bugün
- claudian clouds33
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı18
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri23
- okan çık hesap ver4
- tai lung12
- meriç dükalığı8
- bana onu sormayin9
- şemsiyeli benim4
- fusya semsiyeli yabanci22
- sevdiğiniz yazarlar8
- insanları birbirine düşürmek4
- trabzonspor5
- sıcak havada çay içmek3
- sözlüğün ölü gibi olması5
- galatahahahahahaha2
- sözlük kızlarının kekleri24
- sözlükte kimin idamına evet dersiniz4
- galatasaray9
- katatespizartmasi2
- bildiğiniz sure sayısı4
- şemsiyeli lavuk5
- kıçını yırtsan sonu tabut2
- beşiktaş5
- islamda namaz yoktur32
- kürdistan10
- kamudaki torpil durumları3
- neden güneşli havada şemsiyeyle dolaşmıyoruz2
- kadir inanır'ın mirası2
- ağzı kokan insan5
- yalancıyı sikmiyorlar2
- ekşi sözlükteki entrymin 4256 artı oy alması7
- dantelli sütyen takan erkek12
- günün sözü16
- ak partililerin apoya villa yaptırması36
- hayat kalitesini düşüren şeyler3
- nervio15
- futbol10
- türkiye6
- anın görüntüsü23
- olympique marseille5
- ekonomi5
- ölümden korkuyor musunuz17
- mazotun yarım litresi 50 tl28
- akaryakıt3
- sen dost ararsan koş mevlana ya6
- zengin göbekli vs kaslı fakir adam5
- gülerken ısınarak terleyip pasta kokan kız7
- kitap kurdu erkeklerin hiç osurmaması5
- hintlilerin savaşırken inek inek diye bağırması5
- baba oğul bisiklet5
Hipster kelimesi ilk olarak 1930'ların Amerika'sında kullanılır. Bohem yaşam tarzını ve giyinişi benimseyen, "merkezdeki" yaşamı ve kültürel klişeleri reddeden, özgün duruşu olan kişilerdir. Zevkleri çok seçkindir. Özenilen insanlardır: Ekonomik açıdan rahat olsalar da zengin mahallelerinde değil sanatçı mahallesi denilen görece eski ve estetik bölgelerde oturup (istanbul'da Cihangir, New York'ta Greenwich Village veya Brooklyn'deki Williamsburg v.s.) sanat ve edebiyat gibi alanlarda çalışmayı tercih ederler. Müzik konusunda elitisttirler. Genelde nu-rave (The Klaxons, Cut Copy, Hercules, Love Affair), minimalist techno, independent rap (Spank Rock, Talib Kweli, Aesop Rock) Nerdcore (YT Cracker, MC Lars, MC Chris), Grage rock ve punk rock dinlerler.Favori grupları muhtemelen The Arcade Fire, The Arctic Monkeys, The Libertines veya Strokes'tur.
Bağımsız sinemayı ve bağımsız yazarları severler. Giysileri hem ilerici, hem retrodur. Organik gıdaları tercih ederler, çevreye duyarlıdırlar. Politikayı takip ederler ama aktivistlerin aksine sokağa dökülmezler. Favori ulaşım araçları bisiklettir. Kimin hipster olduğunu anlamanın en pratik yoluysa şudur: Bir hipster'a hipster olduğunu söylediğinizde mutlaka itiraz edecek ve % 90 "bana hipster deme !" karşılığını verecektir.
Şehir sözlüğü (Urban Dictionary) Hipster'in tanımını şöyle yapmış: 18 - 30 yaşları arasında, ucuz bira içen, adı duyulmuş ama çok meşhur olmamış müzisyenleri dinleyen, kendi modasını yaratan, pahalı markalardan uzak duran kişiler.
Ne yazık ki Hipster kavramının tanımını yapmak güzel'in tanımını yapmaya çalışmak gibi. Kriterler mutlak olunca herkes kafasına göre uydurabiliyor. "Güzel" in tanımı nasıl çağdan çağa değişiyorsa, neyin popüler neyin aykırı olduğuyla bağlantılı olarak Hipster'in içerdiği ve dışladığı özellikler de değişiyor.
Günümüzde ise Hipster'in sahtesiyle gerçeğini ayırt etmek oldukça güç. Onlar kendi modalarını yaratıyor, moda evleri onların kıyafetlerini kopyalayıp vitrinleri dolduruyor; bir de bakmışsınız herkes hipster. Ama artık o görüntü "hip" değil. Gerçek hipsterlar kendilerini yenilerken ortalık taklitlerle doluyor. Çemberin ne içi var ne dışı. Öylece dönüp duruyor. Bir de bakıyorsunuz ki eski hipster'lar artık otuzlu yaşlarda entellektüellere dönüşmüş, yeni Hipster'ları küçümsüyorlar. Her kuşak bir öncekini demode buluyor. Yaşlanınca da hipster olamıyor, dolayısıyla vaktinizi onlarla alay etmeye harcıyorsunuz. Örneğin New Yorklular Hipster'ı şaka yollu şöyle tanımlıyor: "Gözü bozuk olmadığı halde gözlük takan kişi." Türkçe'de ise büyüklerimiz öylelerine "zibidi" diyor.
Aşırı kullanılmaktan kendi kendisinin parodisi haline gelen bu deyimi yine de bütün olumlu özelliklerinden arındıramayız. Giysiler söz konusu olduğunda Hipster'lar modanın kalıplarını kıran, bütün bir endüstriyi sarsan kişilerdi. Yaratıcılıklarını kullanarak "pahalı" ürünleri devalüe etmiş, kendi sokak modalarını yaratmışlardı. Gruplar onlar sayesinde kitlelere ulaştı, sanat eserleri dikkat çekti. Zirveye çıktılar, umursamadılar, züppe yaftası yediler, belki gerçekten züppeydiler. Halk adamı değillerdi, ortak paydalarda buluşmayı sevmezlerdi.
(Heyzen Ateş, Suntimes, Eylül 2013)
Bağımsız sinemayı ve bağımsız yazarları severler. Giysileri hem ilerici, hem retrodur. Organik gıdaları tercih ederler, çevreye duyarlıdırlar. Politikayı takip ederler ama aktivistlerin aksine sokağa dökülmezler. Favori ulaşım araçları bisiklettir. Kimin hipster olduğunu anlamanın en pratik yoluysa şudur: Bir hipster'a hipster olduğunu söylediğinizde mutlaka itiraz edecek ve % 90 "bana hipster deme !" karşılığını verecektir.
Şehir sözlüğü (Urban Dictionary) Hipster'in tanımını şöyle yapmış: 18 - 30 yaşları arasında, ucuz bira içen, adı duyulmuş ama çok meşhur olmamış müzisyenleri dinleyen, kendi modasını yaratan, pahalı markalardan uzak duran kişiler.
Ne yazık ki Hipster kavramının tanımını yapmak güzel'in tanımını yapmaya çalışmak gibi. Kriterler mutlak olunca herkes kafasına göre uydurabiliyor. "Güzel" in tanımı nasıl çağdan çağa değişiyorsa, neyin popüler neyin aykırı olduğuyla bağlantılı olarak Hipster'in içerdiği ve dışladığı özellikler de değişiyor.
Günümüzde ise Hipster'in sahtesiyle gerçeğini ayırt etmek oldukça güç. Onlar kendi modalarını yaratıyor, moda evleri onların kıyafetlerini kopyalayıp vitrinleri dolduruyor; bir de bakmışsınız herkes hipster. Ama artık o görüntü "hip" değil. Gerçek hipsterlar kendilerini yenilerken ortalık taklitlerle doluyor. Çemberin ne içi var ne dışı. Öylece dönüp duruyor. Bir de bakıyorsunuz ki eski hipster'lar artık otuzlu yaşlarda entellektüellere dönüşmüş, yeni Hipster'ları küçümsüyorlar. Her kuşak bir öncekini demode buluyor. Yaşlanınca da hipster olamıyor, dolayısıyla vaktinizi onlarla alay etmeye harcıyorsunuz. Örneğin New Yorklular Hipster'ı şaka yollu şöyle tanımlıyor: "Gözü bozuk olmadığı halde gözlük takan kişi." Türkçe'de ise büyüklerimiz öylelerine "zibidi" diyor.
Aşırı kullanılmaktan kendi kendisinin parodisi haline gelen bu deyimi yine de bütün olumlu özelliklerinden arındıramayız. Giysiler söz konusu olduğunda Hipster'lar modanın kalıplarını kıran, bütün bir endüstriyi sarsan kişilerdi. Yaratıcılıklarını kullanarak "pahalı" ürünleri devalüe etmiş, kendi sokak modalarını yaratmışlardı. Gruplar onlar sayesinde kitlelere ulaştı, sanat eserleri dikkat çekti. Zirveye çıktılar, umursamadılar, züppe yaftası yediler, belki gerçekten züppeydiler. Halk adamı değillerdi, ortak paydalarda buluşmayı sevmezlerdi.
(Heyzen Ateş, Suntimes, Eylül 2013)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar