? dişimizden tırnağımızdan artırıp niye vergi ödedik? bize elektrik, su, yol, köprü, okul yap, hizmetler getir diye, öyle değil mi? peki sen ne yaptın? toplaşma, konuşma, karışma, yürüşme dedin! toplaşanı gazladın, konuşanı copladın, karışanı dipçikledin, yürüşeni suladın.
- devlet baskıyı daha da artırır,
kitle iletişim organlarına sansür uygulanmaya başlanır, en basit eylemler dahi örgütlü suç kapsamında ağır bir biçimde cezalandırılmaya başlanır, yüksek mahkeme kararları sorgulanmaya ve uygulanmamaya başlar, kişi hak ve özgürlüklerini ciddi anlamda kısıtlayan uygulamalar başlar. adli sistem keyfi olarak işletilmeye başlanır.
- bu kez kamu alır sazı eline,
yüzbinlerce kişinin katıldığı kitlesel gösteriler ve eylemler başlar. devletin kolluk kuvvetleri eylemleri bastırmakta zafiyet yaşamaya başlar. bankalar, mağazalar, alışveriş merkezleri, kamuya ait tesisler yakılır, yıkılır, yağmalanır. meydanlarda darağaçları kurulur. devletin yürütme organının üyeleri, yani asıl müsebbipler, yürüteceklerini yürütmüş ve koşar adım kaçmışlardır ülkeden de 'ıdılarının dıdıları' darağaçlarında sallandırılarak halkın önü alınmaz öfkesi dindirilmeye çalışılır.
- neticede,
devleti kuran halktır yani kamudur ve daima kontrol edilmesi gereken bir güce sahiptir. bu kontrol, demokratik ülkelerde yasama ve yargı ile sağlanır. yasama ve yargıya yürütmenin müdahalesinin olduğu her durumda yukarıda uzun-uzadıya özetlenen senaryonun sahnelenmesini beklemek gerekir.
- lakin,
devletin yürütme organı olan siyasi iktidarın gözü, çoğu kez sahip olduğu güç ile döner, yöneticileri kibre kapılır. bu kez devlet, kamunun efendisiymiş gibi davranmaya, insanların özgürlüklerini kısıtlamaya, kendileri ile farklı siyasi görüş ve düşüncedekileri ezmeye, zulmetmeye başlar.
- kamu homurdanmaya başlar,
"aga! biz seni niye kurduk, bu sözleşmeye neden imza attık, neden tek egemen güç kıldık? dişimizden tırnağımızdan artırıp niye vergi ödedik? bize elektrik, su, yol, köprü, okul yap, hizmetler getir diye, öyle değil mi? peki sen ne yaptın? toplaşma, konuşma, karışma, yürüşme dedin! toplaşanı gazladın, konuşanı copladın, karışanı dipçikledin, yürüşeni suladın.
- devlet baskıyı daha da artırır,
kitle iletişim organlarına sansür uygulanmaya başlanır, en basit eylemler dahi örgütlü suç kapsamında ağır bir biçimde cezalandırılmaya başlanır, yüksek mahkeme kararları sorgulanmaya ve uygulanmamaya başlar, kişi hak ve özgürlüklerini ciddi anlamda kısıtlayan uygulamalar başlar. adli sistem keyfi olarak işletilmeye başlanır.
- bu kez kamu alır sazı eline,
yüzbinlerce kişinin katıldığı kitlesel gösteriler ve eylemler başlar. devletin kolluk kuvvetleri eylemleri bastırmakta zafiyet yaşamaya başlar. bankalar, mağazalar, alışveriş merkezleri, kamuya ait tesisler yakılır, yıkılır, yağmalanır. meydanlarda darağaçları kurulur. devletin yürütme organının üyeleri, yani asıl müsebbipler, yürüteceklerini yürütmüş ve koşar adım kaçmışlardır ülkeden de 'ıdılarının dıdıları' darağaçlarında sallandırılarak halkın önü alınmaz öfkesi dindirilmeye çalışılır.
- neticede,
devleti kuran halktır yani kamudur ve daima kontrol edilmesi gereken bir güce sahiptir. bu kontrol, demokratik ülkelerde yasama ve yargı ile sağlanır. yasama ve yargıya yürütmenin müdahalesinin olduğu her durumda yukarıda uzun-uzadıya özetlenen senaryonun sahnelenmesini beklemek gerekir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar