bugün
- anne pizzası10
- en gıcık olunan şoför tipleri12
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- popkek yiyen erkeğin namusu4
- sözlük kızı ile iletişim kurmak9
- stonehengede kimsenin farketmediği tasarım hatası3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı22
- trileçe7
- giysi fiyatlarının uçması8
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak4
- diyanet'in japonya da ne işi var6
- dinci ve müslüman kavramları2
- putin türkmüş11
- en sağ şeritteyken sola dönmeye çalışan şoför2
- plotonik aşkınızın fotosuna bakarak ne yaptınız2
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- türk vatandaşları türktür9
- ismet gürbüz10
- şeriatçıların başarılı olduğu şeyler7
- true'nin libidosu neden yüksek7
- her şeyi hatırlayan insan4
- tulumba tatlısı8
- laz böreği3
- kendine sarılmak2
- true'nin acile kaldırılması9
- osuruktan şiirler41
- seri gizli artı oy veren melek8
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- ismedin siyasi yorum yapmaması2
- sözlük yazarlarının kombinleri8
- kankinizin sevgilinizi götürmesi5
- canımın yubari kavunu çekmesi8
- türkiyeli olmak4
- tek adam4
- sonsuza kadar yaşamak3
- ilk öpüştüğüm kız6
- mahalle kültürünün yok olması4
- ince memed4
- adana kebap10
- kıza fotoğraf yolladıktan sonra olabilecekler4
- eczacının sağlıklı günler demesi5
- devlet eliyle eğitim zorunluluğu3
- patlayan şekerli matcha2
- kemal kılıcdaroğlu2
- 1000mbit internet2
- ben geldim kerkenezler18
- ermeni ünlüler2
- claudian clouds22
- sözlükten soğuma nedenleri17
sanırım fazla tuttuğundan, sevildiğinden olacak ki in the house in a heartbeat in film boyunca 3 kez çaldığı duyulabilir. hoş şarkı umutsuz aksiyonun baş temsilcilerinden. adamın birini salmışlar boş londra sokaklarına, vermişler arkasına 4 tane infected, "koş lan" demişler. camekandan izleyen birine de "dostum hadi bi şarkı oluştur şunun için" demişler.
infected demişken, film zombi filmi değil. infected filmi. yani enfeksiyonluların oluşturduğu bir film. zombiler ölülerin dirilmesinden oluşuyor, enfeksiyonlu tiplerse birbirleri arasında 10-15 saniye gibi bir sürede hastalığı yayabiliyor. çok dafa öfkeliler.(zaten rage* virüsü) çok daha hızlılar. çok daha acımasızlar. bu da ilk filmde olduğu gibi bu filme de ayrı hava katıyor. bacak yiyen zombilerden, sallana sallana gelip de kafasına mermi bekleyenlerden daha çok etkiliyor bu enfeksiyonu tipler.
ilk filmin kendine has bir havası vardı. bir kez alanında tekti. diğer zombi filmleri ile çok karşılaştırıldı ama karşılaştırılma yapılacaksa 28 gün sonra kesinlikle 1 numaraydı. çaresizlik (yalnız kalmışlık) duygusunu damarlarınızdan veriyordu. ancak o filmin hatası da ikinci yarısında boka sarması. olay birdenbire çiftleşme içgüdüsü ile libidolarını kontrol edemeyen erkeklerin yalnız kalmış dünyada kadına olan açlığına dönüştü.
28 weeks later başlangıç olarak 28 days laterdan daha fazlasını vermiyor. ama umutsuzluk açısından çok farklı bir durum var. 28 gün sorna da iç acıtan şey insanların yalnız olmasıydı. bu filmde ise sevdiklerinizin gözlerinizin önünde yitip gitmesi, çaresiz kalmanız, kaçmak için 15 saniyenizin oluşu, öldürmekte tereddüt etmeniz vs. iki yaklaşım da başarılı.
izleme anında sizi koltuğa çakan, her saniyesinde bir tahtanın veya kapının kırılıp da içeriyo enfeksiyonlu bir tip geleceğini hissettiren, yüksek bir gerilim vaad eden, sinemadan çıktığınızda verdiğiniz paranın hakkını veren ve sonra sizi sorgulamaya iten bir film.
konsept aynı. final de aynı sayılır. çözüm yok! yönetmen farkı işte bu yüzden hissediliyor.*
infected demişken, film zombi filmi değil. infected filmi. yani enfeksiyonluların oluşturduğu bir film. zombiler ölülerin dirilmesinden oluşuyor, enfeksiyonlu tiplerse birbirleri arasında 10-15 saniye gibi bir sürede hastalığı yayabiliyor. çok dafa öfkeliler.(zaten rage* virüsü) çok daha hızlılar. çok daha acımasızlar. bu da ilk filmde olduğu gibi bu filme de ayrı hava katıyor. bacak yiyen zombilerden, sallana sallana gelip de kafasına mermi bekleyenlerden daha çok etkiliyor bu enfeksiyonu tipler.
ilk filmin kendine has bir havası vardı. bir kez alanında tekti. diğer zombi filmleri ile çok karşılaştırıldı ama karşılaştırılma yapılacaksa 28 gün sonra kesinlikle 1 numaraydı. çaresizlik (yalnız kalmışlık) duygusunu damarlarınızdan veriyordu. ancak o filmin hatası da ikinci yarısında boka sarması. olay birdenbire çiftleşme içgüdüsü ile libidolarını kontrol edemeyen erkeklerin yalnız kalmış dünyada kadına olan açlığına dönüştü.
28 weeks later başlangıç olarak 28 days laterdan daha fazlasını vermiyor. ama umutsuzluk açısından çok farklı bir durum var. 28 gün sorna da iç acıtan şey insanların yalnız olmasıydı. bu filmde ise sevdiklerinizin gözlerinizin önünde yitip gitmesi, çaresiz kalmanız, kaçmak için 15 saniyenizin oluşu, öldürmekte tereddüt etmeniz vs. iki yaklaşım da başarılı.
izleme anında sizi koltuğa çakan, her saniyesinde bir tahtanın veya kapının kırılıp da içeriyo enfeksiyonlu bir tip geleceğini hissettiren, yüksek bir gerilim vaad eden, sinemadan çıktığınızda verdiğiniz paranın hakkını veren ve sonra sizi sorgulamaya iten bir film.
konsept aynı. final de aynı sayılır. çözüm yok! yönetmen farkı işte bu yüzden hissediliyor.*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar