bugün
- ben geldim kerkenezler18
- claudian clouds22
- hoppili gillini ve ömer yıldırım4
- gollumun gözü yüzükte6
- iyi parti17
- 777 diyen erkolar7
- sözlüğün en sevilmeyen yazarları7
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- enes kanter2
- ikizler burcu erkeği akrep kadını ilişkisi10
- saçını pembeye boyayan erkek6
- sözlükten soğuma nedenleri13
- evde boxer ile dolaşmak2
- simko316
- mehdi aleyhisselam6
- hoppili gillini ve sincan bebeleri4
- yırtık boxer giyen erkek3
- tekken tag tournament2
- kısır7
- beşiktaş7
- gün tabağı5
- artık neden savaşlar çıkmıyor2
- en son alınan iltifat3
- akrep burcu kini7
- 0 0 76
- kendi sorumluluğunu almak4
- sevgiliye sorulan ilginç sorular4
- cep telefonu kılıfı2
- hınç3
- sürekli türkçülerin soyunu araştıran kürtçü10
- ismet gürbüz9
- insanın en büyük ilham kaynağı iblis tir4
- hamburger date6
- pizza yemek8
- halife mehdi ismet4
- aleksey batrakov12
- sözlük ırkçıları8
- çağla idi3
- friedrich hegel la bi cay icek9
- sigara ve kahve2
- alttaki yazara motto ver16
- çerçeve yasa35
- ince telli saç3
- 17 ağustos 1999 gölcük depremi9
- amedspor14
- arkadaşlar neden beni kimse sevmiyor5
- üsteki yazara güzel bir şey söyle10
- zerzevat2
- sahibinden com salakları4
- kasları parçalamak2
tükendiğinde. zayıf düştüğünde.
açık kapıdan girmeden, pastel pelerinli ormanın rüyalarına uyanmadan, onlar olmadan, gece olmadan önce. dönüp aynaya baktığında, "burada işim ne?!" diye sorduğunda, ruh röntgenleri çektiğinde, hatırlayamadığın, olamadığında. batıdan önce, doğunun sarhoşluğunda. nuh, fırtınalardan henüz korkmadan ve babil gururlu kulesini bulutlara yasladığında, herkesi, her şeyi dağıtacak olan o masalcı, hikayesine başlamadan önce.
öylece bitiverdiğinde. kelimeye uzandığında. cümle çektiğinde ve gülüşler içini acıttığında, içerisinde cevabı saklı cevapsız bir sorunun ortasında..
ağaçlara kedi düşleri asıldığında. kendine çekildiğindir. ay battığında, minik minik kıskançlıklar doğurduğunda, bir kahve fincanının ortasında boğulduğunda, gözlerin uzaktaki şimşeklere saplandığında. çekip gitmeden önce, kütüphaneler yakılmadan, gece dile gelmeden, kaldırımlar uzamadan önce.
öylece tutulu kalman gerektiğini anladığın, çizili bir cümlenin dört bir yanın, tuzaklarında, şüphen büyülerce büyüdüğünde.
çok olduğunda artık. savaşamaz olduğunda. sabahın sesine dikkat kesilip de, içinde "bırak beni!" diye inleyen bir yıkımın özlemini duyduğunda. ellerin kamaşıp da dize getiremediğin her kelime için küçük bir duayı denize bıraktığında.
nefretten önce. toza dönüşmeden, aynalar seni rahat bırakmadan, yüzünde altı çizilecek yerler olduğunda. dilenci ile yer değiştirmek gerektiğini fark ettiğinde. sende olup bitenlerden bi haber, tehdit olarak görüldüğünde.
dağa küsme sırası sana gelmişken. açık açık kan olduğunda. sözden önce bir akşama bağırırken, kuklacının iplerini kendine doğru çekip de, masalcıya hikayeler anlatmaya hazır hissettiğinde.
en hakiki gülüşün, ki kendine sakladığında. dünyayı aptalların yönetmesi gerektiğini anladığında, şehrin sana bir yurt olamadığını fark edip de, mevsime verdiğin sözleri unutamayaşın.
bir fok balığı misali sopalar kafan üstüne kafanda patlatıldığında, kürkün için değil, insan olmakla suçlandığında.
düpedüz 'biz' olduğunda.
açık kapıdan girmeden, pastel pelerinli ormanın rüyalarına uyanmadan, onlar olmadan, gece olmadan önce. dönüp aynaya baktığında, "burada işim ne?!" diye sorduğunda, ruh röntgenleri çektiğinde, hatırlayamadığın, olamadığında. batıdan önce, doğunun sarhoşluğunda. nuh, fırtınalardan henüz korkmadan ve babil gururlu kulesini bulutlara yasladığında, herkesi, her şeyi dağıtacak olan o masalcı, hikayesine başlamadan önce.
öylece bitiverdiğinde. kelimeye uzandığında. cümle çektiğinde ve gülüşler içini acıttığında, içerisinde cevabı saklı cevapsız bir sorunun ortasında..
ağaçlara kedi düşleri asıldığında. kendine çekildiğindir. ay battığında, minik minik kıskançlıklar doğurduğunda, bir kahve fincanının ortasında boğulduğunda, gözlerin uzaktaki şimşeklere saplandığında. çekip gitmeden önce, kütüphaneler yakılmadan, gece dile gelmeden, kaldırımlar uzamadan önce.
öylece tutulu kalman gerektiğini anladığın, çizili bir cümlenin dört bir yanın, tuzaklarında, şüphen büyülerce büyüdüğünde.
çok olduğunda artık. savaşamaz olduğunda. sabahın sesine dikkat kesilip de, içinde "bırak beni!" diye inleyen bir yıkımın özlemini duyduğunda. ellerin kamaşıp da dize getiremediğin her kelime için küçük bir duayı denize bıraktığında.
nefretten önce. toza dönüşmeden, aynalar seni rahat bırakmadan, yüzünde altı çizilecek yerler olduğunda. dilenci ile yer değiştirmek gerektiğini fark ettiğinde. sende olup bitenlerden bi haber, tehdit olarak görüldüğünde.
dağa küsme sırası sana gelmişken. açık açık kan olduğunda. sözden önce bir akşama bağırırken, kuklacının iplerini kendine doğru çekip de, masalcıya hikayeler anlatmaya hazır hissettiğinde.
en hakiki gülüşün, ki kendine sakladığında. dünyayı aptalların yönetmesi gerektiğini anladığında, şehrin sana bir yurt olamadığını fark edip de, mevsime verdiğin sözleri unutamayaşın.
bir fok balığı misali sopalar kafan üstüne kafanda patlatıldığında, kürkün için değil, insan olmakla suçlandığında.
düpedüz 'biz' olduğunda.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar