bugün
- fusya semsiyeli yabanci'nın gerçek kimliği38
- tai lung vs gocu22
- kullanıcı adı değişmiyor2
- true nickli yazar18
- sözlüktekiler kaç yaşında10
- kürtler asimile edilmelidir11
- sözlüğe renk katan yazarlar hangi rengi katıyor20
- habire1227
- asrın soygunu5
- analı avratlı sözlük kavgaları8
- teslimiyet4
- 1 gocu'ya 4 kişi dalması7
- bu ne soğuk amk5
- sözlükte kavga olacak hissi4
- tuvaletin evin dışında olması6
- kadınların reddedemediği teklifler6
- manisada okul saldırısı17
- karılı kızlı tiktok yerine sözlükte takılan tip4
- et döner dürüm9
- türkiye medeni bi ülkeyse neden hristiyan yok28
- sarı poşet kudurtması13
- gocusuz bir sözlük5
- evliliği ayakta tutan güçler13
- şemsiyeli olayının gerçek yüzünü açıklıyorum8
- yanlışlıkla plaj şemsiyesine diklemesine oturmak6
- allah'ın yasakladığı cinsel ilişkiler10
- afrikalılar gariban avrupa emperyalist yalanı17
- bir erkek ile yanlışlıkla göz göze gelmek5
- ecevit döneminin kepazeliği5
- krt tv4
- özel den turgutlu saldırısı öğrencilerine telefon2
- uludağ sözlük adalet sistemi5
- erkek kavgasının çok sıkıcı olması5
- seviyenin bugün yükselmesi için ne yaptın5
- sözlükten soğumak için fırsat gözleyen yazarlar3
- sözlüğün embesillerle dolu olması4
- sürekli birilerine cevap yetiştirmek9
- kadir inanır'ın kendi ailesine miras birakmaması6
- ikizler burcu kadını olmak7
- türkiye de muhalefet var mı9
- tas kafa traşlı hırt sorunu12
- kendinden bile sakladığın şey5
- götünden tanırım seni7
- sözlüğe renk katan yazarlar7
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri51
- 22 eylül istanbul gecesi2
- introsuyla bizi bizden alan şarkılar5
- çok hastayım sözlük6
- gocu'nun çaylak olması3
- erkeklerin bir kızda aradığı kriterler7
merhaba ankara ben geldim, arkama bakmadan kaçtığım gibi kuyruğumu sıkıp geri geldim sana.
ne hayallerle kaçmıştım ordan değil mi, yanımda deli gibi sevdiğim adam, elele gidiyorum sanırken, beni omzumdan tutup karanlığa sürükleyen adamla.
hayatımda gerçekten ama gerçekten çaresiz olduğumu kızılayda, o içimizin gittiği nine west mağazasının önünde hissettim ben. kokoş kadınlar elbise ayakkabı bakarken, ben , şimdi napıcam lan göte geldik diyordum, gerçekten kimsesiz olduğumu hissettim ne annemi arayabildim ne babamı ne de bencil abimi. seni aradım, gel beni al burdan diye, ne kaldığım yere dönecek halim vardı ne de otobüse atlayıp yanına gelecek halim. hastalıktan, su kaybından, bitmek bilmeyen o mide ağrılarımdan, açlıktan bayılıp kalacaktım o kızılay meydanında.
hani hep derler ya gel dediğinde hiç durmadan, sormadan gelecek biri lazım bize diye. sana gel dediğimde o oluşan sessizlik hala nine west'teki kalabalığın gürültüsünden sıyrılıp kulaklarımda uğulduyor. içimde korku, ya gelmezse, ya gelmez de gururumdan bu ilişkiyi bitirmek zorunda kalırsam? ve müsait değilim diyip kapanan telefon. ağlayamam ya ben, oturup ağlayamadım orda. midem ağrıdı yine, sustum, bekledim, insanları izledim, slim bir sigara içen orta yaşlı bayanı inceledim, köpeği inceledim, salaklığımı inceledim. ve tekrar aradım.
açılmayan telefonlar.
iş arkadaşının açtığı telefonlar.
sonunda senin açman.
o durumda bir insan düşünüyor ben olsam ne yapardım diye, koşa koşa giderdim diyorsun. karşındakı ise kem küm edince lanet ediyorsun. patrona sormam lazım dedin ve kapattın. kızılaydan gidebileceğim en uzak mesafe o an için bahçeliydi.3.caddede bir arkadaşımın evine gittim, ve onun gelmesi için dua ederken uyuyakalmışım. uyandığımda çıkış saatin geçmiş ve gelmeyeceğini bilerek yine de aramıştım seni. geleceğini söyledin, sen terminalden bindim diyene kadar inanamadım.
geldin, beni aldın, kurtarmaya değil beni daha da kötülüklere gark etmeye geldin ve götürdün. aşti'den bindiğimiz zamanı hatırlıyorum, son bir kere bakmıştım, belki hiç gelmicektim, belki seninle dönecektim, belki de geldiğim gibi yalnız. o zaman hiç bir şeyi kestirememiştim ama geleceği görmeliymişim. o upuzun giden bozkıra baktığımı hatırlıyorum, yanımdaki yabancıya baktım, deli gibi sevdiğim yabancıya, üstad geldi aklıma,
yalnızlık bir ovanın düz oluşu gibi bir şey..
ne hayallerle kaçmıştım ordan değil mi, yanımda deli gibi sevdiğim adam, elele gidiyorum sanırken, beni omzumdan tutup karanlığa sürükleyen adamla.
hayatımda gerçekten ama gerçekten çaresiz olduğumu kızılayda, o içimizin gittiği nine west mağazasının önünde hissettim ben. kokoş kadınlar elbise ayakkabı bakarken, ben , şimdi napıcam lan göte geldik diyordum, gerçekten kimsesiz olduğumu hissettim ne annemi arayabildim ne babamı ne de bencil abimi. seni aradım, gel beni al burdan diye, ne kaldığım yere dönecek halim vardı ne de otobüse atlayıp yanına gelecek halim. hastalıktan, su kaybından, bitmek bilmeyen o mide ağrılarımdan, açlıktan bayılıp kalacaktım o kızılay meydanında.
hani hep derler ya gel dediğinde hiç durmadan, sormadan gelecek biri lazım bize diye. sana gel dediğimde o oluşan sessizlik hala nine west'teki kalabalığın gürültüsünden sıyrılıp kulaklarımda uğulduyor. içimde korku, ya gelmezse, ya gelmez de gururumdan bu ilişkiyi bitirmek zorunda kalırsam? ve müsait değilim diyip kapanan telefon. ağlayamam ya ben, oturup ağlayamadım orda. midem ağrıdı yine, sustum, bekledim, insanları izledim, slim bir sigara içen orta yaşlı bayanı inceledim, köpeği inceledim, salaklığımı inceledim. ve tekrar aradım.
açılmayan telefonlar.
iş arkadaşının açtığı telefonlar.
sonunda senin açman.
o durumda bir insan düşünüyor ben olsam ne yapardım diye, koşa koşa giderdim diyorsun. karşındakı ise kem küm edince lanet ediyorsun. patrona sormam lazım dedin ve kapattın. kızılaydan gidebileceğim en uzak mesafe o an için bahçeliydi.3.caddede bir arkadaşımın evine gittim, ve onun gelmesi için dua ederken uyuyakalmışım. uyandığımda çıkış saatin geçmiş ve gelmeyeceğini bilerek yine de aramıştım seni. geleceğini söyledin, sen terminalden bindim diyene kadar inanamadım.
geldin, beni aldın, kurtarmaya değil beni daha da kötülüklere gark etmeye geldin ve götürdün. aşti'den bindiğimiz zamanı hatırlıyorum, son bir kere bakmıştım, belki hiç gelmicektim, belki seninle dönecektim, belki de geldiğim gibi yalnız. o zaman hiç bir şeyi kestirememiştim ama geleceği görmeliymişim. o upuzun giden bozkıra baktığımı hatırlıyorum, yanımdaki yabancıya baktım, deli gibi sevdiğim yabancıya, üstad geldi aklıma,
yalnızlık bir ovanın düz oluşu gibi bir şey..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar