bugün
- yazarların en sevdiği sözler9
- kadir inanır ın buket saygı yı taciz etmesi13
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle19
- kiraz cicegi kolonyasi34
- 9 temmuz 2026 fransa fas maçı21
- yazarların en sevdiği meyve7
- anket türkiye de eyalet sistemine geçilsin mi12
- iş sözleşmesinde 5 yıl hamile kalamaz maddesi11
- sözlük yazarlarının tatlıları20
- neden kadın ayağına ilgi duyulduğu sorusu8
- midye8
- mantra grubu6
- 10 temmuz 20265
- 1000 liralık boxer giymek5
- sözlükteki teyzeler defolsun lütfen17
- ilk kimin aklına geldiği merak edilen şeyler6
- smallville dizisinde ki meteor ucubeleri2
- kürdistan5
- fas11
- fransa8
- izlenilen ilk yabancı dizi10
- trump a kafa atmak2
- sevgiliyle yapılabilecek en güzel aktivite6
- kuran da namazın olmaması21
- john glover2
- 30 gün psikiyatri servisinde yatmak2
- seksting yapacak yazarlar veritabanı6
- bir ayet reddedince dinden çıkmak18
- corona sonrası dünya düzeni4
- kadın yazarların kavga etmesi11
- uzun ilişki sürdürmenin sırları4
- sanal oyunda bir kızla seks yapmak2
- johnny sinsin araba vurdurması4
- söylemek istenilenler4
- ayakseverlik5
- sevgiliyle yemek yaparken sevişmeye başlamak6
- bonnie tyler5
- velvet38
- 2026 dünya kupası24
- canım dilaram2
- fiat 131 vs peugeot 5043
- uludağ sözlük kızlarının güzel olması7
- kristin kreuk2
- askerde günde iki kere duş alan erkek12
- futbol21
- menemen4
- tabağında yemek bırakan erkek5
- sevilen bilgisayar oyununu üç kelime ile anlatmak3
- saraca finch house25
- düşün ki o bunu okuyor6
2 büyük handikapı olan güzide kulüp.
* Birincisi, maçlarda skor üstünlüğünü almamıza rağmen maçı tutamamamız. Örneğin orta sahada ayağa oynayıp top dolaştırıp rakibe üstünlüğü kabul ettirememek. Ve yoğun panik içinde kendisinden kat be kat zayıf takımlardan (büyük takıma yakışmayacak derece de) baskı yemek...
(Çözümü iki olgu üzerinden ele alıp irdelersek; çözüm tecrübeli dünyada kabul görmüş birkaç oyuncunun (nokta atışının yapılmasında mı) alınmasında mı yoksa takım mantalitesinde / psikolojisinde mi aranmalı)
Bence maalesef takım mantalitesinde sorun mevcut. Bir takım galipken defalarca kötü örneklere maruz kalmasına rağmen dan dun top oynuyorsa o takım da sorun mevcuttur. Her dan dun vurulan top kısa bir süre içinde senin tekrardan baskı yemene ön ayak oluyorsa ven sen bunu hala idrak edememişsen sen ancak amatör ruhlu ve ısıran bir takım olabilirsin ama büyük takım olamazsın. çok basit bir mantıkla topu öldürmek bol pas yapmak ve maçı soğutabilmek olması gerekenler. ama yapamıyoruz. bilic bunu giderebilir mi onu da bilmiyorum.
* ikincisi, ilkiyle bağlantılı sayılabilecek ne zaman hedef yolunda avantaj sağladığımızda geri vitese takmamız. Şampiyonluk dillendiriliyor takımda düşüş oluyor, şampiyonlar ligi dillendiriliyor bir türlü ayağa kalkamıyoruz.
(Çözüm büyük takım refleksi gösteremediğimizden, stresi kaldırmama durumumuz var, bunun giderilmesi için ekstra özgüven ve moral yüklemek şart) Bu belki de son 20 yılda sadece 3 şampiyonluk kazanmanın verdiği başarısızlık halet-i ruhiyesiyle de ilişkili. Yani Beşiktaş maalesef Galatasaray ve Fenerbahçe'nin hayli gerisinde kaldığından küçük takım reflekslerini büyük takım reflekslerine göre daha belirgin gösteriyor. Ve bu açıdan hedef ortaya çıkınca durum el ve ayağın birbirine dolaşması şeklini alıyor.
Bu seneyi 2. veya 3. bitirecez görünen o. yalnız gelecek seneden itibaren bu takımın mutlaka kupa kaldırması lazım. sorun başarısızlıkların içselleştirilmesinden kaynaklanıyor. yani artık 2.likler / 3.lükler kulübün üzerine sindi. acil başarı isteniliyor, taraftar da beklentisi icabı haksız sayılmaz.
* Birincisi, maçlarda skor üstünlüğünü almamıza rağmen maçı tutamamamız. Örneğin orta sahada ayağa oynayıp top dolaştırıp rakibe üstünlüğü kabul ettirememek. Ve yoğun panik içinde kendisinden kat be kat zayıf takımlardan (büyük takıma yakışmayacak derece de) baskı yemek...
(Çözümü iki olgu üzerinden ele alıp irdelersek; çözüm tecrübeli dünyada kabul görmüş birkaç oyuncunun (nokta atışının yapılmasında mı) alınmasında mı yoksa takım mantalitesinde / psikolojisinde mi aranmalı)
Bence maalesef takım mantalitesinde sorun mevcut. Bir takım galipken defalarca kötü örneklere maruz kalmasına rağmen dan dun top oynuyorsa o takım da sorun mevcuttur. Her dan dun vurulan top kısa bir süre içinde senin tekrardan baskı yemene ön ayak oluyorsa ven sen bunu hala idrak edememişsen sen ancak amatör ruhlu ve ısıran bir takım olabilirsin ama büyük takım olamazsın. çok basit bir mantıkla topu öldürmek bol pas yapmak ve maçı soğutabilmek olması gerekenler. ama yapamıyoruz. bilic bunu giderebilir mi onu da bilmiyorum.
* ikincisi, ilkiyle bağlantılı sayılabilecek ne zaman hedef yolunda avantaj sağladığımızda geri vitese takmamız. Şampiyonluk dillendiriliyor takımda düşüş oluyor, şampiyonlar ligi dillendiriliyor bir türlü ayağa kalkamıyoruz.
(Çözüm büyük takım refleksi gösteremediğimizden, stresi kaldırmama durumumuz var, bunun giderilmesi için ekstra özgüven ve moral yüklemek şart) Bu belki de son 20 yılda sadece 3 şampiyonluk kazanmanın verdiği başarısızlık halet-i ruhiyesiyle de ilişkili. Yani Beşiktaş maalesef Galatasaray ve Fenerbahçe'nin hayli gerisinde kaldığından küçük takım reflekslerini büyük takım reflekslerine göre daha belirgin gösteriyor. Ve bu açıdan hedef ortaya çıkınca durum el ve ayağın birbirine dolaşması şeklini alıyor.
Bu seneyi 2. veya 3. bitirecez görünen o. yalnız gelecek seneden itibaren bu takımın mutlaka kupa kaldırması lazım. sorun başarısızlıkların içselleştirilmesinden kaynaklanıyor. yani artık 2.likler / 3.lükler kulübün üzerine sindi. acil başarı isteniliyor, taraftar da beklentisi icabı haksız sayılmaz.
Gündemdeki Haberler