bugün

ankara

orada geçen 5 yıldan sonra hele hele geri döndükten sonra özlenendir.
ankara uzaktayken kıymeti daha çok bilinendir.
özlersin ankara'yı o çok sövdüğün ayazını, asfalt sıcağını...
özlersin ankara'nın kendine has tavrını.
ankara görüp görebileceğin en net karakterli şehirdir...

ankara özlenir.
ankara sevgidir, ankara anne şefkatidir.
ankara düşünce bir tekme daha atan değil, ankara kaldırıp üstünüzü başınızı çırpan "iyi misin la?" diyendir.

ankara gri şehir...ankara soğuk...ankara ayazı...
siktir edin bütün ankara klişelerini.

ankara ve yaşadıklarını düşün;

kar yağarken götün dona dona kuğulu'dan geçip her hangi bi yerde kahve-çay içmeye gittin mi?
alkolle boğuştuğun bi gecenin sonunda görüp görebileceğin en iyi müşteri kapma yarışı içerisinde 1.5 ssk söyledin mi?
ankara da hiç aşık oldun mu?
hiç terk edildin mi?
ankara da hiç kavga ettin mi?
pavyona gittin mi?
osman abi de 2 duble rakı içtin mi?
takımına olan uzaklık hissini maç izlediği caddeyi stada çeviren adamları gördün mü?
orman çiftliğinde kokoreç yedin mi gece yarısı?
sevgiline sarılıp yürüdün mü ankara'da?
ankara simiti biraz peynir ve çayla güzel bi kahvaltı yaptın mı?
ankara simiti yersen anlarsın başka hiç bir yerde yediğin simit sana tat vermez...
ankara' da bir eylül akşamı ağaçların yere bıraktığı sarı yapraklara basarak hafiften üşüyerek yürüdün mü?
sevgili ile soğuk bir ankara gecesinde battaniyenin altında şehrin ışıklarını seyrederek bir şeyler içtin mi?

ya da bunları siktir edin hepsini unutun.
ankara'yı sevmeyen biri için bunu anlatmak zordur.

evet deniz yok ankara' da.
gri.
memur kenti.
takılacak mekan yok.
en iyi yanı istanbul'a dönüşü.

hadi o zaman

"kalk siktr la bebe"

ben mevzuyu kapatmadan yılmaz erdoğan şiiri kapatsın
"şimdi ve sonra
ne zaman ankara'ya kar yağsa
elim gönlüm,
çocukluğum buz tutar"
© copyright 2005 - 2026