bugün
- nickten isim tahmini yapmak43
- arkadaşlar ben yarım akıllı mıyım ya6
- 30 dakika bilgi içerikli entry girelim kampanyası10
- sözlüğün kralı olmak5
- japon denince akla gelenler6
- sözlük kızlarının kombinleri15
- tai lung'un erkeklerden hoşlanması6
- manyak mısınız nesiniz7
- on üçüncü nesil yazarlara hoş geldin diyoruz4
- vatan hainleri3
- enayimiknatisii16
- kahve içelim mi2
- free bird2
- karın ağrısına mekikli çözüm3
- diamond bosphorus23
- şeyh olmak için gerekenler3
- hashimoto tiroiditi4
- akıl hastaneleri2
- nervio hamferdi6
- çomar alayları2
- dincileri akıl hastanesine yollamak2
- evde yapabileceğiniz şeyler2
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı8
- tai lung24
- velvet56
- anın görüntüsü17
- kavga etmekten korkan erkek8
- habire12 adamdır37
- bursalı erkekler10
- kuşların temiz arabalara sıçması6
- habire1259
- askerliğin mantığı2
- mikronezya da savaş çıksa türkiyenin etkilenmesi3
- yunan adaları6
- slavko vincic3
- insan kaynakları6
- en sevilen su markası7
- faik öztrak4
- server'ın naneyi yemesi5
- az yakar diye dizel araba alan memur3
- sssilvermist19
- ne olacak bu ülkenin hali4
- balyoz ve ergenekon kumpasları2
- kacak elektrik kullanmayan bey2
- izmirli kızların verici olması17
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- abberline3
- ben geldim naneler13
- 5000 e yakın amerikan filmini özet geçmek2
- kan sırası4
video blog yapma olayından çok karşısındaki arkadaşlarıyla sohbet ederek rahatlamasını tavsiye etmek istediğim insan. orjinal değilsen, yaptıkların sanatsal veya bilimsel veya mizahi değer taşımıyosa tüm ülkenin ilgisini talep edebilecek bir iş yapmaman gerek demektir.
mesela o orijinallik orijinallik diye sayıkladığın kısa film eleştirisi yaptığın video
https://www.youtube.com/watch?v=4o7fRKV93WI&list=PLC7B2530D57BA424A&index=1
burada ironi, kendin orijinalliğe zerre yaklaşmamışken başkalarının filmlerini yanlış kriterlerle yargılaman.
mesela kısa filmin orijinalliğinde konu seçimi değil konunun işleniş şekli kriter alınır.
aslında bu her sanat için böyledir. şimdi konuyu bilmiyorum konuya uzağım diye belirttim öyleyse her türlü zırvalarım gibi bir savunman var önce ona değineyim sonra aşk konusuna döneriz.
bir kere 'ben bu konuda yetkinv e bilgili kişi değilim öyleyse istediğim gibi konuşabilirim' diye bir hak yoktur. arkadaş arasında muhabbet ediyosan eyvallah ama video blog oluşturuyosun ve ciddi savlar öne sürerek tüm internet alemine hitao ediyosan bir kere eleştirilmeme yorum almama lüksün yok demektir. ve yetkin değilsen bilgisizsen o konuda a) konuşmayacaksın b) gerekli donanımı edinip öyle konuşacaksın c) gidip arkadaşlarınla facebookta filan paylaşacaksın.
dönelim konumuza, 'ıyy bütün filmlerin konusu aşk çok benzersiniz, çok overrated konu seçmişsiniz yaa' diye kilişe eleştiriler getirirken orijinallikten bahsetmen zaten gülünç de şimdi işin farklı bir boyutu da sanat eserlerinde işlenecek konunun seçiminin o sanatın değerine bir etki etmediği gerçeğidir. bu yüzyıllardır sanat var olduğundan beri böyle. ıyy konusu aşk çok banal dersen vivaldi nin summer ı da banal olur, aşkı anlatan milyonlarca farklı yöreden halk ezgileri de banal olur, romantik kült filmler de orcinal diyilsiniz bebelerim diye çöpe gider.
oysa önemli olan konunun aşk veya nefret veya varolamamak veya soğuk füzyon olması fark etmez. önemli olan o konuyu anlatış tarzın , yarattığın atmosfer, senin perspektifinden olayın nasıl göründüğünü seyirciye ne kadar aktarabildiğindir. aşk ın yerine dedektiflik hikayesi çekin demişsin , dedektif hikayesi konusunu aşk hikayesinden daha orijinal yapan nedir peki? herkesin sherlock holmes okuyup izlediği bir ortamda da dedektiflikle ilgili bir kitap veya kısa film çok sıradan ve sıkıcı mı olacak o zaman?
sonra çekim tekniklerine değinmişsin ışığı biraz kısın, siyah beyaz fon koyun arkaya orjinal olsun demişsin. sen sanatçıya teknik şeylerin nasıl kullanılacağını söyleyemezsin. herkes senin dediğini yapıp siyah beyaz kısa film çekerse o zaman da onun bir orijinalliği kalmayacak farkında mısın? sanatı oluşturan şey zaten bu tarz nüanslara her sanatçının kendisi karar vermesidir. adam kırmızı renk kullanmak ister önemli olan o kırmızıyı o sahnede gerekli yerlerde ve etkili kullanmış mı, bir sembol olarak kırmızı neyi anlatmış, yerine oturmuş mu vb. dir.
günümüzdeki ve tarihteki pek çok müzik eseri aşkı anlatır mesela, çünkü aşk anlatılması en zor en meşakkatli duygudur ve bunu kelimelerle olsun, notalarla olsun, film kareleriyle olsun karşıdakine aktarabilmek bir yetkinlik işidir. ama senin sığ bakış açın resmen bir ergen isyanı 'böööyk abii çook romantiik yhaa böyle bııkmadınız mıı' dan öteye gidemiyorsun.
mesela soğuk füzyon ve rezonans videonda senin olayın sonunu beynimizin gücü, düşüncelerimizle her şeyi değiştirebiliriz oleeey kuantuma göre herkes kendi evrenini şekillendiriyor gibi kişisel gelişim zırvalarından öteye gidememiş. orijinallikten, yeni fikir üretmekten bihaber yani gidip bir cafede kankalarına filan anlatıp abi siz ne düşünüyosunuz diye muhabbet edilebilecek seviyedeki sıradan şeyler. arkaya gizemli veya gergin bir fon müziğiyle değişik dekorlar koyup fizik anlatınca orijinal olunmuyor.
şimdi madem 'bu konuda bilgim yok mazur görün ama konuşuyorum işte başka konuşacak kimsem yokmuş gibi kameraya alıyorum' modundasın bari kendi acizliğini bu kadar açık dile getirmişken başkalarını hunharca eleştirme komik olmuşsun.
dipnot: hiç aşk konulu kısa film çekmedim, sadece film eleştirmenin senin sandığın kadar basit ucuz ve yüzeysel olamayacağını biliyorum.
bu adamın bilimsel içerikli sandığı kuantum zırvalarını dinleyen var mı bilemem de, eğer toplumsal veya sanatla ilgili eleştirilerini izleyecekseniz fazla dikkate almamanız gerektiğinin bilincinde olun. öyle çerezlik filan zaman geçirmece diyorsanız, futbol muhabbeti yapacağıma youtube da takılıyorum işte diyorsanız belki izlenebilir. ama zaman kıymetli şey.
mesela o orijinallik orijinallik diye sayıkladığın kısa film eleştirisi yaptığın video
https://www.youtube.com/watch?v=4o7fRKV93WI&list=PLC7B2530D57BA424A&index=1
burada ironi, kendin orijinalliğe zerre yaklaşmamışken başkalarının filmlerini yanlış kriterlerle yargılaman.
mesela kısa filmin orijinalliğinde konu seçimi değil konunun işleniş şekli kriter alınır.
aslında bu her sanat için böyledir. şimdi konuyu bilmiyorum konuya uzağım diye belirttim öyleyse her türlü zırvalarım gibi bir savunman var önce ona değineyim sonra aşk konusuna döneriz.
bir kere 'ben bu konuda yetkinv e bilgili kişi değilim öyleyse istediğim gibi konuşabilirim' diye bir hak yoktur. arkadaş arasında muhabbet ediyosan eyvallah ama video blog oluşturuyosun ve ciddi savlar öne sürerek tüm internet alemine hitao ediyosan bir kere eleştirilmeme yorum almama lüksün yok demektir. ve yetkin değilsen bilgisizsen o konuda a) konuşmayacaksın b) gerekli donanımı edinip öyle konuşacaksın c) gidip arkadaşlarınla facebookta filan paylaşacaksın.
dönelim konumuza, 'ıyy bütün filmlerin konusu aşk çok benzersiniz, çok overrated konu seçmişsiniz yaa' diye kilişe eleştiriler getirirken orijinallikten bahsetmen zaten gülünç de şimdi işin farklı bir boyutu da sanat eserlerinde işlenecek konunun seçiminin o sanatın değerine bir etki etmediği gerçeğidir. bu yüzyıllardır sanat var olduğundan beri böyle. ıyy konusu aşk çok banal dersen vivaldi nin summer ı da banal olur, aşkı anlatan milyonlarca farklı yöreden halk ezgileri de banal olur, romantik kült filmler de orcinal diyilsiniz bebelerim diye çöpe gider.
oysa önemli olan konunun aşk veya nefret veya varolamamak veya soğuk füzyon olması fark etmez. önemli olan o konuyu anlatış tarzın , yarattığın atmosfer, senin perspektifinden olayın nasıl göründüğünü seyirciye ne kadar aktarabildiğindir. aşk ın yerine dedektiflik hikayesi çekin demişsin , dedektif hikayesi konusunu aşk hikayesinden daha orijinal yapan nedir peki? herkesin sherlock holmes okuyup izlediği bir ortamda da dedektiflikle ilgili bir kitap veya kısa film çok sıradan ve sıkıcı mı olacak o zaman?
sonra çekim tekniklerine değinmişsin ışığı biraz kısın, siyah beyaz fon koyun arkaya orjinal olsun demişsin. sen sanatçıya teknik şeylerin nasıl kullanılacağını söyleyemezsin. herkes senin dediğini yapıp siyah beyaz kısa film çekerse o zaman da onun bir orijinalliği kalmayacak farkında mısın? sanatı oluşturan şey zaten bu tarz nüanslara her sanatçının kendisi karar vermesidir. adam kırmızı renk kullanmak ister önemli olan o kırmızıyı o sahnede gerekli yerlerde ve etkili kullanmış mı, bir sembol olarak kırmızı neyi anlatmış, yerine oturmuş mu vb. dir.
günümüzdeki ve tarihteki pek çok müzik eseri aşkı anlatır mesela, çünkü aşk anlatılması en zor en meşakkatli duygudur ve bunu kelimelerle olsun, notalarla olsun, film kareleriyle olsun karşıdakine aktarabilmek bir yetkinlik işidir. ama senin sığ bakış açın resmen bir ergen isyanı 'böööyk abii çook romantiik yhaa böyle bııkmadınız mıı' dan öteye gidemiyorsun.
mesela soğuk füzyon ve rezonans videonda senin olayın sonunu beynimizin gücü, düşüncelerimizle her şeyi değiştirebiliriz oleeey kuantuma göre herkes kendi evrenini şekillendiriyor gibi kişisel gelişim zırvalarından öteye gidememiş. orijinallikten, yeni fikir üretmekten bihaber yani gidip bir cafede kankalarına filan anlatıp abi siz ne düşünüyosunuz diye muhabbet edilebilecek seviyedeki sıradan şeyler. arkaya gizemli veya gergin bir fon müziğiyle değişik dekorlar koyup fizik anlatınca orijinal olunmuyor.
şimdi madem 'bu konuda bilgim yok mazur görün ama konuşuyorum işte başka konuşacak kimsem yokmuş gibi kameraya alıyorum' modundasın bari kendi acizliğini bu kadar açık dile getirmişken başkalarını hunharca eleştirme komik olmuşsun.
dipnot: hiç aşk konulu kısa film çekmedim, sadece film eleştirmenin senin sandığın kadar basit ucuz ve yüzeysel olamayacağını biliyorum.
bu adamın bilimsel içerikli sandığı kuantum zırvalarını dinleyen var mı bilemem de, eğer toplumsal veya sanatla ilgili eleştirilerini izleyecekseniz fazla dikkate almamanız gerektiğinin bilincinde olun. öyle çerezlik filan zaman geçirmece diyorsanız, futbol muhabbeti yapacağıma youtube da takılıyorum işte diyorsanız belki izlenebilir. ama zaman kıymetli şey.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar