şişe

Güçlü kokular vardır, onlar için, her madde

Gözeneklidir. Sanki, geçerler camdan bile.

Doğu işi ve köhne kilidi gıcırtıyla

Homurdanıp açılan eski bir sandıkta,

•

Veya ıssız bir evin, yıpranmış, hazin, kara,

Küf kokuları sinmiş tozlu bir dolabında

Yaşlı bir şişe vardır, hâtıralar canlandıran,

Bir ruh dipdiri, gelip fışkırıverir ondan.

•

Usul usul ürperen, gerip kanatlarını

Uçmaya hazırlanan, mavi, pembe, yaldızlı

Krizalitler gibi nice yoğun düşünce

Uyuyordu o ağır karanlıklar içinde.

•

Esrikleştiren ânı işte geldi... uçuyor

•

Garipleşen havada... ve gözler yumuluyor,

Başdönmesi yapışıp itiyor yenik ruhu

Tortumuzla kirlenmiş kara çukura doğru;

•

Vurup yere seriyor çukurun kıyısında

Ki yırtıp; kefenini kokulu Lazare, orda

eski, buruk, sevimli aşkı kımıldatıyor,

Hortlak cesedini uykudan uyarıyor.

•

Oy! Bir gün kaybolunca, yitip gidince böyle

Hafızalardan silinip bir dolap köşesinde,

Tükenmiş, tozlu, kirli, çatlak, iğrenç, yapışkan

Yaşlı bir şişe gibi, boş, atıldığım zaman,

•

Ey meleklerin damıttığı kutsal zehir!

Ey, yaşatan, öldüren, beni kemiren iksir!

Dünya tanısın diye gücünü, irinini,

Tabutun olacağım, pis kokulu, sevimli!

(bkz: charles baudelaire)
© copyright 2005 - 2026