bugün
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi4
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- kurtar bizi müsavat16
- çü be3
- nervio17
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- tanrı vs şeytan2
- kedi sidiği kokmak3
- ellerim bos gonlum hos11
- hiç olmayacak bir insana aşık olmak4
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler9
- aleksey batrakov4
- atla gel şaban filminde şaban olmaması3
- askerde 200 metre atışı yapmak2
- korkusuz korkak filmindeki herif3
- sozlukteki olum sessizligi2
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- devran dönecek8
- okan buruk12
- güç zehirlenmesi yaşamamak için yapılması gereken7
- neden tüm iyi fikirler tuvallette akla gelir4
- baharın uzayıp yazın gelmemesi4
- sürekli övgüden rahatsız olmak3
- sevgilinizin vajinasını yalar mısınız7
- şener şen vs kemal sunal3
- wilfried singo2
- ahmet baran yazgan10
- cin musallatı3
- yazarlara gelen son mesaj2
- süleymancılar15
- pilav yapmak3
- marmara üniversitesi göztepe kampüsü2
- meleklerin ifade ettiği anlamı sorgulamak4
- butlancıların birbirine girmesi5
- sevilen kızın abi demesi3
- galatasaray14
- aralıksız 14 dakika boyunca osurmak5
- bağlama büyüleri3
- victor osimhen18
- bir şeyler söyle5
- idam cezasının geri gelmesi6
- babaların acayip huyları5
- yedi büyük günah2
- sözlük yazarlarının doğaüstü güçleri2
- garip başlıklar5
- yaratılmışların en üstünü4
- alevi kızların alev alev yanması11
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- nickli başlık açanlara pandik atılacak2
stalin karmaşık bir kişilikti. ona karşı baştan ön yargılı bir bakış açısı hakkında doğru olanı yazmaya yetmez. onu sadece savaş şefi olarak tanımlayamazsınız. onda esas olan politikadır. o hayatını bir davaya adamıştır. rusya'nın siyasetinde, tarihte öyle bir rolü var ki. şimdi bütün bunları silmek istiyorlar. aslında stalin'e saldırdıkça o büyüyor.
onun bazı özelliklerini bilmek gerekir.
hızlı konuşmaktan hoşlanmazdı ve biraz alçak sesle konuşurdu. edebiyata çok duyarlıydı. antik yunan eserlerini okurdu. tarihi çok severdi. her şeyini kendisi kaleme alırdı. örgüt hiç bir zaman onun yazılarını yazmamıştır. bu leninist bir gelenekti.
bazen söylemek istediklerini ip uçları vererek önce karşısındakinin anlayıp söylemesini beklerdi. bu onun bir nevi test etme yöntemiydi. lider özellikleri çok baskındı. o sonradan lider olmuş birisi değildi, lider olmak için doğmuştu.
onu genel sekreterliğe lenin önerdi, ancak lenin herkesi olduğu gibi stalin'i de eleştirdi. lenin için stalin güven demekti. parti içinde en önemli ve gizli konuları stalin'le paylaşırdı.
onun karmaşık karakterine bir örnek.
1939 da iç savaş tarihinin ikinci cildini karıştırırken sormuş;
-troçki'nin portresi nerede?
-o bir halk düşmanı daha neler!
- o savaş halk komiseriydi, demiş stalin.
çok küçük yaşlarda şiirler ve resimler yaptığı bilinir. on yedi yaşında yazdığı şiirin bir bölümünde şöyle diyor;
zehir dolu kupalarını kaldırdılar
ve dediler ki: iç melun!
biz o tanrısal doğruyu değil,
dünyasal yalanı yeğleriz.
o kendisine yapılan putlaştırmayı ilk başlarda hep eleştirdi. ancak zaman içinde buna karşı koymanın imkansız olduğunu gördü. birazda bunu kullanarak işleri daha kolay yoluna sokmaya çalıştı. zaman içinde bu hoşuna gitmeye başladı ve müdahale etmedi.
baş komutanlık rütbesini kabul ettiği için hep pişman oldu. daima da pişman kaldı. keza stalin bir seferinde sovyetler birliği kahramanlık unvanını da reddetmişti. stalin bu unvanın ölçütlerine uymadığı söyler. bu unvan kişisel cesaret örneklerine verilmektedir. "ben böyle bir cesaret göstermedim" demiştir stalin. ancak portrelerine her zaman eklediler bu unvanı.
onun sadece bir yıldızı vardı, sosyalist çalışma kahramanı yıldızı. bir dönemdeyse moskova'nın adının stalin olması için politbüroya sürekli öneriler gelmiş ve stalin buna çok kızarak reddetmiştir.
stalin'in politika dışında yaşamı çok sadeydi. ölene kadar bütün ihtiyaçlarını kendisi gördü. uniformaları dışında özel bir giysisi yoktu. öldüğünde onu giydirmek istediklerinde dolabında çizgili, dirsek bölgeleri aşınmış gömlekten başka bir şey bulamadılar.
en sevdiği içki şaraptı. ancak içmekten çok içirmeyi severdi. bu yöntemle insanların daha özgür konuştuğuna inanırdı. bir seferinde japon dış içleri bakanına 15 shot bardağı votka içirerek japonya'yı tavladığı söylenir. yanındakiler içkilerini bitiremeyince de çok kötü içicisin diye takılırmış. kendisi de aslında ölçülü içmeyi tercih edermiş. çok nadiren sarhoş olduğu görünmüştür. içtiği zaman hemen neşelenir ve gramafon çalarmış. rus halk şarkılarını, gürcü şarkılarını ve komik hareketli şarkılar hoşuna gidermiş. küçük bir plak koleksiyonuna sahip olduğu da söylenir.
onun bazı özelliklerini bilmek gerekir.
hızlı konuşmaktan hoşlanmazdı ve biraz alçak sesle konuşurdu. edebiyata çok duyarlıydı. antik yunan eserlerini okurdu. tarihi çok severdi. her şeyini kendisi kaleme alırdı. örgüt hiç bir zaman onun yazılarını yazmamıştır. bu leninist bir gelenekti.
bazen söylemek istediklerini ip uçları vererek önce karşısındakinin anlayıp söylemesini beklerdi. bu onun bir nevi test etme yöntemiydi. lider özellikleri çok baskındı. o sonradan lider olmuş birisi değildi, lider olmak için doğmuştu.
onu genel sekreterliğe lenin önerdi, ancak lenin herkesi olduğu gibi stalin'i de eleştirdi. lenin için stalin güven demekti. parti içinde en önemli ve gizli konuları stalin'le paylaşırdı.
onun karmaşık karakterine bir örnek.
1939 da iç savaş tarihinin ikinci cildini karıştırırken sormuş;
-troçki'nin portresi nerede?
-o bir halk düşmanı daha neler!
- o savaş halk komiseriydi, demiş stalin.
çok küçük yaşlarda şiirler ve resimler yaptığı bilinir. on yedi yaşında yazdığı şiirin bir bölümünde şöyle diyor;
zehir dolu kupalarını kaldırdılar
ve dediler ki: iç melun!
biz o tanrısal doğruyu değil,
dünyasal yalanı yeğleriz.
o kendisine yapılan putlaştırmayı ilk başlarda hep eleştirdi. ancak zaman içinde buna karşı koymanın imkansız olduğunu gördü. birazda bunu kullanarak işleri daha kolay yoluna sokmaya çalıştı. zaman içinde bu hoşuna gitmeye başladı ve müdahale etmedi.
baş komutanlık rütbesini kabul ettiği için hep pişman oldu. daima da pişman kaldı. keza stalin bir seferinde sovyetler birliği kahramanlık unvanını da reddetmişti. stalin bu unvanın ölçütlerine uymadığı söyler. bu unvan kişisel cesaret örneklerine verilmektedir. "ben böyle bir cesaret göstermedim" demiştir stalin. ancak portrelerine her zaman eklediler bu unvanı.
onun sadece bir yıldızı vardı, sosyalist çalışma kahramanı yıldızı. bir dönemdeyse moskova'nın adının stalin olması için politbüroya sürekli öneriler gelmiş ve stalin buna çok kızarak reddetmiştir.
stalin'in politika dışında yaşamı çok sadeydi. ölene kadar bütün ihtiyaçlarını kendisi gördü. uniformaları dışında özel bir giysisi yoktu. öldüğünde onu giydirmek istediklerinde dolabında çizgili, dirsek bölgeleri aşınmış gömlekten başka bir şey bulamadılar.
en sevdiği içki şaraptı. ancak içmekten çok içirmeyi severdi. bu yöntemle insanların daha özgür konuştuğuna inanırdı. bir seferinde japon dış içleri bakanına 15 shot bardağı votka içirerek japonya'yı tavladığı söylenir. yanındakiler içkilerini bitiremeyince de çok kötü içicisin diye takılırmış. kendisi de aslında ölçülü içmeyi tercih edermiş. çok nadiren sarhoş olduğu görünmüştür. içtiği zaman hemen neşelenir ve gramafon çalarmış. rus halk şarkılarını, gürcü şarkılarını ve komik hareketli şarkılar hoşuna gidermiş. küçük bir plak koleksiyonuna sahip olduğu da söylenir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar