bugün
- claudian clouds33
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı20
- gocu'nun tınlamıyorım deyip yan hesaba geçmesi7
- true'nun engelli olması5
- okan buruk8
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- seri eksicinin iq düzeyi4
- true'nun idrak yolları enfeksiyonu sorunu4
- sevgilisi yüzünden engelli kardeşini öldüren kız7
- meriç dükalığı8
- özürlü diyerek hakaret ettiğini sanmak3
- gözünde büyüttüğün insanın çok da şey olmaması4
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz6
- habire124
- tai lung12
- islamda namaz yoktur31
- muhammed salah'ın galatasaray'a döşediği boru2
- okan çık hesap ver4
- galatasaray10
- seri eksiciyi köçek gibi oynatmak2
- özürlü yazarlara yardım kampanyası2
- sevdiğiniz yazarlar8
- kadir inanır'ın mirası4
- okan buruk 102 puanı nasıl topladı sorunsalı2
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği3
- uğurcan çakır2
- hadi birbirinize sarılın2
- arkadaşlar bana engel olun2
- fusya semsiyeli yabanci22
- habire12 istenmiyorsun algısı2
- sözlük kızlarının kekleri24
- insanları birbirine düşürmek4
- dualarımız bu akşam trabzonspor ile3
- etli biber dolması5
- trabzonspor5
- hoşlanılan kızın gel beni bubamdan iste demesi3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- beşiktaş'ın amedspor'a döşeyeceği boru2
- kıçını yırtsan sonu tabut3
- bana onu sormayin8
- ölmek2
- kim koyarsa koysun gs'ye koyandan allah razı olsun2
- şemsiyeli benim3
- azerice bir not bırak2
- kürdistan10
- şemsiyeli lavuk5
- 18 eylül 2026 bayern münih union berlin maçı2
- sözlük yazarlarının anlık modu3
- thomas reis3
- bildiğiniz sure sayısı4
pasifik okyanusundaki Melanesia yani kara adalar da denen, ingilizcesi solomon island olanlarin dogusundaki adalardan biri Anuta.
volkanik bir adadir. belki de kara adalar denmesinin nedeni bu. en yuksek yerinin denizden yuksekligi 65 metre, ada'nin genisligi 400 metredir.
yuz yildir nufusu hic degismemis. 3000 yil once adaya gelip yerlesen lapita'lar yasiyorlar. bugun 24 aileden olusan, 250 kisiler. aylarca gemi ugramiyor. bu nedenle de dunya ile iliskileri sinirli.
90 yil once hiristiyan olmuslar. deniz kabugu otturerek kilise vaktini haber veriyorlar ve gunde iki kez kilisiye ibadete gidiyorlar.
bir sefin yonettigi ada'daki herkes acaip mutlu. burunlarini birbirlerine surterek hosgeldin diyorlar gelene. baska yerlere gidip, gormusler var ama geri gelmisler hep.
zerdecal denen bir baharat hayatlarinda muhim rol oynuyor. yiyeceklere sarimtirak renk veren safranin pahali olmasi nedeniyle, daha ucuz olan zerdecal kullaniliyor cogu yerde. kok bir bitki olan zerdecal adada bir aile tarafindan yetistiriliyor ama butun kadinlar birlikte yikayip, hazirliyorlar. o zerdecaldan yaptiklari boyalarla yuzlerini, vucutlarini susluyorlar ozel gunlerinde, torenlerinde.
denizden cikardiklari her seyi yiyorlar. balik avlama seramonileri inanilmaz eglenceli. butun ada halki bir sahilde toplanip, taslardan denizin icine set yapiyorlar. sarkilar soyleyerek ustlerine yurudukleri baliklari koseye kistirip, mizraklara geciriyorlar. her sey 24 aile arasinda esit olarak bolusuluyor.
bir diger balik avlama yontemleri ise, adanin iyi erkek balikcilari teknelerle denize aciliyorlar. ellerindeki bir oltayi denizin icinde yuzerken dibini gordukleri denize sallayarak avlaniyorlar.
ada sebze/meyve bahcesi gibi. her yerde yiyecekler yetistiriyorlar. manioc diye patatese benzer nisastali bir sebzeleri var muhim besin olarak. olur da havalar kotu gider, urun alamazsak diye, onlari rende gibi birseyde rendelikten sonra
actiklari cukurun icine yaydiklari bitki yapraklarinin icine koyup, yapraklar, taslar ve dallarla kapatarak sakliyorlar. bu sekilde uc, dort yil dayanan bu nisastali bitki onlarin acil durumda kullandiklari yedek yiyecek depolari oluyor.
adada yetisen bir agactan aylarca suren calismalar sonucu tekne yapiyorlar. teknelerin omurleri 80 yil kadar. bir tekne o kadar onemli ki onlar icin tekne omrunu doldurdugunda, ya da batinca mesela cenaze merasimi yapiyorlar tekne icin.
tek kotu yani, ada'da hastalanirsaniz yandiniz. sef, saltanatina zarar verir korkusuyla izin vermedigi icin ada'da saglik ocagi gibi bir sey yok. otlarla falan tedavi ediyorlar hastalarini.
ziyaretcilerini yolcu ederken, karsilarken oldugu gibi butun ada halki toplaniyorlar. ve topluca dans ederek, aglayarak ugurluyorlar geleni.
ada'yi gorenler hep yeryuzundeki cennet olarak anlatmislar. gidip, gormedim ama bbc'de izledigim Bruce Parry'nin bir kac haftalik ada macerasini gorunce onun yerinde olmak istedim.
meraklisina not; asil olarak izledigim bir programda gorduklerimdir yazdiklarim. ama suralara da baktim bunlari yazarken . http://www.volcanolive.com/anuta.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Anuta
volkanik bir adadir. belki de kara adalar denmesinin nedeni bu. en yuksek yerinin denizden yuksekligi 65 metre, ada'nin genisligi 400 metredir.
yuz yildir nufusu hic degismemis. 3000 yil once adaya gelip yerlesen lapita'lar yasiyorlar. bugun 24 aileden olusan, 250 kisiler. aylarca gemi ugramiyor. bu nedenle de dunya ile iliskileri sinirli.
90 yil once hiristiyan olmuslar. deniz kabugu otturerek kilise vaktini haber veriyorlar ve gunde iki kez kilisiye ibadete gidiyorlar.
bir sefin yonettigi ada'daki herkes acaip mutlu. burunlarini birbirlerine surterek hosgeldin diyorlar gelene. baska yerlere gidip, gormusler var ama geri gelmisler hep.
zerdecal denen bir baharat hayatlarinda muhim rol oynuyor. yiyeceklere sarimtirak renk veren safranin pahali olmasi nedeniyle, daha ucuz olan zerdecal kullaniliyor cogu yerde. kok bir bitki olan zerdecal adada bir aile tarafindan yetistiriliyor ama butun kadinlar birlikte yikayip, hazirliyorlar. o zerdecaldan yaptiklari boyalarla yuzlerini, vucutlarini susluyorlar ozel gunlerinde, torenlerinde.
denizden cikardiklari her seyi yiyorlar. balik avlama seramonileri inanilmaz eglenceli. butun ada halki bir sahilde toplanip, taslardan denizin icine set yapiyorlar. sarkilar soyleyerek ustlerine yurudukleri baliklari koseye kistirip, mizraklara geciriyorlar. her sey 24 aile arasinda esit olarak bolusuluyor.
bir diger balik avlama yontemleri ise, adanin iyi erkek balikcilari teknelerle denize aciliyorlar. ellerindeki bir oltayi denizin icinde yuzerken dibini gordukleri denize sallayarak avlaniyorlar.
ada sebze/meyve bahcesi gibi. her yerde yiyecekler yetistiriyorlar. manioc diye patatese benzer nisastali bir sebzeleri var muhim besin olarak. olur da havalar kotu gider, urun alamazsak diye, onlari rende gibi birseyde rendelikten sonra
actiklari cukurun icine yaydiklari bitki yapraklarinin icine koyup, yapraklar, taslar ve dallarla kapatarak sakliyorlar. bu sekilde uc, dort yil dayanan bu nisastali bitki onlarin acil durumda kullandiklari yedek yiyecek depolari oluyor.
adada yetisen bir agactan aylarca suren calismalar sonucu tekne yapiyorlar. teknelerin omurleri 80 yil kadar. bir tekne o kadar onemli ki onlar icin tekne omrunu doldurdugunda, ya da batinca mesela cenaze merasimi yapiyorlar tekne icin.
tek kotu yani, ada'da hastalanirsaniz yandiniz. sef, saltanatina zarar verir korkusuyla izin vermedigi icin ada'da saglik ocagi gibi bir sey yok. otlarla falan tedavi ediyorlar hastalarini.
ziyaretcilerini yolcu ederken, karsilarken oldugu gibi butun ada halki toplaniyorlar. ve topluca dans ederek, aglayarak ugurluyorlar geleni.
ada'yi gorenler hep yeryuzundeki cennet olarak anlatmislar. gidip, gormedim ama bbc'de izledigim Bruce Parry'nin bir kac haftalik ada macerasini gorunce onun yerinde olmak istedim.
meraklisina not; asil olarak izledigim bir programda gorduklerimdir yazdiklarim. ama suralara da baktim bunlari yazarken . http://www.volcanolive.com/anuta.html
http://en.wikipedia.org/wiki/Anuta
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar