bugün
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı66
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim23
- maçtan önce atıp tutan galatasaraylı yazarlar10
- güzel bir kız nasıl tavlanır6
- sözlükte kim kimle sevgili27
- passatı olan erkek6
- giresunlu kızlar6
- tacettin libosoglu5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri4
- fenerbahçeli yazarlar7
- iyi memenin sırrı3
- kale3112 ifşa8
- gece uyumadan önce düşünülen şeyler5
- gel münihe sözünü tut travel4
- ben jesus olsam4
- sözlüğün en şık erkeği12
- anto'nun kuyumcu olması3
- queen ravenna adlı yazarın cerrah olması13
- kız sanılan ama erkek çıkan poposu güzel yazar6
- kassız erkek neye benzer6
- sözlük yazarlarından aforizmalar3
- muhallebi yerken disi kirmak4
- herif olmanın zorlukları4
- sandra bullock3
- olsun biz bir keresinde liverpool'u yenmiştik3
- 8 haziran 2016 sözlükte yaşanan ifşa skandalı7
- nervio43
- beni evlendir sözlük2
- karadenizli kızlar3
- sabah akşam nervio yu konuşan sözlük11
- hangi yazarlar nereliye benziyor4
- 27 ocak 2027 atletico madrid fenerbahçe maçı3
- herkesin beni evlendirmeye çalışması5
- helikopterden helikopetere atlarken şarjör takmak2
- balık yemeye yunanistan'a giden sözlük yazarı7
- istanbul cin kaynıyor3
- traveler of secret moments sakso sözü3
- kendini hz isa sanmak2
- yakıştırdığım çiftler serisi 115
- son 5 maçının 5 ini de kazanan takım2
- evrim varsa neden yarı insan yarı maymun yok2
- arkadaşlar bi bakar mısınız9
- suyolu bileklik hediye edecek erkek yazarlar3
- üstteki yazar hakkındaki varsayımlarınız8
- sözlükte sapık olarak tanınmak2
- yendikleri iyi oldu2
- kara bakla2
- aşk9
- yanlışlıkla travelerla fingirdemek3
- tarihin en iyi barçasından 4 yedik2
dünya polislerinin yeteneklerinin sınandığı bir yarışma yapılacakmış bi tarihte. polislerden 3 gün içinde bir fil bulup getirmeleri istenmiş. ingiliz polislerin fili bulmaları yaklaşık yarım gün sürmüş. fransızlar ingilizlere göre daha başarısız olsalar da gün sonunda fili bulmayı başarmışlar. mozambik polisi tanıdık coğrafyadan da destek alarak 6 saatte bulmuş bir fil. son ekip de türkiye'den. yarışma jurisi türk ekibin dönmesini tam 3 gün beklemiş. artık ümitlerin tükendiği anda belirmiş türk ekibi, pusulası kaymış bir zürafa ile birlikte. yarışma jürisinden bir görevli türk ekibin liderine yarışmada amacın zürafa değil fil yakalamak olduğunu, kısaca başarısız olduklarını sölemiş. türk ekibin lideri gülümsemiş, zürafanın fil olduğunu kabul ettiği imzalı ifadesini göstermiş önce. sonra sakince zürafaya dönmüş;
-nesin lan sen, diye sormuş zürafaya.
+abi allah belamı versin filim, demiş zürafa ve ağlamaya başlamış.
yanlış adamı gözaltına almak, dayak, işkence, polis terörü alışkın olduğumuz şeyler artık. vukuatımız çok. polis kadar bizler de suçluyuz bu durumun bu hale gelmesinde. özellikle darbe dönemi sağolsun gözaltında kaybolan insanlar, evlerine yarım dönmüş çocuklar öyle olağanlaşmış, öyle kanıksamışız ki insanın aklı almıyor. benim başıma gözaltılık, tutuklamalık bi şey gelmedi ama polisle ilgili bi kaç ufak tefek meselem var;
şimdiye kadar polisle karakolla işim olmadı demiştim fakat öyle bir polis teşkilatımız var ki bi şekilde bulaşıyor sana. dünyada kaç ülkede insan polis görünce tedirgin olur bilmiyorum. gerçi bizim memleket başlı başına garip memleket zaten. gece arkadaşlarımla eğlendim, otobüsten indim eve doğru yürüyorum. yanımda bi ekip otosu durdu. böyle hani kızları arabayla takip eden hayvanlar olur ya, onlar gibi takip ediyor araç beni. insan tedirgin oluyor. ön koltukta oturan polis memuru seslendi de gerilim bitti hiç değilse;
-kardeeeş, çok dertli görünüyorsun kardeeş.
+anlamadım memur bey?
-dertli dertli yürüyorsun, karadeniz'de gemilerin mi battı?
+yo, dertli değilim. eve yürüyorum.
-iyi ver bi kimliğini de bi bakalım madem.
sonra dün akşam pasaport kontrolündeyim. kollarımı pasaport kontrol bankosuna koydum. kabahatim buymuş;
-ellerini çek ordan, dedi polis. mıyır mıyır ağzının içinden de konuştuğundan ne dediğini bile tam anlayamadan çektim elimi.
-o bankoyu da ne güzel yapıyorlar öyle, tam el koymalık di mi?
+anlamadım memur bey.
-öyle açık bırakmışlar bankoyu her gelen kolunu dayıyor.
+memur bey sayısız pasaport kontrolünden geçtim, buna laf eden ilk memur sizsiniz. böyle bir yasak olduğunu bile bilmiyordum. -bu arada yasak meselesini de araştıracağım-
-ben oraya koyduğun elini tehdit olarak algılıyorum.
+anlayamadım?
-ya beni vurursan?
+neyle vurucam sizi? bu kadar kontrolden geçip sizi vurmam, vurabilmem aklınıza yatıyor mu? hadi geçtim onu, diyelim ki vuracağım sizi. bu kadar kamera önünde neden yapayım?
-ya ben bankonun müsait olmasından kollarınıkoyan çok insan olduğunu diyorum. neden tepki gösteriyon? -aynen böyle-
+tepki göstermiyorum. pasaport kontrolünden geçmeye çalışıyorum.
-ben sana bi şey demedim ki, koyma kollarını oraya dedim.
+memur bey, pasaportta mı bir problem var?
-yok da ben kollarını koyma diye dedim. sen tepki gösterdin.
bu 2 mesele de lafı edilecek meseleler değiller aslında ama bence bizim polisin en büyük problemini ortaya koyuyorlar. bizim polislerin vatandaşa saygısı yok. ben daha bana siz diye hitap eden polise denk gelmedim ki bakkala, manava bile siz diye hitap ederim ben. ama maşallah bizim polis memurlarının hepsi asker arkadaşım, öyle bir enseye şaplak göte parmak samimiyetinde konuşuyorlar.
polis sayısıyla ilgili çok eleştiri var malumunuz. aslında bizim problemimiz polis sayısı değil bence. yanılmıyorsam 250 bin üzerinde memur var emniyet teşkilatında. yaklaşık 350-400 kişiye 1 polis düşüyor bizde ki bu oran ispanya, almanya, italya gibi ülkelerin altında. rusya'da 1.1 milyon polis var. avrupa birliği uyum yasaları uyarınca bu oran 250 kişiye 1 polis gibi bir orana getirilmeye çalışılıyor. dünya ortalaması 300 kişiye 1 polis. bizim problem başka. nicelik değil nitelik. 22 yaşında çocuğun beline veriyorsun silahı, eline veriyorsun demir copu, geçiriyorsun sırtına üniformayı, adam da takıyor aviator gözlükleri, kendini robocop sanıyor. manitaya poz atıcam diye sokakta gariban dövüyor, babası yaşında adamlarla saygısızca konuşuyor, senin verdiğin vergiyle aldığı maaşıyla sana efelik yapıyor. zaten bizde kimse şikayetle uğraşmıyor, seyrek şikayetleri de teşkilatımız hasıraltı ediyor, adam dokunulmaz oluyor. tebrik ederim, başa çıkamazsın bu adamla artık.
bu insanların bu hale gelmesinde 2 etken var; ilki eğitim malumunuz. vasat öğrencileri kötü bir eğitimle polis yapıyoruz. konuşmaktan aciz insanlar bir şekilde polis oluyorlar, nasıl anlayamıyorum. ikincisi ve en önemlisi de benim gibi sessiz kalan vatandaşlar galiba.
-nesin lan sen, diye sormuş zürafaya.
+abi allah belamı versin filim, demiş zürafa ve ağlamaya başlamış.
yanlış adamı gözaltına almak, dayak, işkence, polis terörü alışkın olduğumuz şeyler artık. vukuatımız çok. polis kadar bizler de suçluyuz bu durumun bu hale gelmesinde. özellikle darbe dönemi sağolsun gözaltında kaybolan insanlar, evlerine yarım dönmüş çocuklar öyle olağanlaşmış, öyle kanıksamışız ki insanın aklı almıyor. benim başıma gözaltılık, tutuklamalık bi şey gelmedi ama polisle ilgili bi kaç ufak tefek meselem var;
şimdiye kadar polisle karakolla işim olmadı demiştim fakat öyle bir polis teşkilatımız var ki bi şekilde bulaşıyor sana. dünyada kaç ülkede insan polis görünce tedirgin olur bilmiyorum. gerçi bizim memleket başlı başına garip memleket zaten. gece arkadaşlarımla eğlendim, otobüsten indim eve doğru yürüyorum. yanımda bi ekip otosu durdu. böyle hani kızları arabayla takip eden hayvanlar olur ya, onlar gibi takip ediyor araç beni. insan tedirgin oluyor. ön koltukta oturan polis memuru seslendi de gerilim bitti hiç değilse;
-kardeeeş, çok dertli görünüyorsun kardeeş.
+anlamadım memur bey?
-dertli dertli yürüyorsun, karadeniz'de gemilerin mi battı?
+yo, dertli değilim. eve yürüyorum.
-iyi ver bi kimliğini de bi bakalım madem.
sonra dün akşam pasaport kontrolündeyim. kollarımı pasaport kontrol bankosuna koydum. kabahatim buymuş;
-ellerini çek ordan, dedi polis. mıyır mıyır ağzının içinden de konuştuğundan ne dediğini bile tam anlayamadan çektim elimi.
-o bankoyu da ne güzel yapıyorlar öyle, tam el koymalık di mi?
+anlamadım memur bey.
-öyle açık bırakmışlar bankoyu her gelen kolunu dayıyor.
+memur bey sayısız pasaport kontrolünden geçtim, buna laf eden ilk memur sizsiniz. böyle bir yasak olduğunu bile bilmiyordum. -bu arada yasak meselesini de araştıracağım-
-ben oraya koyduğun elini tehdit olarak algılıyorum.
+anlayamadım?
-ya beni vurursan?
+neyle vurucam sizi? bu kadar kontrolden geçip sizi vurmam, vurabilmem aklınıza yatıyor mu? hadi geçtim onu, diyelim ki vuracağım sizi. bu kadar kamera önünde neden yapayım?
-ya ben bankonun müsait olmasından kollarınıkoyan çok insan olduğunu diyorum. neden tepki gösteriyon? -aynen böyle-
+tepki göstermiyorum. pasaport kontrolünden geçmeye çalışıyorum.
-ben sana bi şey demedim ki, koyma kollarını oraya dedim.
+memur bey, pasaportta mı bir problem var?
-yok da ben kollarını koyma diye dedim. sen tepki gösterdin.
bu 2 mesele de lafı edilecek meseleler değiller aslında ama bence bizim polisin en büyük problemini ortaya koyuyorlar. bizim polislerin vatandaşa saygısı yok. ben daha bana siz diye hitap eden polise denk gelmedim ki bakkala, manava bile siz diye hitap ederim ben. ama maşallah bizim polis memurlarının hepsi asker arkadaşım, öyle bir enseye şaplak göte parmak samimiyetinde konuşuyorlar.
polis sayısıyla ilgili çok eleştiri var malumunuz. aslında bizim problemimiz polis sayısı değil bence. yanılmıyorsam 250 bin üzerinde memur var emniyet teşkilatında. yaklaşık 350-400 kişiye 1 polis düşüyor bizde ki bu oran ispanya, almanya, italya gibi ülkelerin altında. rusya'da 1.1 milyon polis var. avrupa birliği uyum yasaları uyarınca bu oran 250 kişiye 1 polis gibi bir orana getirilmeye çalışılıyor. dünya ortalaması 300 kişiye 1 polis. bizim problem başka. nicelik değil nitelik. 22 yaşında çocuğun beline veriyorsun silahı, eline veriyorsun demir copu, geçiriyorsun sırtına üniformayı, adam da takıyor aviator gözlükleri, kendini robocop sanıyor. manitaya poz atıcam diye sokakta gariban dövüyor, babası yaşında adamlarla saygısızca konuşuyor, senin verdiğin vergiyle aldığı maaşıyla sana efelik yapıyor. zaten bizde kimse şikayetle uğraşmıyor, seyrek şikayetleri de teşkilatımız hasıraltı ediyor, adam dokunulmaz oluyor. tebrik ederim, başa çıkamazsın bu adamla artık.
bu insanların bu hale gelmesinde 2 etken var; ilki eğitim malumunuz. vasat öğrencileri kötü bir eğitimle polis yapıyoruz. konuşmaktan aciz insanlar bir şekilde polis oluyorlar, nasıl anlayamıyorum. ikincisi ve en önemlisi de benim gibi sessiz kalan vatandaşlar galiba.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar