bugün
- bir zihinden diğer zihne geçen memler8
- deliler bize ne anlatıyor sorunsalı4
- ahlak abartılmış balon bir kavramdır4
- uludağ sözlük deli istilası4
- karabüyü yapılan kaynananın hala yaşaması7
- queen ravenna ve cinleri14
- sonbahar depresyonu4
- hayatın insana diz çöktürmeye çalışması5
- mesleğinizi söyleyince muhatap olduğunuz sorular12
- manifestten hangi kızla sevişirdin16
- başlıklar benimle mi ilgili hissi3
- içsel huzursuzluk karanlık gölgeden gelir3
- öldükten sonraki ilk 1 milyar yıl4
- beni affettiğini söylesin gideyim10
- affetmek2
- kadınların cinsel cinsel konuşması2
- ilişkilerde sessizlik3
- tavuğun neden kanatları var11
- korku filmleri pornografi bilinçaltını besler3
- kuru patlıcan dolması4
- çomarların tartışamaması3
- aklınıza gelen şarkı sözü2
- bilim ve materyalizm her şeyi açıklamaz4
- izmir4
- koklaması zevkli olan şeyler2
- yahudi dizisinin türkiye'ye uyarlanması2
- sözlükte üzdüğüm yazarlar11
- karton toplayan birini görseniz naparsınız5
- sueda uluca silvermist benzerliği11
- çok sıkıcısın be sözlük4
- izmir yanıyor4
- büyülü zihinle seçici kitap okuma4
- taliban7
- zamdan önce gelen petrol gaz haberleri3
- kendi hayatının figüranı olmak4
- büyü yapmak4
- thy'nin liverpool'a forma göğüs sponsoru olması2
- 8 eylül 2026 real madrid inter maçı4
- bilinçaltı2
- 3 yaşındaki elif'i göz göre göre ezen kadın sürücü12
- yurtdışı çıkış harcı2
- rastgele kitap sayfaları açıp okumak3
- queen ravenna'nın değişimi3
- kulaklık6
- bilinçaltı katmanı düşmüş meleklerin alanıdır2
- karanlık astral eterdeki tekillik zihni3
- insanın bir gün anlaşılacağını beklemesi3
- iğrenç askerlik anıları2
- ulu sözlükte artan astral karanlık enerji3
- arkadaşlar sizce bu çocuk yakışıklı mı11
hiç testi kendine uyguladın mı?
izleyenlerin ya göklere çıkarttığı ya da yerlere gömdüğü film. bunun sebebini de çıtır çerez seyirlik filmleri izlemeye alışmış kitleye bağlıyorum. evet film akıcı değil, evet film felsefesini açıkça belli etmiyor ama üzerine biraz kafa yorulursa aslında alt metnin ne kadar şahane olduğu anlaşılabilir. yönetmen zaten ridley scott. neredeyse her filmi belgesel tadında. senaryoda geçen yıl (2019) biraz talihsiz olmuş sadece o kadar. günümüzde bu filmi izleyip, 2019'da tüplü televizyon mu olur yorumu yapanlar olacak ne yazık ki.
distopya sevenler, kara film sevenler kaçırmasın. dark city tadında.
aynı satırları tekrarlamak istemiyorum film hakkında çıkarım yaparken, zaten çoğu kişi kapitalizme, köleliğe seslenildiğini falan söylemiş.
benim bir şey daha dikkatimi çekmişti, şimdi konuşmaları tam olarak yazamam uzun zaman oldu izleyeli ama roy karakterinin öleceği sahne bile altında çok anlam taşır benim için. şöyle ki; hayatı savaşlarla geçmiştir ve ölümü hiç düşünmeden yaşamıştır, öleceğini anladığı andan itibaren de tek amacı, gayesi ölümünü engellemek uğruna mücadele etmek olmuştur. aslında insanoğlu da biraz böyle değil midir? ölümü düşünmez, öleceğini bilmez, şavaşır durur. okulla savaşır, işle savaşır, patronlarıyla savaşır.. roy en sonunda varoluşu biraz olsun kavramıştı oysa insanoğlu bazen kavrayamaz bile! sonra öleceği gerçeği ayyuka çıkınca önce bir mücadele başlar, en sonunda da kabullenme. bu aşamaları insanoğlu nasıl yaşıyorsa, robot-android roy'da öyle yaşamıştır.
roy'un maker'la konuşması, insanın tanrı'yla konuşması gibidir, insanda ne yazık ki tanrıyı öldürmüştür çünkü insan da ölümlü yaratılmıştır. bu yüzden kızgındır tanrıya. oysa maker -konuşimaları tam hatırlamıyorum- bu güzelliğin yaratılmasının bir bedeli olduğundan bahsetmiştir.
tüm anılar kaybolacak, yağmurdaki gözyaşı gibi.
o halde ne gerek var bu anlamsız mücadeleye? roy misal "intikam" duygusunu bastırmış -bastırmış doğru olmadı, gereksiz olduğunu anlamış- ve o deckart'ı kurtarmıştır, çünkü sanıyorum ki ölümü anlamış ve kabullenmiştir.
ben iyisi mi yakın zamanda vakit bulursam -listemde 78 film varda..- yeniden izleyeyim ve bu giriyi daha iyi doldurayım.
izleyenlerin ya göklere çıkarttığı ya da yerlere gömdüğü film. bunun sebebini de çıtır çerez seyirlik filmleri izlemeye alışmış kitleye bağlıyorum. evet film akıcı değil, evet film felsefesini açıkça belli etmiyor ama üzerine biraz kafa yorulursa aslında alt metnin ne kadar şahane olduğu anlaşılabilir. yönetmen zaten ridley scott. neredeyse her filmi belgesel tadında. senaryoda geçen yıl (2019) biraz talihsiz olmuş sadece o kadar. günümüzde bu filmi izleyip, 2019'da tüplü televizyon mu olur yorumu yapanlar olacak ne yazık ki.
distopya sevenler, kara film sevenler kaçırmasın. dark city tadında.
aynı satırları tekrarlamak istemiyorum film hakkında çıkarım yaparken, zaten çoğu kişi kapitalizme, köleliğe seslenildiğini falan söylemiş.
benim bir şey daha dikkatimi çekmişti, şimdi konuşmaları tam olarak yazamam uzun zaman oldu izleyeli ama roy karakterinin öleceği sahne bile altında çok anlam taşır benim için. şöyle ki; hayatı savaşlarla geçmiştir ve ölümü hiç düşünmeden yaşamıştır, öleceğini anladığı andan itibaren de tek amacı, gayesi ölümünü engellemek uğruna mücadele etmek olmuştur. aslında insanoğlu da biraz böyle değil midir? ölümü düşünmez, öleceğini bilmez, şavaşır durur. okulla savaşır, işle savaşır, patronlarıyla savaşır.. roy en sonunda varoluşu biraz olsun kavramıştı oysa insanoğlu bazen kavrayamaz bile! sonra öleceği gerçeği ayyuka çıkınca önce bir mücadele başlar, en sonunda da kabullenme. bu aşamaları insanoğlu nasıl yaşıyorsa, robot-android roy'da öyle yaşamıştır.
roy'un maker'la konuşması, insanın tanrı'yla konuşması gibidir, insanda ne yazık ki tanrıyı öldürmüştür çünkü insan da ölümlü yaratılmıştır. bu yüzden kızgındır tanrıya. oysa maker -konuşimaları tam hatırlamıyorum- bu güzelliğin yaratılmasının bir bedeli olduğundan bahsetmiştir.
tüm anılar kaybolacak, yağmurdaki gözyaşı gibi.
o halde ne gerek var bu anlamsız mücadeleye? roy misal "intikam" duygusunu bastırmış -bastırmış doğru olmadı, gereksiz olduğunu anlamış- ve o deckart'ı kurtarmıştır, çünkü sanıyorum ki ölümü anlamış ve kabullenmiştir.
ben iyisi mi yakın zamanda vakit bulursam -listemde 78 film varda..- yeniden izleyeyim ve bu giriyi daha iyi doldurayım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar