bugün
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey10
- samsak döveci9
- sözlüğün yeni tasarımı22
- özür dilerim ile kusura bakma arasındaki farklar7
- sözlük yazarlarının su bardakları6
- memur olup sıradan bir hayatla geberip gitmek8
- opel vectra b4
- italyan arabaları3
- aponun villası9
- tinto brass12
- barbunya pilakisi seven bokkefali2
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
- galatasaray amed operasyonu4
- keyif kaçıran şeyler2
- masterchef 20262
- hayal garip2
- uludede ile hacca gitmek3
- kimseye ihtiyaç duymamak5
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek4
- sense and sensibility2
- kötü bir insan mıyım ben5
- paranın mutluluk getirmemesi7
- cenneti arzulayan örnek yaşam sürer2
- konuşurken anladın mı deyip duran tip6
- yaşadım demek için ne yapmalı7
- atatürk denilince akla ilk gelen takım2
- royal starla kuş pazarına gitmek2
- şikayet et butonunun çalışmaması2
- belediye ruhsat birimi3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- sözlüğün en ılık yazarı3
- açık beğen2
- yazarların kedilerine söylemek istedikleri4
- hababam sınıfı3
- küfürlü atasözleri4
- kaçak akım rölesi3
- terhis oluyorum sözlük21
- şeriatı savunan begüm polat'ın şaplak şovu49
- yaban arılarının ekstra stok yapması2
- kendi yanağından makas almak3
- kafayı kıran geliyor3
- günaydın kızlar4
- kasım ayı indirimleri2
- allah ın selamını bile almayan vicdansız sabuha2
- kadınlar nasıl giyinmeli sorunsalı14
- aşk16
- türban mağduriyetinden türban zenginliğine2
- fatma betül sayan kaya28
- ajan berber2
insanoğlunun kollektif yönetim alanındaki en önemli icatlarından birisi olan "demokrasi" rejiminin problemleridir.
bu problemler demokrasinin uygulanış şekline, toplumun organik dokusuna, oplumun mentalitesine göre farklılık göstermekle birlikte, en önemli problem, devleti yönetecek merciilerin halk tarafından seçilme kıstasının "sempati" olmasıdır!!..bu kou hemen her devlette konu edilir, çünkü sempatik bulunan bir şahsın, dev gibi devlet problemleriyle başa çıkabilip bilemeyeceği kesinlikle paralel ve "doğru orantılı" değildir.
arkadaşları arasında çok sevilen ancak evde haftada 1-2 defa karısının ağzını burnunu kıran insanlar vardır. sempatinin önünde sonunda seçilen şahısların en önemli belirleyicisi olması, demokrasinin en büyük problemidir.
şöyle ki, bir jumbo jetteki yolculardan birisi brad pitt olsa, bütün uçak elbirligiyle "hadi brad biz sana güveniyoruz, bu uçağı sen kullan" dese, kaptan pilot, boeing 747 yi , 100 yüzlük bi seçim başarısı olmasına rağmen brad pitt´e vermeyecektir. çünkü brad pitt, boeing 747 uçağını kullanamaz.
ancak aynı brad pitt, amerikan ulaştırma bakanı olabilir...belki bir uçağı kullanamaz, ama bütün o uçakların hepsini kontrol eden merciinin gelir, ta tepesine oturabilir.
burada tabii, belirgin bir problem olduğu aşikardır. ancak bu problem, çözülebilirliği çok mümkün bir problem olmasa gerektir.
katılımcı demokrasilerde isviçredeki gibi, en önemli konuları volksabstimmung la yani halk oylamasıyla belirlerler. ancak burada görülen problem de halkın, her konuya ilgili olmaması, politik olarak "spektaküler" konular dışındaki herhangi bir konuda herhangi bir bilgiye sahip olmasının zor olması, bu bilgilendirmenin de çeşitli manipulasyonları içeriğinde barındırması faktörlerini gözönüne alarak, katılımcılığın da gerçek çözüm olduğunu söyleyemeyiz.
herhangi bir konu üzerinde uzmanlık yapmamış bir insanı başka alanlarda hiçbir şekilde yüksek bir mevkii ye getirmezler.
ve beyin cerrahı olmak, sağlık bakanı olmaktan çok daha güç bir iştir.
e uzmanlık olmayınca binlerce çok önemli konu karşısında doğru kararı vermek de mümkün olmayacaktır. etrafındaki "uzmanların" söylediklerine göre karar verirsin, ve onların söylediklerinin ve de fikirlerinin "doğru olduğu" öngörüsünü kabul etmek zorundasındır.
bir hastane de temizlik işçisini başhekim yapsalar, hastanedeki diğer doktorlar, o başhekimi tabiatıyla kendi çıkarları doğrultusunda manipule ederler, ve bunu öyle bi güzel yaparlar ki bizim temizlikçi başhekim kullanıldığını anlamaz bile.
aynı şey günümüz devletlerinin politik haberlerinde verilen kararlardan anlaşıldığı üzre son derece "günlük, sıradan " bir konudur. ulaştırma bakanı manipule edilir , mesela almanya´da bir tren hattının yapılış gözergahı hakkında karar verildikten sonra ortaya çıktı ki, o şekil bir tren hattında kullanılacak tren motorunu avrupa da sadece siemens üretiyomuş !! bunu duyunca, kapalı kapılar ardında ne dolaplar döndüğünü anlamak için, mozart olmaya gerek yoktur.
sonuçta demokrasi, tepesine çıkardığı adamlarda uzmanlık arayamadığı için, manipulasyona açık bir rejimdir. daha iyisi yok, orası da öyle tabii...
bu problemler demokrasinin uygulanış şekline, toplumun organik dokusuna, oplumun mentalitesine göre farklılık göstermekle birlikte, en önemli problem, devleti yönetecek merciilerin halk tarafından seçilme kıstasının "sempati" olmasıdır!!..bu kou hemen her devlette konu edilir, çünkü sempatik bulunan bir şahsın, dev gibi devlet problemleriyle başa çıkabilip bilemeyeceği kesinlikle paralel ve "doğru orantılı" değildir.
arkadaşları arasında çok sevilen ancak evde haftada 1-2 defa karısının ağzını burnunu kıran insanlar vardır. sempatinin önünde sonunda seçilen şahısların en önemli belirleyicisi olması, demokrasinin en büyük problemidir.
şöyle ki, bir jumbo jetteki yolculardan birisi brad pitt olsa, bütün uçak elbirligiyle "hadi brad biz sana güveniyoruz, bu uçağı sen kullan" dese, kaptan pilot, boeing 747 yi , 100 yüzlük bi seçim başarısı olmasına rağmen brad pitt´e vermeyecektir. çünkü brad pitt, boeing 747 uçağını kullanamaz.
ancak aynı brad pitt, amerikan ulaştırma bakanı olabilir...belki bir uçağı kullanamaz, ama bütün o uçakların hepsini kontrol eden merciinin gelir, ta tepesine oturabilir.
burada tabii, belirgin bir problem olduğu aşikardır. ancak bu problem, çözülebilirliği çok mümkün bir problem olmasa gerektir.
katılımcı demokrasilerde isviçredeki gibi, en önemli konuları volksabstimmung la yani halk oylamasıyla belirlerler. ancak burada görülen problem de halkın, her konuya ilgili olmaması, politik olarak "spektaküler" konular dışındaki herhangi bir konuda herhangi bir bilgiye sahip olmasının zor olması, bu bilgilendirmenin de çeşitli manipulasyonları içeriğinde barındırması faktörlerini gözönüne alarak, katılımcılığın da gerçek çözüm olduğunu söyleyemeyiz.
herhangi bir konu üzerinde uzmanlık yapmamış bir insanı başka alanlarda hiçbir şekilde yüksek bir mevkii ye getirmezler.
ve beyin cerrahı olmak, sağlık bakanı olmaktan çok daha güç bir iştir.
e uzmanlık olmayınca binlerce çok önemli konu karşısında doğru kararı vermek de mümkün olmayacaktır. etrafındaki "uzmanların" söylediklerine göre karar verirsin, ve onların söylediklerinin ve de fikirlerinin "doğru olduğu" öngörüsünü kabul etmek zorundasındır.
bir hastane de temizlik işçisini başhekim yapsalar, hastanedeki diğer doktorlar, o başhekimi tabiatıyla kendi çıkarları doğrultusunda manipule ederler, ve bunu öyle bi güzel yaparlar ki bizim temizlikçi başhekim kullanıldığını anlamaz bile.
aynı şey günümüz devletlerinin politik haberlerinde verilen kararlardan anlaşıldığı üzre son derece "günlük, sıradan " bir konudur. ulaştırma bakanı manipule edilir , mesela almanya´da bir tren hattının yapılış gözergahı hakkında karar verildikten sonra ortaya çıktı ki, o şekil bir tren hattında kullanılacak tren motorunu avrupa da sadece siemens üretiyomuş !! bunu duyunca, kapalı kapılar ardında ne dolaplar döndüğünü anlamak için, mozart olmaya gerek yoktur.
sonuçta demokrasi, tepesine çıkardığı adamlarda uzmanlık arayamadığı için, manipulasyona açık bir rejimdir. daha iyisi yok, orası da öyle tabii...
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com