bugün
- 3 kere üst üste 31 çekmek7
- ilk adımı kızdan bekleyen erkek5
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı20
- robotların insanlara baş kaldırması4
- eyeliner çekme yöntemleri7
- yarragi olan adam4
- kahverengi göz kalemi6
- kömbe6
- makyajın ciltte pütür durması5
- inci sözlük8
- ters yönden gelen tuğralı doblo4
- kızlar başlığa gelin bi sorum olacak2
- game of thrones taki kerhaneci4
- tut şunun ucunu döşeyelim abi3
- yasin kol2
- düz dünyacıların epeydir başlık açmaması2
- queen ravenna adlı yazarı kurt ısırması12
- fatma betül sayan kaya64
- ciğer vs kokoreç8
- ciğer yiyen midesizler10
- araçta donanımın önemi3
- 82 musul 83 kerkük2
- koltuğuma kılıçdaroğlu oturdu napmalıyım2
- kürtjütsu2
- sözlük yazarlarının ruh hali14
- atatürk ten sonraki en yakışıklı cumhurbaşkanı2
- ırakın bir bölümünün türkiyeye katılması14
- youtube4
- hiç edirne ciğer tavası yediniz mi12
- rutkay aziz3
- yunan adalarına gitmek20
- koşturan biradere çelme takmak2
- dinci ahlaksızlığı19
- sol frame akmıyor3
- dertliyken dinlenilecek şarkılar3
- yunan aşığı tip15
- uludağ sözlüğü gizli belge kasası olarak kullanmak2
- yarın yataktan kalkamayacak yazar6
- bordo tırnak ojesi ve ombre saç2
- nervioya açılamayan utangaç gammaz3
- zengin koca bulup evinin hanımı olmak15
- ciğer yemediği için evde kalan kız5
- bir sözlük kızını sözlükten çekip çıkartmak15
- yer fıstığı2
- sözlüğün iyice kızlarsoruyor com'a dönüşmesi2
- tek adamın hiçbir şeyden haberi olmaması6
- gönlü götü geniş sözlük yazarı8
- rüyada nervio yu görmek9
- nervio isimli yazarin tam olarak neye yaramasi24
- aşk3
hayırlı geceler arkadaşlar...
geçtiğimiz yılbaşında takkemden geçen bu olayı anlatmadan önce sizlere büyük bir müjde vermek istiyorum. hamileyim arkadaşlar. sonunda gül suyu kokan evimin içinde oradan oraya Eûzu-Besmeleler eşliğinde koşturacak, yorulunca oturup kur'an-ı kerim'den iki sûre okuyacak, göster bakalım amcalara deyince namaz kılmayı gösterecek, geceleri uyumadan önce başbakanımızın ülkemiz için yaptıklarını anlatacak bir oğlum olacak inşallah...
tövbe yarabbi, inşaallah inanmamışsınızdır. müjdem şu arkadaşlar; dün gece istihareye yattım ve uludağ sözlük'ten tüm ateistlerin uçurulduğunu gördüm. yüzlerinde zuhur eden ilahi bir nurla, ismail bey ile moonlight sonata birbirlerinin takkesine şaplak atıp kelime-i tevhidler eşliğinde ateist yazarlara teker teker silik atıyorlardı. ben de salih'le beraber içeriye girip takkelerinden öpüyordum. silme işlemi tamamlandığında dördümüz kolkola girip zikir çekmeye başladık. rüyamın en güzel yerinde salih uyandırıp beni kedi maması almaya göndermeseydi kimbilir daha neler görecektim. neyse, göreceğimi gördüm zaten. yani anlayacağınız sözlüğümüz pek yakında ateist işgalinden kurtuluyor arkadaşlar. artık kimse olur olmadık yerde çıkıp başbakanımıza, peygamber efendimize, yüce allah'a, salih'e ya da bana sövemeyecek...
yeni yıla saatler kala başbakanımız başta olmak üzere tüm müslüman dostlarımızı arayarak yeni yıllarını kutlamış, çam ağacımızın tepesine yıldız niyetine başbakanımızın fotoğrafını asmış ve yeni yıla cenabet girme ihtimaline karşı abdestlerimizi tazelemiştik. salih kırmızı takkesi ve boynuzları başında ren geyikleri gibi bir o yana bir bu yana koşturuyor, koltukların tepesine çıkıp ters taklalar atıyordu. ben ise aynı zamanda türbanlı bacım olan sevgilime daha imanlı görünebilmek için aynanın karşısında hz isa model saçlarımı tarıyor, bir yandan da takkemi ütülüyordum.
yeni yıl için her şey hazırdı. son olarak noel baba oyuncağının başından şapkasını çıkarıp, yerine takke taktık. mahallede alkol içilip zina yapılma ihtimaline karşı salih'i evde bırakıp, omzuma erkan can'ın takva filminde giydiği paltodan atıp dışarıya çıktım. tüm sokakları teker teker gezmeme rağmen ateistvari bir ahlaksızlıkla karşı karşıya gelemeyince boşuna çıkmış olmamak için karakola uğrayayım dedim. engin başkomiserle öpüşüp selamlaştık ve bahaneyle sözlükte başbakanımıza en son hakaret eden yazarların ip numaralarının ve yazar nicklerinin bulunduğu listeyi kendisine verdim. engin başkomiserden yolda içmek için bir dal sigara alıp, başı açık geçen bayan polise kinayeli bir şekilde cebimde taşıdığım baş örtüsünü hediye edip; karakoldan dışarı çıktım.
yolda yürürken içime kötü hisler doğmaya başlamıştı, apartmanımın önüne geldiğimde kan kokusu misali burunları gıdıklayan bir namussuzluk kokusu etrafa hakimdi sanki. hatta sigaramın dumanından daha hızlı bir şekilde doluyordu ciğerlerime. bu koku, işte bu hava öldürürdü beni; sigara falan değil. riddick daha doğrusu speedo marka havuz gözlüğümü gözüme takıp evleri tararken telefonum çaldı.
türbanlı manitam: alo. hayırlı akşamlar takkelim.
etu: hayırlı akşamlar arkadaşlar... ay pardon, hayırlı akşamlar sabah namazı abdestim. hayırdır bir mesele mi var ?
türbanlı manitam: ya babam sana gelmeme izin vermedi. ak partili adam anasını, karısını, kızını, bacısını yılbaşı gecesi sokağa salmaz diyor. gelemicem, allah kısmet etmedi...
etu: doğru deyyo akoyim. neyse merak etme ben evlenince sana çok gelip gidicem. hohohoohoh.
türbanlı manitam: hadi öptüm takkenden. televizyonda dansöz falan izlemeyin salih'le bak.
etu: babana selamlar valla çok takdir ettim, takkesinden öperim. hadi bye, her yerinden öptürme bana. hohohoho.
telefonda söylediğim öperimli, skrimli laflar benim ağzımdan ömrüm boyunca çıkmamış şeylerdi. tövbe yarabbim sanki içime çektiğim namussuzluk kokusu beni de etkilemişti...
şeyime top gelmiş de işemem lazımmış gibi korkuyla eve çıktım ve evin kapısını anahtar falan kullanmadan Üç Kulhuvallah Bir Elham okuyup açtım. hemen salona doğru yöneldim. kapıyı açtığımda salih takkesini sıvazlıyordu... televizyonda nuran sultanı görünce kafir cinlerle mü'min cinler tepemde resmen bedir savaşı yapmaya başladılar. kumandayı aldığım gibi samanyolu tv'yi açtım, çok şükür beşinci boyut vardı...
beşinci boyut'u sonuna kadar izleyip kendimize geldik. saatler 23.54'ü gösteriyordu. yeni yıl kapıya dayanmıştı. yeni yıla bütün bir yıl boyunca secde etmek için namaz kılarak girecektik. içimiz içimize sığmıyordu sanki bedenlerimizi terk edip berzah alemine yol alacakmışız gibi hissediyorduk. derken gözüm açık kalan perdemizden karşı evin camına takıldı. birkaç saat önce içime çektiğim ahlaksızlığın o bacak arasıyla karışık kekremsi kokusu bu evden geliyordu... salih'i papağanımmış gibi omzuma koyup, dürbünle cama bakarak korsan taklidi yaptım ve gördüklerim karşısında takkemden vurulmuşa döndüm...
karşı evde iki kız ve iki erkek anadan doğma bir şekilde birbirlerinin memelerini falan elliyorlar, anladığım kadarıyla antidemokratik cinselliklere ve anallaşmalara yelken açıyorlardı. kaptanı bendim bu geminin ve dümeni elime almam elzemdi. hemen gül suyu tabancalarımı belime sokup, 99 luk tesbihimi bekçi köpeği gibi boynuma geçirdim. salih'le beraber ayı yogi ve bobo gibiydik. apartmanın açık kapısından içeri girip kızlı erkekli sevişilmekte olan dairenin önünde bir tur dönerek ilahi bir nur çemberi oluşturduk. ardından zile basıp duvarın dibinde saklandık. salih kapıyı çırılçıplak açan bayana karate tekmesi atıp yerle yeksan etti. kapıyı anadan üryan açan ateist kızı saçından tuttuğumuz gibi içeriye sürüdük ve salih'le birlikte aramızda ölene kadar sır kalacak o görüntüyle karşı karşıya kaldık...
saat tam 00.00'ı gösterdiğinde evdeki diğer ateist bayan çırılçıplak domalmış bir vaziyette, takkesiz erkeğin penaltı vuruşunu kullanmasını bekliyordu. nefesler tutulmuştu sanki. gül suyu tabancamı belimden çektiğim gibi ateşini söndürmek için malum yerlerine iki el ateş ettim. ateist kız gül suyunun tesiriyle ''yandım allah'' diye bağırarak sanırım bir anlık imana geldi. kızları saf dışı bıraksak da ateist erkekler ''allah yok! allah yok!!'' nidalarıyla üstümüze koşmaya başladılar. biz de ''allah allah allah allah!'' nidalarıyla karşı saldırıya geçtik. takkeyi başımdan çıkardığım gibi şakkkk diye geçirdim pattt diye yerle bir oldu allahsız köpekler. iyice gaza geldik o anda salih'le. yanımızda fazladan taşıdığımız takke ve türbanları elimize aldığımız gibi kızları 32 yerinden türbanladık ve erkekleri 62 yerinden takkeledik...
işte o anda semadan inen ilahi bir nur hüzmesi aydınlattı geceyi. bir ara ölmeden göğe yükseltilir gibi oldum hatta. çok değil, birkaç dakika önce etrafa türbanlı bacılarımızın dayanamayacağı tüden ağır bir ahlaksızlık kokusu yayan ev buram buram gül suyu kokmaya başlamıştı. türbanladığımız ateist kızlara namaz kılmayı öğrettik ve takkelediğimiz ateistlerle birlikte yeni yılın ilk ışıklarına kadar engin noyan'dan ilahiler eşliğinde zikir çektik. ertesi gün ise salih ve benim şahitliğimde bu iki ateist genç kızımız ve oğlanlara imam nikahı kıydırdık.
onlar erdiler iman nuruna, biz ise ulaştık evliya mertebesine. işte o günden beri bana son ateist bükücü dediler. dünyanın kaderi benim takkemdeydi...
geçtiğimiz yılbaşında takkemden geçen bu olayı anlatmadan önce sizlere büyük bir müjde vermek istiyorum. hamileyim arkadaşlar. sonunda gül suyu kokan evimin içinde oradan oraya Eûzu-Besmeleler eşliğinde koşturacak, yorulunca oturup kur'an-ı kerim'den iki sûre okuyacak, göster bakalım amcalara deyince namaz kılmayı gösterecek, geceleri uyumadan önce başbakanımızın ülkemiz için yaptıklarını anlatacak bir oğlum olacak inşallah...
tövbe yarabbi, inşaallah inanmamışsınızdır. müjdem şu arkadaşlar; dün gece istihareye yattım ve uludağ sözlük'ten tüm ateistlerin uçurulduğunu gördüm. yüzlerinde zuhur eden ilahi bir nurla, ismail bey ile moonlight sonata birbirlerinin takkesine şaplak atıp kelime-i tevhidler eşliğinde ateist yazarlara teker teker silik atıyorlardı. ben de salih'le beraber içeriye girip takkelerinden öpüyordum. silme işlemi tamamlandığında dördümüz kolkola girip zikir çekmeye başladık. rüyamın en güzel yerinde salih uyandırıp beni kedi maması almaya göndermeseydi kimbilir daha neler görecektim. neyse, göreceğimi gördüm zaten. yani anlayacağınız sözlüğümüz pek yakında ateist işgalinden kurtuluyor arkadaşlar. artık kimse olur olmadık yerde çıkıp başbakanımıza, peygamber efendimize, yüce allah'a, salih'e ya da bana sövemeyecek...
yeni yıla saatler kala başbakanımız başta olmak üzere tüm müslüman dostlarımızı arayarak yeni yıllarını kutlamış, çam ağacımızın tepesine yıldız niyetine başbakanımızın fotoğrafını asmış ve yeni yıla cenabet girme ihtimaline karşı abdestlerimizi tazelemiştik. salih kırmızı takkesi ve boynuzları başında ren geyikleri gibi bir o yana bir bu yana koşturuyor, koltukların tepesine çıkıp ters taklalar atıyordu. ben ise aynı zamanda türbanlı bacım olan sevgilime daha imanlı görünebilmek için aynanın karşısında hz isa model saçlarımı tarıyor, bir yandan da takkemi ütülüyordum.
yeni yıl için her şey hazırdı. son olarak noel baba oyuncağının başından şapkasını çıkarıp, yerine takke taktık. mahallede alkol içilip zina yapılma ihtimaline karşı salih'i evde bırakıp, omzuma erkan can'ın takva filminde giydiği paltodan atıp dışarıya çıktım. tüm sokakları teker teker gezmeme rağmen ateistvari bir ahlaksızlıkla karşı karşıya gelemeyince boşuna çıkmış olmamak için karakola uğrayayım dedim. engin başkomiserle öpüşüp selamlaştık ve bahaneyle sözlükte başbakanımıza en son hakaret eden yazarların ip numaralarının ve yazar nicklerinin bulunduğu listeyi kendisine verdim. engin başkomiserden yolda içmek için bir dal sigara alıp, başı açık geçen bayan polise kinayeli bir şekilde cebimde taşıdığım baş örtüsünü hediye edip; karakoldan dışarı çıktım.
yolda yürürken içime kötü hisler doğmaya başlamıştı, apartmanımın önüne geldiğimde kan kokusu misali burunları gıdıklayan bir namussuzluk kokusu etrafa hakimdi sanki. hatta sigaramın dumanından daha hızlı bir şekilde doluyordu ciğerlerime. bu koku, işte bu hava öldürürdü beni; sigara falan değil. riddick daha doğrusu speedo marka havuz gözlüğümü gözüme takıp evleri tararken telefonum çaldı.
türbanlı manitam: alo. hayırlı akşamlar takkelim.
etu: hayırlı akşamlar arkadaşlar... ay pardon, hayırlı akşamlar sabah namazı abdestim. hayırdır bir mesele mi var ?
türbanlı manitam: ya babam sana gelmeme izin vermedi. ak partili adam anasını, karısını, kızını, bacısını yılbaşı gecesi sokağa salmaz diyor. gelemicem, allah kısmet etmedi...
etu: doğru deyyo akoyim. neyse merak etme ben evlenince sana çok gelip gidicem. hohohoohoh.
türbanlı manitam: hadi öptüm takkenden. televizyonda dansöz falan izlemeyin salih'le bak.
etu: babana selamlar valla çok takdir ettim, takkesinden öperim. hadi bye, her yerinden öptürme bana. hohohoho.
telefonda söylediğim öperimli, skrimli laflar benim ağzımdan ömrüm boyunca çıkmamış şeylerdi. tövbe yarabbim sanki içime çektiğim namussuzluk kokusu beni de etkilemişti...
şeyime top gelmiş de işemem lazımmış gibi korkuyla eve çıktım ve evin kapısını anahtar falan kullanmadan Üç Kulhuvallah Bir Elham okuyup açtım. hemen salona doğru yöneldim. kapıyı açtığımda salih takkesini sıvazlıyordu... televizyonda nuran sultanı görünce kafir cinlerle mü'min cinler tepemde resmen bedir savaşı yapmaya başladılar. kumandayı aldığım gibi samanyolu tv'yi açtım, çok şükür beşinci boyut vardı...
beşinci boyut'u sonuna kadar izleyip kendimize geldik. saatler 23.54'ü gösteriyordu. yeni yıl kapıya dayanmıştı. yeni yıla bütün bir yıl boyunca secde etmek için namaz kılarak girecektik. içimiz içimize sığmıyordu sanki bedenlerimizi terk edip berzah alemine yol alacakmışız gibi hissediyorduk. derken gözüm açık kalan perdemizden karşı evin camına takıldı. birkaç saat önce içime çektiğim ahlaksızlığın o bacak arasıyla karışık kekremsi kokusu bu evden geliyordu... salih'i papağanımmış gibi omzuma koyup, dürbünle cama bakarak korsan taklidi yaptım ve gördüklerim karşısında takkemden vurulmuşa döndüm...
karşı evde iki kız ve iki erkek anadan doğma bir şekilde birbirlerinin memelerini falan elliyorlar, anladığım kadarıyla antidemokratik cinselliklere ve anallaşmalara yelken açıyorlardı. kaptanı bendim bu geminin ve dümeni elime almam elzemdi. hemen gül suyu tabancalarımı belime sokup, 99 luk tesbihimi bekçi köpeği gibi boynuma geçirdim. salih'le beraber ayı yogi ve bobo gibiydik. apartmanın açık kapısından içeri girip kızlı erkekli sevişilmekte olan dairenin önünde bir tur dönerek ilahi bir nur çemberi oluşturduk. ardından zile basıp duvarın dibinde saklandık. salih kapıyı çırılçıplak açan bayana karate tekmesi atıp yerle yeksan etti. kapıyı anadan üryan açan ateist kızı saçından tuttuğumuz gibi içeriye sürüdük ve salih'le birlikte aramızda ölene kadar sır kalacak o görüntüyle karşı karşıya kaldık...
saat tam 00.00'ı gösterdiğinde evdeki diğer ateist bayan çırılçıplak domalmış bir vaziyette, takkesiz erkeğin penaltı vuruşunu kullanmasını bekliyordu. nefesler tutulmuştu sanki. gül suyu tabancamı belimden çektiğim gibi ateşini söndürmek için malum yerlerine iki el ateş ettim. ateist kız gül suyunun tesiriyle ''yandım allah'' diye bağırarak sanırım bir anlık imana geldi. kızları saf dışı bıraksak da ateist erkekler ''allah yok! allah yok!!'' nidalarıyla üstümüze koşmaya başladılar. biz de ''allah allah allah allah!'' nidalarıyla karşı saldırıya geçtik. takkeyi başımdan çıkardığım gibi şakkkk diye geçirdim pattt diye yerle bir oldu allahsız köpekler. iyice gaza geldik o anda salih'le. yanımızda fazladan taşıdığımız takke ve türbanları elimize aldığımız gibi kızları 32 yerinden türbanladık ve erkekleri 62 yerinden takkeledik...
işte o anda semadan inen ilahi bir nur hüzmesi aydınlattı geceyi. bir ara ölmeden göğe yükseltilir gibi oldum hatta. çok değil, birkaç dakika önce etrafa türbanlı bacılarımızın dayanamayacağı tüden ağır bir ahlaksızlık kokusu yayan ev buram buram gül suyu kokmaya başlamıştı. türbanladığımız ateist kızlara namaz kılmayı öğrettik ve takkelediğimiz ateistlerle birlikte yeni yılın ilk ışıklarına kadar engin noyan'dan ilahiler eşliğinde zikir çektik. ertesi gün ise salih ve benim şahitliğimde bu iki ateist genç kızımız ve oğlanlara imam nikahı kıydırdık.
onlar erdiler iman nuruna, biz ise ulaştık evliya mertebesine. işte o günden beri bana son ateist bükücü dediler. dünyanın kaderi benim takkemdeydi...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar