bugün

komünizm

bireyin varolma amacı değil; bireyin varlığını kolaylaştıran bir platform olduğunu yadsıyan sistem. herhangi bir şeyi devlet veya şirket yerine koyup, özgürlükten bahsedemezsiniz bir kere. eğer bahsedeceğiniz özgürlük, kurumlar'ın ikamesi ile elde edilecekse, birey hakları konusunda şu an bulunduğumuz noktadan daha iyi bir yere zaten varmayacaktır o senaryo. daha da önemlisi, bireysel nitelik denilen ve bireye "değer" biçen kavram, verili toplumsal sistemin işbölümü ile yaratılan nitelikler değildir. verili toplumsal sistemin işbölümü muhakkak ki bireysel nitelikle pozitif veya negatif korelasyon içindedir, ancak aralarında bir neden-sonuç ilişkisi olduğunu (ve dahi varolma kaynağı olduğunu) iddia etmek zannımca desteksiz olmaktadır. bireysel nitelikler, doğarken getirdiğimiz varoluşsal hammadedir. hiçbir komün benim neye ihtiyacım olduğu hakkında bir karara varamaz. hiçbir komun veya üst otorite benim nasıl "varolacağımı" ve "kendimi gerçekleştireceğimi" bana dikte edemez. bunlar üzerinde sadece ve sadece benim söz hakkım vardır.

insanlara zorla "eşit" oldukları sanrısı uyandıracak hiçbir sistem ideal olamaz. zira komunizmin telaffuz ettiği eşitlik, bir tür "aynı"cılıktır. oysa insanlar "farklı"dır ve fırsat eşitliğine hakları vardır.

topluma, becerim yettiğince katkıda bulunup, komun tarafından belirlenmiş ihtiyaçlarım oranında geri kazanım almam adaletsizliktir. kimse benim ihtiyaçlarım hakkında bana herhangi bir istihkak dikte edemez. benim varoluş amacım, yeteneklerimi topluma armağan edip sadece temel ihtiyaçlarım oranında yaşamak değil. ne de başkalarının yeteneklerini karşılıksız gasp etmek.
© copyright 2005 - 2026