bugün
- manifestten hangi kızla sevişirdin9
- zenginler niye uzun yaşamak istiyor4
- kaşarlı sucuklu menemen7
- david rockefeller4
- ak parti4
- s'i l v'e r m'i s t36
- el mümin2
- queen ravennadan mesaj var11
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı5
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı11
- yıllardır hep 30 yaşında olan yazar5
- bir sözlük yazarına çıkma teklif etmek5
- çalışmak istemek ama engellerin çıkması8
- natisii ve enayimik2
- katatespizartmasi8
- taze çanak enginar2
- deli bakışlı erkekler5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı20
- üzülünce vücudun verdiği tepkiler3
- gocu35
- yeralti edebiyatcisi7
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü9
- damarsız tüysüz manisa yaprağı20
- kız düşürmenin kısa yolu19
- birinin altında çalışmak4
- kaos olmayınca sol frame'in boş kalması2
- fakir ekeği annesi sevsin8
- uludağ sözlük size ne kattı27
- erkeklerin deldirmesinin hoş karşılanmaması2
- nervio hamferdi10
- enayimiknatisii35
- seksenler akımı2
- uludağ günlük3
- günlük 935 lira6
- beklenen büyük istanbul depremi2
- aşk6
- karı kıza para yedirir misiniz6
- dünya her alanda ilerleyecek5
- nikki glaser2
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i15
- saltburn2
- tek ayak üstünde durabilen kadın5
- bu daha büyümüyor mu diyen kız6
- gayrimenkul2
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi2
- türkçe 25000 kelimeden oluşan kısıtlı bir dildir10
- mış gibi yapmak2
- yedekte feyk hesap tutmak5
- veli toplantisi4
- follow the cops back home3
güzel bir kadın ismidir ve bu ismi almış olan insanlar genellikle çok naif olurlar. çok yakından tanıdığım başak ismindeki tatlı bayan da herhalde dünyaya gelmiş en iyi kalpli kişidir.
ergen günlerden başlayan dostluğumuz yaşadığımız fırtınalara, kilometrelerce mesafedeki ayrılığa rağmen hala ayaktadır. onu tanıdığım zamanlarda henüz kaşlarımızı bile almıyorduk. sonra birden büyüdük, anlayamadan kendimizi izmir'de bulduk. beraber yaşıyorduk artık. güzel günlerdi. o günlerdeki kırmızı şarabın tadı hala damağımda. kırmızı şarap hiç bu kadar güzel olmamıştı herhalde. yanına meze niyetine kattığımız dost sohbetimiz, bizim köpeköldüreni fransız şarabı yapıyordu. ya da kafalar çok güzel oluyordu. kimbilir. geceler boyu devam eden güzel sohbetlerin tadını hala çok özlüyorum.
sonra birden ayrılverdik, ikimizde başka rüzgarlara kapılıp savruluverdik aynı şehrin farklı mekanlarına. güzergahlarımız mı değişmişti sadece yoksa dostluğumuz mu yara almıştı? yaralar onarıldı itinalı ve özenli bir şekilde, güzergahlar yakınlaştı birden. biz yine kaldığımız yerdeydik. ne güzel günlerdi onlar... deli gibi eğlendik, sonunu düşünmeden yaşadık hayatı, sarhoştuk, aşık olduk, nefret ettik, insanları daha bir tanıdık, beraber büyüdük. kısaca olduk, olgunlaştık.
ilk önce ben gitmiştim. şimdi de sen gittin beni bırakıp. ne vardı ki adını bile telaffuz etmekte zorlandığım kendi memleketinden bissürü kilometre uzağa gitmeye. eksikliğin o kadar belirgin ki, yerin o kadar doldurulamıyor ki.
bak başaklar kimbilir kaçıncı kez sarardı benim ülkemde. senin oralarda başak tarlaları var mı? sapsarı akşamüstünün kızıllığında rüzgarla beraber savrulan başaklar... benim ülkemdeki o güzel başaklardan biri eksik. hem de öyle bir eksik ki...
ergen günlerden başlayan dostluğumuz yaşadığımız fırtınalara, kilometrelerce mesafedeki ayrılığa rağmen hala ayaktadır. onu tanıdığım zamanlarda henüz kaşlarımızı bile almıyorduk. sonra birden büyüdük, anlayamadan kendimizi izmir'de bulduk. beraber yaşıyorduk artık. güzel günlerdi. o günlerdeki kırmızı şarabın tadı hala damağımda. kırmızı şarap hiç bu kadar güzel olmamıştı herhalde. yanına meze niyetine kattığımız dost sohbetimiz, bizim köpeköldüreni fransız şarabı yapıyordu. ya da kafalar çok güzel oluyordu. kimbilir. geceler boyu devam eden güzel sohbetlerin tadını hala çok özlüyorum.
sonra birden ayrılverdik, ikimizde başka rüzgarlara kapılıp savruluverdik aynı şehrin farklı mekanlarına. güzergahlarımız mı değişmişti sadece yoksa dostluğumuz mu yara almıştı? yaralar onarıldı itinalı ve özenli bir şekilde, güzergahlar yakınlaştı birden. biz yine kaldığımız yerdeydik. ne güzel günlerdi onlar... deli gibi eğlendik, sonunu düşünmeden yaşadık hayatı, sarhoştuk, aşık olduk, nefret ettik, insanları daha bir tanıdık, beraber büyüdük. kısaca olduk, olgunlaştık.
ilk önce ben gitmiştim. şimdi de sen gittin beni bırakıp. ne vardı ki adını bile telaffuz etmekte zorlandığım kendi memleketinden bissürü kilometre uzağa gitmeye. eksikliğin o kadar belirgin ki, yerin o kadar doldurulamıyor ki.
bak başaklar kimbilir kaçıncı kez sarardı benim ülkemde. senin oralarda başak tarlaları var mı? sapsarı akşamüstünün kızıllığında rüzgarla beraber savrulan başaklar... benim ülkemdeki o güzel başaklardan biri eksik. hem de öyle bir eksik ki...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar