bugün
- arkadaşlar nasılsınız8
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz6
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması12
- mekke anlaşması10
- sözlük yazarlarına bir şey söyle4
- kendine bir soru sor3
- sözlüğün kırbacı5
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri2
- gratisin içini merak etmek2
- insan sevmemek5
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler2
- açlık krizi nasıl bastırılır8
- tavuk pilav4
- kafamın içindeki sesler5
- bana gel film izleriz diyen erkek10
- behzat ç şule2
- kürtler 13 000 yıldır anadoluda yaşıyor4
- nick vermeden bir yazara seslen3
- simko317
- bazı boklar yenildi2
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- muzlu süt içen erkeğin namusu3
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü7
- pkklı anaları2
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları13
- hewal ebo9
- kek yiyen erkek3
- victor osimhen9
- sarapci koala7
- en sevdiği şehir istanbul olan insan3
- günlük tutan erkek13
- samsunspor4
- ümit özdağ6
- futbol24
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- öldükten sonra hiçbir şey olmama inancı3
- gemini2
- bir bela geliyor2
- cansever16
- netanyahu'dan trump'ın gazze planına ret2
- tai lung16
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- ipek erdem2
- kamos5
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- günde iki paket sigara içmek3
- ismeti kandırmaları2
- 36 yaş3
- kosova da başbakana yumurta atılması2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak3
dünya üzeindeki en sert komünist rejimi kuran liderdir.
vahşette çığır açmış bir insandır.
Pol Pot ülkesindeki burjuvazinin ortadan kaldırılmasının yolunun entelektüel olduğunu düşündüğü herkesi öldürmekten geçtiğini düşünüyordu. Buna bağlı olarak eli kalem tutanlar, ojuma yazması olanlar, gözlük kullandığı ya da yabancı dil bildiği gerekçesiyle katletildiler.
Ona göre toplumun en önemli kesmi çiftçilerdi. Çiftçi olmayan herkes kapitalizmin ülkesindeki temsilcileriydi. Ülkesinin kalkınmasının ancak ve ancak çiftçilerin güçlenmesi ile sağlanacağını düşünüyor ve şehirleri boşaltarak insanları köylere göç etmeye zorluyordu.
Ülkesindeki üniversiteleri, okulları, postaneleri, fabrikaları, gazeteleri, dergileri ve bankalar gibi kurumların hepsini kapattı.
Pol Pot'un komünist rejiminde paraya ihtiyaç yoktu ve para yürürlükten kaldırıldı.
Merkez bankası ve tüm bankalar kapatıldı. Dış dünya ile Kamboçya'nın bağlantısı kesildi. Böylece kamboçya'da parası ve eğitimi olan herkese düşmanlık güdülmeye başlandı ve zamanla öldürüldüler.
Aile fikri ortadan kaldırılmaya çalışıldı ve aile fertleri birbirlerinden koparılarak pirinç tarlalarında çalışmaya gönderildiler.
Neyse uzatmayacağım.
Pol Pot'un 3 yıllık rejiminde kamboçya nüfusunun yarısı yani 3 milyon kişi katletildi. işin asıl acı kısmı da bu kadar kişinin öldürülmesinde büyük bir cephane masrafı ortaya çıkacağını düşündüğü için kişileri bıçaklarla ve dövülerek öldürdüler.
Ha şimdi yazarlar bana diyecek ki zaten bir sosyal-darwinist olarak insan hayatına değer vermiyorsun. Neden faşistlerin öldürdükleri insanlara sevinirken, pol potun katliamlarını eleştiriyorsun?
Benim karşı çıktığım şey özgürlük, sonsuz barış ve ebedi eşitlik vaatleri ile iktidarı ele geçirip, ülkenin adını da " Demokratik Kamboçya" koyup katliama kalkışmaktır. Kısaca benim savaşım bir yılan gibi sinsice yayılan komünizme karşıdır.
Dönemin dünyasında aynı blokta(doğu bloğunda) yer alan Vietnam ve Kamboçya savaşa giriştiler. Pol Pot'un sonunu da yine kendi düşüncesinden olan Komünist Vietnam getirdi.
Kısaca Pol Pot'un katliamlarına komünistler bile dayanamadı.
vahşette çığır açmış bir insandır.
Pol Pot ülkesindeki burjuvazinin ortadan kaldırılmasının yolunun entelektüel olduğunu düşündüğü herkesi öldürmekten geçtiğini düşünüyordu. Buna bağlı olarak eli kalem tutanlar, ojuma yazması olanlar, gözlük kullandığı ya da yabancı dil bildiği gerekçesiyle katletildiler.
Ona göre toplumun en önemli kesmi çiftçilerdi. Çiftçi olmayan herkes kapitalizmin ülkesindeki temsilcileriydi. Ülkesinin kalkınmasının ancak ve ancak çiftçilerin güçlenmesi ile sağlanacağını düşünüyor ve şehirleri boşaltarak insanları köylere göç etmeye zorluyordu.
Ülkesindeki üniversiteleri, okulları, postaneleri, fabrikaları, gazeteleri, dergileri ve bankalar gibi kurumların hepsini kapattı.
Pol Pot'un komünist rejiminde paraya ihtiyaç yoktu ve para yürürlükten kaldırıldı.
Merkez bankası ve tüm bankalar kapatıldı. Dış dünya ile Kamboçya'nın bağlantısı kesildi. Böylece kamboçya'da parası ve eğitimi olan herkese düşmanlık güdülmeye başlandı ve zamanla öldürüldüler.
Aile fikri ortadan kaldırılmaya çalışıldı ve aile fertleri birbirlerinden koparılarak pirinç tarlalarında çalışmaya gönderildiler.
Neyse uzatmayacağım.
Pol Pot'un 3 yıllık rejiminde kamboçya nüfusunun yarısı yani 3 milyon kişi katletildi. işin asıl acı kısmı da bu kadar kişinin öldürülmesinde büyük bir cephane masrafı ortaya çıkacağını düşündüğü için kişileri bıçaklarla ve dövülerek öldürdüler.
Ha şimdi yazarlar bana diyecek ki zaten bir sosyal-darwinist olarak insan hayatına değer vermiyorsun. Neden faşistlerin öldürdükleri insanlara sevinirken, pol potun katliamlarını eleştiriyorsun?
Benim karşı çıktığım şey özgürlük, sonsuz barış ve ebedi eşitlik vaatleri ile iktidarı ele geçirip, ülkenin adını da " Demokratik Kamboçya" koyup katliama kalkışmaktır. Kısaca benim savaşım bir yılan gibi sinsice yayılan komünizme karşıdır.
Dönemin dünyasında aynı blokta(doğu bloğunda) yer alan Vietnam ve Kamboçya savaşa giriştiler. Pol Pot'un sonunu da yine kendi düşüncesinden olan Komünist Vietnam getirdi.
Kısaca Pol Pot'un katliamlarına komünistler bile dayanamadı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar