bugün
- hangi ülke de doğmak isterdin10
- bik bik'in mutfağına konuk olmak8
- arkadaşa acil 10 bin lira ateşlemek7
- yaptığım müthiş kaşarlı yumurta8
- amedspor20
- 14 mart 20113
- evde kalmış 30 yaşında kız2
- ibo show orkestrası3
- herr domdom2
- yaran twitter iletileri3
- pazar akşamı entry sayısının düşmesi2
- futbol17
- durduk yere insanın aklına gelen replikler7
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı10
- imranlı3
- anın görüntüsü26
- süper lig9
- çare ismail kartal2
- eyüpspor3
- o paraya mercedes bmw audi var5
- arabam nasıl arkadaşlar4
- müzik haram mıdır2
- 1 kasım 2026 amed eyüpspor maçı3
- avm tuvaleti2
- burhan bayar2
- antu forum dan yorumlar2
- 6 ocak 20122
- anne ve kızın ayaklarını öpüp havlayan adam3
- cadılar bayramı hristiyan bayramı değildir5
- doğum günü kutlamayan adam2
- 31 ekim 2026 fenerbahçe göztepe maçı27
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı17
- gocu aslında influncer8
- 1 kasım3
- ese dezze8
- bik bik'in yaptığı yemekleri hizmetçinin yapması2
- 31 ekim 2026 hakkari de askerimizin şehid olması7
- sözlükteki kızların bilgisiz olması17
- fon skandalı halkı hepten çökertmek için yapıldı2
- fenerbahçe nin zorlu fikstürü3
- sözlükte 50 55 yaşlarında bir kız bulup evlenmek6
- kişisel bilgisayarlarda ram olmamalı3
- dışarıda yemek yemek4
- türkiye11
- enag2
- türk futbolu hakkındaki en iyi yorum5
- kasım ayında üstü çıplak foto atan erkek2
- kadir mısıroğlu vs ahmet kaya21
- kuantum fiziğine sahip kadın9
- avrupa da gençlerin sokak eylemleri4
ali'nin aleviliği ya da şiiliği kurmayışı gibi peygamber'de sünniliği kurmamıştır.
mezhepler yorum ekolleridir ve sünnilikte şiilik gibi hicri 1. asrın sonlarına doğru olan tartışmalardan doğmuştur. işin garip tarafı sünnilik ve ya şiilikte arapların hiçbir katkısı ve dahli olmamıştır. arapların daha çok mevali dedikleri unsurlar farklı fikirleri ve belli oranda islam'dan önceki inançlarının etkisi ile çeşitli sorular sormaya başlamışlardır. mesela dinde aklın yeri; allah'ın ontolojik varlığı vs...
ehli sünnet akidesinin temel taşları olan imam-ı azam hasan el basri, serahsi, imam maturidi ve birden fazla fakihin eserleri ve fikirleri incelendiğinde bu ekolün kur'an'ın kozmolojik diline ve anlayışına paralel bir teolojik islami anlayışı olduğu görülür. sünni algıdaki sapma buhari gibi kişilerin eserlerini kullanıyor olmalarıdır. çünkü ehli sünnet'in en mühim alimlerine baktığınızda (ayrıca çoğu tabiindendir mesela ebu hanife, hasan el basri gibi) hiçbirinin hadis konusuna sıcak bakmadıkları hatta hiç kullanmadıkları görülür. buna rağmen hicri 5. yüzyıldan itibaren hadis ve sonrasında imam gazali ile tasavvufun ehli sünnet ekolüne monte edilmeye çalışılmasıyla ciddi bir tahrifat gerçekleşmiştir ehli sünnet'de. özünde ise mutezile'de maturüdiliğe değin sürüp giden ve islam'ın en akılcı ekolü olan ehli sünnet akidesi, anadolu'ya geldiğimizde iyice yozlaştırılmıştır.
ehli sünnet'in genelde devlet dini olmasının sebebi, iran'ın neden şii olduğu ya da şii akaidi neden genelde iranlı düşünürlerin geliştirdiği ile alakalıdır. yani siyasi bir konu. ayrıca ehli sünnet'in çoğu alimi türk'tür. ebu hanife iranlı olarak bilinir, büyük ihtimal doğrudur ancak sasanilerin hegemonyası altında türkler ve araplar da vardı. iranlılar ise o topraklarda yaşayan herkesi ''farsi'' ilan ettikleri için serahsi ve maturidi'yi bile iranlı yapmışlardır. halbuki onların ikisi de türk'tür.
islam tarihinin tümünde olduğu gibi biz türkler ehli sünnet'in inşa edilmesinde de aktif rol oynamışızdır, bu sebepten dünya üzerindeki türklerin çoğu serahsi'nin de etkisi ile sünnidir. malumdur ki şah ismail'den önce iran'daki türkler de sünni idi. hatta sıkı birer şafii idiler.
genel olarak türkler'in islam ile olan ilişkisini heterodoks islam'a bağlamaya çalışan erdoğan aydın gibi kendine tarihçi diyebilen insanların varlığına rağmen, türkler hiçbir zaman çoğunluk olarak heterodoks bir anlayışa sahip olmamışlardır.
bunun haricinde bizler gibi zeydi olan türkler de vardır. bu ise osmanlı'nın yemen'e atadığı askerlerin torunları olmamızdan ileri gelse de, zeydiyye ile ehli sünnet arasında belirgin farklar yoktur. her ne kadar zeydiyye şii bir fırka olmasına rağmen, bilindik şiilerden değildirler.
sünnilik, şiilik, alevilik (en zoru da bu emin olun) etraflıca incelenmesi gereken konulardır. ezbere konuşmak inanın doğru değildir.
bunun haricinde ülkemizdeki seküler ve alevi avukatı olan kesimler ile tanımlanayan islam düşmanı kesimlerin islamiyeti sünnilik üzerinden eleştiriyor olmaları kendilerine acımak için yeterli bir sebep olmakla birlikte, sünni islam'ın 1200 yıldır ''muktedir'' güç olması kendisinden sınırlı bir kesimin nefret etmesinin sebebidir. tam tersi şiilik olsaydı yine aynısı olacaktı, bu toplumsal bir reaksiyon.
şimdilik ve kısa bir tanım olarak teolojik açıdan ele alacak olursak, sünni islam'ın kur'an'i temel algısı ve islamiyet yorumu, kur'an'daki temel tanrı algısına, islam'ın umdelerine en yakın görüş olduğu gerçeği ise ilmi ve insafı olan herkesçe bilinen bir gerçektir.
siyasallaştırılmış sünnilik siyasallaştırışmış şiiliğin karşısına nasıl geçti sorusunun cevabı ise iki kutbun birbirini etkilemesi olarak algılanabilir. bu sünniliğin oldukça dışında bir şeydir. bu, şah ismail'in bugün anadolu aleviliğini tesis etmesi gibi bir şey esasında.
dedim ya mezhep olgusunun 1300 yıllık geçmişi var ve siyasi, sosyolojik teolojik boyutlarını bir arada görüp değerlendirmek gerekir. o sebepten gelip sünnilik ve alevilik başlığında cahil nefretinizi kusmayın diyorum.
mezhepler yorum ekolleridir ve sünnilikte şiilik gibi hicri 1. asrın sonlarına doğru olan tartışmalardan doğmuştur. işin garip tarafı sünnilik ve ya şiilikte arapların hiçbir katkısı ve dahli olmamıştır. arapların daha çok mevali dedikleri unsurlar farklı fikirleri ve belli oranda islam'dan önceki inançlarının etkisi ile çeşitli sorular sormaya başlamışlardır. mesela dinde aklın yeri; allah'ın ontolojik varlığı vs...
ehli sünnet akidesinin temel taşları olan imam-ı azam hasan el basri, serahsi, imam maturidi ve birden fazla fakihin eserleri ve fikirleri incelendiğinde bu ekolün kur'an'ın kozmolojik diline ve anlayışına paralel bir teolojik islami anlayışı olduğu görülür. sünni algıdaki sapma buhari gibi kişilerin eserlerini kullanıyor olmalarıdır. çünkü ehli sünnet'in en mühim alimlerine baktığınızda (ayrıca çoğu tabiindendir mesela ebu hanife, hasan el basri gibi) hiçbirinin hadis konusuna sıcak bakmadıkları hatta hiç kullanmadıkları görülür. buna rağmen hicri 5. yüzyıldan itibaren hadis ve sonrasında imam gazali ile tasavvufun ehli sünnet ekolüne monte edilmeye çalışılmasıyla ciddi bir tahrifat gerçekleşmiştir ehli sünnet'de. özünde ise mutezile'de maturüdiliğe değin sürüp giden ve islam'ın en akılcı ekolü olan ehli sünnet akidesi, anadolu'ya geldiğimizde iyice yozlaştırılmıştır.
ehli sünnet'in genelde devlet dini olmasının sebebi, iran'ın neden şii olduğu ya da şii akaidi neden genelde iranlı düşünürlerin geliştirdiği ile alakalıdır. yani siyasi bir konu. ayrıca ehli sünnet'in çoğu alimi türk'tür. ebu hanife iranlı olarak bilinir, büyük ihtimal doğrudur ancak sasanilerin hegemonyası altında türkler ve araplar da vardı. iranlılar ise o topraklarda yaşayan herkesi ''farsi'' ilan ettikleri için serahsi ve maturidi'yi bile iranlı yapmışlardır. halbuki onların ikisi de türk'tür.
islam tarihinin tümünde olduğu gibi biz türkler ehli sünnet'in inşa edilmesinde de aktif rol oynamışızdır, bu sebepten dünya üzerindeki türklerin çoğu serahsi'nin de etkisi ile sünnidir. malumdur ki şah ismail'den önce iran'daki türkler de sünni idi. hatta sıkı birer şafii idiler.
genel olarak türkler'in islam ile olan ilişkisini heterodoks islam'a bağlamaya çalışan erdoğan aydın gibi kendine tarihçi diyebilen insanların varlığına rağmen, türkler hiçbir zaman çoğunluk olarak heterodoks bir anlayışa sahip olmamışlardır.
bunun haricinde bizler gibi zeydi olan türkler de vardır. bu ise osmanlı'nın yemen'e atadığı askerlerin torunları olmamızdan ileri gelse de, zeydiyye ile ehli sünnet arasında belirgin farklar yoktur. her ne kadar zeydiyye şii bir fırka olmasına rağmen, bilindik şiilerden değildirler.
sünnilik, şiilik, alevilik (en zoru da bu emin olun) etraflıca incelenmesi gereken konulardır. ezbere konuşmak inanın doğru değildir.
bunun haricinde ülkemizdeki seküler ve alevi avukatı olan kesimler ile tanımlanayan islam düşmanı kesimlerin islamiyeti sünnilik üzerinden eleştiriyor olmaları kendilerine acımak için yeterli bir sebep olmakla birlikte, sünni islam'ın 1200 yıldır ''muktedir'' güç olması kendisinden sınırlı bir kesimin nefret etmesinin sebebidir. tam tersi şiilik olsaydı yine aynısı olacaktı, bu toplumsal bir reaksiyon.
şimdilik ve kısa bir tanım olarak teolojik açıdan ele alacak olursak, sünni islam'ın kur'an'i temel algısı ve islamiyet yorumu, kur'an'daki temel tanrı algısına, islam'ın umdelerine en yakın görüş olduğu gerçeği ise ilmi ve insafı olan herkesçe bilinen bir gerçektir.
siyasallaştırılmış sünnilik siyasallaştırışmış şiiliğin karşısına nasıl geçti sorusunun cevabı ise iki kutbun birbirini etkilemesi olarak algılanabilir. bu sünniliğin oldukça dışında bir şeydir. bu, şah ismail'in bugün anadolu aleviliğini tesis etmesi gibi bir şey esasında.
dedim ya mezhep olgusunun 1300 yıllık geçmişi var ve siyasi, sosyolojik teolojik boyutlarını bir arada görüp değerlendirmek gerekir. o sebepten gelip sünnilik ve alevilik başlığında cahil nefretinizi kusmayın diyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar