bugün
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- kimsenin sizi sevmemesi12
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi4
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- ümit kocasakal9
- atatürkün yakışıklı olması4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- victor osimhen13
- sevgiliyle araya mesafe koymak7
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- sabah erken kalkma erdemi5
- güney kore34
- öksürmekten uyuyamamak3
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi2
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler3
- muşlettin bey amca birader bey6
- fenerlilerin ağlaması4
- en son ne aldınız4
- çocuklarının kıyafetini öpe öpe katlayan anne2
- saraca tarzı entry girmek3
- ismet özel imgelemi vs attila ilhan imgelemi2
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- netanyahu2
- j. k. rowling3
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- ilk buluşmada sevişenler6
- çok hata yaptım en güzeli sendin2
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- kolye21
- entrysinde emoji kullanan yazar gizli eşcinseldir2
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- erotik şarkılar5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- jaws filmindeki sikko balik26
- sevgi vs aşk13
- sayın ismet von pforzheim efendi3
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- sözlükteki galatasaraylılar5
- ok atmak2
- jamaika gülü2
- yazarların sözlükten kaçması2
- atatürk ün hataları16
- birbiriyle çiftleşecek uludağ sözlük yazarları2
- nev dinlemek2
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek13
- 27 ekim 2026 için hava durumları3
- nervio tarzı entry girmek18
özentiliğin ne olduğu ve nasıl tanımlandığı aşikar. herkes az çok kafasında bir özenti tanımına sahip. bazıları kendilerine ait kutsal(!) sembollerin kendilerinden olmadığına inandıkları tarafından kullanılması halinde, bunu yapanlara özenti der. bunu "converse giyen tikiler" gibi çok yaygın(maalesef) bir konseptte bulabiliyoruz. bazıları da özentiliği genel olarak toplumda bulunmayan değerlere sarılanlara uygun bulur. mesela metal dinleyen kitlenin sahip olduğu şekil ve şemal toplumun genelinde özentilik olarak tarif edilir.
ben ise, ilk görüşe götümle gülmüş ve ikinci görüşün de üzerine bazı değerler ekleyerek kabul etmişimdir. özentilik özünde tüketimden kaynaklanır. tüketim ile bir kimlik/duruş sahip olan herkes özentidir.
"etmişimdir" diyorum zira artık bu görüşüme pek itimadım kalmadı. zira toplumdaki yaygın kümelenmelerin hepsinin zaten bir özentilikten kaynaklandığını fark ettim. yani gayet türk-islam yaşayışı içinde görünen bir tarikat mensubunun da tüm hayatını bir özentilik ile şekillendirdiğini görüyoruz.
kendimi suçlayabilir miyim? evet. zira tüm bu şekil şemal kaygılı beyanatlara gülüp eleştirsem de benim de bir topluluğa istemeden de olsa özendiğimi fark ettim. e kendimde bu böyle seyrettiyse neden diğer gençleri daha fazla suçlama ihtiyacı sezeyim ki. sembol olan şeylerden uzak durmaya çalıştım hep. lakin kadife ceket giydiğimi ve bundan zevk aldığımı fark ettiğimde olay kafamda çözülüverdi. tıpkı hayatı aşmış görünen profesörlerin de ağız birliği yapmış gibi pipo-sakal-gözlük üçlüsüne rağbet etmeleri gibi.
artık semboller o kadar hayatımıza işlemiş ki. onu eleştirenlerin de(benim misal) başka sembollere rağbet edebildiğini gördüm. üzüldüm. peki bu sembollerden kurtulacak mıyım? hayır. zira koskoca bir toplumdan bahsediyoruz, insan ilişkileri öyle acaip kodlara yazmışlar ki bu kodlara kafa tutmak ne yazık ki imkansızlaşmış.
ben ise, ilk görüşe götümle gülmüş ve ikinci görüşün de üzerine bazı değerler ekleyerek kabul etmişimdir. özentilik özünde tüketimden kaynaklanır. tüketim ile bir kimlik/duruş sahip olan herkes özentidir.
"etmişimdir" diyorum zira artık bu görüşüme pek itimadım kalmadı. zira toplumdaki yaygın kümelenmelerin hepsinin zaten bir özentilikten kaynaklandığını fark ettim. yani gayet türk-islam yaşayışı içinde görünen bir tarikat mensubunun da tüm hayatını bir özentilik ile şekillendirdiğini görüyoruz.
kendimi suçlayabilir miyim? evet. zira tüm bu şekil şemal kaygılı beyanatlara gülüp eleştirsem de benim de bir topluluğa istemeden de olsa özendiğimi fark ettim. e kendimde bu böyle seyrettiyse neden diğer gençleri daha fazla suçlama ihtiyacı sezeyim ki. sembol olan şeylerden uzak durmaya çalıştım hep. lakin kadife ceket giydiğimi ve bundan zevk aldığımı fark ettiğimde olay kafamda çözülüverdi. tıpkı hayatı aşmış görünen profesörlerin de ağız birliği yapmış gibi pipo-sakal-gözlük üçlüsüne rağbet etmeleri gibi.
artık semboller o kadar hayatımıza işlemiş ki. onu eleştirenlerin de(benim misal) başka sembollere rağbet edebildiğini gördüm. üzüldüm. peki bu sembollerden kurtulacak mıyım? hayır. zira koskoca bir toplumdan bahsediyoruz, insan ilişkileri öyle acaip kodlara yazmışlar ki bu kodlara kafa tutmak ne yazık ki imkansızlaşmış.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar