bugün
- gocu'nun kendini alen delon sanması9
- babam hiç dövmezdi insanı11
- akrabalarımı yükseltmek inancım gereğidir17
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi13
- türklerin soykırımdaki ustalığı19
- fakirler neden isyan edip silahlanmıyor4
- zaman baba4
- true neden sevilmiyor5
- spor yapmayan erkek8
- true namussuzdur5
- gerizekalı yazarlar zirvesi13
- sözlükte başın belaya girmesi3
- mel mel bakan gibson gocu sari renkli seker4
- 2026 dünya kupası37
- true online olunca olunca gelen mutluluk hissi3
- kolu alçılı kezonun kçını yıkar mısın3
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası14
- queen feristah6
- türklerin iq ortalaması4
- habersiz gelen misafir3
- laf sokarken imla hatası yapmak6
- fransa milli futbol takımı2
- true'nun yine online olması5
- tanga giyen erkek6
- yavudilerde torpil2
- sözlük yazarlarının kombinleri13
- erdoğanın eski gücünü kaybetmesi6
- meksika9
- semicenk4
- 1 temmuz 2026 meksika ekvador maçı6
- ekvador7
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak8
- zor erkeği oynamak4
- şırnak üniversitesi rektörü abdürrahim alkış4
- true online olunca gelen mutluluk hissi2
- true club2
- filistin in ermeni soykırımını tanıması39
- olası israil türkiye savaşı2
- iyi futbol oynar mısınız9
- kadınlar ne ister4
- amerika israil arası kızışma2
- alihan ın ajdar ı dövmesi2
- nosferatu2
- çevrecilik emperyalizmin bir oyunudur2
- futbol31
- kemal kılıçdaroğlu8
- özgüveni düşük tuvalet kapağı3
- hapşıracak gibi olmak3
- pandela24
- ben ekonomistim4
stalin karmaşık bir kişilikti. ona karşı baştan ön yargılı bir bakış açısı hakkında doğru olanı yazmaya yetmez. onu sadece savaş şefi olarak tanımlayamazsınız. onda esas olan politikadır. o hayatını bir davaya adamıştır. rusya'nın siyasetinde, tarihte öyle bir rolü var ki. şimdi bütün bunları silmek istiyorlar. aslında stalin'e saldırdıkça o büyüyor.
onun bazı özelliklerini bilmek gerekir.
hızlı konuşmaktan hoşlanmazdı ve biraz alçak sesle konuşurdu. edebiyata çok duyarlıydı. antik yunan eserlerini okurdu. tarihi çok severdi. her şeyini kendisi kaleme alırdı. örgüt hiç bir zaman onun yazılarını yazmamıştır. bu leninist bir gelenekti.
bazen söylemek istediklerini ip uçları vererek önce karşısındakinin anlayıp söylemesini beklerdi. bu onun bir nevi test etme yöntemiydi. lider özellikleri çok baskındı. o sonradan lider olmuş birisi değildi, lider olmak için doğmuştu.
onu genel sekreterliğe lenin önerdi, ancak lenin herkesi olduğu gibi stalin'i de eleştirdi. lenin için stalin güven demekti. parti içinde en önemli ve gizli konuları stalin'le paylaşırdı.
onun karmaşık karakterine bir örnek.
1939 da iç savaş tarihinin ikinci cildini karıştırırken sormuş;
-troçki'nin portresi nerede?
-o bir halk düşmanı daha neler!
- o savaş halk komiseriydi, demiş stalin.
çok küçük yaşlarda şiirler ve resimler yaptığı bilinir. on yedi yaşında yazdığı şiirin bir bölümünde şöyle diyor;
zehir dolu kupalarını kaldırdılar
ve dediler ki: iç melun!
biz o tanrısal doğruyu değil,
dünyasal yalanı yeğleriz.
o kendisine yapılan putlaştırmayı ilk başlarda hep eleştirdi. ancak zaman içinde buna karşı koymanın imkansız olduğunu gördü. birazda bunu kullanarak işleri daha kolay yoluna sokmaya çalıştı. zaman içinde bu hoşuna gitmeye başladı ve müdahale etmedi.
baş komutanlık rütbesini kabul ettiği için hep pişman oldu. daima da pişman kaldı. keza stalin bir seferinde sovyetler birliği kahramanlık unvanını da reddetmişti. stalin bu unvanın ölçütlerine uymadığı söyler. bu unvan kişisel cesaret örneklerine verilmektedir. "ben böyle bir cesaret göstermedim" demiştir stalin. ancak portrelerine her zaman eklediler bu unvanı.
onun sadece bir yıldızı vardı, sosyalist çalışma kahramanı yıldızı. bir dönemdeyse moskova'nın adının stalin olması için politbüroya sürekli öneriler gelmiş ve stalin buna çok kızarak reddetmiştir.
stalin'in politika dışında yaşamı çok sadeydi. ölene kadar bütün ihtiyaçlarını kendisi gördü. uniformaları dışında özel bir giysisi yoktu. öldüğünde onu giydirmek istediklerinde dolabında çizgili, dirsek bölgeleri aşınmış gömlekten başka bir şey bulamadılar.
en sevdiği içki şaraptı. ancak içmekten çok içirmeyi severdi. bu yöntemle insanların daha özgür konuştuğuna inanırdı. bir seferinde japon dış içleri bakanına 15 shot bardağı votka içirerek japonya'yı tavladığı söylenir. yanındakiler içkilerini bitiremeyince de çok kötü içicisin diye takılırmış. kendisi de aslında ölçülü içmeyi tercih edermiş. çok nadiren sarhoş olduğu görünmüştür. içtiği zaman hemen neşelenir ve gramafon çalarmış. rus halk şarkılarını, gürcü şarkılarını ve komik hareketli şarkılar hoşuna gidermiş. küçük bir plak koleksiyonuna sahip olduğu da söylenir.
onun bazı özelliklerini bilmek gerekir.
hızlı konuşmaktan hoşlanmazdı ve biraz alçak sesle konuşurdu. edebiyata çok duyarlıydı. antik yunan eserlerini okurdu. tarihi çok severdi. her şeyini kendisi kaleme alırdı. örgüt hiç bir zaman onun yazılarını yazmamıştır. bu leninist bir gelenekti.
bazen söylemek istediklerini ip uçları vererek önce karşısındakinin anlayıp söylemesini beklerdi. bu onun bir nevi test etme yöntemiydi. lider özellikleri çok baskındı. o sonradan lider olmuş birisi değildi, lider olmak için doğmuştu.
onu genel sekreterliğe lenin önerdi, ancak lenin herkesi olduğu gibi stalin'i de eleştirdi. lenin için stalin güven demekti. parti içinde en önemli ve gizli konuları stalin'le paylaşırdı.
onun karmaşık karakterine bir örnek.
1939 da iç savaş tarihinin ikinci cildini karıştırırken sormuş;
-troçki'nin portresi nerede?
-o bir halk düşmanı daha neler!
- o savaş halk komiseriydi, demiş stalin.
çok küçük yaşlarda şiirler ve resimler yaptığı bilinir. on yedi yaşında yazdığı şiirin bir bölümünde şöyle diyor;
zehir dolu kupalarını kaldırdılar
ve dediler ki: iç melun!
biz o tanrısal doğruyu değil,
dünyasal yalanı yeğleriz.
o kendisine yapılan putlaştırmayı ilk başlarda hep eleştirdi. ancak zaman içinde buna karşı koymanın imkansız olduğunu gördü. birazda bunu kullanarak işleri daha kolay yoluna sokmaya çalıştı. zaman içinde bu hoşuna gitmeye başladı ve müdahale etmedi.
baş komutanlık rütbesini kabul ettiği için hep pişman oldu. daima da pişman kaldı. keza stalin bir seferinde sovyetler birliği kahramanlık unvanını da reddetmişti. stalin bu unvanın ölçütlerine uymadığı söyler. bu unvan kişisel cesaret örneklerine verilmektedir. "ben böyle bir cesaret göstermedim" demiştir stalin. ancak portrelerine her zaman eklediler bu unvanı.
onun sadece bir yıldızı vardı, sosyalist çalışma kahramanı yıldızı. bir dönemdeyse moskova'nın adının stalin olması için politbüroya sürekli öneriler gelmiş ve stalin buna çok kızarak reddetmiştir.
stalin'in politika dışında yaşamı çok sadeydi. ölene kadar bütün ihtiyaçlarını kendisi gördü. uniformaları dışında özel bir giysisi yoktu. öldüğünde onu giydirmek istediklerinde dolabında çizgili, dirsek bölgeleri aşınmış gömlekten başka bir şey bulamadılar.
en sevdiği içki şaraptı. ancak içmekten çok içirmeyi severdi. bu yöntemle insanların daha özgür konuştuğuna inanırdı. bir seferinde japon dış içleri bakanına 15 shot bardağı votka içirerek japonya'yı tavladığı söylenir. yanındakiler içkilerini bitiremeyince de çok kötü içicisin diye takılırmış. kendisi de aslında ölçülü içmeyi tercih edermiş. çok nadiren sarhoş olduğu görünmüştür. içtiği zaman hemen neşelenir ve gramafon çalarmış. rus halk şarkılarını, gürcü şarkılarını ve komik hareketli şarkılar hoşuna gidermiş. küçük bir plak koleksiyonuna sahip olduğu da söylenir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar