bugün
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- velvet25
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- mor semsiyeli yabanci8
- kendini değersizleştiren insan3
- o kızdan uzak dur diyen erkek2
- dünyanın en değerli şeyi5
- sizi her yerden izleyebilen yapay zeka2
- the crow2
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- evliliğin anlamı13
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- nude var mı3
- amedspor2
- kürtsüz türkiye11
- evde yoğurt yapmak5
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- çoluk çocuk işler peşinde koşan tipler3
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- bana onu sormayin7
- neden bu kadar yakışıklıyım2
- sözlük yetkilisi2
- halife olacağım7
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- eskiden hayalini kurduğunuz2
- ismet gürbüz8
- mehdi cennet vatanda3
- unfollow2
- her şeyden anlayan adam edası5
- selahattin eyyubi türktü4
- anın görüntüsü33
- peugeot 404 ile total benzinliğine girmek2
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- arabaları yan yana park edip öpüşmek2
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- 2000 yıl önce doğsan ne olurdun2
- fenerbahçe15
- tarım teknolojisinin gerekliliği2
- hilafet gelsin mi6
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
- 0 0 72
- tarım teknolojisi2
- ülkücülük vs atsızcılık vs atatürkçülük7
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı19
- ülkücülerin gerçek yüzleri6
--spoiler--
Öğretmen-öğrenci etkileşiminde beklenti etkisi
Bir insanı belli bir sınıfa koyma eyleminin belirgin bilişsel sonuçları vardır. Çoğunlukla aynı sınıftan bireyler arasındaki benzerlikleri ve ayrı sınıflardan bireyler arasındaki farklılıkları abartma eğilimindeyizdir. Sınıflandırma eylemi, bireyi koyduğumuz sınıfa uygun olmadığı düşünülen niteliklerle karşılaştığımızda, bu yeni bilginin reddedilmesine ya da görmezden gelinmesine yol açar. Aynı süreç, diğerlerine ilişkin algı ve davranışlarımızın en önemli belirleyicilerindendir.
***
Öğretmen ve öğrenci etkileşiminde beklenti etkisine kendini doğrulayan/gerçekleyen kehanet ve Rosenthal etkisi bağlamında bakmak bizleri nasıl bir noktaya getirir?
Kendini doğrulayan/gerçekleştiren kehanet, araştırmacı beklentilerinin etkilerine ilişkin çalışmalara kadar araştırma konusu olarak pek fazla ilgi görmemiştir. Bu araştırmalar, araştırmacıların, deneklerini (insan ya da hayvan) bilinçli ya da bilinçsiz olarak, kendi beklentilerini doğrulayacak davranışlara itecek şekilde etkileyebildiklerini göstermiştir.
***
1963 yılında Rosenthal ve Fode bir labirent öğrenme deneyinde, araştırmacılara rastlantısal olarak bazı farelerin labirent öğrenmede çok başarılı, bazılarınınsa oldukça yetersiz olduğunu söylemişler. Araştırmacıların fareler arasındaki bu sözde ayrım hakkında bilgilendirilmelerinin ardından, çok başarılı oldukları söylenen farelerin diğer gruba oranla oldukça yüksek bir performans sergiledikleri gözlenmiştir. Bu sonuç, farelerin başarısına ilişkin beklentilerin, öncelikle araştırmacıların, daha sonra da farelerin davranışını etkilediği şeklinde yorumlanmıştır. Daha sonra aynı araştırma farelere labirent öğretme görevi öğrencilere verilerek bir yıl sonra tekrarladığında aynı sonuca ulaşılmış.
***
Kendini doğrulayan kehanet üzerine yapılan ilk araştırmalar araştırmacı-denek etkileşimi üzerinedir. Ancak, beklenti etkisini, bu denli önemli sosyal ve bilimsel bir olgu konumuna getiren, Rosenthal ve Jacobsonun 1968'de yürütmüş oldukları, öğretmen-öğrenci etkileşimini ele alan Pygmalion çalışmasıdır.
Bu çalışmada bir ilkokulun birden altıya kadar olan tüm sınıflarında, öğrencilere yaygın olarak kullanılan bir zeka testi uygulamış. Öğrencilerin yaklaşık 20'si rastlantısal olarak seçilmiş ve öğretmenlere, aslında sınıf arkadaşlarından herhangi bir farkı olmayan bu çocukların test sonuçlarına göre 8 ay içinde çok büyük bir zihinsel gelişim gösterecekleri belirtilmiştir.
Ders yılı sonunda yani 8 ay sonra aynı test aynı öğrencilere tekrar uygulanmış ve zihinsel gelişim göstereceği söylenen çocukların, gerçekten dikkate değer bir zihinsel gelişme gösterdikleri ortaya konmuştur. Rosenthal ve Jacobsona göre, deney ve kontrol grubundaki öğrenciler arasındaki tek fark onlara ilişkin öğretmenlerin kafasındaki beklentilerdir. Öğretmenler deney grubundaki öğrencilere, geliştirmiş oldukları olumlu beklentiler doğrultusunda daha sabırlı ve yüreklendirici davranmış, beklentilerini onlara ses tonu, yüz ifadesi ve benzeri yollarla iletmişlerdir. Bu durum öğrencilerin benlik kavramlarını, kendilerine
ilişkin algılarını olumlu yönde etkileyerek onları daha fazla çalışmaya itmiştir. Böylece beklenti etkisine ilişkin kendini doğrulayan/gerçekleyen kehanete Rosenthal etkisi adı verilmiştir.
***
Bir çocuğa başarabileceğine inandığınızı belli ederseniz başarılı olma ihtimalini arttırırsınız. Yani beklenti/yi/ yönetmiş ve kehanet gerçekleştirmiş olursunuz. iyileşebilecek durumda olan bir hastaya da uzmanından aile bireylerine kadar herkes sen hastasın ve de iyileşemezsin derse, o hasta hayat boyu hasta gibi davranmaya devam eder.
Atalarımız boşuna Bir insana kırk gün deli dersen deli olur dememiş.
Siz siz olun deli demeyin veli deyin.
Ancak arsızlaştırmayın da!
Çünkü kadim kural bunu gerektiriyor.
--spoiler--
http://www.otoguncel.com/...esiminde-beklenti-etkisi/
Öğretmen-öğrenci etkileşiminde beklenti etkisi
Bir insanı belli bir sınıfa koyma eyleminin belirgin bilişsel sonuçları vardır. Çoğunlukla aynı sınıftan bireyler arasındaki benzerlikleri ve ayrı sınıflardan bireyler arasındaki farklılıkları abartma eğilimindeyizdir. Sınıflandırma eylemi, bireyi koyduğumuz sınıfa uygun olmadığı düşünülen niteliklerle karşılaştığımızda, bu yeni bilginin reddedilmesine ya da görmezden gelinmesine yol açar. Aynı süreç, diğerlerine ilişkin algı ve davranışlarımızın en önemli belirleyicilerindendir.
***
Öğretmen ve öğrenci etkileşiminde beklenti etkisine kendini doğrulayan/gerçekleyen kehanet ve Rosenthal etkisi bağlamında bakmak bizleri nasıl bir noktaya getirir?
Kendini doğrulayan/gerçekleştiren kehanet, araştırmacı beklentilerinin etkilerine ilişkin çalışmalara kadar araştırma konusu olarak pek fazla ilgi görmemiştir. Bu araştırmalar, araştırmacıların, deneklerini (insan ya da hayvan) bilinçli ya da bilinçsiz olarak, kendi beklentilerini doğrulayacak davranışlara itecek şekilde etkileyebildiklerini göstermiştir.
***
1963 yılında Rosenthal ve Fode bir labirent öğrenme deneyinde, araştırmacılara rastlantısal olarak bazı farelerin labirent öğrenmede çok başarılı, bazılarınınsa oldukça yetersiz olduğunu söylemişler. Araştırmacıların fareler arasındaki bu sözde ayrım hakkında bilgilendirilmelerinin ardından, çok başarılı oldukları söylenen farelerin diğer gruba oranla oldukça yüksek bir performans sergiledikleri gözlenmiştir. Bu sonuç, farelerin başarısına ilişkin beklentilerin, öncelikle araştırmacıların, daha sonra da farelerin davranışını etkilediği şeklinde yorumlanmıştır. Daha sonra aynı araştırma farelere labirent öğretme görevi öğrencilere verilerek bir yıl sonra tekrarladığında aynı sonuca ulaşılmış.
***
Kendini doğrulayan kehanet üzerine yapılan ilk araştırmalar araştırmacı-denek etkileşimi üzerinedir. Ancak, beklenti etkisini, bu denli önemli sosyal ve bilimsel bir olgu konumuna getiren, Rosenthal ve Jacobsonun 1968'de yürütmüş oldukları, öğretmen-öğrenci etkileşimini ele alan Pygmalion çalışmasıdır.
Bu çalışmada bir ilkokulun birden altıya kadar olan tüm sınıflarında, öğrencilere yaygın olarak kullanılan bir zeka testi uygulamış. Öğrencilerin yaklaşık 20'si rastlantısal olarak seçilmiş ve öğretmenlere, aslında sınıf arkadaşlarından herhangi bir farkı olmayan bu çocukların test sonuçlarına göre 8 ay içinde çok büyük bir zihinsel gelişim gösterecekleri belirtilmiştir.
Ders yılı sonunda yani 8 ay sonra aynı test aynı öğrencilere tekrar uygulanmış ve zihinsel gelişim göstereceği söylenen çocukların, gerçekten dikkate değer bir zihinsel gelişme gösterdikleri ortaya konmuştur. Rosenthal ve Jacobsona göre, deney ve kontrol grubundaki öğrenciler arasındaki tek fark onlara ilişkin öğretmenlerin kafasındaki beklentilerdir. Öğretmenler deney grubundaki öğrencilere, geliştirmiş oldukları olumlu beklentiler doğrultusunda daha sabırlı ve yüreklendirici davranmış, beklentilerini onlara ses tonu, yüz ifadesi ve benzeri yollarla iletmişlerdir. Bu durum öğrencilerin benlik kavramlarını, kendilerine
ilişkin algılarını olumlu yönde etkileyerek onları daha fazla çalışmaya itmiştir. Böylece beklenti etkisine ilişkin kendini doğrulayan/gerçekleyen kehanete Rosenthal etkisi adı verilmiştir.
***
Bir çocuğa başarabileceğine inandığınızı belli ederseniz başarılı olma ihtimalini arttırırsınız. Yani beklenti/yi/ yönetmiş ve kehanet gerçekleştirmiş olursunuz. iyileşebilecek durumda olan bir hastaya da uzmanından aile bireylerine kadar herkes sen hastasın ve de iyileşemezsin derse, o hasta hayat boyu hasta gibi davranmaya devam eder.
Atalarımız boşuna Bir insana kırk gün deli dersen deli olur dememiş.
Siz siz olun deli demeyin veli deyin.
Ancak arsızlaştırmayın da!
Çünkü kadim kural bunu gerektiriyor.
--spoiler--
http://www.otoguncel.com/...esiminde-beklenti-etkisi/
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar