bugün

ankara

merhaba ankara ben geldim, arkama bakmadan kaçtığım gibi kuyruğumu sıkıp geri geldim sana.

ne hayallerle kaçmıştım ordan değil mi, yanımda deli gibi sevdiğim adam, elele gidiyorum sanırken, beni omzumdan tutup karanlığa sürükleyen adamla.

hayatımda gerçekten ama gerçekten çaresiz olduğumu kızılayda, o içimizin gittiği nine west mağazasının önünde hissettim ben. kokoş kadınlar elbise ayakkabı bakarken, ben , şimdi napıcam lan göte geldik diyordum, gerçekten kimsesiz olduğumu hissettim ne annemi arayabildim ne babamı ne de bencil abimi. seni aradım, gel beni al burdan diye, ne kaldığım yere dönecek halim vardı ne de otobüse atlayıp yanına gelecek halim. hastalıktan, su kaybından, bitmek bilmeyen o mide ağrılarımdan, açlıktan bayılıp kalacaktım o kızılay meydanında.

hani hep derler ya gel dediğinde hiç durmadan, sormadan gelecek biri lazım bize diye. sana gel dediğimde o oluşan sessizlik hala nine west'teki kalabalığın gürültüsünden sıyrılıp kulaklarımda uğulduyor. içimde korku, ya gelmezse, ya gelmez de gururumdan bu ilişkiyi bitirmek zorunda kalırsam? ve müsait değilim diyip kapanan telefon. ağlayamam ya ben, oturup ağlayamadım orda. midem ağrıdı yine, sustum, bekledim, insanları izledim, slim bir sigara içen orta yaşlı bayanı inceledim, köpeği inceledim, salaklığımı inceledim. ve tekrar aradım.

açılmayan telefonlar.
iş arkadaşının açtığı telefonlar.
sonunda senin açman.

o durumda bir insan düşünüyor ben olsam ne yapardım diye, koşa koşa giderdim diyorsun. karşındakı ise kem küm edince lanet ediyorsun. patrona sormam lazım dedin ve kapattın. kızılaydan gidebileceğim en uzak mesafe o an için bahçeliydi.3.caddede bir arkadaşımın evine gittim, ve onun gelmesi için dua ederken uyuyakalmışım. uyandığımda çıkış saatin geçmiş ve gelmeyeceğini bilerek yine de aramıştım seni. geleceğini söyledin, sen terminalden bindim diyene kadar inanamadım.

geldin, beni aldın, kurtarmaya değil beni daha da kötülüklere gark etmeye geldin ve götürdün. aşti'den bindiğimiz zamanı hatırlıyorum, son bir kere bakmıştım, belki hiç gelmicektim, belki seninle dönecektim, belki de geldiğim gibi yalnız. o zaman hiç bir şeyi kestirememiştim ama geleceği görmeliymişim. o upuzun giden bozkıra baktığımı hatırlıyorum, yanımdaki yabancıya baktım, deli gibi sevdiğim yabancıya, üstad geldi aklıma,

yalnızlık bir ovanın düz oluşu gibi bir şey..
© copyright 2005 - 2026