bugün
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması9
- dekolteye bakar mısınız4
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası7
- gelecek partisi'nin kapanması11
- üşüyen erkek10
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı8
- yaz yavaştan bitiyor eylül geliyor 20263
- sözlük yazarlarının kombinleri4
- japonya20
- ketçap aromalı ruffles5
- sağa sinyal verip sola dönmek7
- vergicilerin kıl olduğu mal beyanı2
- mal varlıklarınız nelerdir5
- battal gazi5
- selçuk bayraktar'ın siyasete atılması7
- asla yapmam denilen şeyler5
- 5 ağustos 2026 fenerbahçe sturm graz maçı2
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- ahmet davutoğlu6
- arkadaşlar görüşürüz ben gidiyom2
- stackoverflow da geçen saatler2
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin14
- gürcistan25
- ctrlx22
- ağlamamak için kendini tutmak12
- klima çarpması4
- kırgızistan8
- sabahın köründe entry giren işsizler3
- domdomusa'nın haksız yere çaylaklanması7
- silah çekildiği zaman patlar3
- prensesler gibi uyanmak3
- kuran da namaz yok21
- hewal ebo18
- aslan gibi adam2
- günaydın sözlük uyanın artık2
- geceniz nasıl geçiyor7
- aslında hayatta yapayalnız olmamız8
- latin atasözleri6
- çin8
- lahmacunu elle yiyen kız14
- geceye bir şarkı bırak17
- ilgi isteyen kız16
- sözlük yazarlarının çocukları olsa ne yaparlardı6
- 30 temmuz 2026 cem küçük'ün gözaltına alınması8
- sabaha bir şiir bırak2
- sözlüğün aniden sessizleşmesi5
- yazarlara gelen son mesaj2
- 35 bin lira maaşı beğenmeyen sevgili9
- hikayeyi devam ettir52
şinanay şarkısının söz yazarıdır hani sezen aksunun söylediğ o tekerlememsi şarkı.
şiir tahlillerine ulaşmak çok zor bazı şiirlerininkine ise neredeyse imkansız diyebilirim.
Gerçi bize Türk şiir tahlili gerçekten çok az ingilizce şiirlere göre değerlendirdiğimiz zaman... Galiba bunun sebebi arz talep... Okumuyoruz arkadaş bırak kitabı romanı şiir bile okumuyoruz 2 satır okuyunca saçma diyoruz yahu arkadaş önce bir daha adam akıllı oku düşün tart ne diyor mesajı ne bu şairin diye sor bi kendine... Hadi olmadı şiir tahlillerini araştır internetten yorumlara bak. Yok direk yapıştır etiketi saçmalamış diye...
(bkz: okuduğu şiiri anlamayınca hemen saçma diye etiket yapıştıran okurumsu)
*konu nerden nereye geldi, kaptırmışım öyle. bu şiiri de çok güzeldir ve diğer şiirlerine nispeten en kapalı dile sahiptir.
YAĞMURUN ALTINDA
Yirminci yüzyılı yaşadım
Ertelenmiş bir yüzyıldı bu
Yıkık bir sur yazgımızın uydusu
Bekletir ömrü yürüyen ayla birlikte
Bırakmaz günün adını koyalım.
Yanıtsız bir yaşamdı erdemimiz
Herkes içindi ve kimse içindi
Okunmamış bir yazı, umudu doyuran,
Duaları düşünmek neye yarar
Kurgular tutuşturdu bacalardan.
Yirminci yüzyılı taşıdım
Tedirginliğimizin zorbalığıdır sanrılar
Ve tohumun beklenmedik gürültüsüyle
Çıplak su gibi yinelenir zaman
Gökyüzünde usumuzun dirliği
Aklın başarısızlığa uğradığı içtenlik
Bir şive gibidir insan, ey öldürülmüş insan
Bilinmeyen bir hayvana özgü bir ses gibi
Sabırsız testi, hep dolar gibi olan
Her şeyin sese dönüşeceği bilinemez ki!
Yirminci yüzyılı yaşadım
Parlak suyunda boğulmuş sahipsiz
insan yeryüzünde durur, bulutlar
Bulutlar düşümüzde doludizgin
Soylu bir çılgınlıktı gündemimiz.
Ellerinde oyuk gözlü idoller
Yüreğimin yalanını besler üç güzel
Bir dağın tepesinde buldum üç güzeli
Ama ses yok, sessizlik yok, önce erte yok.
Yirminci yüzyılı taşıdım
Golgota' ya dirilemem ki,
Taşlar arasında yabanıl erinç
Ölümü diriltiyorduk hep
Yaşam tabular arasında bir esinti.
Mevsimler kurgularla oyaladı bizi
Tarlaya bırakılmış bir at gibi
Bağlı, yalnız ve özgür,
Umudumuz sabrın tutamadığı ırmak
Umutsuzluğumuz insan kalmak içindi.
Yirminci yüzyılı yaşadım
Dingin karştlıkların adını bulmalı
Sel gibi kuruyor yaşlılık, gençlik
Sanki melekleri gördük uzun saçları
Tanrının unutkan kuzgunu idik.
Nasıl unuturum ey doğa
Bana bir diyeceğin vardı, kalakaldım,
Vaktim yetmedi, ölüm kalım,
Bütün yüzyılları yaşadım
Vaktim yetmedi anlamaya.
Yirminci yüzyılı taşıdım
Atalardan kalma huysuzluk
Kuşku, yeryüzü deliliği,
Kıralımız doğuştan yarım
Ama tanrımız Ara Ara idi.
Yaşayamadım yirminci yüzyılı
Kim yaşadı ki kendi yüzyılını
Akarsuyun dilinden sezenimiz yok
Orpheus' tan sonra ben geldim
Giz dönüp baktığımız yerde kaldı.
Görüp de bilenimiz yok.
Ah acımasızdır uykusuz soru
Delice zeytin yerdi atamız Homeros
Biz yemezdik, aşılı zeytindi bizimki
Suskun arpa, uyur uyanık harlı toprak
Ama yüzyılımız hamdı, delice idi.
Yirminci yüzyılı yaşadık
O çağa bu çağa gömüldük
Bir şey var, susar, bakar durur
Ölümün soluduğu denizle varolan
Gökyüzünden başka çağ yoktur.
Oysa ne cok gecmis var, ne cok zaman
Ne cok gelecek, ne az zaman
Benzerlikle karşılaştık, susalım,
Kapalı bir avuçtur sözcük
Neden açıp da sormak ister insan?
Sorup da dönenimiz yok.
Hiçbir yüzyılı yaşamadım
Tüy kuşun ruhudur, ses teni
Hep anlar gibi oldum duvara vuran güneşi
Nesne ve bilinç birdir, çağ atlattı beni
Bir hoş bilmece içinde yaşadım.
dingin ol ruhum, belki uzaklarda
Bir yerde nicedir ilk dizeleri
Yaratılıyor acıklı destanımızın
Çağlar sonra hayranlıkla okunmak için
Belki benzer umursamazlığımız kahramanlığa.
Kalk dostum ormana gidelim
Geyik sesleri içine çökelim
Yeniden doğuş, kıvanç, uyum
Kurgular bir yana, biz bir yana
ilk kez düşünmeden görelim
Martılar gibi yağmurun altında
Melih Cevdet ANDAY
şiir tahlillerine ulaşmak çok zor bazı şiirlerininkine ise neredeyse imkansız diyebilirim.
Gerçi bize Türk şiir tahlili gerçekten çok az ingilizce şiirlere göre değerlendirdiğimiz zaman... Galiba bunun sebebi arz talep... Okumuyoruz arkadaş bırak kitabı romanı şiir bile okumuyoruz 2 satır okuyunca saçma diyoruz yahu arkadaş önce bir daha adam akıllı oku düşün tart ne diyor mesajı ne bu şairin diye sor bi kendine... Hadi olmadı şiir tahlillerini araştır internetten yorumlara bak. Yok direk yapıştır etiketi saçmalamış diye...
(bkz: okuduğu şiiri anlamayınca hemen saçma diye etiket yapıştıran okurumsu)
*konu nerden nereye geldi, kaptırmışım öyle. bu şiiri de çok güzeldir ve diğer şiirlerine nispeten en kapalı dile sahiptir.
YAĞMURUN ALTINDA
Yirminci yüzyılı yaşadım
Ertelenmiş bir yüzyıldı bu
Yıkık bir sur yazgımızın uydusu
Bekletir ömrü yürüyen ayla birlikte
Bırakmaz günün adını koyalım.
Yanıtsız bir yaşamdı erdemimiz
Herkes içindi ve kimse içindi
Okunmamış bir yazı, umudu doyuran,
Duaları düşünmek neye yarar
Kurgular tutuşturdu bacalardan.
Yirminci yüzyılı taşıdım
Tedirginliğimizin zorbalığıdır sanrılar
Ve tohumun beklenmedik gürültüsüyle
Çıplak su gibi yinelenir zaman
Gökyüzünde usumuzun dirliği
Aklın başarısızlığa uğradığı içtenlik
Bir şive gibidir insan, ey öldürülmüş insan
Bilinmeyen bir hayvana özgü bir ses gibi
Sabırsız testi, hep dolar gibi olan
Her şeyin sese dönüşeceği bilinemez ki!
Yirminci yüzyılı yaşadım
Parlak suyunda boğulmuş sahipsiz
insan yeryüzünde durur, bulutlar
Bulutlar düşümüzde doludizgin
Soylu bir çılgınlıktı gündemimiz.
Ellerinde oyuk gözlü idoller
Yüreğimin yalanını besler üç güzel
Bir dağın tepesinde buldum üç güzeli
Ama ses yok, sessizlik yok, önce erte yok.
Yirminci yüzyılı taşıdım
Golgota' ya dirilemem ki,
Taşlar arasında yabanıl erinç
Ölümü diriltiyorduk hep
Yaşam tabular arasında bir esinti.
Mevsimler kurgularla oyaladı bizi
Tarlaya bırakılmış bir at gibi
Bağlı, yalnız ve özgür,
Umudumuz sabrın tutamadığı ırmak
Umutsuzluğumuz insan kalmak içindi.
Yirminci yüzyılı yaşadım
Dingin karştlıkların adını bulmalı
Sel gibi kuruyor yaşlılık, gençlik
Sanki melekleri gördük uzun saçları
Tanrının unutkan kuzgunu idik.
Nasıl unuturum ey doğa
Bana bir diyeceğin vardı, kalakaldım,
Vaktim yetmedi, ölüm kalım,
Bütün yüzyılları yaşadım
Vaktim yetmedi anlamaya.
Yirminci yüzyılı taşıdım
Atalardan kalma huysuzluk
Kuşku, yeryüzü deliliği,
Kıralımız doğuştan yarım
Ama tanrımız Ara Ara idi.
Yaşayamadım yirminci yüzyılı
Kim yaşadı ki kendi yüzyılını
Akarsuyun dilinden sezenimiz yok
Orpheus' tan sonra ben geldim
Giz dönüp baktığımız yerde kaldı.
Görüp de bilenimiz yok.
Ah acımasızdır uykusuz soru
Delice zeytin yerdi atamız Homeros
Biz yemezdik, aşılı zeytindi bizimki
Suskun arpa, uyur uyanık harlı toprak
Ama yüzyılımız hamdı, delice idi.
Yirminci yüzyılı yaşadık
O çağa bu çağa gömüldük
Bir şey var, susar, bakar durur
Ölümün soluduğu denizle varolan
Gökyüzünden başka çağ yoktur.
Oysa ne cok gecmis var, ne cok zaman
Ne cok gelecek, ne az zaman
Benzerlikle karşılaştık, susalım,
Kapalı bir avuçtur sözcük
Neden açıp da sormak ister insan?
Sorup da dönenimiz yok.
Hiçbir yüzyılı yaşamadım
Tüy kuşun ruhudur, ses teni
Hep anlar gibi oldum duvara vuran güneşi
Nesne ve bilinç birdir, çağ atlattı beni
Bir hoş bilmece içinde yaşadım.
dingin ol ruhum, belki uzaklarda
Bir yerde nicedir ilk dizeleri
Yaratılıyor acıklı destanımızın
Çağlar sonra hayranlıkla okunmak için
Belki benzer umursamazlığımız kahramanlığa.
Kalk dostum ormana gidelim
Geyik sesleri içine çökelim
Yeniden doğuş, kıvanç, uyum
Kurgular bir yana, biz bir yana
ilk kez düşünmeden görelim
Martılar gibi yağmurun altında
Melih Cevdet ANDAY
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar