bugün
- sözlük erkeklerinin kadın halleri7
- nickten isim tahmini yapmak43
- from dizisi4
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya9
- beynimi aldırdım vs solcuyum4
- aslan akrep ikizler kadınlarının deli olmaları3
- japon denince akla gelenler9
- bursalı erkekler15
- g'i l d'e d l'i l y24
- sözlük kızlarının kombinleri10
- yazarların aylık gelirleri5
- sözlüğün en güzel burunlu erkek yazarı2
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- türklerin soykırım yaptığı gerçeği3
- kurbağa öpüp prens beklemek2
- erkek erkeğe dudaktan öpüşmek3
- dünya kupası 20262
- kahve içelim mi4
- manyak mısınız nesiniz7
- sözlüğün kralı olmak5
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- homofobik erkek3
- türkiye ekonomi modeli3
- ben sivaslıyım2
- enayimiknatisii16
- diamond bosphorus23
- kemalist erkekler gizli eşcinsel midir3
- habire12 adamdır37
- on üçüncü nesil yazarlara hoş geldin diyoruz4
- anın görüntüsü18
- tarla ortasında yalnız ağaç2
- velvet51
- tai lung24
- slavko vincic2
- kavga etmekten korkan erkek8
- kendine diyar olmak2
- vatan hainleri3
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı8
- karın ağrısına mekikli çözüm3
- az yakar diye dizel araba alan memur4
- habire1259
- hashimoto tiroiditi4
- manitaya miyavlamak2
- ona bir şey söyle6
- evde kalmış erkek kurusu2
- şeyh olmak için gerekenler3
- free bird2
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- kıbrıs4
- nervio hamferdi6
adı daha çok tutunamayanlaradlı ilk kitabıyla anılır oğuz atay'ın. ama tutunamayanların gölgesinde kalmış tehlikeli oyunlar; hem tutunamayanlardan daha açık, hem tutunamayanların (oğuz atay'ın) daha net anlaşılmasını sağlar, hem de tehlikeli oyunlarda tutunamayanlar çok daha kolay belli eder kendilerini.
oğuz atay kitaplarında gençliğini yaşadığı dönemin, 1950'lerin şehirli yarı aydınlarını, yani dönemin burjuva sayılmayan ama öyle olduğunu zanneden tutunamayanları; onların diliyle, büyük bir ustalıkla hicveder. aslında müthiş bir mizah gizlidir atay'ın dilinde.
hem doğulu hem batılı, hem köylü hem şehirli, hem aydın hem cahil; arada kalmış insanların şartlanmalarını, saplantılarını, kendi bilinçaltını yoklayarak, selim ışık, ziya özdevrimsel, süleyman kargı, hikmet benol, hüsamettin tambay karakterlerine atıfta bulunarak, aslında geçmişten bugüne alışılagelmiş türk aydınına ışık tutmuştur. ve atay'ın kitaplarında trajik son; hikmet benol'un gecekondu mahallesine taşınırken insanların kendisini yollarda törenlerle karşılayacağını umması, fakat tam tersi kimse tarafından önemsenmemesi, varlığının bile anlaşılmaması sonucu düştüğü yalnızlığın onu intihara sürüklemesi örneğinde olduğu gibi ölümdür. kendi kapalı dünyalarında ufak tefek konuları kafasına takan sevinçleri de hüzünleri de kendileri kadar basit, "diğerleri"ni anlamakta zorluk çeken, bir o kadar anlaşılamayan aydıncıklar atay'ın tutunamayanlarıdır.
son olarak kitaplarında geçen isimler ve yer adları ile okuyucunun zihninde gerçekle ayırt edilmesi zor çağrışımlar yapar. ziya özdevrimsel cumhuriyet dönemi devrimcisi, selim ışık, hikmet benol 50'lerin aydını, süleyman kargı selim ışık tarafından anlaşılamayan devrin insanı, hüsamettin tambay ise emekli albaydır. zaten ziya'dan müteahhit, hüsamettin'den devrimci, turgut'tan şair, hikmet'ten futbolcu olması mümkün değildir. coridos adası, childharoldshire üniversitesi, josef georg fichte, gustav willibald franz hegel derken sanki birşeyler çağrıştırıyor atay.
oğuz atay kitaplarında gençliğini yaşadığı dönemin, 1950'lerin şehirli yarı aydınlarını, yani dönemin burjuva sayılmayan ama öyle olduğunu zanneden tutunamayanları; onların diliyle, büyük bir ustalıkla hicveder. aslında müthiş bir mizah gizlidir atay'ın dilinde.
hem doğulu hem batılı, hem köylü hem şehirli, hem aydın hem cahil; arada kalmış insanların şartlanmalarını, saplantılarını, kendi bilinçaltını yoklayarak, selim ışık, ziya özdevrimsel, süleyman kargı, hikmet benol, hüsamettin tambay karakterlerine atıfta bulunarak, aslında geçmişten bugüne alışılagelmiş türk aydınına ışık tutmuştur. ve atay'ın kitaplarında trajik son; hikmet benol'un gecekondu mahallesine taşınırken insanların kendisini yollarda törenlerle karşılayacağını umması, fakat tam tersi kimse tarafından önemsenmemesi, varlığının bile anlaşılmaması sonucu düştüğü yalnızlığın onu intihara sürüklemesi örneğinde olduğu gibi ölümdür. kendi kapalı dünyalarında ufak tefek konuları kafasına takan sevinçleri de hüzünleri de kendileri kadar basit, "diğerleri"ni anlamakta zorluk çeken, bir o kadar anlaşılamayan aydıncıklar atay'ın tutunamayanlarıdır.
son olarak kitaplarında geçen isimler ve yer adları ile okuyucunun zihninde gerçekle ayırt edilmesi zor çağrışımlar yapar. ziya özdevrimsel cumhuriyet dönemi devrimcisi, selim ışık, hikmet benol 50'lerin aydını, süleyman kargı selim ışık tarafından anlaşılamayan devrin insanı, hüsamettin tambay ise emekli albaydır. zaten ziya'dan müteahhit, hüsamettin'den devrimci, turgut'tan şair, hikmet'ten futbolcu olması mümkün değildir. coridos adası, childharoldshire üniversitesi, josef georg fichte, gustav willibald franz hegel derken sanki birşeyler çağrıştırıyor atay.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar