bugün
- velvet57
- bir sözlük yazarını kıskanmak13
- sözlük yazarlarının karşılaştığı garip olaylar6
- 2026 ekonomik krizi14
- arkadaşlar kilo aldım4
- the odyssey5
- migros'a sorulacak tek soru23
- clemence baptista3
- victor osimhen18
- g i l d e d l i l y16
- mersin4
- aleksey batrakov26
- ilk buluşmada bavyera halk ezgileri söyleyen kezo6
- ırkçıların geri zekalı olduğu gerçeği11
- spotify3
- çiğ köfte3
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması9
- güneş gözlüğüyle bir kafeye oturup dergi okumak2
- nuri bilge ceylan3
- 1 euro 56 25 tl6
- zeka içerikli entry vs bilgi içerikli entry2
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi9
- tıktok nasıl etkin kullanılır4
- arkadaşlar veto ne demek8
- birader beyler birader yazarlardır2
- zonguldak2
- tostumu yaptım11
- 26 ağustos malazgirt zaferi'nin 955 yıl dönümü3
- sıfırladım babacığım5
- abraxas3
- zeki demirkubuz2
- dürüm yerken uzaklara dalmak2
- şeyhine karısını kızını badelettiren şakirt3
- yavuz ağıralioğlu2
- masonik gizemler5
- ellerim bos gonlum hos16
- osuruktan şiirler59
- batrakov'un kadıköy ve tüpraş da atacağı goller2
- kürt meslekleri6
- türklerin türk olamama sorunu6
- nervio hamferdi10
- insan olmaya ceyrek kala2
- mümin aynı delikten iki defa sokulmaz3
- ısparta yaprağı4
- mezeler eşliğinde rakı içip söyleşmek8
- mustafa adıgüzel2
- ismet gürbüz11
- erecto bay birader bey efendi2
- arkadaşlar çok hastayım ya7
- gnostik gizemler3
son günlerde bir söz herkesin ağzında dolanmakta.
yok benim cumhurbaşkanım, yok benim cumhurbaşkanım değil...
öncelikle şunu belirteyim; cumhurbaşkanı kimin olursa olsun, bu vatan, benim vatanım.
ama insan kendi vatanında yabancı hisseder mi?
hissediyormuş...
sokakta dolaştığı her iki insandan birinin kendisinden çok farklı düşünce yapısına sahip olduğunu düşününce hissediyor. bakın! inanın, basit bir hazmedip hazmetmeme meselesi değil bu...
benim cumhurbaşkanım meselesinin tartışılması, dahe nelerin benim olmadığını sorgulamama sebep oldu... düşündüm... bu ülkede daha neler benim değil diye...
bu ülkenin gazeteleri benim gazetelerim değil...
bu ülkenin televizyonları da benim televizyonlarım değil...
hatta bu futbol takımları bile benim değil...
o derece yabancı geliyor artık bana bu ülkedeki herşey...
***
ama bu güzel topraklar benim...
***
öyle bir çevrede büyüdüm ki,
ne ilkokulda, ne lisede, ne de üniversitede; hiç abdulmuttalip, abdulkadir, abdulhumbara isimli arkadaşlarım olmadı benim...
darbe şakşakçısı, ordu yanlısı insanların yanında yetişmediğim gibi; atatürk'e ve görevini "adam" gibi yerine getiren devlet büyüklerine hakaret eden insanların arasında da yetişmedim.
şimdi sizler bana, "sen sokağa çıkmamışsın hiç pis elit burjuva" yaftası yapıştırabilirsiniz. ya da ahmet necdet sezer'in halkın cumhurbaşkanı olamadıgı, memur çocuklarının cumhurbaşkanı olduğu iddiasını hatırlatmaya çalışabilirsiniz.
evet, ben bir memur çocuğuyum. anası-babası iyi üniversitelerden mezun olmuş, çok iyi para kazanacakları işler yapabilecekken, bu vatana hizmet için memurlugu tercih etmiş, kıt kanaat geçinen, ama yıllardır namusuyla, dürüstlüğüyle çalışıp eve ekmek getirmeye çalışan bir anne-babanın çocuğuyum...
yazdığım entry'lerle günlerdir eleştiriliyorum. kendimi ülkemde yabancı hissetmemek için, biraz politikadan ve ülke gündeminden uzak kalarak eglenceli ve kinayeli bir iki satır yazmak için geldiğim sözlük ortamında yemediğim hakaret kalmıyor.
haklı olabilirsiniz...
çünkü; belki bu sözlük de benim değil, sizlerin...
demokratlık böyle oluyor değil mi canlarım?
yok benim cumhurbaşkanım, yok benim cumhurbaşkanım değil...
öncelikle şunu belirteyim; cumhurbaşkanı kimin olursa olsun, bu vatan, benim vatanım.
ama insan kendi vatanında yabancı hisseder mi?
hissediyormuş...
sokakta dolaştığı her iki insandan birinin kendisinden çok farklı düşünce yapısına sahip olduğunu düşününce hissediyor. bakın! inanın, basit bir hazmedip hazmetmeme meselesi değil bu...
benim cumhurbaşkanım meselesinin tartışılması, dahe nelerin benim olmadığını sorgulamama sebep oldu... düşündüm... bu ülkede daha neler benim değil diye...
bu ülkenin gazeteleri benim gazetelerim değil...
bu ülkenin televizyonları da benim televizyonlarım değil...
hatta bu futbol takımları bile benim değil...
o derece yabancı geliyor artık bana bu ülkedeki herşey...
***
ama bu güzel topraklar benim...
***
öyle bir çevrede büyüdüm ki,
ne ilkokulda, ne lisede, ne de üniversitede; hiç abdulmuttalip, abdulkadir, abdulhumbara isimli arkadaşlarım olmadı benim...
darbe şakşakçısı, ordu yanlısı insanların yanında yetişmediğim gibi; atatürk'e ve görevini "adam" gibi yerine getiren devlet büyüklerine hakaret eden insanların arasında da yetişmedim.
şimdi sizler bana, "sen sokağa çıkmamışsın hiç pis elit burjuva" yaftası yapıştırabilirsiniz. ya da ahmet necdet sezer'in halkın cumhurbaşkanı olamadıgı, memur çocuklarının cumhurbaşkanı olduğu iddiasını hatırlatmaya çalışabilirsiniz.
evet, ben bir memur çocuğuyum. anası-babası iyi üniversitelerden mezun olmuş, çok iyi para kazanacakları işler yapabilecekken, bu vatana hizmet için memurlugu tercih etmiş, kıt kanaat geçinen, ama yıllardır namusuyla, dürüstlüğüyle çalışıp eve ekmek getirmeye çalışan bir anne-babanın çocuğuyum...
yazdığım entry'lerle günlerdir eleştiriliyorum. kendimi ülkemde yabancı hissetmemek için, biraz politikadan ve ülke gündeminden uzak kalarak eglenceli ve kinayeli bir iki satır yazmak için geldiğim sözlük ortamında yemediğim hakaret kalmıyor.
haklı olabilirsiniz...
çünkü; belki bu sözlük de benim değil, sizlerin...
demokratlık böyle oluyor değil mi canlarım?
Gündemdeki Haberler