bugün
- ne kadar yaşlısın19
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz5
- ankete gelin beyler27
- tai lung52
- türkiye rte sayesinde en özgür dönemini geçirmesi3
- kadınları çok sevmek ama uzak durmak3
- dükkan önüne sandalye koyan tip4
- yuhanna incili2
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği6
- batının kktc'nin tanınmasına engel olması7
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak6
- rus kızlarını koruma altına almak2
- sevmediğiniz yazarlar14
- bir soru sor7
- hristoloji islam la çelişiyor mu2
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- her dönerin adamı4
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek20
- büyü nasıl bozulur3
- sarapci koala39
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- google translate2
- kızarmış ekmek4
- felsefe12
- meb den okullara terörsüz türkiye genelgesi4
- sokrates3
- mavi yaka erkek beyaz yaka kız birlikteliği2
- koalaya yeni nick önerisi5
- koala fetö başarılı olsa fetöcü de olurdu5
- ispanyolca2
- dünyanın en büyük orospu çocuğu7
- samed agirbas2
- yalanlar söyleyip iç huzuru bulmak3
- meleklere serbest insanlara yasak olan ilimler5
- sözlüğün bünyeyi yorması7
- batman filmleri2
- harley quinn poison ivy ilişkisi2
- ben de reise oy vericem13
- yalnızlık rahatlıktır15
- fransa3
- sözlük yazarlarının kendi çalıp kendi oynaması5
- bar kokhba isyanı5
- paris2
- yapay zeka ve işsizlik8
- beni sevmeyen o kişi8
- mersin4
- neli dondurma seversiniz2
- anlamlı yazılar2
2 büyük handikapı olan güzide kulüp.
* Birincisi, maçlarda skor üstünlüğünü almamıza rağmen maçı tutamamamız. Örneğin orta sahada ayağa oynayıp top dolaştırıp rakibe üstünlüğü kabul ettirememek. Ve yoğun panik içinde kendisinden kat be kat zayıf takımlardan (büyük takıma yakışmayacak derece de) baskı yemek...
(Çözümü iki olgu üzerinden ele alıp irdelersek; çözüm tecrübeli dünyada kabul görmüş birkaç oyuncunun (nokta atışının yapılmasında mı) alınmasında mı yoksa takım mantalitesinde / psikolojisinde mi aranmalı)
Bence maalesef takım mantalitesinde sorun mevcut. Bir takım galipken defalarca kötü örneklere maruz kalmasına rağmen dan dun top oynuyorsa o takım da sorun mevcuttur. Her dan dun vurulan top kısa bir süre içinde senin tekrardan baskı yemene ön ayak oluyorsa ven sen bunu hala idrak edememişsen sen ancak amatör ruhlu ve ısıran bir takım olabilirsin ama büyük takım olamazsın. çok basit bir mantıkla topu öldürmek bol pas yapmak ve maçı soğutabilmek olması gerekenler. ama yapamıyoruz. bilic bunu giderebilir mi onu da bilmiyorum.
* ikincisi, ilkiyle bağlantılı sayılabilecek ne zaman hedef yolunda avantaj sağladığımızda geri vitese takmamız. Şampiyonluk dillendiriliyor takımda düşüş oluyor, şampiyonlar ligi dillendiriliyor bir türlü ayağa kalkamıyoruz.
(Çözüm büyük takım refleksi gösteremediğimizden, stresi kaldırmama durumumuz var, bunun giderilmesi için ekstra özgüven ve moral yüklemek şart) Bu belki de son 20 yılda sadece 3 şampiyonluk kazanmanın verdiği başarısızlık halet-i ruhiyesiyle de ilişkili. Yani Beşiktaş maalesef Galatasaray ve Fenerbahçe'nin hayli gerisinde kaldığından küçük takım reflekslerini büyük takım reflekslerine göre daha belirgin gösteriyor. Ve bu açıdan hedef ortaya çıkınca durum el ve ayağın birbirine dolaşması şeklini alıyor.
Bu seneyi 2. veya 3. bitirecez görünen o. yalnız gelecek seneden itibaren bu takımın mutlaka kupa kaldırması lazım. sorun başarısızlıkların içselleştirilmesinden kaynaklanıyor. yani artık 2.likler / 3.lükler kulübün üzerine sindi. acil başarı isteniliyor, taraftar da beklentisi icabı haksız sayılmaz.
* Birincisi, maçlarda skor üstünlüğünü almamıza rağmen maçı tutamamamız. Örneğin orta sahada ayağa oynayıp top dolaştırıp rakibe üstünlüğü kabul ettirememek. Ve yoğun panik içinde kendisinden kat be kat zayıf takımlardan (büyük takıma yakışmayacak derece de) baskı yemek...
(Çözümü iki olgu üzerinden ele alıp irdelersek; çözüm tecrübeli dünyada kabul görmüş birkaç oyuncunun (nokta atışının yapılmasında mı) alınmasında mı yoksa takım mantalitesinde / psikolojisinde mi aranmalı)
Bence maalesef takım mantalitesinde sorun mevcut. Bir takım galipken defalarca kötü örneklere maruz kalmasına rağmen dan dun top oynuyorsa o takım da sorun mevcuttur. Her dan dun vurulan top kısa bir süre içinde senin tekrardan baskı yemene ön ayak oluyorsa ven sen bunu hala idrak edememişsen sen ancak amatör ruhlu ve ısıran bir takım olabilirsin ama büyük takım olamazsın. çok basit bir mantıkla topu öldürmek bol pas yapmak ve maçı soğutabilmek olması gerekenler. ama yapamıyoruz. bilic bunu giderebilir mi onu da bilmiyorum.
* ikincisi, ilkiyle bağlantılı sayılabilecek ne zaman hedef yolunda avantaj sağladığımızda geri vitese takmamız. Şampiyonluk dillendiriliyor takımda düşüş oluyor, şampiyonlar ligi dillendiriliyor bir türlü ayağa kalkamıyoruz.
(Çözüm büyük takım refleksi gösteremediğimizden, stresi kaldırmama durumumuz var, bunun giderilmesi için ekstra özgüven ve moral yüklemek şart) Bu belki de son 20 yılda sadece 3 şampiyonluk kazanmanın verdiği başarısızlık halet-i ruhiyesiyle de ilişkili. Yani Beşiktaş maalesef Galatasaray ve Fenerbahçe'nin hayli gerisinde kaldığından küçük takım reflekslerini büyük takım reflekslerine göre daha belirgin gösteriyor. Ve bu açıdan hedef ortaya çıkınca durum el ve ayağın birbirine dolaşması şeklini alıyor.
Bu seneyi 2. veya 3. bitirecez görünen o. yalnız gelecek seneden itibaren bu takımın mutlaka kupa kaldırması lazım. sorun başarısızlıkların içselleştirilmesinden kaynaklanıyor. yani artık 2.likler / 3.lükler kulübün üzerine sindi. acil başarı isteniliyor, taraftar da beklentisi icabı haksız sayılmaz.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar