bugün
- velvet vs nervio18
- sözlük kızlarının kombinleri15
- kasiyer kızdan hoşlanmak17
- sözlükte yazışılan kızın true çıkması11
- 1 saatte 10 bira içmek7
- anna karenina'ya orospu diyen beyinsiz adi köpek6
- slavko vincic15
- 19 temmuz 2026 ispanya arjantin maçı59
- 6 aydan uzun üyelerin çaylak olmaması5
- true hanın gazabı9
- bugün sözlük b k gibi3
- bilgi içerikli entry girmeyen siktirsin gitsin3
- bu mesajı 10 kişiye göndermeyelerin durumu7
- true vs tuvalet terliği3
- silinmesi gereken yazar varsa buyurun4
- hayran olunan yazarin entrylerini takip etmek2
- tarla bellemek2
- sözlükte flörtleşmek3
- sözlük kimsenin tekelinde değildir9
- arjantin'in 115 dakika şut atamaması7
- tememda kenka nalaka10
- sapık yazarı silmeyen moderasyon3
- suya verilen en çok para4
- lazerle kedi oynatmak2
- dune6
- mazda2
- çingeneyle sevişmek6
- üç cisim problemi4
- 2026 dünya kupası24
- nervio10
- ekşi sözlük6
- istiklal caddesinde yürümek2
- messi ve arjantin'in tüm dünyaya rezil olması3
- istanbul un çok pahalı olması7
- bir yıldız duruyordu aniden hareket edip gitti5
- kadınlar şaire aşık olur müteahitle evlenir4
- atv turu2
- çift taraflı testis kanseri teşhisi8
- trt'nin devre arası konserini göstermemesi4
- yan sanayi telefon pili2
- iranın bir türlü barış anlaşmasına yanaşmaması10
- begonvil2
- allah başımızdan erdoğan'ı eksik etmesin7
- sözlük kızlarının ayakkabıları2
- zamanbaba mokv dir6
- oğuzhan uğur13
- okuduğunu anlamaktan aciz insan2
- truenun yetkili olması7
- gammazlık8
- küçük prensin yılanı ve özgürlük2
küçük koalisyon ortağının tek başına bir hükmü olmadığını bilmeyen dangozun mantık dışı hedesidir.
herşeyden önce türkiye cumhuriyeti o devirlerde bir devletti.haliyle alacağı kararları öyle 1 kişinin keyfine göre değil ortak akılla hareket ederek alıyordu hele de savaş gibi hayati bir konuda.
dolayısı ile 74 kıbrıs barış harekatı sadece bülent ecevitin yada başka birinin kararı değildir.hükümetin,genelkurmayın,cumhurbaşkanının hatta dönemin anamuhalefet partisi olan süleyman demirelin başında bulunduğu adalet partisinin de müşterek katkı ve desteğiyle alınmış zaruri bir karardır.
zira kıbrısta bir darbe olmuştu ve rumlar türkleri katlediyordu.hızlı bir adım atmak lazımdı ama bir yandan da meşruiyetten şaşmadan bu adımları atmak lazımdı.
diplomasi yoluyla sonuç alınamayacağı anlaşılınca önce birinci çıkarma yapıldı , adaya çıkıldı.sonra tekrar görüşmeler başladı.cenevre konferansında yine bir sonuç alınamayacağı anlaşılınca dönemin chp'li dış işleri bakanı turan güneş görüşmeler sırasında eceviti aradı ve o meşhur 'ayşe tatile çıksın' sözünü söyledi. ayşe, turan güneş'in kızıydı. dinlemeye karşı şifreli bir dildi. böylece daha cenevre konferansı dağılmadan esas harekat olan 2.çıkarma başladı.
elbette harekat kararı sadece turan güneş ve bülent ecevitin ikisinin aldığı bir karar değildi.belirttiğim üzere cumhurbaşkanıyla,genelkurmayıyla,hükümetiyle,meclisteki diğer partileriyle hep birlikte müzakere edilmiş ve öyle alınmış bir karardı. son raddeye kadar diplomasi yolunun kullanılması, diplomasi kanalları tıkandığı takdirde de tüm dünyayı karşımıza alma pahasına garantör devlet olarak gereken askeri müdahaleyi yapmayı kararlaştırdılar ve bu karara göre tüm adımlar atıldı.
sonuçta bir öncelik sırası vermek gerekirse tabiki bülent ecevit o günkü hükümetin başbakanı olarak icranın başı sıfatıyla büyük pay sahibi kişidir o yüzden de adı kıbrıs fatihine çıkmıştır ama işte atılan her adımı meşru olan o süreçte her ilgili devlet görevlisinin karınca kararınca bir payı vardır. aslan payı da kıbrısta savaşan mehmetçik'e aittir.
herşeyden önce türkiye cumhuriyeti o devirlerde bir devletti.haliyle alacağı kararları öyle 1 kişinin keyfine göre değil ortak akılla hareket ederek alıyordu hele de savaş gibi hayati bir konuda.
dolayısı ile 74 kıbrıs barış harekatı sadece bülent ecevitin yada başka birinin kararı değildir.hükümetin,genelkurmayın,cumhurbaşkanının hatta dönemin anamuhalefet partisi olan süleyman demirelin başında bulunduğu adalet partisinin de müşterek katkı ve desteğiyle alınmış zaruri bir karardır.
zira kıbrısta bir darbe olmuştu ve rumlar türkleri katlediyordu.hızlı bir adım atmak lazımdı ama bir yandan da meşruiyetten şaşmadan bu adımları atmak lazımdı.
diplomasi yoluyla sonuç alınamayacağı anlaşılınca önce birinci çıkarma yapıldı , adaya çıkıldı.sonra tekrar görüşmeler başladı.cenevre konferansında yine bir sonuç alınamayacağı anlaşılınca dönemin chp'li dış işleri bakanı turan güneş görüşmeler sırasında eceviti aradı ve o meşhur 'ayşe tatile çıksın' sözünü söyledi. ayşe, turan güneş'in kızıydı. dinlemeye karşı şifreli bir dildi. böylece daha cenevre konferansı dağılmadan esas harekat olan 2.çıkarma başladı.
elbette harekat kararı sadece turan güneş ve bülent ecevitin ikisinin aldığı bir karar değildi.belirttiğim üzere cumhurbaşkanıyla,genelkurmayıyla,hükümetiyle,meclisteki diğer partileriyle hep birlikte müzakere edilmiş ve öyle alınmış bir karardı. son raddeye kadar diplomasi yolunun kullanılması, diplomasi kanalları tıkandığı takdirde de tüm dünyayı karşımıza alma pahasına garantör devlet olarak gereken askeri müdahaleyi yapmayı kararlaştırdılar ve bu karara göre tüm adımlar atıldı.
sonuçta bir öncelik sırası vermek gerekirse tabiki bülent ecevit o günkü hükümetin başbakanı olarak icranın başı sıfatıyla büyük pay sahibi kişidir o yüzden de adı kıbrıs fatihine çıkmıştır ama işte atılan her adımı meşru olan o süreçte her ilgili devlet görevlisinin karınca kararınca bir payı vardır. aslan payı da kıbrısta savaşan mehmetçik'e aittir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar