bugün
- habire12 adamdır15
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı9
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması14
- gammazların tarafsız olması gerekliliği27
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- bir kıza sevgilin var mı diye sormak13
- 26 temmuz 2026 türkiye brezilya voleybol maçı5
- melissa vargas4
- voleybol maçı izleyen erkek5
- gece denize girmek12
- melissa vargas'dan tokat yemek3
- melissa vargas benim allahımdır2
- başak burcu8
- 99 km hızla topa vuran kız2
- siyaset bilimci olmadan siyaset yapmak3
- bad boy5
- sözlüğe fotoğraf atan kadın8
- sözlükteki görünmez el2
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- 150 boyundaki kızın seni komaya sokarım demesi4
- hijo de puta3
- mutsuzluğun en büyük nedeni9
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması7
- sözlük içi şakalar3
- güneş3
- filenin sultanları4
- nickten isim tahmini yapmak25
- usta yazarların dediğini yapın yaptığını yapmayın4
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur6
- vazo ve saksı arasındaki farkı bilen erkek7
- akrep kadını4
- zencilere maymun denmesi3
- kaymak vs tereyağı6
- kaykaydan düşmek2
- cehennem2
- nickli başlık açanlar kucağa alınacak5
- çilek reçeli vs vişne reçeli6
- karton toplayan balkan göçmeni4
- kuşadası ndaki başıboş köpek domuz kavgası4
- un certain regard3
- antalya da yaşamak4
- as maca8
- aylık 481 bin tl iyi para mıdır sorunsalı3
- sözlüğe yazmama kararı veriyorum4
- ismet gürbüz'ün en sevdiği gazete3
- ismet gürbüz nednn türkiye'ye gelemiyor3
- ai değil alın teri entry4
- çocukluğa götüren şeyler3
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası17
- dem parti9
ali'nin aleviliği ya da şiiliği kurmayışı gibi peygamber'de sünniliği kurmamıştır.
mezhepler yorum ekolleridir ve sünnilikte şiilik gibi hicri 1. asrın sonlarına doğru olan tartışmalardan doğmuştur. işin garip tarafı sünnilik ve ya şiilikte arapların hiçbir katkısı ve dahli olmamıştır. arapların daha çok mevali dedikleri unsurlar farklı fikirleri ve belli oranda islam'dan önceki inançlarının etkisi ile çeşitli sorular sormaya başlamışlardır. mesela dinde aklın yeri; allah'ın ontolojik varlığı vs...
ehli sünnet akidesinin temel taşları olan imam-ı azam hasan el basri, serahsi, imam maturidi ve birden fazla fakihin eserleri ve fikirleri incelendiğinde bu ekolün kur'an'ın kozmolojik diline ve anlayışına paralel bir teolojik islami anlayışı olduğu görülür. sünni algıdaki sapma buhari gibi kişilerin eserlerini kullanıyor olmalarıdır. çünkü ehli sünnet'in en mühim alimlerine baktığınızda (ayrıca çoğu tabiindendir mesela ebu hanife, hasan el basri gibi) hiçbirinin hadis konusuna sıcak bakmadıkları hatta hiç kullanmadıkları görülür. buna rağmen hicri 5. yüzyıldan itibaren hadis ve sonrasında imam gazali ile tasavvufun ehli sünnet ekolüne monte edilmeye çalışılmasıyla ciddi bir tahrifat gerçekleşmiştir ehli sünnet'de. özünde ise mutezile'de maturüdiliğe değin sürüp giden ve islam'ın en akılcı ekolü olan ehli sünnet akidesi, anadolu'ya geldiğimizde iyice yozlaştırılmıştır.
ehli sünnet'in genelde devlet dini olmasının sebebi, iran'ın neden şii olduğu ya da şii akaidi neden genelde iranlı düşünürlerin geliştirdiği ile alakalıdır. yani siyasi bir konu. ayrıca ehli sünnet'in çoğu alimi türk'tür. ebu hanife iranlı olarak bilinir, büyük ihtimal doğrudur ancak sasanilerin hegemonyası altında türkler ve araplar da vardı. iranlılar ise o topraklarda yaşayan herkesi ''farsi'' ilan ettikleri için serahsi ve maturidi'yi bile iranlı yapmışlardır. halbuki onların ikisi de türk'tür.
islam tarihinin tümünde olduğu gibi biz türkler ehli sünnet'in inşa edilmesinde de aktif rol oynamışızdır, bu sebepten dünya üzerindeki türklerin çoğu serahsi'nin de etkisi ile sünnidir. malumdur ki şah ismail'den önce iran'daki türkler de sünni idi. hatta sıkı birer şafii idiler.
genel olarak türkler'in islam ile olan ilişkisini heterodoks islam'a bağlamaya çalışan erdoğan aydın gibi kendine tarihçi diyebilen insanların varlığına rağmen, türkler hiçbir zaman çoğunluk olarak heterodoks bir anlayışa sahip olmamışlardır.
bunun haricinde bizler gibi zeydi olan türkler de vardır. bu ise osmanlı'nın yemen'e atadığı askerlerin torunları olmamızdan ileri gelse de, zeydiyye ile ehli sünnet arasında belirgin farklar yoktur. her ne kadar zeydiyye şii bir fırka olmasına rağmen, bilindik şiilerden değildirler.
sünnilik, şiilik, alevilik (en zoru da bu emin olun) etraflıca incelenmesi gereken konulardır. ezbere konuşmak inanın doğru değildir.
bunun haricinde ülkemizdeki seküler ve alevi avukatı olan kesimler ile tanımlanayan islam düşmanı kesimlerin islamiyeti sünnilik üzerinden eleştiriyor olmaları kendilerine acımak için yeterli bir sebep olmakla birlikte, sünni islam'ın 1200 yıldır ''muktedir'' güç olması kendisinden sınırlı bir kesimin nefret etmesinin sebebidir. tam tersi şiilik olsaydı yine aynısı olacaktı, bu toplumsal bir reaksiyon.
şimdilik ve kısa bir tanım olarak teolojik açıdan ele alacak olursak, sünni islam'ın kur'an'i temel algısı ve islamiyet yorumu, kur'an'daki temel tanrı algısına, islam'ın umdelerine en yakın görüş olduğu gerçeği ise ilmi ve insafı olan herkesçe bilinen bir gerçektir.
siyasallaştırılmış sünnilik siyasallaştırışmış şiiliğin karşısına nasıl geçti sorusunun cevabı ise iki kutbun birbirini etkilemesi olarak algılanabilir. bu sünniliğin oldukça dışında bir şeydir. bu, şah ismail'in bugün anadolu aleviliğini tesis etmesi gibi bir şey esasında.
dedim ya mezhep olgusunun 1300 yıllık geçmişi var ve siyasi, sosyolojik teolojik boyutlarını bir arada görüp değerlendirmek gerekir. o sebepten gelip sünnilik ve alevilik başlığında cahil nefretinizi kusmayın diyorum.
mezhepler yorum ekolleridir ve sünnilikte şiilik gibi hicri 1. asrın sonlarına doğru olan tartışmalardan doğmuştur. işin garip tarafı sünnilik ve ya şiilikte arapların hiçbir katkısı ve dahli olmamıştır. arapların daha çok mevali dedikleri unsurlar farklı fikirleri ve belli oranda islam'dan önceki inançlarının etkisi ile çeşitli sorular sormaya başlamışlardır. mesela dinde aklın yeri; allah'ın ontolojik varlığı vs...
ehli sünnet akidesinin temel taşları olan imam-ı azam hasan el basri, serahsi, imam maturidi ve birden fazla fakihin eserleri ve fikirleri incelendiğinde bu ekolün kur'an'ın kozmolojik diline ve anlayışına paralel bir teolojik islami anlayışı olduğu görülür. sünni algıdaki sapma buhari gibi kişilerin eserlerini kullanıyor olmalarıdır. çünkü ehli sünnet'in en mühim alimlerine baktığınızda (ayrıca çoğu tabiindendir mesela ebu hanife, hasan el basri gibi) hiçbirinin hadis konusuna sıcak bakmadıkları hatta hiç kullanmadıkları görülür. buna rağmen hicri 5. yüzyıldan itibaren hadis ve sonrasında imam gazali ile tasavvufun ehli sünnet ekolüne monte edilmeye çalışılmasıyla ciddi bir tahrifat gerçekleşmiştir ehli sünnet'de. özünde ise mutezile'de maturüdiliğe değin sürüp giden ve islam'ın en akılcı ekolü olan ehli sünnet akidesi, anadolu'ya geldiğimizde iyice yozlaştırılmıştır.
ehli sünnet'in genelde devlet dini olmasının sebebi, iran'ın neden şii olduğu ya da şii akaidi neden genelde iranlı düşünürlerin geliştirdiği ile alakalıdır. yani siyasi bir konu. ayrıca ehli sünnet'in çoğu alimi türk'tür. ebu hanife iranlı olarak bilinir, büyük ihtimal doğrudur ancak sasanilerin hegemonyası altında türkler ve araplar da vardı. iranlılar ise o topraklarda yaşayan herkesi ''farsi'' ilan ettikleri için serahsi ve maturidi'yi bile iranlı yapmışlardır. halbuki onların ikisi de türk'tür.
islam tarihinin tümünde olduğu gibi biz türkler ehli sünnet'in inşa edilmesinde de aktif rol oynamışızdır, bu sebepten dünya üzerindeki türklerin çoğu serahsi'nin de etkisi ile sünnidir. malumdur ki şah ismail'den önce iran'daki türkler de sünni idi. hatta sıkı birer şafii idiler.
genel olarak türkler'in islam ile olan ilişkisini heterodoks islam'a bağlamaya çalışan erdoğan aydın gibi kendine tarihçi diyebilen insanların varlığına rağmen, türkler hiçbir zaman çoğunluk olarak heterodoks bir anlayışa sahip olmamışlardır.
bunun haricinde bizler gibi zeydi olan türkler de vardır. bu ise osmanlı'nın yemen'e atadığı askerlerin torunları olmamızdan ileri gelse de, zeydiyye ile ehli sünnet arasında belirgin farklar yoktur. her ne kadar zeydiyye şii bir fırka olmasına rağmen, bilindik şiilerden değildirler.
sünnilik, şiilik, alevilik (en zoru da bu emin olun) etraflıca incelenmesi gereken konulardır. ezbere konuşmak inanın doğru değildir.
bunun haricinde ülkemizdeki seküler ve alevi avukatı olan kesimler ile tanımlanayan islam düşmanı kesimlerin islamiyeti sünnilik üzerinden eleştiriyor olmaları kendilerine acımak için yeterli bir sebep olmakla birlikte, sünni islam'ın 1200 yıldır ''muktedir'' güç olması kendisinden sınırlı bir kesimin nefret etmesinin sebebidir. tam tersi şiilik olsaydı yine aynısı olacaktı, bu toplumsal bir reaksiyon.
şimdilik ve kısa bir tanım olarak teolojik açıdan ele alacak olursak, sünni islam'ın kur'an'i temel algısı ve islamiyet yorumu, kur'an'daki temel tanrı algısına, islam'ın umdelerine en yakın görüş olduğu gerçeği ise ilmi ve insafı olan herkesçe bilinen bir gerçektir.
siyasallaştırılmış sünnilik siyasallaştırışmış şiiliğin karşısına nasıl geçti sorusunun cevabı ise iki kutbun birbirini etkilemesi olarak algılanabilir. bu sünniliğin oldukça dışında bir şeydir. bu, şah ismail'in bugün anadolu aleviliğini tesis etmesi gibi bir şey esasında.
dedim ya mezhep olgusunun 1300 yıllık geçmişi var ve siyasi, sosyolojik teolojik boyutlarını bir arada görüp değerlendirmek gerekir. o sebepten gelip sünnilik ve alevilik başlığında cahil nefretinizi kusmayın diyorum.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar