bugün
- birazdan temmuza giriyoruz16
- yengeç burcu erkekleri ölsün kampanyası7
- atatürk'ü sevmemek8
- 1 temmuz 2026 fransa isveç maçı12
- yazarların akıl hocaları9
- yengeç burcu zamanında olmamız8
- aktrollerin ibb davasını takip etmeyi bırakması21
- hür iradenin bir yanılsama olması3
- pandela19
- çin mahallesindeyim çabuk çince küfür öğretin6
- sevişirken yapılması gerekenler8
- siyonizm yahudilik değildir5
- boyalı da saçların6
- beyler bik bik erkek8
- eski sevgilinin kabotaj bayramını kutlamak5
- fransa8
- isveç6
- tai lung17
- türkçülük3
- iyi futbol oynar mısınız5
- gerizekalı yazarlar zirvesi4
- iktidar değişince aktroller ne olacak sorunsalı15
- en sevilen gavur adı soyadı4
- arkadaşlar bakar mısınız lütfen7
- futbol33
- sözlüğün en şişko kadın yazarı9
- kocamın ayaklarını yıkarım6
- 2026 dünya kupası38
- ben geldim naneler7
- dünya16
- hiç kız olmayan sözlük5
- sözlükte dillere destan bir aşk yaşamak istemek7
- sözlüğün kepenklerinin kapanması2
- en son seviştiğin zaman3
- nickini değiştiren yazarlar2
- hoşgörü dini islam12
- ferdi özbeğen dinleyen erkek5
- lp3
- 30 haziran 2026 fildişi sahili norveç maçı9
- bazı yazarların mal olduğu gerçeği3
- askerde en sevdiğiniz komutan4
- velvet52
- şeyhin götüne priz sokmak8
- iremga6
- meme uçlarım kaşınıyor emsene diyen kız4
- adananın normal bir şehir olmaması4
- ateist dövmek11
- kadınların sevişirken sertlikten hoşlanması4
- nöbette uyuyan askeri öperek uyandırmak4
- 0 0 716
françois ozon 'un izlediğim 8. filmi. son dönem az biraz düşüşteydi, bu filmle durumu iyice toparladığını düşünüyorum. yuva ve kadın isterse çokta aman aman çalışmalar değildi. evde, her yönden üstün bir film.
maddeler halinde kaleme alırsak:
1)evde, baştan sona edebi ruhu yansıtan bir film. edebiyatın inceliklerinden, şiirsel üslubundan bu denli bahseden ve insanda bir hikaye yazma isteğini son derece yoğun bi şevkle yaratan bir filmin kötü olması beklenebilir mi? edebiyatın sinemaya kattıkları uyarlamalarla sınırlı değil. bu tarz yazmanın kışkırtıcı havasını solutan filmler mevzuya ister istemez 2-0 önde başlıyor. ozon bunu çok iyi yapıyor film boyu.
2)gelelim germain'e. kadın isterse'nin acımasız patronuna. hoca olarak edebiyat tutkunu. fakat başarısız da bir yandan. bir tane kitap yazmış çünkü. başarısız bir aşk romanıymış bu. günlük, unutulan cinslerden. garcia'da zaten kendi ifadesindeki gibi ağır bir yetenek görüyor. bu da onun garcia'yla beraber senaryoya ortak olmasına neden oluyor ki hırsızlığa dahi yeltenebiliyor. burdaki salt edebiyat tutkusu dahi filmi izlemeye yeterli sebep bence. üstelik germain işin sonunda bu senaryodan ağır kayıplar vererek ayrılıyor. eşini, işini her şeyini kaybediyor. ama hala edebiyata ve onun sonsuzluğuna mahkum. onun uğruna adanmış bir hayat onunkisi.
3)germain, garcia'ya hikayeyi yazdırırken aslında bugüne dek kendi yazamadıklarının da farkında. evet, çünkü yetenekli olan o. bir de şey var illa görmek ve kurgulamak mı lazım yazarken. yani hayal gücüyle de ona benzer bir tiyatral hava yaratamaz mıyız? illa evde mi olmak gerekiyor? birilerinin ailesine ve dünyasına tanık olmak aynı havayı onlarla solumak yazıya döküldüğünde edebiyatın nice niteliğinden öte az biraz popülist tarafa meyil etmek mi oluyor? merak ve kışkırtıcılık edebiyatın uçsuz bucaksız argümanlarından beslenmeli. yoksa mahalle dedikodusu yapmış olmaz mıyız? neyse, nice böyle soruya da üstü kapalı yanıt buluyor, evde.
4) bir sahne var germain artık senaryoyla yatıp kalkıyor rapha ailesi onun için her şeyden mühim. eşini dahi ziyadesiyle ihmal ediyor bu uğurda. garcia'nın ironi kokan metinleri, devamı gelecekler ve orta sınıf kadını kokusuna dek alaycı küçümsemeler metne döküldükçe meraklar meraklarla şekilleniyor. jeanne germain, garcia'dan şüpheleniyor ve o ulu orta kullanılmaması gerekeni söylüyor. john lennon 'ın katilinin cebinden o mühim edebiyat harikası/ başyapıtı çıkmıştı. ama neticede o lennon'ı öldürmüştü.
5)ozon bu film de erotizmle değil edebiyatın gücüyle kışkırtıyor. neydi çöp tenekesinden merakla aldığımız metnin sonundaki sihirli tümce.
(bkz: devamı gelecek)
10 üzerinden 8!
izleyin, izletin!
maddeler halinde kaleme alırsak:
1)evde, baştan sona edebi ruhu yansıtan bir film. edebiyatın inceliklerinden, şiirsel üslubundan bu denli bahseden ve insanda bir hikaye yazma isteğini son derece yoğun bi şevkle yaratan bir filmin kötü olması beklenebilir mi? edebiyatın sinemaya kattıkları uyarlamalarla sınırlı değil. bu tarz yazmanın kışkırtıcı havasını solutan filmler mevzuya ister istemez 2-0 önde başlıyor. ozon bunu çok iyi yapıyor film boyu.
2)gelelim germain'e. kadın isterse'nin acımasız patronuna. hoca olarak edebiyat tutkunu. fakat başarısız da bir yandan. bir tane kitap yazmış çünkü. başarısız bir aşk romanıymış bu. günlük, unutulan cinslerden. garcia'da zaten kendi ifadesindeki gibi ağır bir yetenek görüyor. bu da onun garcia'yla beraber senaryoya ortak olmasına neden oluyor ki hırsızlığa dahi yeltenebiliyor. burdaki salt edebiyat tutkusu dahi filmi izlemeye yeterli sebep bence. üstelik germain işin sonunda bu senaryodan ağır kayıplar vererek ayrılıyor. eşini, işini her şeyini kaybediyor. ama hala edebiyata ve onun sonsuzluğuna mahkum. onun uğruna adanmış bir hayat onunkisi.
3)germain, garcia'ya hikayeyi yazdırırken aslında bugüne dek kendi yazamadıklarının da farkında. evet, çünkü yetenekli olan o. bir de şey var illa görmek ve kurgulamak mı lazım yazarken. yani hayal gücüyle de ona benzer bir tiyatral hava yaratamaz mıyız? illa evde mi olmak gerekiyor? birilerinin ailesine ve dünyasına tanık olmak aynı havayı onlarla solumak yazıya döküldüğünde edebiyatın nice niteliğinden öte az biraz popülist tarafa meyil etmek mi oluyor? merak ve kışkırtıcılık edebiyatın uçsuz bucaksız argümanlarından beslenmeli. yoksa mahalle dedikodusu yapmış olmaz mıyız? neyse, nice böyle soruya da üstü kapalı yanıt buluyor, evde.
4) bir sahne var germain artık senaryoyla yatıp kalkıyor rapha ailesi onun için her şeyden mühim. eşini dahi ziyadesiyle ihmal ediyor bu uğurda. garcia'nın ironi kokan metinleri, devamı gelecekler ve orta sınıf kadını kokusuna dek alaycı küçümsemeler metne döküldükçe meraklar meraklarla şekilleniyor. jeanne germain, garcia'dan şüpheleniyor ve o ulu orta kullanılmaması gerekeni söylüyor. john lennon 'ın katilinin cebinden o mühim edebiyat harikası/ başyapıtı çıkmıştı. ama neticede o lennon'ı öldürmüştü.
5)ozon bu film de erotizmle değil edebiyatın gücüyle kışkırtıyor. neydi çöp tenekesinden merakla aldığımız metnin sonundaki sihirli tümce.
(bkz: devamı gelecek)
10 üzerinden 8!
izleyin, izletin!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar