bugün
- uludağ sözlük iç huzur ve aydınlanma derneği10
- isa kendini tanrı'nın oğlu olarak görüyordu5
- şarapçı koala niye kuzey kore'ye gitmiyor3
- terörsüz türkiye4
- sözlükte yaratım sancısı çekmek5
- ne kadar yaşlısın19
- sözlük sosyalistlerinin fotoğrafları5
- kendine yabancılaşmak10
- tai lung52
- kızarmış ekmek10
- şarapçı koala'nın siyasi görüşü2
- ankete gelin beyler27
- yeni parti emekçilerin hakkını verecek mi2
- mecburi eğitim meselesi3
- 25 ağustos 2026 madencilerin gözaltına alınması2
- 25 ağustos 2026 ankara madenci eylemi6
- iskoçya4
- ırkçıların hırt dediği insanlara sevgi göstermek21
- temu'dan giyinmek4
- ben gökten inen ekmeğim2
- leylim amman aman sarı gelin2
- sözlükte yükselen reis sevdası20
- 25 ağustos 2026 reis'in ahlat'tan verdiği mesaj2
- 80 yaşında karısı ölen adamın yeniden evlenmesi2
- koala aniden 180 derece neden döndü sorunsalı6
- cemaatler3
- sarapci koala39
- sözlük kızlarının kombinleri11
- doğu perinçek4
- rica ediyorum beni eksilemeyiniz5
- sevmediğiniz yazarlar14
- her dönerin adamı5
- türkiye rte sayesinde en özgür dönemini geçirmesi4
- batının kktc'nin tanınmasına engel olması7
- bir orduya karşı tek kişi olup doğruları savunmak8
- persac ile tantuni yiyip sinema konuşmak6
- bir soru sor7
- aktrolleri çıldırtacak bir şey bırak9
- rus kızları2
- filistin5
- dükkan önüne sandalye koyan tip4
- oktay saral2
- yalanlar söyleyip iç huzuru bulmak4
- kadınları çok sevmek ama uzak durmak3
- ben de reise oy vericem13
- bikini2
- ahmet beyin beyaz babeti3
- azerbaycan kızları2
- muslettin amca10
- dünyanın en büyük orospu çocuğu7
Dünden bu yana hem taraftarı olduğm için inanılmaz gurur duyduğum hem her zaman hakkı yeneceği için üzüldüğüm canım takımım.
Artık çıldırmak üzereyim, yemin ediyorum sinirden kendimi sikicem, ya hastası olduğum futbolu izlemeyi bırakmak noktasına geldim arkadaş.
iki temel rakibimiz var gs ve fb.
ikisinin de her iç saha maçında inanılmaz olaylar oluyor, tekme tokat dövseler de rakiplerini hakemler hiçbir şey yapmadığı gibi bu hakemler maç almaya devam ediyor. Hiçbir şey olmuyor arkadaş olmuyor.
Bizim başımıza sürekli gelen bir şey oluyor fb'ye ve hakem yüzünden yeniliyorlar (evet sivas maçındaki mağlubiyetin tek müsebbibi hakemdir.)
bir hafta sonra, aylardır maçına vermedikleri fırat, hem de bir iç saha maçına, fenerliler bir hafta boyunca hakeme çakmışken veriliyor. Aklım hafsalam almıyor, şaşırıyorum ama bir dur diyorum.
Adam maçta ısınmaya dahi çıkamıyor ve bu hakemin sağlıklı maç yönetmesi bekleniyor. Sonra ne mi oluyor, alves yan hakemin burnunun dibinde, burnunun dibinde rakibine geçiriyor, öyle bir geçiriyor ki tabanı ağır çekimde alvesin bacak kaslarındaki gerilmeyi görebiliyorsunuz, sonuç mu, hiçbir şey olmuyor. sonra emre her zamanki gibi devreye gidiyor, dördüncü hakemin dibinde ana avrat küfrediyor kasımpaşa kulübesine, yine hiçbir şey olmuyor.
Bu maçtan sonra alemin şikeci kralı, o sezon küme düşmekten zor kurtulduğu için tapelere girmeyen gs, havadaki pis kokuyu seven çakal gs yönetimi, kendi maçından önce hakemi baskı altına almak için gece birde deklare yayınlıyor.
ertesi gün gs-antalya maçı var, burda da sahtekar burak giriyor devreye, yan hakemin gözü önünde rakibine dirseği yapıştırıyor, görüntüleri dikkatli izleyin, yan hakem dirseği görür görmez hemen kafasını öbür tarafa çeviriyor, aman ben şahit olmayım diye. aynı burak ana avrat küfrediyor yine bir şey yok.
benim canım takımımın futbolcusu ise yapmadığı bir hareket yüzünden 30 metreden fazla bir mesafeden işgüzar yavşak bir altıncı hakem nedeniyle oyundan atılıyor.
Yani inanılır gibi değil, mağdur olan tek takım var o konuşmuyor, lehine kararlar alınan takımlar hakem konusunda deklarasyon yayınlıyorlar.
Ey saygılı akıllı bilinçli futbol taraftarları hiç mi sıkılmadınız bu durumdan, başarı için her yol mübahtır anlayışına sırf takımınız olduğu için neden ses çıkartmıyorsunuz?
Sonra gururlanıyorum işte, kasımpaşa-bursa maçından sonraki futbolcularımın gözlerindeki ışığı, biliçin her iki maçta kenardan basketbol koçu gibi her pozisyona müdahalesini, golden sonra yardımcı antrenörün kucağına atlayan tercümanı, 10 metre depar atan kulüp doktorunu görüyorum, duygulanıyorum.
Ve bu takımda bir tane bile çirkef oyuncu olmadığından gururlanıyorum, rakibine kasıtlı tekme atan tek oyuncum yok, her maçtan sonra kucaklaşıyor rakibiyle, bu takımın en gaddar addedilen oyuncusu veli bile rakibinin ayağına basıp kırmızı kart gören meireles için bile kasıtlı yaptığını düşünmüyorum diyecek kadar efendi.
Sonra bir bakıyorum riera bu ülkeden kırmızı kart görmeden gitmiş, alves bir kere bile görmüyor emre ve burak da.
Beşiktaş ise bu sezon 5 kez kırmızı kart görmüş, yine sinirleniyorum, yine sinirleniyorum.
Emin oluyorum ki gs maçında arenada kazanmak için hakemi de yenmek şart!
Artık çıldırmak üzereyim, yemin ediyorum sinirden kendimi sikicem, ya hastası olduğum futbolu izlemeyi bırakmak noktasına geldim arkadaş.
iki temel rakibimiz var gs ve fb.
ikisinin de her iç saha maçında inanılmaz olaylar oluyor, tekme tokat dövseler de rakiplerini hakemler hiçbir şey yapmadığı gibi bu hakemler maç almaya devam ediyor. Hiçbir şey olmuyor arkadaş olmuyor.
Bizim başımıza sürekli gelen bir şey oluyor fb'ye ve hakem yüzünden yeniliyorlar (evet sivas maçındaki mağlubiyetin tek müsebbibi hakemdir.)
bir hafta sonra, aylardır maçına vermedikleri fırat, hem de bir iç saha maçına, fenerliler bir hafta boyunca hakeme çakmışken veriliyor. Aklım hafsalam almıyor, şaşırıyorum ama bir dur diyorum.
Adam maçta ısınmaya dahi çıkamıyor ve bu hakemin sağlıklı maç yönetmesi bekleniyor. Sonra ne mi oluyor, alves yan hakemin burnunun dibinde, burnunun dibinde rakibine geçiriyor, öyle bir geçiriyor ki tabanı ağır çekimde alvesin bacak kaslarındaki gerilmeyi görebiliyorsunuz, sonuç mu, hiçbir şey olmuyor. sonra emre her zamanki gibi devreye gidiyor, dördüncü hakemin dibinde ana avrat küfrediyor kasımpaşa kulübesine, yine hiçbir şey olmuyor.
Bu maçtan sonra alemin şikeci kralı, o sezon küme düşmekten zor kurtulduğu için tapelere girmeyen gs, havadaki pis kokuyu seven çakal gs yönetimi, kendi maçından önce hakemi baskı altına almak için gece birde deklare yayınlıyor.
ertesi gün gs-antalya maçı var, burda da sahtekar burak giriyor devreye, yan hakemin gözü önünde rakibine dirseği yapıştırıyor, görüntüleri dikkatli izleyin, yan hakem dirseği görür görmez hemen kafasını öbür tarafa çeviriyor, aman ben şahit olmayım diye. aynı burak ana avrat küfrediyor yine bir şey yok.
benim canım takımımın futbolcusu ise yapmadığı bir hareket yüzünden 30 metreden fazla bir mesafeden işgüzar yavşak bir altıncı hakem nedeniyle oyundan atılıyor.
Yani inanılır gibi değil, mağdur olan tek takım var o konuşmuyor, lehine kararlar alınan takımlar hakem konusunda deklarasyon yayınlıyorlar.
Ey saygılı akıllı bilinçli futbol taraftarları hiç mi sıkılmadınız bu durumdan, başarı için her yol mübahtır anlayışına sırf takımınız olduğu için neden ses çıkartmıyorsunuz?
Sonra gururlanıyorum işte, kasımpaşa-bursa maçından sonraki futbolcularımın gözlerindeki ışığı, biliçin her iki maçta kenardan basketbol koçu gibi her pozisyona müdahalesini, golden sonra yardımcı antrenörün kucağına atlayan tercümanı, 10 metre depar atan kulüp doktorunu görüyorum, duygulanıyorum.
Ve bu takımda bir tane bile çirkef oyuncu olmadığından gururlanıyorum, rakibine kasıtlı tekme atan tek oyuncum yok, her maçtan sonra kucaklaşıyor rakibiyle, bu takımın en gaddar addedilen oyuncusu veli bile rakibinin ayağına basıp kırmızı kart gören meireles için bile kasıtlı yaptığını düşünmüyorum diyecek kadar efendi.
Sonra bir bakıyorum riera bu ülkeden kırmızı kart görmeden gitmiş, alves bir kere bile görmüyor emre ve burak da.
Beşiktaş ise bu sezon 5 kez kırmızı kart görmüş, yine sinirleniyorum, yine sinirleniyorum.
Emin oluyorum ki gs maçında arenada kazanmak için hakemi de yenmek şart!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar