bugün
- habire1275
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- claudian clouds kadındır12
- sssilvermist21
- cilgincapkin13
- sözlükteki kavganın amacı5
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- fransız arabaları2
- aslan3
- sokak köpeği3
- ben senin yerinde olsam2
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- suca suruklenen cocuk7
- futbol13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- çingene2
- liseliler için uyku vakti3
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası18
- selam arkadaşlar beni hatırladınız mı4
- temmuz6
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- uludağ sözlük cenaze namazı2
- yapay zeka bile moderatör oldu2
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- burhaniye6
- adanalı3
- yorgun mermi13
- çare sarıgül5
- yazarların iyi ki almışım dediği şeyler3
- doğum haritası6
- vincent van gogh5
- 26 temmuz 2026 karlsruher sc inter milan maçı2
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- sigmund freud sözleri2
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- sözlükte kavga eden iki yazarda artı oy alması3
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- ülkedeki en büyük orospu çocuğu3
- fetöyü doğuran katı laikliktir5
- kendine 10 üzerinden kaç verirsin4
- türklerin en başarılı olduğu spor3
- kemoşların genel özellikleri4
- eintracht frankfurt2
- mangal yakabilen kız3
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak10
- fakirler cep telefonu kullanmasın3
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı7
Öncelikle akıcı bir kitap. Sıkılmadan merakla okuyorsunuz. Kısaca bu kitap, iskender PALA'nın TSK'daki on beş yıllık serüvenini anlatıyor.
Kitap eleştirisine iskender PALA'dan başlamak istiyorum. Öğrendiğimde çok hoşuma giden şu oldu. Askerlik mesleğinin içinde akademik kariyerini bitirebilmiş ve o azmine hayran kaldım. Yaptıklarını okuduktan sonra "çok çalışıyorum" cümlesini artık kurmuyorum. Kafasında "ne yapabilirim, neler katabilirim?" soruları olan insanları severim. Mücadeleci insanlardır.
Kitabın bir bölümünde de diyor ki; "Daracık mekanlarda onlara geniş dünyalar sunabilirdim." Denizaltında görev altığı süre boyunca askerlerine okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışmış. Okumayı çok seven biri olarak bu bakış açısı çok güzel.
Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü hazırlamış genç yaşında. "Konferanslara gittiğimde iskender PALA'yı ellili altmışlı yaşlarında biri olarak bekliyorlardı." diyor. Karşılarında otuzlarında birini görünce de şaşırıyorlarmış.
Gelelim kitaba. Kitapta 28 Şubat dönemi ile ilgili düştüğü anektotlar benim için önemliydi. Eleştirişleri ve özeleştirileri yerinde. O dönemde yapılan insan hakları ihlalleri, egoların kanunların üstüne çıkması, kanunsuzluklar, adaletsizlikler vb. Bunları eleştiri olarak ortaya koyuyor. Özeleştirisi ise müslümanlara. " Kasko yaptırmak dinen caiz değil diyen tanıdıklarım yüzünden kasko yaptırmadım. Aracımla kaza geçirdiğimde çok büyük maddi kayba uğradım. Bir baktım ki bu insanlar bende önce kasko yaptırıyorlar."
O dönemde inanan insanlarla dincilerin birbirinden ayrıştırılamadığını söylüyor. Bundan da en çok muzdarip olanlar inançlarında samimi olanlardı diye ekliyor. Bir özeleştirsi de türban, örtü vb. giyim üzerine. inanalara baskının çok olduğu dönemde insanların daha da muhafazakarlaştığını söylüyor. Eşinin de 28 Şubat döneminde daha muhafzakar giyindiğini söylüyor ve ekliyor: "inananlar olarak eğer böyle davranacak idiysek neden yanlış anlaşılmalara izin verdik!"
Sonuç olarak şunu ifade edebilirim. iki Darbe Arasında, iskender PALA'nın kalemiyle hayatını alt üst edenlerden aldığı intikamdır.
Dipnot:Çok sık olan tayinleriyle alakalı dönemin Kuvvet Komutanı ile yaptığı konuşmayı okurken neredeyse de ağlayacaktım..
Kitap eleştirisine iskender PALA'dan başlamak istiyorum. Öğrendiğimde çok hoşuma giden şu oldu. Askerlik mesleğinin içinde akademik kariyerini bitirebilmiş ve o azmine hayran kaldım. Yaptıklarını okuduktan sonra "çok çalışıyorum" cümlesini artık kurmuyorum. Kafasında "ne yapabilirim, neler katabilirim?" soruları olan insanları severim. Mücadeleci insanlardır.
Kitabın bir bölümünde de diyor ki; "Daracık mekanlarda onlara geniş dünyalar sunabilirdim." Denizaltında görev altığı süre boyunca askerlerine okuma alışkanlığı kazandırmaya çalışmış. Okumayı çok seven biri olarak bu bakış açısı çok güzel.
Ansiklopedik Divan Şiiri Sözlüğü hazırlamış genç yaşında. "Konferanslara gittiğimde iskender PALA'yı ellili altmışlı yaşlarında biri olarak bekliyorlardı." diyor. Karşılarında otuzlarında birini görünce de şaşırıyorlarmış.
Gelelim kitaba. Kitapta 28 Şubat dönemi ile ilgili düştüğü anektotlar benim için önemliydi. Eleştirişleri ve özeleştirileri yerinde. O dönemde yapılan insan hakları ihlalleri, egoların kanunların üstüne çıkması, kanunsuzluklar, adaletsizlikler vb. Bunları eleştiri olarak ortaya koyuyor. Özeleştirisi ise müslümanlara. " Kasko yaptırmak dinen caiz değil diyen tanıdıklarım yüzünden kasko yaptırmadım. Aracımla kaza geçirdiğimde çok büyük maddi kayba uğradım. Bir baktım ki bu insanlar bende önce kasko yaptırıyorlar."
O dönemde inanan insanlarla dincilerin birbirinden ayrıştırılamadığını söylüyor. Bundan da en çok muzdarip olanlar inançlarında samimi olanlardı diye ekliyor. Bir özeleştirsi de türban, örtü vb. giyim üzerine. inanalara baskının çok olduğu dönemde insanların daha da muhafazakarlaştığını söylüyor. Eşinin de 28 Şubat döneminde daha muhafzakar giyindiğini söylüyor ve ekliyor: "inananlar olarak eğer böyle davranacak idiysek neden yanlış anlaşılmalara izin verdik!"
Sonuç olarak şunu ifade edebilirim. iki Darbe Arasında, iskender PALA'nın kalemiyle hayatını alt üst edenlerden aldığı intikamdır.
Dipnot:Çok sık olan tayinleriyle alakalı dönemin Kuvvet Komutanı ile yaptığı konuşmayı okurken neredeyse de ağlayacaktım..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar