bugün
- ben aquila bicipite sorularınızı yanıtlıyorum25
- kızlara bişey soracağım erkekler gelmesin7
- gece yarısı çalan telefon7
- ilşkisini herkese anlatan kızlar7
- kızların sözlüğü erkek düşürmek için kullanması7
- sinirli kadını sakinleştirmenin yolları14
- kel erkek3
- gammaz olmuşum13
- aquila bicipite8
- uysaljakoben20
- minyon kadın siniri5
- uyuşturucu kullanan oğlunu öldüren baba7
- yüzüklerin efendisi abartılmış boktan bi filmdir3
- kadın mı erkek mi belli olmayan yazarlar21
- death2
- reha muhtar25
- hiç evlenemeyecek gibi hissetmek4
- başımın tatlı tatlı dönmesi2
- osuruk kokusunun kalıcılık süresi6
- ayı saldırınca yapılması gerekenler10
- pazarda su satmak2
- gecenin şarkısı4
- ses yakışıklılığı2
- toplu taşımaya binen kızın asıl amacı4
- gazlamak2
- benim başaklarımı görmek ister misiniz3
- gençler iş beğenmiyor3
- bizim delilere bakayım4
- bir kadına alınabilecek en güzel hediye7
- sevgiliyle kavga etmek2
- kemal kılıçdaroğlu35
- güzel ayaklar mevsiminin gelmesi9
- elit olmak için gerekenler13
- semum3
- doğu perinçek vs kemal kılıçdaroğlu2
- yemek yemek mi güzel giyinmek mi5
- vajina peşinde yitip giden hayatlar3
- 1 litrelik cam şişe kola3
- yazarların 2005 yılı maaşları7
- herkes eski nikini yazsın bitsin bu eziyet11
- düşkün2
- strese girdiğinde vücudun verdiği garip tepkiler2
- şato3
- 1 milyon tl verseler 1 milyon tl yi alır mısınız5
- eski yazarların emekli yapılması5
- yeni yıkanmış kezo kokusu6
- müslümanlara kızıp islam dan soğumak4
- 20'li yaşlarınızın başları nasıl geçti6
- nur suresi 35 ayet2
- sözlük yazarlarına tavsiye4
son derece başarılı bi felix van groeningen filmi. geçmişte izlediğim filmlerden hikayesiyle lorenzo'nun yağı, oğul odası ve daha da ziyade dinsel tarafıyla 21 gram 'ı çağrıştıran fakat bunu yaparken son derece özgün takılan özellikle de ilk saatlik bölümünün ardından son derece vites büyütüp 2. devresinde harikalar yaratan film.
şu vites büyütme kısmı aslında filme dair de çok şey söylüyor. ölüm öyle bir olgu ki, en hisli birlikteliklerde dahi geçmişte sorun yapılmayan ve belki de örtbas edilen kavramları su yüzüne çıkarabiliyor. kendince masum özür dilemeler'e uzanan süreç kırgınlıklara da vesile oluyor. aslında ilişkiye dair de olduğu gibi kabullenmek eşiği daralıp gidiyor.
aptal kutusunda vaaz veren politik suratlar kendini kandırırken buna alet olan bilim adamlarına acıyabiliyorsunuz. ölümün soğuk yüzü geldiğinde dinsel-sosyo kültürel çatışmalar daha da alevlenebiliyor. bi sanat dalı olarak müzik burada kendini rahatlatma/ boşaltma hatta içindekileri kusma aracı. çünkü hikayelere inanmıyorsunuz. dünya kapkara ve buna sonsuz hizmet eden politikacılar pişmiş kelle modunda gözünüzün içine bakarak yalan söylüyorlar. evet üreyin yapın doğurun ve size ellerimizle berbat bi dünya sunalım. dini de batıl itikatlarla alet edelim olaya. korunmayalım, üredikçe üreyelim. o hızla ilerleyen teknoloji sonra bizi çaresiz bıraksın falan. hep birlikte üzüntülere terk edilelim.
filmde kullanılan bir söz vardı manidar: insanlar, tanrıları korktukları için yaratırlar diye. hakikaten öyle. korkuyoruz evrende teknolojimizle ışın hızıyla yalnızız. çocuk sahibi olmak isteyen aileler en azından şunları kendilerine sorabilmeliler?! evet ona çirkin ve kapkara dünyadan başka sunacak bir şeyimiz kalmadı mı? o politikacılar/ meclisler biz karakoyunları düşünür mü? o daha iyisini hak etmiyor mu?
10 üzerinden 8,5!
edit: aslında 8 puan verilirdi de sanırım hassas dönemde yakalandık. neyse, yarım puan feda olsun.
şu vites büyütme kısmı aslında filme dair de çok şey söylüyor. ölüm öyle bir olgu ki, en hisli birlikteliklerde dahi geçmişte sorun yapılmayan ve belki de örtbas edilen kavramları su yüzüne çıkarabiliyor. kendince masum özür dilemeler'e uzanan süreç kırgınlıklara da vesile oluyor. aslında ilişkiye dair de olduğu gibi kabullenmek eşiği daralıp gidiyor.
aptal kutusunda vaaz veren politik suratlar kendini kandırırken buna alet olan bilim adamlarına acıyabiliyorsunuz. ölümün soğuk yüzü geldiğinde dinsel-sosyo kültürel çatışmalar daha da alevlenebiliyor. bi sanat dalı olarak müzik burada kendini rahatlatma/ boşaltma hatta içindekileri kusma aracı. çünkü hikayelere inanmıyorsunuz. dünya kapkara ve buna sonsuz hizmet eden politikacılar pişmiş kelle modunda gözünüzün içine bakarak yalan söylüyorlar. evet üreyin yapın doğurun ve size ellerimizle berbat bi dünya sunalım. dini de batıl itikatlarla alet edelim olaya. korunmayalım, üredikçe üreyelim. o hızla ilerleyen teknoloji sonra bizi çaresiz bıraksın falan. hep birlikte üzüntülere terk edilelim.
filmde kullanılan bir söz vardı manidar: insanlar, tanrıları korktukları için yaratırlar diye. hakikaten öyle. korkuyoruz evrende teknolojimizle ışın hızıyla yalnızız. çocuk sahibi olmak isteyen aileler en azından şunları kendilerine sorabilmeliler?! evet ona çirkin ve kapkara dünyadan başka sunacak bir şeyimiz kalmadı mı? o politikacılar/ meclisler biz karakoyunları düşünür mü? o daha iyisini hak etmiyor mu?
10 üzerinden 8,5!
edit: aslında 8 puan verilirdi de sanırım hassas dönemde yakalandık. neyse, yarım puan feda olsun.
güncel Önemli Başlıklar
