bugün
- laik teyzelerin fenotipi15
- anahtar partisi büyük birlik partisi ittifakı7
- yeni parti7
- tayyip erdoğan'a oy vermeye karar vermek8
- ak partililerin apo sevdası6
- ellerim bos gonlum hos12
- yavru kediye tekme atmak4
- velvet gel sana bir kahve ısmarlayayım7
- sözlüğün en güzel kız yazarı9
- arkadaşlar kararsız kaldım hangisini alayım15
- tavuk şiş4
- hukuk okuyan tiplerin biraz ezik olması9
- goralı3
- gürcistan5
- kadınların şiirden anlamaması6
- ne mutlu türküm diyene3
- bir seri katilin tarzını taklit eden katil6
- iyi parti zafer partisi ittifakı2
- ermeni soykırımına inanmak2
- 1948 arap israil savaşı12
- akp mhp pkk koalisyonu2
- islam barış dinidir11
- kimsenin kılığına kıyafetine karışmamak4
- pazar pazar kafa açan ergen yazar sorunları2
- palamut4
- ak çomarların beslenme kalitesi2
- kızılcahamam maden suyu2
- galericiler battı mutlu musunuz5
- lahmacun2
- oy kullanmamak2
- temas bağımlılığı5
- sözlük kızlarının boş teneke olması3
- yazarların favori oyun karakteri15
- sürekli peki neyse diyen kız5
- mason greenwood4
- hande erçel'in giydiği beyaz elbise3
- sabah ezanı okunurken köpeklerin havlaması6
- caddebostan6
- bel soğukluğu2
- gocusuz sözlük2
- güneşli havada şemsiye kullanan insan2
- 22 ağustos 2026 fenerbahçe konyaspor maçı19
- sarapci koala3
- sözlük kızları gitsin rus kızları gelsin2
- bodrum3
- dünya da kimse işe gitmezse kapitalist sistem3
- sözlük kızlarının babaları6
- flört kelimesinin son zamanlarda sık kullanılması3
- osuruktan şiirler89
- türkler kürtler ve araplar kardeştir2
umut sarıkaya' nın benim de söyleyeceklerim var 2 ( iki ) kitabındaki şaheser.
--spoiler--
al işte bitiyor.şimdi git,yeni biriyle tanışmaya çalış,olmasın,çok çalış ve bi şekilde tanış,ona daha önce anlattığın komik anıları bir daha anlat,çok sevdiğin filmleri bir daha anlat.kendini çok düzgün onun hayatına saygılı biri olarak göster,samimiyet duvarı yıkılana kadar sofra adabına uygun olarak yemeye dikkat et. "dur fazla arayıp sormayayım da eskisinde olduğu gibi yüz göz olmayayım" diye düşün,sonra çok ara,hep ara,cebi kapalıysa kıllanıp evden ara.ilişkinin başında kıllandığın adam isimlerini,ilk kavgada yüzüne çarp,onu bütün arkadaşlarından soğutmaya çalış,kendi arkadaşlarının ne kadar süper insanlar olduğunu anlat.dayanamasın,ayrılmak istesin,debelen dur,yeniden süper bir ilişkiniz olacağını anlatarak bir sürü söz ver.insan olduğun için tutama,yeniden kavga çıksın.ayrılmaya karar versin.kim uğraşıcak yok artık valla ben gelemem bu kadar külfete.ne güzel rahattık,niye bitiyor ki...ama yapacak birşey yok işte bitiyor.kendimi düşünüyorum tabii ki...kimi düşünücem,yalnızım artık.
şimdi böyle söyleyince de sanki bütün ilişki boyunca onu düşünmüşüm de artık kendimi düşünmeye başlamışım gibi oldu.ayağım var benim.yürüyorum onunla,kalem yere düşüyor eğilmeden onla alıyorum.iş görüyor yani,hayati bir organ.şimdi durum böyleyken neden sevgilimin ayağını ya da başka bir organını kendi ayağımdan çok düşüneyim.neden istiyorlar bunu anlayamıyorum. neyse bunları tartışacak değilim.işte bitiyor,ayağımla başbaşa uzun zamanlar geçirebilirim artık.aslında mutlu olmam lazım.
"nereye oturalım" diye soruyorum. "farketmez" diyor sonra bir kafe gösteriyor.hesabı görünce "babayarrroooo" diye bağırmanın elde olmadığı lüks bir kafe. son buluşmada böyle harcamalara ne gerek var anlamıyorum,her şeyden önce yediğimizden içtiğimizden bir şey anlamayacağız ki...yine de giriyoruz.o bir kahve söylüyor yanında browni,küçük çay yokmuş ben de bir kahve istiyorum.daha önce yüzlerce kez konuşulan şeyleri bir daha konuşmaya başlıyoruz.artık ben de inanmıyorum söylediğim yalanlara.eskiden kendi yalanıma inanıp,gözlerim yaşarıyordu. "bu topraklar böyle bir sevda görmedi be" diye düşünürdüm. anlatıyor. pek dinlemiyorum.gözüm tişörtüne takılıyor.ne lan bu? üstümü örtmesi için pamuk ve polyesterle dokunmuş bir kumaş.tasarlamış biri onu. kafamı çıkarayım diye delik yapmış üst tarafına,kollarımı çıkarmam için de iki küçük delik de yana açmış.şimdi ben kafamı bir eşyanın deliğinden çıkarıp nasıl çok ciddi şeyler anlatayım birisine.tosbağa mıyım lan ben.bu ne rezilliktir yarabbi.o bi delikten kafasını çıkarmış beni yargılıyor,ben öbür delikten kafamı çıkarıp onaylıyorum,"aslında sen de haklısın" diyorum. hala inanmıyorum böyle yaptığımıza...
sokaktan bir motor geçiyor, gürültüden söylediği çok önemli cümlenin sonunu duyamıyorum.bakakalıyorum giden motorun arkasından. "taşıt ne yaa?" diye düşünüyorum.bütün canlılar gibi insanda kendi özgücüyle bir yerden bir yere ayaklarıyla giderken nasıl oldu da taşıta geçmeye karar verdi anlamıyorum.yani o geçiş dönemi nasıl oldu? kendisi çeşitli ihtiyaçları olan bir canlıyken,tıpkı kendisi gibi yemek,içmek,üremek,barınmak vesaire...bilimum ihtiyaçları olan at'ı gördü, "ben buna bineyim de şuraya gideyim" diye nasıl düşündü,bunu nasıl bir mantığa oturttu anlamıyorum.bir canlı başka bir canlıya biniyor ve kimse bunu kimse yadırgamıyor.allah aşkına söyleyin neresi normal bunun.at da nefes alıyor ben de ama ben ona şu anda biniyorum.peki ya atın buna hemen ikna olmasına ne demeli? iki arpaya götünü verir bu! bana bundan sonra kimse "at" demesin,at övmesin.
insanın da bu at hususunda hiç ayılmaması,utanıp "lan ne işin var canlının üstünde salayım gitsin,canlıyı,ayıptır" dememesi,bu durumu normalleştirmesi de ayrı rezillik.zaten her şeyi normalleştiriyor götune koyduğumun insanları.kumaştan kafayı çıkar normal,hayvana bin normal.bu arada bülent ortagil de "normal" ile "anormal" arasındaki kafiye uyumunun mal bulmuş gibi bulunca sevinip "normal...normal...peki,beeeeeen miyim anormallll?" diye şarkı yaptığında ne sevinmiştir di mi sevgili okurlar? çıplak ayaklarını birbirine vurup,ayaklarıyla alkış tutarak çok aşırı sevinmiş olabilir bu bu kafiyeleri bulduğunda.
bilmem,ilgilenemem de...
brownisinden bir çatal alıp bıraktı.garson tabağı gösterip "devam ediyor musunuz" dedi, "evet" dedim. insanız yalan söylüyoruz haliyle? bir çok yalan söylemişimdir ilişki süresince,uzun bir ilişki dönemi yaşadık,her zaman çok sevmemişimdir de,arada bir sıkılıp,başka kızları istemişimdir,hatta aldatmışımdır denk düştüğünde kim bilir? aynı şeyler onun için de geçerli olabilir.ama aldatmamıştır lan,ben aldatılacak adam değilim...
neyse bütün bunlar olurken, ayrılma kaçınılmazken neden hala ilişki süresince çok sevdiğimizi,hiç yalan söylemediğimizi, niye söylüyoruz ki birbirimize.belki ilerde terkar bir dönüşüm olur,bundan sonraki ilişkisi bitince aslında en iyisi umut' tu diye geri dönsün intibası bırakmak için mi acaba.ya da masalsı bir tad bırakmak için mi eski sevgilinin üstünde.nedir bu kahraman olma özlemi?
bilemem,ilgilenemem de...
ben sadece daha önceki ilişkilerimde olduğu gibi ona hiç yalan söylemediğimi,onu hiç aldatmadığımı söylerim.bir de hep seveceğimi eklerim.zaten normali bu. yoksa ayrılırken bıraktığı için birinin ecdadına küfür etmek insanlar için anlamsız bir hareket.
sonuç olarak işte bitti dostlarım.her şey için teşekkür edip, tıpkı bir asil gibi kalktı gitti. browniyi paket yaptırıp ardından ben de çıktım. aynı istikamette olduğu için evlerimiz ve o yavaş yürüdüğü için on dakika sonra hemen iki adım arkasında yürüdüm. "dur paketle görmesin" diye düşünerek adımlarımı yavaşlattım... baktım olacak gibi değil,karşı kaldırıma geçip depar attım.ben onun kahramanı olamadım.
--spoiler--
http://galeri.uludagsozlu...mem-ilgilenmem-de-556011/
Kaynak: cmpeloaded' ın harici harddiski.
--spoiler--
al işte bitiyor.şimdi git,yeni biriyle tanışmaya çalış,olmasın,çok çalış ve bi şekilde tanış,ona daha önce anlattığın komik anıları bir daha anlat,çok sevdiğin filmleri bir daha anlat.kendini çok düzgün onun hayatına saygılı biri olarak göster,samimiyet duvarı yıkılana kadar sofra adabına uygun olarak yemeye dikkat et. "dur fazla arayıp sormayayım da eskisinde olduğu gibi yüz göz olmayayım" diye düşün,sonra çok ara,hep ara,cebi kapalıysa kıllanıp evden ara.ilişkinin başında kıllandığın adam isimlerini,ilk kavgada yüzüne çarp,onu bütün arkadaşlarından soğutmaya çalış,kendi arkadaşlarının ne kadar süper insanlar olduğunu anlat.dayanamasın,ayrılmak istesin,debelen dur,yeniden süper bir ilişkiniz olacağını anlatarak bir sürü söz ver.insan olduğun için tutama,yeniden kavga çıksın.ayrılmaya karar versin.kim uğraşıcak yok artık valla ben gelemem bu kadar külfete.ne güzel rahattık,niye bitiyor ki...ama yapacak birşey yok işte bitiyor.kendimi düşünüyorum tabii ki...kimi düşünücem,yalnızım artık.
şimdi böyle söyleyince de sanki bütün ilişki boyunca onu düşünmüşüm de artık kendimi düşünmeye başlamışım gibi oldu.ayağım var benim.yürüyorum onunla,kalem yere düşüyor eğilmeden onla alıyorum.iş görüyor yani,hayati bir organ.şimdi durum böyleyken neden sevgilimin ayağını ya da başka bir organını kendi ayağımdan çok düşüneyim.neden istiyorlar bunu anlayamıyorum. neyse bunları tartışacak değilim.işte bitiyor,ayağımla başbaşa uzun zamanlar geçirebilirim artık.aslında mutlu olmam lazım.
"nereye oturalım" diye soruyorum. "farketmez" diyor sonra bir kafe gösteriyor.hesabı görünce "babayarrroooo" diye bağırmanın elde olmadığı lüks bir kafe. son buluşmada böyle harcamalara ne gerek var anlamıyorum,her şeyden önce yediğimizden içtiğimizden bir şey anlamayacağız ki...yine de giriyoruz.o bir kahve söylüyor yanında browni,küçük çay yokmuş ben de bir kahve istiyorum.daha önce yüzlerce kez konuşulan şeyleri bir daha konuşmaya başlıyoruz.artık ben de inanmıyorum söylediğim yalanlara.eskiden kendi yalanıma inanıp,gözlerim yaşarıyordu. "bu topraklar böyle bir sevda görmedi be" diye düşünürdüm. anlatıyor. pek dinlemiyorum.gözüm tişörtüne takılıyor.ne lan bu? üstümü örtmesi için pamuk ve polyesterle dokunmuş bir kumaş.tasarlamış biri onu. kafamı çıkarayım diye delik yapmış üst tarafına,kollarımı çıkarmam için de iki küçük delik de yana açmış.şimdi ben kafamı bir eşyanın deliğinden çıkarıp nasıl çok ciddi şeyler anlatayım birisine.tosbağa mıyım lan ben.bu ne rezilliktir yarabbi.o bi delikten kafasını çıkarmış beni yargılıyor,ben öbür delikten kafamı çıkarıp onaylıyorum,"aslında sen de haklısın" diyorum. hala inanmıyorum böyle yaptığımıza...
sokaktan bir motor geçiyor, gürültüden söylediği çok önemli cümlenin sonunu duyamıyorum.bakakalıyorum giden motorun arkasından. "taşıt ne yaa?" diye düşünüyorum.bütün canlılar gibi insanda kendi özgücüyle bir yerden bir yere ayaklarıyla giderken nasıl oldu da taşıta geçmeye karar verdi anlamıyorum.yani o geçiş dönemi nasıl oldu? kendisi çeşitli ihtiyaçları olan bir canlıyken,tıpkı kendisi gibi yemek,içmek,üremek,barınmak vesaire...bilimum ihtiyaçları olan at'ı gördü, "ben buna bineyim de şuraya gideyim" diye nasıl düşündü,bunu nasıl bir mantığa oturttu anlamıyorum.bir canlı başka bir canlıya biniyor ve kimse bunu kimse yadırgamıyor.allah aşkına söyleyin neresi normal bunun.at da nefes alıyor ben de ama ben ona şu anda biniyorum.peki ya atın buna hemen ikna olmasına ne demeli? iki arpaya götünü verir bu! bana bundan sonra kimse "at" demesin,at övmesin.
insanın da bu at hususunda hiç ayılmaması,utanıp "lan ne işin var canlının üstünde salayım gitsin,canlıyı,ayıptır" dememesi,bu durumu normalleştirmesi de ayrı rezillik.zaten her şeyi normalleştiriyor götune koyduğumun insanları.kumaştan kafayı çıkar normal,hayvana bin normal.bu arada bülent ortagil de "normal" ile "anormal" arasındaki kafiye uyumunun mal bulmuş gibi bulunca sevinip "normal...normal...peki,beeeeeen miyim anormallll?" diye şarkı yaptığında ne sevinmiştir di mi sevgili okurlar? çıplak ayaklarını birbirine vurup,ayaklarıyla alkış tutarak çok aşırı sevinmiş olabilir bu bu kafiyeleri bulduğunda.
bilmem,ilgilenemem de...
brownisinden bir çatal alıp bıraktı.garson tabağı gösterip "devam ediyor musunuz" dedi, "evet" dedim. insanız yalan söylüyoruz haliyle? bir çok yalan söylemişimdir ilişki süresince,uzun bir ilişki dönemi yaşadık,her zaman çok sevmemişimdir de,arada bir sıkılıp,başka kızları istemişimdir,hatta aldatmışımdır denk düştüğünde kim bilir? aynı şeyler onun için de geçerli olabilir.ama aldatmamıştır lan,ben aldatılacak adam değilim...
neyse bütün bunlar olurken, ayrılma kaçınılmazken neden hala ilişki süresince çok sevdiğimizi,hiç yalan söylemediğimizi, niye söylüyoruz ki birbirimize.belki ilerde terkar bir dönüşüm olur,bundan sonraki ilişkisi bitince aslında en iyisi umut' tu diye geri dönsün intibası bırakmak için mi acaba.ya da masalsı bir tad bırakmak için mi eski sevgilinin üstünde.nedir bu kahraman olma özlemi?
bilemem,ilgilenemem de...
ben sadece daha önceki ilişkilerimde olduğu gibi ona hiç yalan söylemediğimi,onu hiç aldatmadığımı söylerim.bir de hep seveceğimi eklerim.zaten normali bu. yoksa ayrılırken bıraktığı için birinin ecdadına küfür etmek insanlar için anlamsız bir hareket.
sonuç olarak işte bitti dostlarım.her şey için teşekkür edip, tıpkı bir asil gibi kalktı gitti. browniyi paket yaptırıp ardından ben de çıktım. aynı istikamette olduğu için evlerimiz ve o yavaş yürüdüğü için on dakika sonra hemen iki adım arkasında yürüdüm. "dur paketle görmesin" diye düşünerek adımlarımı yavaşlattım... baktım olacak gibi değil,karşı kaldırıma geçip depar attım.ben onun kahramanı olamadım.
--spoiler--
http://galeri.uludagsozlu...mem-ilgilenmem-de-556011/
Kaynak: cmpeloaded' ın harici harddiski.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar