bugün
- şeriat haklıya hakkını vermektir5
- türkiye'nin ekonomide şahlanışa geçmesi5
- 32 yaşına girmek9
- 23 temmuz 2026 bahçeli'nin yeni parti açıklaması6
- evden çıkınca acıkan insan4
- chp'nin kemalizm den kopuş süreci4
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- lozanın gizli maddeleri3
- rte'nin fethettiği topraklar4
- kul hakkı yemeyi ilke edinmiş şakirt3
- norveçte bok olsam8
- yazarları mutlu edebilecek küçük şeyler8
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- kadınların penisi olduğu gerçeği6
- nervionun merak ettiği yazar19
- manifest çocukların ahlakını bozuyor safsatası6
- zengin olsanız ne yapardınız4
- ciguli vs velvet10
- ikizler burcu erkeği3
- sinirli kadını sakinleştirmek17
- pandemi sonrası hayat3
- aşırı zayıf erkek3
- odtü mezuniyetinde açılan hanımcı pankartlar2
- bugün açılacağım sözlük kızı12
- mehdi arşiv olarak mı inecek exe olarak mı3
- erkeklerin zeki kadın sevmemesi9
- örtünmek te açık gezmek te yasak olmamalı2
- sözlükte en çok güldüğünüz yazarlar9
- altı ok'a ihanet edip mührü başka yere vurmak19
- icq2
- yalnizca deli yalnizca sair21
- kürtler 5 yıl icerisinde türkiye yi ele gecirirler13
- barış yarkadaş3
- herşeyi boşverip guru olmak3
- kızlar teklif ediyor efsanesi gerçek oluyor5
- yakışıklı bir erkeğin yalnız olmasının nedenleri8
- nickinde k harfi olan yazara olan aşkım15
- atatürkün bilimden en uzak sözü8
- sevgilinin giyimine karışmak9
- doğum haritası5
- selamın aleyküm desem kaç kişi aleyküm selam der11
- arkadaşlar bakar mısınız21
- bu sözlükte beni herkes tanır9
- katatespizartmasi17
- anıtkabire gitmek vs hacca gitmek8
- komşuları itici yapan detaylar7
- mehdi kaç yaşında başa geçecek2
- atatürk yerine mustafa kemal diyenler3
- yeni seçimde akp halka ne vaadedebilir sorunsalı12
- düşün ki o bunu okuyor7
keşke ismi kadar karizmatik olsaydın be broko.. nedense zayıf ve güzel mümessil hanım kızlarımızda bağımlılık oluşturan bu bitkiyle aramız hiç iyi değil. çek bi' sandalye dertleşelim şehzade.. efendim bu sebzemiz şekil itibarıyla karnabahar'ın amcasının oğluna benziyor olması hasebiyle son zamanlarımın korkulu rüyası. evet dostlar, annenin yenmemesine rağmen ısrarla pişirdiği brokoli zulmünden muzdaribim.
ben tabiat itibariyle timsahgillerden geliyorum. cüsse itibarıyla hastanede karıştırılma ihtimalim de yok, kasımda kim doğar ki lan zaten.. muhtemelen afrikada bir nehirden çalınıp bu güzel insanlara kakalandım, zaman içinde de insana benzedim. bakma öyle, mümkün bunlar. sonuç olarak et benim ana besin kaynağım. yok hakkaten öyle, domates bile yiyemeyen biriyim ben. gel gör ki kantarda 3 hanelere yaklaştığı boyutlara ulaşıncai annem korkuyla bu brokoliyi önüme koydu. aslında acayip etkili bir yöntem. benim gibi etçilleri yemeden içmeden soğutabilir. gerçi sonra damağımda bıraktığı tadı yok edebilmek için daha çok kendimi yemeğe verdim ama olsun; bana yan etki yaptı, başkasında tutabilir, orasını ben bilmem, eşi... öhöhöh sululuğa gerek yok..
işin aslı, brokoli öyle makyajsız da gelmedi önüme. çeşitli fabrikasyondan geçirilmiş, gelinlik giymiş genç bir kız gibi süslendirilmiş, saçları zeytinyağlanmış, vazgeçemediğim limon koluna girmiş, bilumum et yemeklerinin yandaşı olan maydanoz ve daha bir kaç çeşit tanıdık simayla harmanlanarak daha bir arkadaş canlısı, daha bir tanıdık hava verilmiş brokoliye.. ilk bakışta her şey çok güzel; ancak makyaj lan işte bunlar.. sabah olup da makyajı aktığında görmezden gelemiyorsun. acı gerçekle başbaşa kalıyorsun. çektik, biliyoz olum.. kendisinin o sıradışı tadı ve kokusu bütün yanındaki sunni güzelliklere baskın çıkıyor. dedim madem götü göbeği saldık anacım uğraşmış gelinlik kız edasıyla özenle süslemiş yemeği bi' deneyelim dedim; demez olaydım. nolurdu ''canım istemiyo, karnım tok'' diyip bakkal ramazan'la geyiğe diye çıkıp pideciye uğrasaydım. neyse, sadede geliyorum; çiğnemeye başlıyorum ancak bir türlü kursağımdan aşağı indiremiyorum meredi.. kursağım bana karşı geliyor, isyan ediyor, söz geçiremiyorum mirim vücuduma. ikna çabalarım da kifayetsiz kalıyor. bu sefer savaş planımı değiştiriyorum, çiğnemeden yutmaya kalkıyorum; ama brokoli dediğin ağaç gibi lan işte. biraz evvel kendisini almayan kursağa saplanıp kalıyor ve intikamını emsali mohaç meydan muharebesinde bile görülmemiş bir tarzda alıyor. öksürte öksürte anamı ağlatıyor.. böylesine de gururlu, istenmediği yere postasını koyuyor. olan yine benim diyete oluyor. başlamak üzere olduğum; ama bir türlü başlayamadığım diyetlerin arasına bir yenisi daha ekleniyor.
sonuç: yemişim diyetini. bir yemediğim o kalmıştı.
http://kabilereisi.blogspot.com/2014/01/brokoli.html
ben tabiat itibariyle timsahgillerden geliyorum. cüsse itibarıyla hastanede karıştırılma ihtimalim de yok, kasımda kim doğar ki lan zaten.. muhtemelen afrikada bir nehirden çalınıp bu güzel insanlara kakalandım, zaman içinde de insana benzedim. bakma öyle, mümkün bunlar. sonuç olarak et benim ana besin kaynağım. yok hakkaten öyle, domates bile yiyemeyen biriyim ben. gel gör ki kantarda 3 hanelere yaklaştığı boyutlara ulaşıncai annem korkuyla bu brokoliyi önüme koydu. aslında acayip etkili bir yöntem. benim gibi etçilleri yemeden içmeden soğutabilir. gerçi sonra damağımda bıraktığı tadı yok edebilmek için daha çok kendimi yemeğe verdim ama olsun; bana yan etki yaptı, başkasında tutabilir, orasını ben bilmem, eşi... öhöhöh sululuğa gerek yok..
işin aslı, brokoli öyle makyajsız da gelmedi önüme. çeşitli fabrikasyondan geçirilmiş, gelinlik giymiş genç bir kız gibi süslendirilmiş, saçları zeytinyağlanmış, vazgeçemediğim limon koluna girmiş, bilumum et yemeklerinin yandaşı olan maydanoz ve daha bir kaç çeşit tanıdık simayla harmanlanarak daha bir arkadaş canlısı, daha bir tanıdık hava verilmiş brokoliye.. ilk bakışta her şey çok güzel; ancak makyaj lan işte bunlar.. sabah olup da makyajı aktığında görmezden gelemiyorsun. acı gerçekle başbaşa kalıyorsun. çektik, biliyoz olum.. kendisinin o sıradışı tadı ve kokusu bütün yanındaki sunni güzelliklere baskın çıkıyor. dedim madem götü göbeği saldık anacım uğraşmış gelinlik kız edasıyla özenle süslemiş yemeği bi' deneyelim dedim; demez olaydım. nolurdu ''canım istemiyo, karnım tok'' diyip bakkal ramazan'la geyiğe diye çıkıp pideciye uğrasaydım. neyse, sadede geliyorum; çiğnemeye başlıyorum ancak bir türlü kursağımdan aşağı indiremiyorum meredi.. kursağım bana karşı geliyor, isyan ediyor, söz geçiremiyorum mirim vücuduma. ikna çabalarım da kifayetsiz kalıyor. bu sefer savaş planımı değiştiriyorum, çiğnemeden yutmaya kalkıyorum; ama brokoli dediğin ağaç gibi lan işte. biraz evvel kendisini almayan kursağa saplanıp kalıyor ve intikamını emsali mohaç meydan muharebesinde bile görülmemiş bir tarzda alıyor. öksürte öksürte anamı ağlatıyor.. böylesine de gururlu, istenmediği yere postasını koyuyor. olan yine benim diyete oluyor. başlamak üzere olduğum; ama bir türlü başlayamadığım diyetlerin arasına bir yenisi daha ekleniyor.
sonuç: yemişim diyetini. bir yemediğim o kalmıştı.
http://kabilereisi.blogspot.com/2014/01/brokoli.html
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar