bugün
- 186 boyundaki erkek17
- bursalı erkekler7
- cezayir erkekği4
- kürt erkek5
- kabak yemeği vs hamburger5
- alevi erkek5
- erzincanlı erkekler5
- sivaslı yiğidolar6
- adıyamanlı erkekler5
- ahmet sezer bey9
- tavuk döner ısmarlayan erkek5
- bu sözlükte beni herkes tanır17
- izmirli kızlar4
- geceye bir tavsiye bırak3
- antalyalı erkekler4
- gökte rızkınız ve size vaad olunan şeyler vardır9
- gocu27
- din tartışması7
- kadının kadından hoşlanması3
- nervio'ya aşık olmak5
- sözlükteki birader adı altındaki masonik yapılanma7
- 32 yaşına girmek12
- tek celsede 40 midye dolma yiyemeyen kız2
- g'i l d'e d l'i l y20
- ben ahbap derneğine güveniyorum4
- abla deme lazım olur3
- erdoğan ın dünya lideri olması3
- avrupalıları sevmemek2
- hayatın öğrettiği şeyler2
- büyük bir pipiye sahip olmak4
- ölüm2
- seat leon fr2
- en merak ettiğin ulu yazarı30
- zengin olsanız ne yapardınız9
- terlik giyen erkek5
- ideal erkek boyunun 1 84 olması3
- en büyük korkunuz4
- doların düşmesi3
- sözlük kızlarının artık yemek pişirmemesi sorunu2
- marc cucurella'nın saçlarının sırrı2
- ilk buluşmada hesabı kim öder7
- ciguli kral7
- 40 yaş üzeri insanlar mesajlaşıyor mu sorunsalı16
- nervionun merak ettiği yazar19
- nevriye binti gammaz3
- norveçte bok olsam9
- üç kedi bir dilek3
- aylık 381 bin lira iyi para mıdır sorunsalı3
- nervio'nun kedisi3
- ilk buluşmada ne getirilmeli2
"az gitmişiz, uz gitmişiz...
yani gitmemişiz...
yıllar önceydi. chp koalisyon ortağıydı. chp genel başkanı deniz baykal da koalisyon hükümetinin başbakan yardımcısı.
lice ise türkiye nin güneydoğusunda ve türkiye cumhuriyetinin sınırları içinde bir küçük kentti.
o günlerde lice de; bir şeyler oldu. evlerin gece hatta güpegündüz ağır silahlarla tarandığı, liceli erkeklerin toplandığı, sorgulandığı, kimi evlerin yakıldığı söylendi. kimileri lice nin büyücek bir bölümünün haritadan silindiğini söylemeye kadar işi vardırdılar.
deniz baykal chp genel başkanı ve alnında egemenlik kayıtsız şartsız milletindir yazan türkiye büyük millet meclisinin seçilmiş bir üyesi ve hükümette başbakan yardımcılığı gibi siyasal erkin en tepesindeki görevlerden birinin sahibiydi.
lice ye gitmeye karar verdi.
yola çıktı ve lice ye sokulmadı.
evet, apaçık, sapsade bir sözcükle: lice ye sokulmadı!
not ettik.
nota eklemek için baykal ın tepkisini ve yanıtını merak ettik. bulamadık. ankara bürosundaki arkadaşlarımız haberi kovaladılar. onlar da bulamadı.
not etmekle yetindik.
***
yıllar önceydi.
lice de yine bir şeyler oldu. lice nin eli silah tutan erkeklerinin korucu olmaya zorlandıkları ve korucu olmayı kabul etmeyenlerin gözaltına alındıkları, sorgulandıkları, hatta geleneksel sorgu yöntemleri ile bir kez daha tanıştırıldıkları haberleri geldi.
ikisi yabancı, altısı yerli bir gazeteci grubu ile önce diyarbakır a gittik. oradan bir minibüse doluşup lice yolunu tuttuk.
güneydoğu da bütün karayollarında adım başı denetim noktalarının kurulduğu, herkesin kimliğinin inceden inceye gözden ve elden geçirildiği günlerdi. o yüzden lice yönündeki ilk kontrol noktasında, mermer karakolunda durdurulduğumuzda yadırgamadık, şaşırmadık. mermer karakolu gazetecilerin aşina oldukları bir duraklama noktasıydı.
gerçi her zaman bir astsubayın komutanlık ettiği mermer karakolunda albay rütbesinde bir komutan biraz şaşırtıcıydı ama olsun.
ancak alışıldık denetimlerin bitmesini bekler ve yollarına devam etmeyi hesaplarlarken komutan pek yalın konuştu:
-yabancıların lice ye girmesi, lice yönünde gitmesi yasaktır. buradan geriye, diyarbakır a döneceksiniz...
gazetecilerden birinin saflığı tuttu. komutanın yabancılar derken iki yabancı gazeteciyi kastettiğini sandı ve onlara dönüp biz gidiyoruz, siz dönüyorsunuz; demeye kalkıştı. komutan hemen düzeltti:
-hayır, hepiniz dönüyorsunuz. lice li olmayan liceye giremez.
sağanak (anımsıyorum, hem de ne sağanak) altında yanaklarımızdan, ensemizden sular süzülerek komutanı ikna etmeye çalıştık. sonunda o bizi ikna etti.
döndük.
kendi ülkemizde anayasa güvencesindeki seyahat özgürlüğümüzü kullanamadığımızı belirterek ohal yetkililerine ulaşmaya çalıştık. kimine ulaşamadık. ulaşabildiklerimiz ise bizi bu uygulamanın doğal olduğuna ikna ettiler. ikna olmamızda karşımıza kuşandığı çapraz fişekliklerle, elindeki ürkütücü silahla ve ancak çam yarması nitelemesiyle tanımlanabilecek bedeniyle dikilen rambo nun da payını inkar edemeyiz.
ikna olduk ve not ettik.
***
iki gün önceydi. bu kez lice de değil, bir lice lide bir şeyler oldu. ünlü işadamı halis toprak ın bankası battı, borçları bini aştığından fabrikaları filan durma noktasına geldi.
bir meslektaşımız, milliyet ekonomi servisinden deneyimli gazeteci nedim şener, halis ağanın lice deki sanayi işletmelerinin durumunu yerinde görmek üzere lice yoluna düştü.
o hepimizden şanslı çıktı, mermer karakolundaki denetleme noktasını başarıyla aştı. 25 kilometre daha gitti ve kocaköy karakoluna geldi. hayret. orayı da aştı ve lice ye 15 kilometre uzaklıktaki duru karakoluna geldi ve...
ve orayı aşamadı.
ona anlattılar: bir gazetecinin lice ye girebilmesi için ohal valiliğine yazılı başvurulacak. valilik başvuruyu 7. kolordu komutanlığına havale edecek. komutanlık başvuruyu inceleyecek ve licedeki tugay komutanlığına bildirecek. orası da uygun görürse, yol boyunca karakollara yazı yazılarak başvuru sahibi gazetecinin lice ye gidebileceği...
anladınız...
diyarbakır dan yola çıkıp lice ye gitmek isteyen başbakan yardımcıları, (yerli ve yabancı) gazeteciler, ulusal programlar yazılan, anayasası ab isterleri doğrultusunda düzeltilen bir ülkede yıllardır az gittiler, uz gittiler bir de arkalarına dönüp baktılar ki hiç gitmemişler.
gazeteci, baykal ın lice ye giremeyişini not etmişti.
kendilerinin lice ye giremeyişini not etmişti.
önceki gün nedim şener in lice ye giremeyişini not etti.
sonra da ya ben bu mesleği not tutmak için mi yapıyorum? diye sordu ve oturdu bu yazıyı yazdı.-
AYDIN ENGiN
CUMHURiYET
yani gitmemişiz...
yıllar önceydi. chp koalisyon ortağıydı. chp genel başkanı deniz baykal da koalisyon hükümetinin başbakan yardımcısı.
lice ise türkiye nin güneydoğusunda ve türkiye cumhuriyetinin sınırları içinde bir küçük kentti.
o günlerde lice de; bir şeyler oldu. evlerin gece hatta güpegündüz ağır silahlarla tarandığı, liceli erkeklerin toplandığı, sorgulandığı, kimi evlerin yakıldığı söylendi. kimileri lice nin büyücek bir bölümünün haritadan silindiğini söylemeye kadar işi vardırdılar.
deniz baykal chp genel başkanı ve alnında egemenlik kayıtsız şartsız milletindir yazan türkiye büyük millet meclisinin seçilmiş bir üyesi ve hükümette başbakan yardımcılığı gibi siyasal erkin en tepesindeki görevlerden birinin sahibiydi.
lice ye gitmeye karar verdi.
yola çıktı ve lice ye sokulmadı.
evet, apaçık, sapsade bir sözcükle: lice ye sokulmadı!
not ettik.
nota eklemek için baykal ın tepkisini ve yanıtını merak ettik. bulamadık. ankara bürosundaki arkadaşlarımız haberi kovaladılar. onlar da bulamadı.
not etmekle yetindik.
***
yıllar önceydi.
lice de yine bir şeyler oldu. lice nin eli silah tutan erkeklerinin korucu olmaya zorlandıkları ve korucu olmayı kabul etmeyenlerin gözaltına alındıkları, sorgulandıkları, hatta geleneksel sorgu yöntemleri ile bir kez daha tanıştırıldıkları haberleri geldi.
ikisi yabancı, altısı yerli bir gazeteci grubu ile önce diyarbakır a gittik. oradan bir minibüse doluşup lice yolunu tuttuk.
güneydoğu da bütün karayollarında adım başı denetim noktalarının kurulduğu, herkesin kimliğinin inceden inceye gözden ve elden geçirildiği günlerdi. o yüzden lice yönündeki ilk kontrol noktasında, mermer karakolunda durdurulduğumuzda yadırgamadık, şaşırmadık. mermer karakolu gazetecilerin aşina oldukları bir duraklama noktasıydı.
gerçi her zaman bir astsubayın komutanlık ettiği mermer karakolunda albay rütbesinde bir komutan biraz şaşırtıcıydı ama olsun.
ancak alışıldık denetimlerin bitmesini bekler ve yollarına devam etmeyi hesaplarlarken komutan pek yalın konuştu:
-yabancıların lice ye girmesi, lice yönünde gitmesi yasaktır. buradan geriye, diyarbakır a döneceksiniz...
gazetecilerden birinin saflığı tuttu. komutanın yabancılar derken iki yabancı gazeteciyi kastettiğini sandı ve onlara dönüp biz gidiyoruz, siz dönüyorsunuz; demeye kalkıştı. komutan hemen düzeltti:
-hayır, hepiniz dönüyorsunuz. lice li olmayan liceye giremez.
sağanak (anımsıyorum, hem de ne sağanak) altında yanaklarımızdan, ensemizden sular süzülerek komutanı ikna etmeye çalıştık. sonunda o bizi ikna etti.
döndük.
kendi ülkemizde anayasa güvencesindeki seyahat özgürlüğümüzü kullanamadığımızı belirterek ohal yetkililerine ulaşmaya çalıştık. kimine ulaşamadık. ulaşabildiklerimiz ise bizi bu uygulamanın doğal olduğuna ikna ettiler. ikna olmamızda karşımıza kuşandığı çapraz fişekliklerle, elindeki ürkütücü silahla ve ancak çam yarması nitelemesiyle tanımlanabilecek bedeniyle dikilen rambo nun da payını inkar edemeyiz.
ikna olduk ve not ettik.
***
iki gün önceydi. bu kez lice de değil, bir lice lide bir şeyler oldu. ünlü işadamı halis toprak ın bankası battı, borçları bini aştığından fabrikaları filan durma noktasına geldi.
bir meslektaşımız, milliyet ekonomi servisinden deneyimli gazeteci nedim şener, halis ağanın lice deki sanayi işletmelerinin durumunu yerinde görmek üzere lice yoluna düştü.
o hepimizden şanslı çıktı, mermer karakolundaki denetleme noktasını başarıyla aştı. 25 kilometre daha gitti ve kocaköy karakoluna geldi. hayret. orayı da aştı ve lice ye 15 kilometre uzaklıktaki duru karakoluna geldi ve...
ve orayı aşamadı.
ona anlattılar: bir gazetecinin lice ye girebilmesi için ohal valiliğine yazılı başvurulacak. valilik başvuruyu 7. kolordu komutanlığına havale edecek. komutanlık başvuruyu inceleyecek ve licedeki tugay komutanlığına bildirecek. orası da uygun görürse, yol boyunca karakollara yazı yazılarak başvuru sahibi gazetecinin lice ye gidebileceği...
anladınız...
diyarbakır dan yola çıkıp lice ye gitmek isteyen başbakan yardımcıları, (yerli ve yabancı) gazeteciler, ulusal programlar yazılan, anayasası ab isterleri doğrultusunda düzeltilen bir ülkede yıllardır az gittiler, uz gittiler bir de arkalarına dönüp baktılar ki hiç gitmemişler.
gazeteci, baykal ın lice ye giremeyişini not etmişti.
kendilerinin lice ye giremeyişini not etmişti.
önceki gün nedim şener in lice ye giremeyişini not etti.
sonra da ya ben bu mesleği not tutmak için mi yapıyorum? diye sordu ve oturdu bu yazıyı yazdı.-
AYDIN ENGiN
CUMHURiYET
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar