bugün
- göçmen karşıtı din düşmanı sosyal demokratlar18
- melis sezen'in memeleri6
- game of thrones taki kerhaneci16
- ölümden korkuyor musunuz35
- ülkü ocakları genel ev olsun3
- kaçak sığınmacıları müslüman diye güzellemek4
- sözlük kızları dertleşiyor14
- gençlik ve güzellik bitince kızlar ne yapıyor9
- 128 milyar dolar nerede4
- sözlük yazarlarının normal kombinleri26
- uludağ sözlükte genel ev açılması2
- lilith'in haklı olması2
- claudian clouds41
- arkadaşlar kova erkeğinden olur mu8
- platon'un mağarası2
- sarı saç mavi göz5
- almanya da sol partiyi destekleyen gurbetçi5
- sözlükteki sessiz yazarlar7
- şok market2
- bilgisayar alacaklara tavsiyeler5
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri25
- burçlara inanan kızdan olur mu3
- bugün ne oldu10
- 21 eylül dünya barış günü2
- 20 eylül 2026 amedspor beşiktaş maçı28
- sözlüğe yön veren bayan sayısındaki azalma2
- son üç şifrenizle aynı olamaz2
- erkeklerin seks ihtiyacı bitmez bacım2
- mustafa kemal atatürk ün boyu8
- işteyken entry girmek2
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi19
- edinburgh3
- tahammül etmek2
- yok knk iyiyim2
- 20 eylül 2026 fenerbahçe eyüpspor maçı15
- karton abi2
- hiç antidepresan kullanmayan insan6
- habire1220
- kimse seni sevmiyor4
- gurbetçilerin oy kullanma saçmalığı3
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- queen feristah16
- burhan özfatura2
- hiçbir şey yapası gelmemek4
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı36
- londra2
- müslüman kardeşine dua etmek2
- afd2
- askerde sahip olunan en büyük lüks17
- kadın dövmek4
cumhuriyetimizin kurucusu, milyonların 'sevgili'si.
lakin cumhuriyeti demokratik olmamıştır, olamamıştır; belki de şartlar öyle gerektirmiştir. gerçi ben şeytanın avukatlığını yapmayı severim, belki biraz bunu yapmak gerekiyor şu entry'de.
1908'deki osmanlı devri ikinci meşrutiyeti üzerine inceleme yaparsanız, 1960'lara kadar olan türkiye cumhuriyeti rejiminden fersah fersah ileride bir siyasî çok seslilik ve sosyal hayat görürsünüz. ikinci abdülhamid'in zorunlu 'istibdad' rejiminde bile, bernard lewis'in osmanlı kütüphanesine aktarılan ve dilimize çevrilen şark ile garp eserlerini neşrettiği listesinde görüleceği üzere, müthiş bir kültürel hareket vardır. bunları maalesef mustafa kemal paşa döneminde göremeyiz.
cumhuriyet nasıl ilan edildi? paşalar toplandılar ve mustafa kemal ''yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz'' dedi, nutuk'ta ifade edildiği şekilde bu bir ''oldubitti'' idi. falih rıfkı atay'ın çankaya'sında ise ''diktatörlük''tü. burada diktatörlüğü kötü anlamda kullanmıyor rıfkı atay, roma imparatorluğunun mutlakıyetinin cumhuriyete sıçramış hali olarak ele alınıyor. zaten gazi paşa da ''bizim demokrasi ile alakamız yoktur'' diyerek bu noktaya parmak basıyor.
zira kendisi aynı anda: mareşal, ordu başkomutanı, meclis başkanı, kendi meclis grubunun lideri iken; cumhuriyet rejiminde bunları daha da güçlendiriyordu: reis-i cumhur ve cumhuriyet halk fırkasının genel başkanı oluyordu.
kanımca mustafa kemal'in cumhuriyeti ilan etmesindeki amaç halka ''demokrasi'' getirmekten ziyade, kendi yetkilerini yepyeni bir rejimle daha da arttırıp, ülkeyi kendi istediği yöne göre reforma boğmaktı. ve günümüzde de bu anti demokratik cumhuriyet anlayışının getirdiği ideolojik 29 ekim bayramı, 'demokrasinin türkiyelilere bahşedildiği' mantığı ile kutlanmaktadır.
mustafa kemal'in amacı demokrasi değildi ki... nitekim kendisi şöyle diyordu:
--spoiler--
''Efendiler, bizim hükûmetimiz demokratik bir hükûmet değildir, sosyalist bir hükûmet değildir ve gerçekten kitaplardaki hükûmetlerin, islâmî niteliği bakımından, hiç birine benzemeyen bir hükûmettir'' (Aralık 1921, S.D. II)
--spoiler--
ve hazret, osmanlı padişahlarını ölene kadar tahtta oturmakla eleştirirken, kendisi de ölene kadar cumhurbaşkanlığı yaptı...
not: bu entry'i özellikle eleştirmek için girmediğimi belirtmem lazım. ben de demokratik bir insan değilim zaten. ama 'demokrasi' kelimesinden mustafa kemal hoşlanmazdı bile. onun için 29 ekim bayramının ulusalcı/kemalist söylemlerle kutlanması normaldir.
lakin cumhuriyeti demokratik olmamıştır, olamamıştır; belki de şartlar öyle gerektirmiştir. gerçi ben şeytanın avukatlığını yapmayı severim, belki biraz bunu yapmak gerekiyor şu entry'de.
1908'deki osmanlı devri ikinci meşrutiyeti üzerine inceleme yaparsanız, 1960'lara kadar olan türkiye cumhuriyeti rejiminden fersah fersah ileride bir siyasî çok seslilik ve sosyal hayat görürsünüz. ikinci abdülhamid'in zorunlu 'istibdad' rejiminde bile, bernard lewis'in osmanlı kütüphanesine aktarılan ve dilimize çevrilen şark ile garp eserlerini neşrettiği listesinde görüleceği üzere, müthiş bir kültürel hareket vardır. bunları maalesef mustafa kemal paşa döneminde göremeyiz.
cumhuriyet nasıl ilan edildi? paşalar toplandılar ve mustafa kemal ''yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz'' dedi, nutuk'ta ifade edildiği şekilde bu bir ''oldubitti'' idi. falih rıfkı atay'ın çankaya'sında ise ''diktatörlük''tü. burada diktatörlüğü kötü anlamda kullanmıyor rıfkı atay, roma imparatorluğunun mutlakıyetinin cumhuriyete sıçramış hali olarak ele alınıyor. zaten gazi paşa da ''bizim demokrasi ile alakamız yoktur'' diyerek bu noktaya parmak basıyor.
zira kendisi aynı anda: mareşal, ordu başkomutanı, meclis başkanı, kendi meclis grubunun lideri iken; cumhuriyet rejiminde bunları daha da güçlendiriyordu: reis-i cumhur ve cumhuriyet halk fırkasının genel başkanı oluyordu.
kanımca mustafa kemal'in cumhuriyeti ilan etmesindeki amaç halka ''demokrasi'' getirmekten ziyade, kendi yetkilerini yepyeni bir rejimle daha da arttırıp, ülkeyi kendi istediği yöne göre reforma boğmaktı. ve günümüzde de bu anti demokratik cumhuriyet anlayışının getirdiği ideolojik 29 ekim bayramı, 'demokrasinin türkiyelilere bahşedildiği' mantığı ile kutlanmaktadır.
mustafa kemal'in amacı demokrasi değildi ki... nitekim kendisi şöyle diyordu:
--spoiler--
''Efendiler, bizim hükûmetimiz demokratik bir hükûmet değildir, sosyalist bir hükûmet değildir ve gerçekten kitaplardaki hükûmetlerin, islâmî niteliği bakımından, hiç birine benzemeyen bir hükûmettir'' (Aralık 1921, S.D. II)
--spoiler--
ve hazret, osmanlı padişahlarını ölene kadar tahtta oturmakla eleştirirken, kendisi de ölene kadar cumhurbaşkanlığı yaptı...
not: bu entry'i özellikle eleştirmek için girmediğimi belirtmem lazım. ben de demokratik bir insan değilim zaten. ama 'demokrasi' kelimesinden mustafa kemal hoşlanmazdı bile. onun için 29 ekim bayramının ulusalcı/kemalist söylemlerle kutlanması normaldir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar