bugün
- uludağ sözlük çeteleri9
- ya arkadaşlar ben de çete aççam4
- en boktan on yıl6
- anın fotoğrafı13
- 2036 da paranın bir önemi kalmayacak6
- arkadaşlar şu köprü var ya2
- ak parti sevdalısı yazarlar3
- kuran ı kerim meali4
- amirim2
- ütü6
- 2 ağustos dünya yakışıklılar günü5
- çipli top2
- gammaz başı geldi2
- seri gizli artı oy veren melek5
- sözlük yazarları nerede sorunsalı2
- yüksek sesle gülmek6
- true neden çaylak sorunsalı2
- borç ve kira olupta iyi olan para7
- arkadaşlar ne yapıyorsunuz9
- hırvatistan14
- atatürk'ü sevmeyen tsk subayları6
- evlenirsek 12 adet adana burması isterim diyen kız4
- aleyna tilki3
- anın görüntüsü14
- red flag erkek listesi9
- mcdonalds nasıl okunur sorunsalı9
- çalışmak güzel olsaydı üstüne para vermezlerdi5
- menemen9
- üçüncü köprünün ucunu istiyorum2
- nöbet5
- ölüm9
- kral kaybederse4
- dr pimple popper3
- japonya24
- arnavutluk3
- saraca bey bey birader2
- patlak erkekler nasıl anlaşılır2
- memati baş3
- bik bik'in mutfağına konuk olmak29
- ogün samast3
- ismet pürmüz2
- insanlara laf anlatmak3
- ekonomi3
- velvet11
- fabrikaların kalite bölümündeki kızlar2
- türk müsün türkiyeli misin12
- en uzun mesafe4
- iran2
- biosuna kün fe yekün yazan kız3
- kadir mısıroğlu rum mu ermeni mi sorunsalı9
şahsım tarafından tavlanan yazar. *
her şey iki sene önce yazarların fobileri ile ilgili başlığı okumamla başladı. gezinirken bir entry ilgimi çekti ve entry sahibine mesaj attım. böyle biraz burda sohbet ettikten sonra o zamanlar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan msnden ekledim kendisini. ne yalan söyliyim ne konuştuk ne ettik hiç hatırlamıyorum. hafızam zayıftır bırak iki sene önceki sohbeti hatırlamayı dün ne yediğimi hatırlamıyorum. * neyse, sonra biz bunla buluştuk. onu hatırlıyorum. mr.big konseri var idi istanbul'da. yakın bir arkadaşımla gitmiştim, dönüşte de hadi gel buluşalım sayko dedim. tamam zenocum dedi. barlar sokağında en sevdiğim mekan olan lal'de buluştuk.
hastaydı biraz, tadı yoktu. ben de çok üşümüştüm, yağmur yağmıştı o gün. ne konuştuk ne ettik dediğim gibi hatırlamıyorum. bu yüzden buraları biraz geçiyorum.
aradan bir zaman geçti, ben baktım bişeyler hissediyorum bu sevimli yaratığa karşı, her zaman yaptığımı yaptım; kaçtım. huyum kurusun. ama iletişimimiz tam kopmadı gibi. yani arada sırada o mesaj attı, ben de attım sanırım. * neyse işte, istanbul'da yaşadığım iki buçuk senede bir kere gördüm kendisini. üç hafta önce ankara'ya taşındım. sayko ile yeniden konuşmaya başlayalı bir ayı geçti. baktım biz güzel konuşuyoruz, hoşuz, tatlıyız, dedim zenofobik buluş şunla.
pazar akşamı istanbul'a gittim, pazartesi buluştum. rıhtım'ın ordaki iş bankası'nın önünde bekliyorum. geç kaldı biraz. nasıl heyecanlıyım anlatamam. "sakin ol zenocum." geldi sonra bu işte. sarıldık. aslında böyle sımsıkı sarılmak istedim ama sarılamadım. * neyse gittik moda'da kahvaltı yaptık. hani dedim ya ilk buluşmada hasta idi bunda da hasta idi. gerçi ben de hasta idim. böyle mamasını yiyince biraz kendine geldi şapşal. tabii hastayız ya bitki çayları falan içiyoruz kendimize gelelim diye. neyse sonra kalktık bi yere gittik bana bitki çayı yaptı. pek de bi güzel oldu. içtim oh mis. gitmem gerekti benim ayrıldık. çarşamba gene buluşmak için sözleştik.
çarşamba geldi. yakın bi arkadaşımı da çağırdım. sorun olur mu sayko senin için dedim, dedi saçmalama gülüm. neyse üçümüz bahariye'deki nazım'a gittik. saykocum kahvaltısını yaptı. arada da elleriyle beni de besledi. * sonracığıma oturduk sohbet ettik falan. ordan kalktık yürüyoruz birden ağzımdan "koluna girebilir miyim?" cümlesi çıktı. "bir de izin mi alıyorsun?" dedi ve elimi tuttu. yareppi! şimdi şurda nasıl hissettiğimi anlatmamı beklemeyin çünkü anlatamam, yaşayan bilir. *
evet sayko'cum aslında daha yazılacak çok şey var ama cidden çok üşendim. iyi ki varsın. öpüyom seni. iki hafta sonra görüşürüz, elif'e selamlar.
her şey iki sene önce yazarların fobileri ile ilgili başlığı okumamla başladı. gezinirken bir entry ilgimi çekti ve entry sahibine mesaj attım. böyle biraz burda sohbet ettikten sonra o zamanlar hayatımızın vazgeçilmez bir parçası olan msnden ekledim kendisini. ne yalan söyliyim ne konuştuk ne ettik hiç hatırlamıyorum. hafızam zayıftır bırak iki sene önceki sohbeti hatırlamayı dün ne yediğimi hatırlamıyorum. * neyse, sonra biz bunla buluştuk. onu hatırlıyorum. mr.big konseri var idi istanbul'da. yakın bir arkadaşımla gitmiştim, dönüşte de hadi gel buluşalım sayko dedim. tamam zenocum dedi. barlar sokağında en sevdiğim mekan olan lal'de buluştuk.
hastaydı biraz, tadı yoktu. ben de çok üşümüştüm, yağmur yağmıştı o gün. ne konuştuk ne ettik dediğim gibi hatırlamıyorum. bu yüzden buraları biraz geçiyorum.
aradan bir zaman geçti, ben baktım bişeyler hissediyorum bu sevimli yaratığa karşı, her zaman yaptığımı yaptım; kaçtım. huyum kurusun. ama iletişimimiz tam kopmadı gibi. yani arada sırada o mesaj attı, ben de attım sanırım. * neyse işte, istanbul'da yaşadığım iki buçuk senede bir kere gördüm kendisini. üç hafta önce ankara'ya taşındım. sayko ile yeniden konuşmaya başlayalı bir ayı geçti. baktım biz güzel konuşuyoruz, hoşuz, tatlıyız, dedim zenofobik buluş şunla.
pazar akşamı istanbul'a gittim, pazartesi buluştum. rıhtım'ın ordaki iş bankası'nın önünde bekliyorum. geç kaldı biraz. nasıl heyecanlıyım anlatamam. "sakin ol zenocum." geldi sonra bu işte. sarıldık. aslında böyle sımsıkı sarılmak istedim ama sarılamadım. * neyse gittik moda'da kahvaltı yaptık. hani dedim ya ilk buluşmada hasta idi bunda da hasta idi. gerçi ben de hasta idim. böyle mamasını yiyince biraz kendine geldi şapşal. tabii hastayız ya bitki çayları falan içiyoruz kendimize gelelim diye. neyse sonra kalktık bi yere gittik bana bitki çayı yaptı. pek de bi güzel oldu. içtim oh mis. gitmem gerekti benim ayrıldık. çarşamba gene buluşmak için sözleştik.
çarşamba geldi. yakın bi arkadaşımı da çağırdım. sorun olur mu sayko senin için dedim, dedi saçmalama gülüm. neyse üçümüz bahariye'deki nazım'a gittik. saykocum kahvaltısını yaptı. arada da elleriyle beni de besledi. * sonracığıma oturduk sohbet ettik falan. ordan kalktık yürüyoruz birden ağzımdan "koluna girebilir miyim?" cümlesi çıktı. "bir de izin mi alıyorsun?" dedi ve elimi tuttu. yareppi! şimdi şurda nasıl hissettiğimi anlatmamı beklemeyin çünkü anlatamam, yaşayan bilir. *
evet sayko'cum aslında daha yazılacak çok şey var ama cidden çok üşendim. iyi ki varsın. öpüyom seni. iki hafta sonra görüşürüz, elif'e selamlar.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar