bugün

aşık olmak

insana yeminlerini tek tek bozduran bir durum. bu haliyle önce özgüveninizi azaltır, daha sonra kendinize olan saygınızı yitirmenize neden olur. böyle böyle psikolojik bir sorun haline getirir ve aşık olmayı hayatın tek amacıymış gibi addetmeye başlarsınız. halbuki hayata renk katan bir olaydır; hiçbir şey gibi bu daha hayatın tamamı olamaz. ama dedim ya, yeminler bir kere bozulduğu için artık o amacı tekilleştirme süreci de tıpkı bir çığ gibi üzerinize gelmeye başlar.

bir daha dış görünüşe kanmayacağım dersiniz, pürüzsüz bir ten ya da bir çift mavi göz görünce dediğinizi unutursunuz.

bir daha tanışır tanışmaz birden ilgi gösterip poposunu kaldırmayacağım dersiniz, iki saatte bir mesaj atarak dediğinizi unutursunuz.

bir daha her hareketini hayra yormayacağım, gerçekçi olacağım dersiniz, tek gülüşü aklınızı başınızdan alınca her şeyi unutursunuz.

bir daha bu kadar erken duygularımı açık etmeyeceğim dersiniz, o duygu artık kalbinizi tamamıyla sardığında her şeyi unutursunuz.

bir daha karşılık alamadığım zaman ısrar etmeyeceğim, yoluma devam edeceğim dersiniz, sizin bir kez olsun iletişim kurduğunda her şeyi unutursunuz.

keşke onunla olanları unutmak da yeminlerimizi unutmak kadar kolay olsaydı.
© copyright 2005 - 2026