bugün
- tekne turu14
- ismet efendi'nin yurdumuza ziyareti3
- eğitimin anlamsızlığı3
- muslettin amca ile sinagoga gidiyoruz zirvesi2
- yunanistan29
- en son aldığınız iltifat14
- hurafe dolu islam vs kur an islam ı10
- sevişirken video çekmek11
- nureddin mahmud zengi2
- 53 bin düzensiz göçmenin geri dönüşü2
- sabahın köründe denize girmek2
- gebze2
- abd ve israil'in iran'ı vurma planı2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak27
- dekolteye bakar mısınız15
- en çaresiz hissettiğinde kime gidersin22
- irmik helvası vs un helvası18
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak30
- japonya23
- balıkesir vs eskişehir2
- ofisteki kadınların yazın dekolte işini abartması17
- cem küçük10
- sözlükten birinden hoşlanmak3
- 2026 temmuz ayı nasıl geçti16
- anın görüntüsü13
- sözlüğün bitmesi3
- gürcistan26
- sözlük kızları nerede3
- sözlükte güzel ve eğlenceli kızların çaylak olması12
- sözlük erkeklerinin helvaları11
- üşüyen erkek12
- erkelerin ayak bileğini gösterme çabadı10
- en iyi simit hangi şehirdedir23
- hırvatistan2
- kızlar çaylak yapılmasın kampanyası11
- nebiye salat ve resule itaat4
- gelecek partisi'nin kapanması12
- ctrlx22
- adanalı ateist10
- ketçap aromalı ruffles10
- macar pasaportuyla 184 ülkenin vizesiz gezilmesi12
- fake hesap kullanan yazarlar uçurulsun5
- adalet ve kalkınma partisi4
- hayvan gibi acı salça yemek5
- bik bikle yemek yapmak9
- çocuklarin ve ergenlerin manifest aşkı10
- 1 milyon verecekler mali yayında donunu indirecek8
- gammaz çetesi çökertildi8
- sözlükte hep zenginlere göre içerik üretiliyor6
- nickten isim tahmini yapmak71
14 Şubat Dünya Sevgililer Günü dür. Kutlu olsun... Her şeyin metalaştığı ve hızla tüketildiği günümüzde, aşk sanallaştırılmış, sevgi de yozlaştırılmıştır. Hâlbuki geçen zamanlarda, aşk da sevgi de ulaşılması çok zor ulvi değerlerdi. Aşkı için Ferhat dağları delmiş, ama yine de aşkına kavuşamamıştır. Doğu toplumlarında aşkına kavuşmak yoktur, hep hüzün ve acı vardır. Doğu toplumların duygulu oluşları, hüzünlü bakışları belkide aşkına kavuşamamalarından kaynaklanmış olabilir.
Sevgi sevmeyle başlar, yürekten gelir, aşk değildir. Sevgide mutluluk vardır, mutluluğu yaşatır. Bir annenin yavrusuna karşı duyduğu sevgidir; onu sarmalar, korur, bağrına basar, aç kalır, susuz kalır, zor koşullarla karşılaşır ama sevgisinden asla vazgeçmez. Mücadele eder, düşer kalkar ama ne yavrusunda nede ki sevgisinden vazgeçer.Aşk başka bir şeydir, ruhtan gelir. Akan bir su gibidir, aslına ulaşmak ister. Ona varıp ondan yok olmak ister. iki bedenin bir ruhtan can bulmasıdır, aynı hissin, aynı duygunun ve aynı acının aynı anda yaşanmasıdır. Aşk sevginin aksine acı verir, acıyı yaşatır, acıyı yaşamıyorsan aşık değilsin. Aşk sevgiliye kavuşmak değildir, sevgilinin kendisi olmaktır. O bir nehirdir, akar, taşar, coşar, püskürür ama aşkına; denize ulaşınca siner, diner, süt liman olur. Çünkü aşkına kavuşmuş, onunla bütünleşmiştir. Deryada su içinde bir katre olmuştur, Ruhu ruhuna, canı cananına kavuşmuştur. O artık odur, onun parçası değil, bizatihi odur.
Aşk başkalaştırır, kişiyi kişiliğinden alır, aşka uçan başkadır, değilse aşka ulaşmamıştır, aşka uçmak için kanatları aramak zaman kaybıdır, kanatsız uçmaktır, harap olan gönül bülbülü, ne eder gülü. Aşk değil midir, yağmuru yağdıran, suyu buluta, bulutu suya dönüştüren, aşkla toprağa kavuşturan. Tüm tohumların içine zerk olan, kendini açığa vuran, toprağın deli gibi kaynaşması değil midir kavuşması âşıkların. Su toprağa sevdalıdır, güneşin yakıcılığına aldırmaz, aşkla dönüşüme aldırmaz, buharlaşıp gökyüzüne çıksa da elbet bilir tekrar ineceği zamanı, sabırla bekler. Aşk başkalaştırır insanı, eser rüzgâr, çakar şimşek, ağlar bulut, ama su yine de kavuşur aşkına, aşıkların kavuşmasına eşlik eder tüm kâinat. Erir biter, görünmez olur da sen bilirsin yine bakarsın buluta, işte damla yine oradadır.
Ten kafesinde hapis olan bülbül uçmak ister, aşkına, gülüne kavuşmak ister, oysaki bağlıdır, gönül kuşu, ten kafesinde çırpınır durur. Sarhoş olmuş gülün kokusundan, neylesin dünya malını, zaten ten de mal değil midir ki istesin dünya malını. O güle âşıktır, güle kavuşmak ister, çırpınır durur, ne zaman ki kavuşur batar kuşun böğrüne dikeni, ölür o zaman kavuşur aşkına. Aşka kavuşmak için çırpınan bülbül ölmeden ölür, dirilir.Aşk gürül, gürül akan bir pınardır, ondan içelim kana kana, bırakalım dünya malını, yarını değil bugünü yaşayalım. işi gücü bu gün için bırakalım, dostlarımıza, sevdiklerimize koşalım. Üşenmeyelim, sevdiklerimiz bir telefon tuşu kadar yakınımızdadır, yarın ise çok geç olduğunu unutmayalım. Aşkımıza, sevgimize ve sevgilimize koşalım. Son sözü Viktor Hugoya verelim:
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Hüzün hali aşk halidir. Aşk ilahi bir sevgidir ve tüm varoluşun hamurudur. Aşk olmasaydı ne biz olurduk, ne dünya, ne bulutlar, ne yağmurlar, ne de çiçekler, hiçbir şey olmazdı. Haktan var olmanın ana gayesi aşktır. işte o aşk, ilahi enerjinin dünyaya inmesi, akması, gürül gürül yağması, diri suların dünyayı beslemesidir. işte tüm varlıkların beslenmesi bundan dolayıdır. Eğer nefes alabiliyorsak bu aşk sayesindendir. Aşk varlık nedenimizdir, yaşam amacımızdır. Yaşamı sevenler, ölüme seve seve giderler. Çünkü yaşam uğruna ölecek kadar güzeldir. Yarını bugünde kurmak, bu günü yarına taşımak aşkla mümkün olur. Aşk sevdadır, yardır, vatandır. Hüsnü Gürbey
Sevgi sevmeyle başlar, yürekten gelir, aşk değildir. Sevgide mutluluk vardır, mutluluğu yaşatır. Bir annenin yavrusuna karşı duyduğu sevgidir; onu sarmalar, korur, bağrına basar, aç kalır, susuz kalır, zor koşullarla karşılaşır ama sevgisinden asla vazgeçmez. Mücadele eder, düşer kalkar ama ne yavrusunda nede ki sevgisinden vazgeçer.Aşk başka bir şeydir, ruhtan gelir. Akan bir su gibidir, aslına ulaşmak ister. Ona varıp ondan yok olmak ister. iki bedenin bir ruhtan can bulmasıdır, aynı hissin, aynı duygunun ve aynı acının aynı anda yaşanmasıdır. Aşk sevginin aksine acı verir, acıyı yaşatır, acıyı yaşamıyorsan aşık değilsin. Aşk sevgiliye kavuşmak değildir, sevgilinin kendisi olmaktır. O bir nehirdir, akar, taşar, coşar, püskürür ama aşkına; denize ulaşınca siner, diner, süt liman olur. Çünkü aşkına kavuşmuş, onunla bütünleşmiştir. Deryada su içinde bir katre olmuştur, Ruhu ruhuna, canı cananına kavuşmuştur. O artık odur, onun parçası değil, bizatihi odur.
Aşk başkalaştırır, kişiyi kişiliğinden alır, aşka uçan başkadır, değilse aşka ulaşmamıştır, aşka uçmak için kanatları aramak zaman kaybıdır, kanatsız uçmaktır, harap olan gönül bülbülü, ne eder gülü. Aşk değil midir, yağmuru yağdıran, suyu buluta, bulutu suya dönüştüren, aşkla toprağa kavuşturan. Tüm tohumların içine zerk olan, kendini açığa vuran, toprağın deli gibi kaynaşması değil midir kavuşması âşıkların. Su toprağa sevdalıdır, güneşin yakıcılığına aldırmaz, aşkla dönüşüme aldırmaz, buharlaşıp gökyüzüne çıksa da elbet bilir tekrar ineceği zamanı, sabırla bekler. Aşk başkalaştırır insanı, eser rüzgâr, çakar şimşek, ağlar bulut, ama su yine de kavuşur aşkına, aşıkların kavuşmasına eşlik eder tüm kâinat. Erir biter, görünmez olur da sen bilirsin yine bakarsın buluta, işte damla yine oradadır.
Ten kafesinde hapis olan bülbül uçmak ister, aşkına, gülüne kavuşmak ister, oysaki bağlıdır, gönül kuşu, ten kafesinde çırpınır durur. Sarhoş olmuş gülün kokusundan, neylesin dünya malını, zaten ten de mal değil midir ki istesin dünya malını. O güle âşıktır, güle kavuşmak ister, çırpınır durur, ne zaman ki kavuşur batar kuşun böğrüne dikeni, ölür o zaman kavuşur aşkına. Aşka kavuşmak için çırpınan bülbül ölmeden ölür, dirilir.Aşk gürül, gürül akan bir pınardır, ondan içelim kana kana, bırakalım dünya malını, yarını değil bugünü yaşayalım. işi gücü bu gün için bırakalım, dostlarımıza, sevdiklerimize koşalım. Üşenmeyelim, sevdiklerimiz bir telefon tuşu kadar yakınımızdadır, yarın ise çok geç olduğunu unutmayalım. Aşkımıza, sevgimize ve sevgilimize koşalım. Son sözü Viktor Hugoya verelim:
Ağlamak için gözden yaş mı akmalı?
Dudaklar gülerken, insan ağlayamaz mı
Sevmek için güzele mi bakmalı?
Çirkin bir tende güzel bir ruh, kalbi bağlayamaz mı?
Hasret; özlenenden uzak mı kalmaktır?
Özlenen yakındayken hicran duyulamaz mı?
Hırsızlık; para, mal mı çalmaktır?
Saadet çalmak, hırsızlık olamaz mı?
Solması için gülü dalından mı koparmalı?
Pembe bir gonca iken gül dalında solmaz mı?
Öldürmek için silah, hançer mi olmalı?
Saçlar bağ, gözler silah, gülüş, kurşun olamaz mı?
Hüzün hali aşk halidir. Aşk ilahi bir sevgidir ve tüm varoluşun hamurudur. Aşk olmasaydı ne biz olurduk, ne dünya, ne bulutlar, ne yağmurlar, ne de çiçekler, hiçbir şey olmazdı. Haktan var olmanın ana gayesi aşktır. işte o aşk, ilahi enerjinin dünyaya inmesi, akması, gürül gürül yağması, diri suların dünyayı beslemesidir. işte tüm varlıkların beslenmesi bundan dolayıdır. Eğer nefes alabiliyorsak bu aşk sayesindendir. Aşk varlık nedenimizdir, yaşam amacımızdır. Yaşamı sevenler, ölüme seve seve giderler. Çünkü yaşam uğruna ölecek kadar güzeldir. Yarını bugünde kurmak, bu günü yarına taşımak aşkla mümkün olur. Aşk sevdadır, yardır, vatandır. Hüsnü Gürbey
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar